DESTEKLER ANALİZ EDİLİYOR

KOSGEB Başkanı Prof. Dr. Cevahir Uzkurt, KOBİ’lere destek vermeden önce “İşletme Değerlendirme Raporu” ile firmaları analiz ettiklerini belirterek, “50 başlıkta KOBİ’lerin röntgenini çekiyoruz. Dolayısıyla işletme yöneticileri, bu raporla firmalarının eksik, zayıf ve üstün yönlerini görebiliyor” dedi.

DESTEKLER ANALİZ EDİLİYOR

KOSGEB Başkanı Prof. Dr. Cevahir Uzkurt, KOBİ’lere destek vermeden önce “İşletme Değerlendirme Raporu” ile firmaları analiz ettiklerini belirterek, “50 başlıkta KOBİ’lerin röntgenini çekiyoruz. Dolayısıyla işletme yöneticileri, bu raporla firmalarının eksik, zayıf ve üstün yönlerini görebiliyor” dedi.

04 Ocak 2021 Pazartesi 09:45
DESTEKLER ANALİZ EDİLİYOR

 

Haber: Ümit UÇAR

 

Pandemi döneminde girişimcilere sunduğu destek programlarıyla girişimcinin arkasında yer alan KOSGEB, kamu kaynaklarının boşa gitmesini önlemek ve desteklerin hedefine ulaşmasını sağlamak için KOBİ’leri analiz ediyor. Yaklaşık bir yıl önce hayata geçirilen “KOSGEB İşletme Değerlendirme Raporu” ile firmalar iç değerlendirme yapma, rakipleriyle kendilerini karşılaştırma ve sorunlarına çözüm bulma imkânı elde ediyor. Türkiye’de faaliyet gösteren yaklaşık 3,5 milyon KOBİ, KOSGEB uzmanları tarafından hazırlanan raporlara ücretsiz olarak ulaşabiliyor. KOSGEB Başkanı Prof. Dr. Cevahir Uzkurt, desteklerin etkin kullanılması için, 50 parametrede KOBİ’lerin röntgenini çektiklerini söyledi.

 

50 BAŞLIKTA ANALİZ

KOSGEB Başkanı Uzkurt, 13 kamu kurumuyla KOBİ’lerle ilgili verilerini alabildiklerini, bir KOBİ’ye ilişkin yaklaşık 700 kalem veriyi analiz ettiklerini kaydetti. İşletme Değerlendirme Raporu ile KOBİ’lerin sunduğu projelere destek verip vermeme kararı aldıklarını anlatan Uzkurt, “50 başlıkta KOBİ’lerin röntgeni çekiyoruz. Bunun içinde bilanço, kârlılık, insan kaynakları, ihracata ilişkin analizler var. Firma, 50 başlıkta hem kendi durumunu hem sektör ve bölge ortalamasını görerek karşılaştırma imkanına sahip oluyor. İşletmelere bu verileri ücretsiz olarak veriyoruz. Dolayısıyla işletme yöneticileri, bu raporla firmalarının eksik, zayıf ve üstün yönlerini görebiliyor. İşletmenin resmi yetkilisi, e-devlet şifresiyle sisteme girdiğinde bu rapor anında oluşuyor. Artık projeleri daha rasyonel bir zemine oturmuş, daha bilimsel verilerle işletmeleri analiz edip,  ihtiyaca göre destek veriyoruz. Atıl kalacak yatırımlara kaynak aktarmanın da işletmenin gereksiz yeni bir mali yükün altına girmesinin de önüne geçiyoruz” dedi.

 

FİRMALAR TAKİP EDİLİYOR

Kurum faaliyetleriyle ilgili Sanayi TV’ye bilgi veren KOSGEB Başkanı Prof. Dr. Cevahir Uzkurt, “Bu milletin, bu ülkenin parasını bir yere aktarıyorsak, bu ülkeye, millete, devlete aktardığımız kaynakların misliyle geri dönüşünü sağlayacak mekanizmaları sağlamamız lazım” dedi. Bunun sadece KOSGEB için değil tüm kamu destekleri için kritik bir nokta olduğuna dikkat çeken Uzkurt, bir firmaya verdikleri desteğin yatırıma, istihdama, ihracata, yerlileşmeye etkisinin katbekat fazla olması gerektiğini söyledi. Uzkurt, KOSGEB desteklerinin etki analizini yapacak ve performansını değerlendirecek bir birim kurduklarını belirterek, “Bir işletmenin satışlarının kârlılığının, ihracatının artması ya da azalması, salt olarak bizim verdiğimiz desteğe bağlı olmayabiliyor. Firmaların 3-5 yıl önceki halini bilmemiz, desteği aldıktan sonraki birkaç yılını izlememiz gerekiyor. Bu analizlerimizi yapacak şekilde sistemimizi kurduk, modellemelerimizi oluşturduk” diye konuştu.

