TÜİK tarafından yapılan Girişimlerde Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması, girişimlerin bilgisayar, İnternet ve diğer bilişim teknolojileri kullanımları, teknolojik yeterlilik ve entegrasyonları hakkında bilgi derlemek amacıyla; 2005 yılından itibaren uygulanmakta olup girişimlerde söz konusu teknolojilerin kullanımı hakkında bilgi veren temel veri kaynağıdır. Bu araştırma ile aşağıdaki alanlarda veri derlenmektedir:

  • Bilişim teknolojileri ve bunların girişimlerde kullanımı, kullanımın önündeki engeller
  • İnternet ve diğer ağlar (İnternet kullanımı, genişbant bağlantı, web siteleri v.b.)
  • e-Ticaret
  • e-İş
  • e-Devlet uygulamaları ve bu alandaki gelişmeler
  • Girişimlerin bilişim teknolojilerine entegrasyonları ve bunun etkileri
  • Bilişim uzmanlığı, bilişim güvenliği
  • Bulut bilişim kullanımı ve kullanım amaçları
  • Büyük veri analizi
  • Üç boyutlu yazıcı kullanımı
  • Robot teknolojisi kullanımı
  • Sosyal medya kullanımı
  • Nesnelerin İnterneti kullanımı ve kullanım amaçları
  • Yapay zeka kullanımı ve kullanım amaçları

Girişimlerde Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması için veri toplama yöntemi olarak “Bilgisayar Destekli İnternet Anketi (Computer-Assisted Web Interviewing (CAWI))” kullanılmaktadır. Bilgisayar Destekli İnternet Anketi, bilgisayar yardımıyla yapılan web görüşmelerini ifade eder. Anket, web üzerinden veri giriş programı arayüzü vasıtasıyla doldurulabilmektedir. Web üzerinden yapılan uygulamada, örnek birimler için kullanıcı adı ve şifreler tanımlanarak veri güvenliği sağlanmaktadır.

2021 yılı Girişimlerde Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçlarına göre öne çıkan bulgular şöyledir;

