YAZILIMLARI ÜÇ KITADA KULLANILIYOR

TAV Havalimanlarının ihtiyaç duyduğu yazılımları gerçekleştirmek için yola çıkan TAV Teknoloji, bugün 20’den fazla ülkede 40’tan fazla yazılım ürünüyle boy gösteriyor. 3 kıtada 30’dan fazla havalimanında yazılımları kullanılan TAV Teknoloji, 15 yıl önce çıktığı teknoloji yolculuğunu 2019’da AR-GE merkezi unvanını alarak taçlandırdı.

YAZILIMLARI ÜÇ KITADA KULLANILIYOR

TAV Havalimanlarının ihtiyaç duyduğu yazılımları gerçekleştirmek için yola çıkan TAV Teknoloji, bugün 20’den fazla ülkede 40’tan fazla yazılım ürünüyle boy gösteriyor. 3 kıtada 30’dan fazla havalimanında yazılımları kullanılan TAV Teknoloji, 15 yıl önce çıktığı teknoloji yolculuğunu 2019’da AR-GE merkezi unvanını alarak taçlandırdı.

02 Şubat 2021 Salı 09:10
YAZILIMLARI ÜÇ KITADA KULLANILIYOR

 

Haber: Esra ÖZSÜMER

 

AR-GE HAVASI

20 yılı aşkın süredir havalimanı işletmeciliğiyle tanıdığımız TAV, AR-GE ve yazılımda da dünyanın iddialı markaları arasında yer alıyor. TAV Havalimanları Holding bünyesinde, TAV’ın ihtiyaç duyduğu yazılımları gerçekleştirmek için yola çıkan TAV Teknoloji, bugün 20’den fazla ülkede 40’tan fazla yazılım ürünüyle boy gösteriyor. 3 kıtada 30’dan fazla havalimanında yazılımları kullanılan TAV Teknoloji, 15 yıldır havacılık yazılımları geliştiriyor ve dijital dönüşüm, akıllı havalimanı çözümleri ile siber güvenlik alanlarında hizmet veriyor. Hamuru AR-GE kültürüyle yoğrulan firma, 15 yıl önce çıktığı teknoloji yolculuğunu 2019’da AR-GE merkezi unvanını alarak taçlandırdı.

 

HİKÂYESİ ATATÜRK HAVALİMANI İLE BAŞLADI

TAV Teknoloji AR-GE ve Ürün Müdürü Talha Koç, havacılık alanında yazılımlar geliştirerek ürünlerini yurtdışındaki havalimanlarına ihraç eden sayılı firmalardan bir tanesi olduklarını söyledi. TAV Teknolojinin hikayesinin aslında Atatürk Havalimanı ile başladığını ve o dönemde yurt dışından ithal edilen yazılım ürünlerinin IT operasyonunu yapan bir departman fonksiyonu gördüğünü anlatan Koç, “Daha sonra buradaki uzmanlık seviyesi arttıkça bu yazılımların Türkiye’deki kaynaklarla geliştirilmesine karar veriliyor. Burada ciddi bir know-how birikimi sonrası ürünler artık yurtdışındaki havalimanlarına satılacak bir pozisyona ulaşıyor. AR-GE merkezi olma noktasındaki faaliyetler ise son iki sene içerisinde gerçekleşti” dedi. Koç, Tav Teknolojinin şu anda Tunus, Gürcistan, Letonya, Endonezya, Kazakistan gibi ülkelere yayılmış bir operasyon ağı bulunduğunu vurguladı.

 

80 KİŞİLİK AR-GE KADROSU

Tav Teknoloji’nin dünyaya yayılmış 350 kişilik bir kadrosu bulunduğunu kaydeden Koç, bu kadronun 80 kişisinin AR-GE personeli olduğunu, bu rakamın da TAV’ın AR-GE’ye verdiği önemi ve yatırımı ortaya koyduğunu ifade etti. TAV Teknoloji AR-GE Merkezinin içerisinde özel olarak tasarlanan bir de İnovasyon Merkezi yer aldığını belirten Koç, “Burada TAV Teknoloji olarak hem havalimanı operasyonlarına (B2B) hem de yolcularımıza sunduğumuz hizmetleri sergiliyor, ayrıca üçüncü parti (start-up) firmaların bu serüvene dahil olmalarını ve bizimle işbirlikleri geliştirmelerini sağlayacakları bir ortam sağlıyoruz” diye konuştu.

 

3 ANA ÜRÜN SEGMENTİ

TAV Teknoloji olarak 3 ana segmentte ürün geliştirdikleri bilgisini veren Talha Koç, şunları söyledi:

“Bunlardan ilki Havalimanı Operasyonel Sistemleri. Bunun içerisinde AODB, RMS, FIDS gibi havalimanının tüm operasyonlarını ve kaynak yönetimlerini gerçekleştirmelerini sağlayacak yazılımlar var. Çok geniş bir spektrumda hem terminal hem de hava tarafı için ürünler geliştiriyoruz. Diğer bir ürün segmentimiz Havalimanı Yolcu ve Bagaj İşleme Sistemleri. Bu kapsamda ise yolcularımızın tüm check-in ve boarding işlemlerini gerçekleştirildiği kontuar ve kapılardaki sistemlerin orta katman yazılımlarını bizler geliştiriyoruz. Yine bagajların havacılık kural ve kaidelerine uyumlu bir şekilde uçaklara yerleştirilmesini ve eşleştirilmesini sağlayan sistemleri de bu kapsamda sağlıyoruz. Son olarak dijital segment dediğimiz alanda mobil, web ve infokiosk gibi kanallar üzerinden, yolcularımızın havalimanı servislerine kolayca erişmelerini sağlayacak modern uygulamalar geliştiriyoruz.”