Uzkurt, sorularımıza şu yanıtları verdi:

 

ÇİFTE HANDİKAP

Türkiye’deki KOBİ’ler pandemi sürecinden nasıl etkilendi?

2020 yılı olağanüstü gelişmelerin yaşandığı bir yıl oldu. Bu ekonomik olarak sadece Türkiye’yi değil, bütün ülkelerin ekonomileri ve KOBİ’leri üzerinde baskılar yarattı. Daha önce de dünyada birçok kriz yaşandı ama bunun farklı özellikleri vardı. Birincisi hiçbir belirti vermedi. Oysa daha önceki finansal krizler bazı göstergeler ipucu veriyordu ve ülkeler tedbir alabiliyordu. İkincisi bu kriz bütün ülkeleri bir anda etkilemeye başladı. Hem arz tarafı sıkıntıya girdi hem talep tarafı. Yani çift taraflı bir handikap yaşamaya başladık. Bu sarmaldan kurtulmak için her ülkenin yönetimi tedbir alsa da krizin etkilerinden kurtulmanın çok mümkün olmadığını gördük. OECD verilerine baktığımızda Türkiye’nin pandemi sürecinde ekonomik olarak yürürlüğe koyduğu enstrüman çeşitliği OECD ülkeleri ortalamasının çok üstündeydi.

 

ÖDEMELER ÖTELENDİ

KOSGEB’in pandemi döneminde verdiği destekleri anlatır mısınız?

KOSGEB olarak zaman zaman bu krizin etkisini ölçmek için KOBİ’lerle görüşmeler yaptık. Hem algıyı hem etkiyi hem beklentiyi ölçmek amacıyla anket çalışmaları gerçekleştirdik. Buna 17 bin firma katıldı. Daha sonra sahaya da indik. KOBİ’lerimizde bu salgınla mücadele etmek için çok ciddi inanmışlık gördük. Hemen işçi çıkarma yoluna gitmediler, gerçekten direndiler. Öyle firmaları biliyorum ki firma sahipleri kendi şahsi mal varlıklarını satarak personelin istihdamına katkıda bulundu. Bu bizim açımızdan çok sevindiriciydi. Özellikle pazar daralmalarında yaşanan sıkıntılardan dolayı ve özellikle alacakların ötelenmesinden dolayı bir nakit akışında KOBİ’lerin sıkıntı yaşadığını gördük. Bundan sonra odaklanılması gereken konulardan biri de hem mikro hem küçük ölçekli hem de orta ölçekli işletmelerin nakit akışındaki bozulmalardan dolayı batma noktasına getirecek argümanları dikkate alarak, bunları elemine etmemiz gerekiyor. KOBİ’lerin bize ödemelerini, bankalardan kullandıkları kredilerin geri dönüşlerini öteledik. 165 binin üzerinde KOBİ’nin borçlarını öteleme yoluna gittik. Diğer yandan sel ve deprem felaketlerinin çok yoğun yaşandığı bir yıl oldu. Bu felaketlerden zarar gören KOBİ’lere de acil destek programları uygulamaya başladık.

 

KOBİGEL İLE 158 MİLYON TL

Pandemide dijitalleşmenin önemi arttı. Sizin dijitalleşmeyle ilgili verdiğiniz destekler nelerdir?