  • 2021 yılında 10 ve daha fazla çalışanı olan girişimlerin İnternete erişim oranı %95,3 olmuştur. İnternete erişim oranı çalışan sayısı büyüklük gruplarına göre incelendiğinde; bu oranın 10-49 çalışanı olan girişimlerde %94,7, 50-249 çalışanı olan girişimlerde %98,0 ve 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerde ise %99,9 olduğu görülmüştür.
  • Girişimlerin %93,0’ı 2021 yılında İnternete erişimde sabit genişbant bağlantı kullanmıştır. Bu girişimlerin abone oldukları en yüksek İnternet bağlantı hızları dikkate alındığında; girişimlerin %9,7’sinin 10 Mbit/s hız altında, %62,2’sinin 10-99 Mbit/s hız aralığında ve %28,1’inin ise 100 Mbit/s ve üzeri hızda İnternet kullandığı tespit edilmiştir. Çalışan sayısı 250 ve üzeri olan girişimlerde, 100 Mbit/s ve üzeri hızda İnternet kullananların oranı 2020 yılında %37,6 iken bu oran 2021 yılında %47,7’ye yükselmiştir.
  • Web sitesi sahiplik oranı, 2021 yılında 10 ve daha fazla çalışanı olan girişimlerde %49,4 olmuştur. Web sitesi sahiplik oranı, 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerde %91,4 olup bunu %67,6 ile 50-249 çalışanı olan girişimler ve %45,1 ile 10-49 çalışanı olan girişimler takip etmiştir.
  • Girişimlerin 2020 yılında e-satış yapma oranı, 2019 yılına göre 2,7 puan artarak %12,5 olmuştur. E-satışlar; İnternet (web siteleri ya da mobil uygulamalar) ve/veya Elektronik Veri Alışverişi (EDI) aracılığı ile gerçekleştirilmektedir. Çalışan sayısı büyüklük gruplarına göre e-satış yapma oranı, 10-49 çalışanı olan girişimlerde %11,6, 50-249 çalışanı olan girişimlerde %14,8 ve 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerde ise %27,0’dır.
  • E-satış yapma oranı ekonomik faaliyet gruplarına göre incelendiğinde; 2020 yılında en fazla e-satış yapma oranının %29,1 ile konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerini yürüten girişimlerde olduğu görülmüştür. Bunu %18,7 ile toptan ve perakende ticaret faaliyetini yürüten girişimler, %16,9 ile bilgisayarların ve iletişim araç ve gereçlerinin onarımı faaliyetini yürüten girişimler takip etmiştir.
  • Web sitesi veya mobil uygulamalar aracılığı ile 2020 yılında mal veya hizmet satışı yapan girişimlerin %19,5’i yurtdışına satış yapmıştır. Yurtdışına satış yapan girişimlerin web satış sürecinde karşılaştığı zorluklar incelendiğinde; girişimlerin en fazla karşılaştığı zorluğun %36,6 ile yurtdışına satılan ürünlerin teslim veya iade edilmesinin yüksek maliyeti olduğu görülmüştür. Bunu, %26,4 ile yurtdışına satış yaparken şikayet ve ihtilafların çözümüyle ilgili zorluklar ve %22,4 ile mevzuat bilgisi eksikliği zorlukları izlemiştir.
  • Ücretli bulut bilişim kullanımı, 2021 yılında 10 ve daha fazla çalışanı olan girişimlerde %10,8 olmuştur. Ücretli bulut bilişim hizmeti kullanım oranı çalışan sayısı büyüklük gruplarına göre incelendiğinde; 2021 yılında 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerde ücretli bulut bilişim hizmeti kullanım oranının %41,0 olduğu, bunu %19,5 ile 50-249 çalışanı olan girişimlerin, %8,5 ile 10-49 çalışanı olan girişimlerin takip ettiği görülmüştür.
  • En az 10 çalışanı olan girişimlerin %4,8’i 2021 yılında endüstriyel robot veya hizmet robotu kullandığını belirtmiştir. Çalışan sayısı büyüklük grubuna göre endüstriyel robot veya hizmet robotu kullananların oranı incelendiğinde; 10-49 çalışanı olan girişimlerin %3,7’sinin, 50-249 çalışanı olan girişimlerin %8,5’inin ve 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerin %23,7’sinin robot teknolojisi kullandığı görülmüştür.
  • Girişimlerin %21,1’i 2021 yılında internet aracılığıyla izlenebilen veya uzaktan kontrol edilebilen birbirine bağlı cihazlar veya sistemler (nesnelerin interneti) kullandığını belirtmiştir. Nesnelerin İnternetini kullanan girişimlerin kullanım amaçları incelendiğinde; nesnelerin İnternetinin en fazla %82,1 ile tesislerin güvenliğinin sağlanması amacı ile kullanıldığı görülmüştür. Bunu %36,2 ile enerji tüketimi yönetimi ve %32,9 ile lojistik yönetimi izlemiştir.
  • COVID-19 salgını nedeni ile 2020 yılında web sitesi veya mobil uygulamalar ya da EDI aracılığı ile mal veya hizmet satışına başladığını veya satış çabalarını artırdığını beyan eden girişimlerin oranı %14,0 olmuştur. Bu oran, çalışan sayısı büyüklük grubuna göre incelendiğinde; COVID-19 salgını nedeni ile 10-49 çalışanı olan girişimlerin %13,6’sının, 50-249 çalışanı olan girişimlerin %15,2’sinin ve 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerin %20,5’inin e-satışa başladığı veya satış çabalarını artırdığı görülmüştür.
  • En çarpıcı bulgulardan biri de yapay zeka teknoloji alanlarındadır. Yapay zekâ teknolojilerinden herhangi birini kullandığını belirten girişimlerin oranı, 2021 yılında %2,7 olmuştur. Yapay zekâ kullanan girişimlerin en fazla %45,2 ile görüntülere göre nesneleri veya kişileri tanımlayan teknolojiler kullandıkları görülmüştür. Bunu %43,9 ile veri analizi için makine öğrenmesi ya da derin öğrenme ve %39,6 ile farklı iş akışlarını otomatikleştiren veya karar vermeye yardımcı olan teknolojilerin kullanımı takip etmiştir.

