BİR YEŞİL YAKALI HİKÂYESİ

Kuzu yetiştiriciliğinde bilim ve girişimciliği aynı potada eriten Kuzufab, Çiftlik 4.0 kavramına hayat veriyor. Kuzufab Kurucu Ortakları Prof. Dr. Ebru Emsen ve Dr. Bahadır Ödevci, firmalarının kuzu yetiştiriciliğinde birçok parametreyi yazılımın gücüyle ölçtüklerini dile getirdiler.

BİR YEŞİL YAKALI HİKÂYESİ

Kuzu yetiştiriciliğinde bilim ve girişimciliği aynı potada eriten Kuzufab, Çiftlik 4.0 kavramına hayat veriyor. Kuzufab Kurucu Ortakları Prof. Dr. Ebru Emsen ve Dr. Bahadır Ödevci, firmalarının kuzu yetiştiriciliğinde birçok parametreyi yazılımın gücüyle ölçtüklerini dile getirdiler.

09 Aralık 2020 Çarşamba 13:58
BİR YEŞİL YAKALI HİKÂYESİ

 

Haber: Ümit UÇAR

Er-Gen Biyoteknolojileri, şehir hayatından ve ofis ortamından sıkılıp doğa ve hayvanlarla kucaklaşmak isteyen beyaz yakalıları, Kuzu Fabrikası ile birer yeşil yakalıya dönüştürüyor. 10 yılı aşkın süredir koyun yetiştiriciliği yapan 19 yıllık girişimci akademisyen Prof. Dr. Ebru Emsen, 2008 yılında kurduğu Er-Gen Biyoteknolojileri ile Ata Teknokentin ilk firma kurucularından... Sahada engin tecrübe sahibi olan Emsen’in yollarının kesiştiği isim Dr. Bahadır Ödevci ise, firmayı kuruluşundan gelişimine kadar her aşamada destekleyen; uzmanı olduğu girişimciliği, firmanın filizlenmesi aşamasında doğru formüle eden bir isim. Sanayi TV’ye konuşan Emsen ve Ödevci, geleneksel üretimde elde edilen verimin teknoloji işin içine girdiğinde en az 3 katına çıktığını dile getirdi. Erzurum’un Türkiye’nin hayvancılık merkezi olduğunu söyleyen Ebru Emsen, “Hayvanların sayısından ziyade, artık birim başına verimliliğiyle övünmek mantıklı olandır” dedi. Konuya veri penceresinden bakan Dr. Bahadır Ödevci ise, bu başarının arkasında veri kavramının olduğunu dile getirdi. Et koyunculuğu işletmeler ağı olarak tanımladıklarını Kuzu Fabrikası ile Çiftlik 4.0 kavramına hayat veren ikili, geliştirdikleri mobil uygulama ile koca bir çiftliği küçücük bir “cebe” de sığdırdı...

 

SAYI DEĞİL, BİRİM
Hayvancılıkta biyoteknolojiyi esas alan Er-Gen Biyoteknolojileri firmasının 2008’de kurulduğunu söyleyen Prof. Dr. Ebru Emsen, hayvansal üretimdeki verimliliği biyoteknoloji vasıtasıyla artırmaya gayret ettiklerini söyledi. Faaliyetlerinin Erzurum’da çiftlik bölgesinde başladığına değinen Emsen, damızlık hayvan satışını bir iş modeline dönüştürdüklerini ifade etti. Türkiye’deki toplam mera alanının çok büyük bir kısmının Erzurum’da olduğunu söyleyen ve hayvancılığın merkezi Erzurum’un, tek başına, Danimarka’nın toplam sığır nüfusundan fazla olduğunu dile getiren Emsen, “Gelinen aşamada hayvansal sayı üstünlüğü tek başına yeterli değil. İklim değişiklikleriyle verimsizleşen meralar problem teşkil ediyor. Hayvanların sayısından ziyade, artık birim başına verimliliğiyle övünmek mantıklı olandır” diye konuştu.

 

 