KOSGEB’in yerli üretimi, katma değerli üretime öncelik verme, girişimcilik alanlarında yeni girişimleri, ihracatı destekleme gibi bir vizyonu var. En önemli başlığımız ise dijitalleşme. Pandemide biraz hızlandırılmış olarak dijitalleşme sürecine geçtik. Buna, pandeminin olumlu bir etkisi diyebiliriz. Önceden beri işletmelerin dijitalleşmeyi, dijital pazarlamayı, e-ticareti gündemlerine alıp, etkin yol haritaları belirlemesi gerektiğini söylüyorduk ama pandemi bunu hızlandırdı. Bir anda işletmeler kendilerini mecbur hissetti. KOSGEB olarak, KOBİGEL-KOBİ Gelişim Destek Programı çağrısı ile hem üretim hem pazarlama süreçlerinde dijital teknolojileri kullanabilmelerinin önünü açacak şekilde yeni bir destek programını yürürlüğe koyduk. 2019 yılında da dijitalleşme konulu bir çağrımız olmuştu. 258 tane proje kabul gördü ve desteklenmeye başlandı. Yaklaşık 71.5 milyon liralık bir desteği 2019 yılı projelerine vermiş olduk. Bu yıl 2020 yılındaki dijitalleşme çağrımızı iki şekilde yaptık; birincisi dijital teknolojileri kullanan KOBİ’lere destek verelim, diğer tarafından da yerli olarak dijital teknolojileri geliştiren firmalara destek verelim istedik. Yani hem yerli dijital teknoloji gelişimine hem de bu yerli dijital teknolojinin kullanımını özendirecek şekilde bir model geliştirdik. 396 proje desteklenmeye hak kazandı. 158 milyon liralık bir desteği vermek üzere projelerin taahhütleri imzalandı.

 

“KATETMEMİZ GEREKEN MESAFE VAR”

Firmaların dijitalleşme karşısındaki durumunu nasıl değerlendirdiniz?

Firmalar arasında bir heterojenlik var, bazı firmalar dijitalleşmeye hazırdı. Dijital teknolojileri kullanmaya çok çabuk adapte oldular. Ama bazı KOBİ’ler dijitalleşme kavramının kendileri için ne ifade ettiği, kendilerine nasıl bir rekabet avantajı sağlayacağı konusunda hazırlıklı değillerdi. O yüzden de şöyle bir durumla karşılaştık; “Dijital teknolojilerin gelişimini ve kullanımını destekliyoruz” diye çağrıya çıktığımızda gelen birçok proje oldu. Bazı firmalar bu çağrıyı kendilerine yazılım ya da bilgisayar almamız şeklinde algıladı. Özellikle bazı sektörlerde, bazı ölçeklerde biraz daha dijitalleşme konusunda katetmemiz gereken mesafe var diye düşünüyorum. KOSGEB olarak yeni dönemde dijitalleşme konusunu desteklemeye devam edeceğiz. Dijitalleşme konusunda da danışmanlık gibi hizmetlerle KOBİ’lerin farkındalığının yaratılması ve bu sürece adaptasyonlarını sağlamak üzere çeşitli hizmetlerimiz olacak.

 

ZORDAKİ İŞLETMELERE ÖZEL KURGU

2021 yılında KOSGEB’in destekleri neler olacak?

Yerlileşmeye, katma değerli, yüksek teknolojili üretime, ihracata yönelik desteklerimiz devam edecek. Dijitalleşme başlığı öncelikli konularımız arasında olacak. KOBİGEL desteğimizin son iki çağrısı dijitalleşmeyle ilgiliydi. Önümüzdeki dönem yine bu konuya devam edeceğiz. Bir yandan bir kriz yaşıyoruz, devlet pek çok destek açıklıyor. Biz de en azından mikro, küçük ve orta ölçekli nakit akışı bozulan işletmelerin kısa ve orta vadede borçlarını, satış kayıplarını önceleyecek destek mekanizmaları üzerinde çalışıyoruz. Bunu belki önümüzdeki günlerde Sayın Cumhurbaşkanımız veya Sayın Sanayi ve Teknoloji Bakanımız açıklayacaktır. Öncelikli gündemlerimizden biri de zor durumda olan işletmelere yönelik olarak birtakım destek modelleri kurgulamak. Farklı uluslararası organizasyonlarda da görüştük. Ucuz maliyetli krediler üzerinde anlaştık.  Yeni yıla ilişkin KOBİ’lere bu tür destek programlarımız olacak.

 

1 MİLYAR 600 MİLYON LİRALIK BÜTÇE

2021 yılı için belirlenen bütçe rakamı nedir?