Öne çıkan bulgular verildikten sonra bazı bulgulara derinlemesine bakalım. Ancak anlaşılır olması adına ilk olarak bulut bilişimi tanımlayalım ve işletmeler açısından önemine değinelim. Bulut bilişim, iş süreçlerinin yanı sıra uygulamalar, bilgi işlem, depolama, ağ oluşturma, geliştirme ve dağıtım platformlarını içeren bir dizi internet tabanlı bilgi işlem kaynağı sağlama yöntemidir. Bir diğer tanımda, bulut bilişim, bir müşteriye internet üzerinden sağlanan barındırma hizmetleridir. İstediğiniz şeyi istediğiniz yerde ve zamanda almanızı sağlayan internet tabanlı sanal depolama alanı olarak bulut bilişimi tanımlarsak hatalı olmaz. Buradan bakıldığında bulut bilişim işletmeleri belirli bir lokasyon ve belirli bir zaman dilimine hapsetmeyerek esnek çalışma ve uzaktan çalışma alışkanlıklarını değiştirdiği görülmektedir. Örnek olması adına COVID-19 pandemik krizi bunu bize yoğun bir şekilde göstermiştir. Günümüzün değişen iş ve teknoloji dünyası da esasen bunu gerektirmektedir. Yani belirli bir zaman ve çalışma ortamına bağımlı olmadan müşteri beklenti ve taleplerine anlık cevap vermeniz gerekir.

Bulut bilişimin avantajları nelerdir?

Bulut bilişim, işletmelerin BT kaynakları hakkında geleneksel düşünme şeklinde büyük bir değişim yaratmıştır. Kuruluşların bulut bilişim hizmetlerine yönelmesinin yedi yaygın nedenini şöyle ele alabiliriz

Maliyet: Bulut bilişim, donanım ve yazılım satın almak ve örgüt içerisinde veri merkezi kurmak ve çalıştırmak için yapılan sermaye giderlerini ortadan kaldırmaktadır. Bu maliyetler ortadan kalktığı altyapıyı yönetmek için bilgi teknolojileri uzmanlarına ihtiyaç duymasınız.

Esneklik: Bulut bilişim hizmetleri kullanıcılara zaman ve mekândan bağımsız olarak küresel ölçekte esneklik sağlamaktadır.

Performans: En büyük bulut bilişim hizmetleri, düzenli olarak en yeni nesil hızlı ve verimli bilgi işlem donanımları ile güncellendiğinden yüksek performans elde edilebilmektedir.

Hız: Bulut bilişim hizmetlerinin çoğuna self servis ve talep üzerine sunulur, bu nedenle büyük miktarda ve yüksel hacimli bilişim hizmetlerine bile dakikalar içinde, genellikle sadece birkaç tık yaparak ulaşabilirsiniz.

Verimlilik: Örgütler içindeki veri merkezleri genellikle çok sayıda “raf ve istifleme” gerektirir: donanım kurulumu, yazılım yaması ve diğer zaman alan BT yönetim işleri. Bulut bilişim, bu görevlerin çoğuna olan ihtiyacı ortadan kaldırır, böylece BT ekipleri daha önemli iş hedeflerine ulaşmak için zaman harcayabilir.

Güvenilirlik: Bulut bilişim, veri yedekleme, olağanüstü durumları kurtarma ve iş sürekliliğini daha kolay ve daha ucuz hale getirir, çünkü veriler bulut sağlayıcısının ağındaki birden fazla yedek sitede yedeklenebilir.