YAKALARI “YEŞERTEN” PROJE
TÜBİTAK ve diğer kurumların desteğiyle AR-GE çalışmaları yürüttüklerinin altını çizen Emsen, projenin sahaya indiğini ifade etti. “Biz her coğrafi bölgemizde istenen verim özelliğini sağlayacak Anadolu ve Romanov menşeli (anarom) koyun genotipini geliştirerek ilk adımı atmayı düşündük. Sistematik üretim olursa bu çalışmanın anlam ifade edeceğini göz önüne alarak Kuzu Fabrikasına altyapı hazırladık” diyen Emsen, teknoloji gömleğini mutlaka giymek gerektiğini ifade etti. Kuzu fabrikası işletmelerinin her geçen gün arttığına değinen Ebru Emsen, “Bu proje, beyaz yakalı çalışanların, ofis ortamından çıkıp doğayla buluştukları bir yeşil yakalı projesidir” şeklinde konuştu. Eskiden koyun dendiğinde akla yün ve merinos geldiğini söyleyen Emsen, günümüzde koyunculukta pazar şartlarının değiştiğini, kırmızı etteki açığı kapatmak için kuzu etinin önceliklendiğini açıkladı. Anaç soyu, doğru ırk kominasyonuyla bir araya getirip temin ettiklerini söyleyen Emsen, proje ve faaliyetlerini “sahaya tam intikal etmiş akademik bir çalışma” olarak tanımladı. Yerli ırk koyunlarının potansiyelinin ve üstünlüğünün bilinmesine rağmen ithalata yönelinmesini engellemek istediklerini ifade eden Emsen, hayvancılığa biyoteknoloji entegrasyonunun son 50 yılda gerçekleştiğini ifade etti.

 

 

MULTİDİSİPLİNER FABRİKA
Franchise yöntemi ile ortak standartlarda açılan işletmeler merkezi olarak yönetilen şirketin ortağı Dr. Bahadır Ödevci ise, “Ciddi bir et üretim açığının olduğu ülkeyiz, 500 bin ton civarında. Geleneksel üretim yılda x miktarında kuzu verirken, teknoloji işin içine girdiğinde bu oran 3x oluyor, yani üçe katlanıyor. Et üretimi de bir sanayidir. Veriye değer vermek zorundayız. Sahaya çıkmazsak, sürüyü gütmezsek, tezeğin içine girmezsek bu işi hakkıyla yapamayız. Yazılım, elektronik ve ziraat mühendislerinin yanı sıra, veteriner hekimlerle de multidisipliner formatta çalışıyoruz” dedi.

KIZGINLIĞI BİLDİRİYOR
Hayvanların farklı fizyolojik özelliklerine göre farklı bölmelerde muhafaza edildiğini ifade eden Ödevci, “Hangi koçun hangi koyunla çiftleşeceğine biz karar veriyoruz. Yaylada, merada, yani geleneksel üretimde ne yiyeceğine ve hangi hayvanla çiftleşeceğine koç karar veriyor; biz ise, besin ihtiyaçlarına uygun oranda yem veriyoruz. Gebe bir hayvan ile gebe olmayan hayvanın besin ihtiyaçları bir değil. Gebeliğin son 40 gününde içindeki kuzu yüzde 70 büyüyor. 11 bölmenin 8’inde hayvanlar var ve her bir bölmenin yem miktarı farklı. Dolayısıyla biz, bunun mühendisliğini yapıyoruz” dedi. Hayvana el değmeyen çiftlikte hayvan refahını esas aldıklarını söyleyen Ödevci, “Bu başarının arkasında veri var. Kızgınlık başarısı, çiftleşme, doğurganlık başarısı hesaplanıyor. Yazılımımız bize ne yapmamız gerektiğini söylüyor. Buna Farm 4.0, yani Çiftlik 4.0 deniyor. İşin ne kadar kârlı, verimli ve yolunda gittiğini veriler sayesinde analiz ediyoruz” bilgisini verdi.

KUZU FABRiKASINEDİR?

Kuzu Fabrikası şehir hayatından bunalan beyaz yakalıların, köy hayatına modern işletmecilik anlayışı ile üretim yaparak geçiş yapan yeşil yakalılara dönüşümü hikâyesi olarak tanımlanıyor. Kuzu Fabrikası özlem duyulan yaşam tarzına geçişi, somut bir iş planı ve fizibilite eşliğinde sunuyor. Et koyunculuğu işletmeler ağı olarak tanımlanan Kuzu Fabrikası, Franchise yöntemi ile ortak standartlarda açılan işletmeler merkezi olarak yönetiliyor. 10 yılda geliştirdikleri Anarom anaç koyunları ile yüksek verimde koyunculuk yapan Kuzu Fabrikası, barınak standartlarını gözeterek Kuzufab çiftliklerini 1 ay içinde anahtar teslim olarak kurabiliyor. Örnek işletmesi İstanbul Beykoz'da olan yapı, burada eğitim de veriyor.

Yazılımın gücü de Kuzu Fabrikasında işler vaziyette. Otomatik muamele ünitesi ve 3-yollu ayrım sistemi, yeni doğan tartısı ve RFID okuyucu çubuğu ile entegre mobil sürü takip uygulaması, Kuzu Fabrikasının teknolojiye açılan yüzü.

Son Güncelleme: 17.12.2020 16:25
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.