Resmi Gazete'de yayınlanan kararnameye göre, Türk şirketleri para biriminin değer kaybetmesine karşı koruma sağlayan lira hesapları açabilecek. Önlem, spot döviz talebini sona erdirmek amacıyla ilk olarak yalnızca Aralık ayında bireyler için uygulamaya konmuştu. TL'nin dövize karşı düşüşünün banka faiz oranlarını aşması durumunda, TL mevduat sahiplerinin uğradığı zararlar telafi edilecektir. Buna göre;

    

·        Hesapların vadesi kurumlar için en az 6 ay olacaktır.

·        20/12/2021 tarihinde yerleşik gerçek kişiler ile 31/12/2021 tarihinde tüzel kişilerin ABD Doları, Euro ve İngiliz Sterlini cinsinden döviz tevdiat hesapları ile döviz cinsinden katılım fonu hesaplarının bakiyeleri, kur üzerinden Türk Lirası'na çevrilir.

   

Altın hesaplarından dönüşümde de;

·        Yurtiçinde yerleşik gerçek kişilerin 28/12/2021 tarihinde ve yurtiçinde yerleşik tüzel kişilerin 31/12/2021 tarihindeki altın hesabı bakiyeleri ile bu tarihten sonra açılacak altın hesabı bakiyelerinin işlenmiş ve hurda altın karşılığında, hesap sahibi tarafından talep edilmesi halinde dönüştürülür.

·        Banka tarafından, yerleşik gerçek kişiler için 3 ay, 6 ay veya 1 yıl, yurtiçi tüzel kişiler için 6 ay veya 1 yıl vadeli Türk Lirası mevduat veya katılma hesabı açılır.

   

BDDK rakamlarına baktığımız zaman, 6 aylık vade üzerinde DTH cinsi kurumsal hesapların oldukça minimal olduğu ve toplam tüzel kişi YP hesaplarının yüzde 2'lik bir kısmına denk geldiği görülmektedir. TP mevduat cinsinde ise 6 ay ve üzeri vadelerde toplam tüzel kişi mevduatlarında yaklaşık yüzde 5'lik bir pay olduğu görülmektedir. Dolayısıyla, bu tür hesaplardan talep gelse de toplam döviz arzı ve talebi üzerinde herhangi bir pozitif veya negatif etki olacağını hesap etmiyoruz. Kurumsal talebin de bu nedenle, toplam talep içinde düşük bir paya denk gelmesini bekleriz.

Şirketlere ilk etapta gelmeyen ve sadece gerçek kişileri kapsayan düzenlemenin bu kapsamda genişletildiğini gözlemliyoruz. Kur koruması anlamında, kredi karşılığı tutulan mevduatlarda yeni ürüne doğru bir rağbet beklenebilir. Bunun dışında, şirketlerin döviz pozisyonları çok önemli oranda ithalat talebi ve döviz borçlarıyla alakalıdır. Burada daha çok pozisyon kapama, ayarlama ve denkleştirme amaçlı işlemler meydana gelebiliyor. Şirketler de, açık döviz pozisyonlarını korumak amacıyla hedge amaçlı işlemler yapabiliyorlar. Tabii kendi nakit akışlarını doğal yolla yönetmek adına da gerekli mşktarda dövizi borç ödemesi veya ithalatlarını karşılamak amaçlı olarak temin ederler. Kurumsal açıdan spekülatif bir talepten bahsedilecek bir pozisyon yok yani... Bireysel tarafta döviz talebi ise daha çok kur ve enflasyondan korunma amaçlı olarak gerçekleşmektedir. Dolayısıyla, son dönemdeki spekülatif kur hareketlerini de kurumsal talep üzerinden yorumlamak çok doğru olmayacaktır. Bireysel taraftaki etki daha çok direkt kur korumalı TL hesabı açılışı şeklinde olmakla beraber, DTH-TL çevrimlerinin sınırlı kaldığını gözlemliyoruz. Mevcut kurumsal hesap düzenlemesinin toplam döviz talebi üzerinde belirleyici etkisi olmasını, kısa vadeli tarafta daha çok tutulan YP mevduatları ve 6 aydan uzun vadelerin payının düşük olması itibariyle beklemiyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.