 

HAVADA KARADA YAPAY ZEKÂ

TAV Teknoloji’nin AR-GE faaliyetlerinde uçuş, bagaj ve yolcu operasyonlarının iyileştirilmesine odaklandığını anlatan Talha Koç, “Örneğin; yakın zamanda üzerinde çalıştığımız Total Airport Management (TAMS) çözümü ile havalimanında hem hava hem kara tarafındaki tüm süreçlerin yönetimini makine öğrenmesi ve yapay zekâ unsurlarını kullanarak gerçekleştiriyoruz. Bu kapsamda uçuşların gecikmelerini tahminleyebiliyor operasyonları buna göre yönlendirebiliyoruz” dedi.

Havalimanlarındaki en önemli problemlerden bir tanesinin kaynak optimizasyonu olduğunu dile getiren Koç, “Havalimanları içerisinde hem terminal hem de hava tarafında çok kompleks bir organizasyon söz konusu. Tüm bu kaynakların en optimum şekilde gecikmelere neden olmayacak ama aynı zamanda finansal olarak karlı bir yapıda planlanması çok önemli. Biz bu doğrultuda hem havalimanında fiziksel kaynakları hem de insan kaynağını planlayabilen yazılımlar geliştiriyoruz. Bu yazılımların merkezindeki optimization engine dediğimiz optimizasyon motorlarını akademiden aldığımız destekle birlikte daha iyi noktalara taşıyoruz”  şeklinde konuştu.

 

KALKIŞTAN İNİŞE KADAR COMPUTER VISION

Apron tarafında ise video görüntülerini üzerinden computer vision teknolojilerini kullanarak olayların tespiti konusunda odaklandıklarını belirten Koç,  “Bu bizim için heyecan verici konulardan bir tanesi. Bildiğiniz üzere computer vision artık marketlerdeki alışverişleri bile otomatik hale getirebilecek bir olgunluk seviyesinde. İşte biz de bu teknolojileri hava tarafındaki kameralarda kullanarak, uçağın inişinden kalkışına, uçağa verilen tüm servislerin an be an tespiti için çeşitli AR-GE projeleri üzerinde çalışıyoruz” dedi.

 

“ZİHİNSEL DÖNÜŞÜME İHTİYACIMIZ VAR”

TAV Teknoloji AR-GE ve Ürün Müdürü Talha Koç, tüm kariyer hayatı boyunca sadece AR-GE merkezlerinde çalıştığını belirterek Türkiye’nin son AR-GE’ye yönelik yaklaşımlarını, son 10 senede birebir, işin içinde olarak gözlemleyebilme fırsatı bulduğunu söyledi. Türkiye’nin AR-GE yolculuğunun ilk dönemlerinde kayda değer bir know-how’a sahip olmadığını ifade eden Koç, devletin çok ciddi desteği ile beraber, AR-GE merkezlerinin bu know- how birikiminin Türkiye’de gelişmesini ve yerleşmesini sağladığını söyledi. Bu süreçte yurtdışı merkezli şirketlerden Türkiye’ye ciddi bir bilgi transferi olduğunu kaydeden Koç, bugün artık AR-GE merkezlerinin kendi AR-GE’lerini bağımsız bir şekilde yapabilir hale gelmeye başladığını vurguladı. Son dönemde hem telekomünikasyonda hem savunma sanayiinde artık çok ciddi bir millileşme ve yerlileşme söz konusu olduğunu anlatan Koç, “Geldiğimiz nokta çok iyi mi yani olgun bir noktada mıyız? Hayır değiliz. Çünkü hala AR-GE yatırımları ve destekleri çok kısıtlı. Türkiye’de aslında bir zihinsel dönüşüme ihtiyaç var” diye konuştu.

 

“TEŞVİKLER HİÇBİR ZAMAN YETERLİ OLMAYACAK”

Şirketlerin yatırımlarını AR-GE’ye yapabilmeleri için, bunun geri dönüşümünü ölçebilmeleri gerektiğinin da altını çizen Koç, şunları söyledi: “Maalesef çoğu şirket AR-GE yatırımlarının geri dönüşünü ölçemiyor. Bu yüzden şirketlerini AR-GE’ye yönelik mesafeli bir yaklaşımları var.  Üst yönetimlerin bu dirençlerini kırabilmek için devletin verdiği destek ve teşvikler çok önemli. ‘Destek ve teşvikler yeterli mi?’ derseniz, buna da ben hiçbir zaman ‘Evet’ demeyeceğim. Çünkü hiçbir zaman yeterli olmayacak. Dünyada lider telekomünikasyon şirketlerinden bir tanesinin yıllık total bütçesinin yüzde 11’ini AR-GE’ye aktardığını görüyoruz. Türkiye’de ise bu oranlar yüzde 1’in dahi çok altında. AR-GE yatırımlarının artırılması, teknoloji firmalarının tek başına altından kalkamayacağı, çok boyutlu, stratejik ve politik bir olay. Dolayısıyla bu alanda teşvikler geliştirildikçe Türkiye’de de bu dönüşümün önünü açacağı kanaatindeyim.”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Gökhan 2021-02-09 10:17:18

Çok doğru tespitler