Güvenlik: Birçok bulut sağlayıcısı, genel olarak güvenliğinizi güçlendiren ve verilerinizi, uygulamalarınızı ve altyapınızı potansiyel tehditlerden korumaya yardımcı olan çok çeşitli politikalar, teknolojiler ve kontroller sunar. Diğer taraftan bulutta barındırılan bilgilerin önem seviyesi genellikle yüksek olduğundan kötü niyetli bireyler açısından değerli olarak görülür. İnsanların bilgisayarlarında sakladığı birçok kişisel bilgi günümüzde artan bir şekilde buluta aktarılmaktadır. Bu durum beraberinde güvenlik risklerini ve açıklarını getirmektedir. Bu yüzden, bulut sağlayıcınızın aldığı güvenlik önlemlerini anlamanız kritik öneme sahiptir ve verilerinizi güvence altına almak için kişisel önlemler almanız da aynı derecede önemlidir. Bakmanız gereken ilk şey, bulut sağlayıcınızın aldığı güvenlik önlemleridir. Bunlar bulut hizmet sağlayıcıdan sağlayıcıya ve çeşitli bulut türleri arasında değişiklik gösterir. Sağlayıcıların ne tür şifreleme yöntemleri vardır? Verilerinizin saklanacağı donanımlar için ne tür koruma yöntemleri mevcuttur? Verilerimin yedeklerini alacaklar mı? Güvenlik duvarları kurulmuş mudur? Topluluk bulutunuz varsa, bilgilerinizi diğer şirketlerden ayrı tutmak için ne gibi önlemler bulunmaktadır? Soru sorabileceğiniz birçok konu var, ancak verilerinizin güvenliği konusunda büyük bir titizlik gösteren bir bulut sağlayıcısı seçmek önemlidir. Kişisel verileriniz konusunda ne kadar dikkatli olursanız olun, buluta abone olarak harici bir kaynağa kontrolün elinde tutulması bağlamında biraz taviz vereceksiniz. Siz ve verilerinizin fiziksel konumu arasındaki bu mesafe kontrolün sağlanması açısından bir bariyer oluşturur. Burada önemli olan kullanıcı ve bulut hizmet sağlayıcı arasında bir dengenin kurulmasıdır.

Ücretli bulut bilişim uygulamaları kullanan girişimlerin yıllara ve çalışan sayılarına göre oranı Tablo 1’de verilmiştir. Tablo 1’e göre öne çıkan bulgular şöyledir:

  • Yıllara göre trend incelendiğinde ücretli bulut bilişim uygulamalarının oranının en yüksek olduğu yıl bütün girişimlerde 2020 yılı olmuştur. 10-49 çalışanı olan girişimlerde bu oran %11,9, 50-249 çalışanı olan girişimlerde %22,2 ve 250+ çalışanı olan girişimlerde ise 40,8 olmuştur. Ücretli bulut bilişim uygulamalarının oranında istikrarlı yükseliş trendinde olan girişim grubu ise 250+ çalışanı bulunan girişim grubudur. Diğer girişimlerde bulut bilişim uygulamalarının oranında istikrarlı bir trend gözlenmemiştir. Diğer taraftan genel olarak bulut bilişim uygulamalarının oranın en yüksek olduğu girişim grubu 250+ çalışanı olan girişimlerdir. Bu girişim grubunu sırasıyla 50-249 çalışanı olan girişimler ve 10-49 çalışanı olan girişimler takip etmiştir.
  • Bütün girişimlerde ücretli bulut bilişim uygulamalarının toplam oranına bakıldığında istikrarlı bir seyir izlemediği görülmektedir. 250+ çalışanı olan girişimlerin aksine diğer girişimlerin bu seyri bozduğu düşünülmektedir.

KOBİ, 250 kişiden az çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosu 125
milyon lirayı aşmayan ve yönetmelikte mikro işletme, küçük işletme ve orta büyüklükteki
işletme olarak sınıflandırılan ekonomik birimlerdir.

  • Mikro işletme: 10 kişiden az çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı veya mali
    bilançosundan biri 3 milyon lirayı aşmayan işletmelerdir.
  • Küçük işletme: 50 kişiden az çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı veya mali
    bilançosundan biri 25 milyon lirayı aşmayan işletmelerdir.
  • Orta büyüklükteki işletme: 250 kişiden az çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı
    veya mali bilançosundan biri 125 milyon lirayı aşmayan işletmelerdir.