Bizim bu yıl 1 milyar 600 milyon liralık bir destek bütçemiz var. Başlangıç ödeneği olarak bu tahsis ediliyor ama yıl içinde ne zaman ihtiyacımız olsa hükümetimiz ek bütçeyi sağlıyor. 2019 yılı bütçemizi 1 milyar 893 milyon lira olarak belirlenmişti ama 2 milyara 332 milyon liralık bir bütçe kullandırdık. 2019’da 62 bin işletmeyi destekledik. 2020 yılında bugüne kadar yaklaşık 1,5 milyarlık bir bütçeyi kullandırmış olduk. 64 binin üzerinde firmaya destek sağladık. KOSGEB olarak KOBİ’lere vereceğimiz destekte ihtiyaç olduğu zaman bu bütçe rakamları artabiliyor.

 

FİNANSMAN DESTEK PROGRAMI

Finansmana erişim konusunda çalışmalarınız var mı? Kredilerin geri ödeme süresi uzatılacak mı?

Hali hazırda bir finansmana erişimi kolaylaştıracak finansman destek programımız yürüyor. Özellikle bizden destek alarak işini kurmuş olan firmalara sağladığımız bir finansman desteğimiz var. Yeni girişimcisiniz, KOSGEB’den destek alarak işinizi kurdunuz. O yıl içinde bizim verdiğimiz geri ödemesiz desteklerin dışında, diyelim ki bankadan kredi kullanmak istiyorsunuz. 50 bin liraya kadar kullandığınızda, kadın girişimcilerde bunu 70 bin liraya kadar çıkarıyoruz, bunun faizini tamamen biz karşılıyoruz. Kendisi de kredinin anaparasını geri ödüyor. Örneğin ileri teknolojili, stratejik alanlarda faaliyet gösteren bir firma, KOSGEB desteğinden yararlanarak bir yatırım yaptı. Firma 500 milyon liraya kadar kredi kullandığında, o kredinin 10 puana kadar olan faizini biz karşılıyoruz. Bu tür desteklerimiz var. Bunun dışında Elazığ, Malatya, İstanbul Esenyurt, Tokat, Samsun Terme, Salıpazarı, Rize’nin Çayeli ilçesi, Giresun’da en son olarak da İzmir’de acil destek programlarını yürürlüğe koyduk. 2020 yılında 17 bin işletmeye 1 milyar 261 milyon liralık kredi sağlanmış oldu. Faizin tamamını biz karşıladık. Kredilerin günü geldiğinde ötelemelerini yaptık.

 

REHBERLİK VE DANIŞMANLIK HİZMETİ

Firmaların neye ihtiyacı var? Rehberlik ve danışmanlık hizmetlerine 2021 yılında ne ekleyeceksiniz?

KOSGEB’de göreve başladığımda en öncelikli konularımdan biri buydu. Rehberlik ve danışmanlık sistemi için başka kurumlarla da iş birliği yapmamız gerekiyordu. Bizim hazırlıklarımız tamamdı ama o kurumlarla olan ilişkilerden dolayı biraz gecikme yaşadık. Danışmanlık havuzumuzu önemli ölçüde tamamladık. Bundan sonra da danışman olmak isteyenler bize müracaat edebilecekler, onları akredite ettikten sonra danışman havuzumuza alacağız. Teknik konulara ilişkin olarak KOBİ’lere bu danışmanlarımızın ilgili alanlarda danışmanlık yapmalarını sağlayacağız. Rehberlik sistemi de önümüzdeki aylarda yürürlüğe girmiş olacak. Onun da hazırlıklarını tamamladık. Bazen KOBİ bir makine için bize geliyor ama makine parkına baktığımızda benzer birçok makine olduğun görüyoruz. Bazen de KOBİ’lerimiz kendi ihtiyaçlarının ne olduğu konusunda biraz sıkıntı yaşayabiliyor. Modeli şöyle kurguladık: KOSGEB bir destekleme kuruluşu ama bir kamu kaynağını vermeden önce o işletmelerimizi analiz edelim. Sadece işletme analizi değil sektörel ve bölgesel analizler de yapıyoruz. Topladığımız verilerden hareketle bir sektörün geçtiğimiz yıllardaki verilerine bakarak gelecek yıllara ilişkin bir projeksiyon hazırlıyoruz. Gelecek yıllarda finansal krizle mi karşılaşacak, pazar daralması mı yaşayacak bunları da önceden haber veren bir uyarı sistemi gibi analizler yapıyoruz. Sektörel risk haritaları çıkarıyoruz. Bir taraftan etki analizleriyle bu programları olgunlaştırırken, diğer yandan bu analizlerle acaba gelecek dönemde gerçekten KOBİ’lerin neye ihtiyacı var bunarlı tespit ederek destek programları yürürlüğe koymak istiyoruz.

