Devrim, kelime anlamı olarak, “belli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişiklik” olarak geçen ve sonrasında oluşturduğu yeni şartlar ile yeni iklim, yeni süreçler oluşturur. Devrim kelimesinin bizim yazımızdaki kullanımı ve konusu sanayi devrimleri, sonrasında oluşan süreçler ve bizlere düşen görevlerdir.

Bugüne kadar 3 kez sanayi devrimi oldu. Bugün de 4. sanayi devrimi denen süreç içindeyiz, devrimleri hatırlamakta fayda var. Yazılarımda kalın puntolarla yazdıklarımda önemli atıf olduğunu söylemek isterim.

Birinci sanayi devrimi / Endüstri 1.0

1700 yılının ortalarında ve İngiltere’de bozulan buhar makinelerinden birini onaran İskoç mühendis ve mucit James Watt’ın bu makineyi geliştirerek buhar makinesinin sanayiye yani dokuma tezgahlarına uygulanabilir hale getirdiği bireysel icadı, endüstri 1.0 kabul ediliyor. Yukarıda vurgulamak istediğim devrimin 1700 yılının ortalarına kadar James Watt gibi şahısların bireysel çabalarının İngiltere’de hükümetin yardımıyla sanayi devriminin gerçekleşmiş olmasıdır.

İkinci sanayi devrimi / Endüstri 2.0

1800’lü yılların başlangıcında Amerika’da, elektriğin ve gücünün montaj hatların da seri üretim süreci ortaya çıktı. Burada dikkat ederseniz bireysel bir kişi yok, sistem var ve artık sanayi devrimi sistematikliğe "zorunlu" kayış gösteriyor. Bunu Endüstri 2.0 kabul ediyoruz.

İkinci sanayi devrimini birinci sanayi devrimden farklı kılan 2 sebepten biri olan bilgi üretiminin kurumlaşma ihtiyacıdır ki bu detay gelişmek isteyen ülkeler için hayati derecede önemlidir. Asıl sanayi devriminin ikinci sanayi devrimi olduğuna inanıyorum çünkü sistematiklik getirmiştir. Konumuza devam edelim.

Üçüncü sanayi devrimi / Endüstri 3.0

1970’lere girerken gelişmiş ülkelerde, algılayıcılar, mikroişlemciler… vb. mantık devreleri ile makinalar geliştirilmesi ile üretim sisteminin otomasyonu mümkün oldu. Bu da dijitalleşme çağı veya Endüstri 3.0 oldu. Endüstri 3.0 her ne kadar gelişmiş ülkelerde başlamış olsa da zamanla süreç Çin Devleti’nin süreci anlaması ve kullanması ile sürecin “asıl” kazananı oldu.

Örneğin; sanayi mallarındaki satış gelirlerinde gelişmiş ülkeler hemen hemen yerinde sayarken Çin’de değişim yer yer yüzde 200’leri bile aştı. Aşağıdaki tabloyu Türkiye’nin değerli iktisatçılarından Dr. Mahfi Eğilmez’in sitesinden aldım.

Ülke

2006

2011

Değişim (%)

Euro Bölgesi

550

620

13

ABD

280

280

0

Almanya

190

220

16

Rusya

10

15

50

Çin

170

580

241

Tablo bize, Çin’in dünya sanayi ve diğer mallarında sağladığı ticari üstünlüğü ve kanaatimce endüstri 4.0 sürecinin tetikleme sebebi olduğunu gösteriyor. 

“Dördüncü sanayi devrimi” / Endüstri 4.0

Dünya sanayi üretiminde Almanya, Çin rekabeti, üretimin Doğu’ya kayışı karşında Almanya hükümeti yeni bir vizyon çalışmasını 2011’de Hannover Fuarında Endüstri 4.0 vizyonu ile gündeme getirdi. İlk destekçileri de Çin’e karşı en sert mücadeleler eden ABD ve Japonya oldu. Şu an için konuşması erken olabilir ama bir yönüyle dördüncü sanayi devrimi politiktir. Sizlere uzun uzadıya endüstri 4.0 ile dünya üretiminin nasıl değişeceğini anlatmak yerine sonraki yazılarımda yatırım projelerini anlatacağım. Sürecin, bizler de “kazanan”ı olalım. 

Türkiye’nin ihtiyacı yeni vizyon

Uluslararası ticaret verilerine bakıldığında ticaret genelde gelişmiş ülkeler hatta endüstriler arasında cereyan ettiği göze çarpmakta. Örneğin; Almanya’nın ihracatının yüzde 59 ve ithalatının yüzde 58 AB ülkeleri gibi dünya ortalamasından üstünde gelişmiş ülkelere gerçekleşmekte diğer gelişmiş ülkeler ile yaptığı ticarette dâhil olduğunda az gelişmiş ülkeler ile ticareti çok düşük kalmaktadır. Almanya’nın Endüstri 4.0. vizyonuna da genel olarak gelişmiş ülkeler ile yapacağı ticaret vizyonu olarak bakmak daha doğrudur.

Türkiye’nin de Çin gibi Endüstri 4.0 vizyonu ve mantığından istifade edip kullanmalı ve gelişmiş ülkelere yönelik uluslararası ticarete konu projeler yapmalı yine aynı zaman zarfında az gelişmiş ülkelerin de sanayileşme başlangıcına götürecek yatırım projeleri geliştirmek için ”teknik bilgi madenciliği” yapacak kuruma ihtiyacı var. Teknik bilgi madenciliği, Sanayileşmeci Dış Ticaret yaklaşımının tamamlayıcı kısımlarından olduğunu ifade etmek isterim.

Örneğin Kamerun’un ağacı, Tacikistan’ın alüminyumu,  Honduras’ın kahvesinin ...  yerinde işlemesine yönelik yatırım projeleri üzerine çalışmalar yapmamız güzel olurdu. 

Belki de Türkiye'de sanayi devrimi yapar ve Windustry 1.0 (Win Industry) vizyonu başlatır.

Son söz; hep kazanırsan, hiç kimse seninle oynamak istemez.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.