KOBİ’ler Türkiye’deki tüm İşletmelerin %99,8’ini oluşturmaktadır. Buradan bakıldığında sadece %0,2’si büyük işletmelerdir. Türkiye’deki istihdamın %73,8’ini, Türkiye’deki işletmelerin toplam cirosunun %64,5’i, toplam ihracatın ise %56,3’ünü karşıladığı düşünüldüğünde KOBİ’ler sadece ülkemiz için değil ve diğer ülke ekonomilerinin de belkemiğidir. Bu perspektiften düşünüldüğünde ücretli bulut bilişim uygulamalarının oranı, 10-49 çalışanı olan girişim (küçük işletme)’ler ve 50-249 çalışanı olan girişim (orta büyüklükteki işletme)’lerde yapay zekayı ve dijital dönüşümü konuştuğumuz çağımız dikkate alındığında oldukça düşük ve rekabet edebilir bir durumda değildir. En azından bu oranların istikrarlı artış seyrinde olması ve 250+ çalışanı olan girişim (büyük işletme)’lere yaklaşması, büyük işletmelerin ise hızla bu süreci sürdürerek tamamlaması yani %100’e ulaşması gerekmektedir. Diğer bir konu ise girişimlerin buluta taşınmasını teşvik edecek uygulamaların artırılması ve yaptırımların uygulanmasına yönelik yasal düzenlemelere gidilmesi gerektiğidir. Şimdi bunlar yapılmıyor demiyorum elbette yapılıyor ancak daha etkin ve sürece ivme kazandıracak şekilde bu uygulamaların ele alınması ve takibinin yapılması gerekir.

Tablo 1: Bulut Bilişim Uygulamalarının Yıllara Göre Dağılımı (%)

Robot teknolojisi kullanan girişimlerin yıllara ve çalışan sayılarına göre oranı ise Tablo 2’de verilmiştir. Tablo 2’ye göre öne çıkan bulgular şöyledir:

  • Yıllara göre trend incelendiğinde robot teknolojisi kullanan girişimlerin toplam oranı yıllara göre istikrarlı bir şekilde azalmıştır. Sanayinin dijitalleşmesi anlamına gelen Endüstri 4.0’ı konuştuğumuz günümüzde bu bulgu kabul edilebilir ve aynı zamanda rekabet edebilir değildir. Tersine artan bir seyir göstermesi gerekir. Benzer azalış trendi 10-49 çalışanı olan girişim (küçük işletme)’lerde de mevcuttur. 50-249 çalışanı olan girişim (orta büyüklükte işletme)’lerde ise 2020 yılındaki yükselişten sonra düşüş söz konusudur. Bu arada ister Endüstri 4.0 (Industry 4.0) ister Toplum 5.0 (Society 5.0) veya Akıllı Ulus (Smart Nation) programı olsun bu kavramlara fazla takılmayalım. Takılacağımız tek konu, bu kavramların içeriği ve işletmelere ne vaat ettiği ve bizim o süreçlere nasıl uyum sağlayacağımızdır.
  • Diğer taraftan 250+ çalışanı olan girişim (büyük işletme)’lerde robot teknolojisi kullananların oranının istikrarlı bir artış trendi ortaya koyması sevindiricidir.

Tablo 2: Büyüklük Grubuna Göre Robot Teknolojisi Kullanan Girişimlerin Oranı (%)

Özetle, Girişimlerde Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması’nın 2021 yılı bulgularından öne çıkanları verilerek konu alanında farkındalık oluşturulması amaçlanmıştır. Teknolojide ülkemizin bağımsızlık mücadelesi olan Milli Teknoloji Hamlesi, 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi2021-2025 Ulusal Yapay Zeka Stratejisi ve On Birinci Kalkınma Planı‘nda yapay zeka ve robotik, kritik teknolojiler olup ülkemizin öncelikli alanlarındandır. Bulut bilişim ise aynı belgelerde dijital dönüşümün bir parçasıdır. Bu ve buna benzer kritik teknolojilere ve öncelikli sektörlere söz konusu bu belgeler içerisinde detaylı bir şekilde yer verilmesi çok önemlidir. Ancak yakından demiyorum çok yakından takip edilmesi ve her bir kritik teknoloji alanında firmaların aldığı yolun aylık olarak değerlendirilmesi ve ilerleme raporları hazırlanması gerekmektedir. Bu öneriyi tekrar tekrar yazıyorum ama olsun. Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde önemini ve işlevselliğini ayrıca vurgulamak için “Yapay Zekâ Komisyonu” ivedilikle kurulmalıdır. Firmalarımızın teknolojiyle büyümesi ve bunun sürdürülebilir kılınması ülkemiz ekonomik büyümesi, rekabet edebilirliği ve refahı açısından son derece önemlidir.

Faydalı olması dileğiyle.

Bilimle ve teknolojiyle kalınız.

Yararlanılan Kaynaklar

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.