 

“ÇANTACI”LARDAN KURTARACAĞIZ

Destek başvurusunda bulunan firmaları yönlendirecek misiniz?

KOBİ’leri desteklerken, idari kayıtlardan elde ettiğimiz verilerin yanı sıra KOBİ’leri yerinde görmek, onlarla konuşmak, ihtiyaçlarını, sorunlarını birlikte tespit etmemiz gerekiyor. İşte bizim rehberlerimiz bunu yapacak. KOBİ’lerin neye ihtiyacı var, sıkıntıları ne, eksik-fazla yanları ne bakarak rapor hazırlayacak. Bu rapora ilişkin bir firmaya, “Gelin şu destek programına müracaat edin” diyeceğiz. Firmayı biz yönlendireceğiz. Proaktif bir anlayışla bunu yapmak durumundayız. O rehberimiz firmanın projesini kendi hazırlayabilecek. Örneğin firmanın üretim kapasite kullanımı yüzde 20’lerdeyse ve firma bize yeni yatırım, makine için geldiğinde, “Senin sorunun üretmek değil, ürettiğini satamamak” diyeceğiz. O firmayı satış-pazarlama-ihracat desteğine yönlendireceğiz. Eğer finans konusunda sıkıntısı varsa, finans konusunda yetkilendirdiğimiz danışmanları yönlendireceğiz. Bizim “çantacı” diye tabir ettiğimiz bazı suiistimalleri yapan kişilerin elinden KOBİ’leri kurtaracağız. KOSGEB destekleri bugün tamamen dijital ortamda. Firmaların müdürlüklerimize gelmelerine de gerek yok. Ama her ne hikmetse yine birtakım çantacılar, “Şu kadar para verirseniz KOSGEB desteği çıkarırız” diyor. Firmalarımız da maalesef bunlara prim verebiliyor. Biz desteği ne aracıyla ne de ücretle veriyoruz. Hiçbir destek programında böyle bir sürecimiz yok. Eğer bir danışmana ihtiyacınız varsa, bizi aramalarını ya da ilgili müdürlüğümüze gitmelerini söylüyoruz.

 

E-TİCARET TAVSİYESİ

KOBİ’lerimizin vizyonu için neler önerebilirsiniz?

Her firmaya vereceğimiz genel bir reçete yok. Ama pandemi süreci ekonomik anlamda oyunun kurallarını değiştirdi. Değişen şartları, oyunun kurallarını iyi okumamız gerekiyor. İşletmelerin geleneksel üretim ve satış anlayışlarını terk etmesi lazım. Mutlaka e-ticaret ve Dijital Dönüşüm konusuna özel bir başlık açıp, elemanlarını görevlendirip hem ne yapılması gerekir hem de devletin hangi kurumunda ne tür destekler veriliyor, buna dair çalışma yapmaları gerektiğini düşünüyorum. Bu anlamda yurt dışı pazarlar önemli. E-ticaret konusunda bir yetkinlik kazanmışsanız, yurt dışı pazarlara açıklamak çok da zor değil. Özellikle bu süreçte bazı sektörlerimiz güçlenerek çıkarken, bazı sektörler zor duruma düştü. Örneğin turizm, konaklama, yiyecek-içecek, lokanta gibi hizmet sektörlerinde krizin etkileri daha fazla oldu. KOBİ’lerin daha yeni pazarlama, yeni ürün sunum teknikleri, müşteriyle ilişki teknikleri konusunda yeni bazı stratejilere ihtiyaç olduğu açık. Bu alanlara önem vermek lazım. Kötüye giden ve geleceği olmayan bir sektördeyseniz belki yavaş yavaş o sektörden, geleceği olan başka sektörlere kaymakta da fayda olabilir.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.