Küresel ölçekli kalkınma stratejileri çağın ve dünya konjonktürünün gerekleri doğrultusunda şekillenmektedir. Çağımızın gerçeği ise büyük değişimleri beraberinde getiren teknolojidir. Bu bağlamda günümüzde ülkelerin öncelikleri teknoloji çerçevesinde belirlenmektedir. Gelişen dünyada sanayi ve teknoloji öylesine güçlü bir biçimde gelişme sağlıyor ki, bildiğimiz tüm üretim biçimlerini alt üst ediyor. Bu açıdan günümüzün rekabetçi iş ortamında AR-GE ve inovasyon kavramları gerek yerel gerekse küresel alanda büyük önem arz etmektedir. Sürdürülebilir kalkınma ve rekabetçi bir ekonomik ekosistemin oluşturulmasının odağında teknolojik ürün ve inovasyona dayalı sanayi yer almaktadır.
   

Bilim ve teknolojinin rekabetin belirleyicisi olduğu günümüzde ülkemizin önceliklerini gözeten Bakanlığımız ulusal inovasyon ortamında sanayimizi rekabet gücü ve katma değeri yüksek, yenilikçi ürünler üretebilen, yüksek teknoloji ağırlıklı, yerli üretime dayalı, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda Milli Teknoloji Hamlesi ile kendi yol haritasını çizen Bakanlığımız paydaşlarımız ile birlikte 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisini hazırlamıştır. “Yüksek Teknoloji ve İnovasyon”, “Dijital Dönüşüm ve Sanayi Hamlesi”, “Girişimcilik”, “Beşerî Sermaye” ve “Altyapı” olmak üzere 5 ana bileşenden oluşan stratejimiz doğrultusunda, ülkemizi sanayi ve teknoloji alanlarında 2023 hedeflerine ulaşacaktır.
   

Bakanlığımız tarafından hazırlanan Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı da bu hedefler doğrultusunda 2019 yılının sonunda Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. “Uçtan uca yerlileşme” olarak da bilinen bu programın ana amacı, yüksek katma değerli, orta-yüksek ve yüksek teknoloji ürünlerinin yerli imkân ve kabiliyetlerle üretilmesi olarak belirlenirken, program ile 30 milyar dolarlık ithalatın önüne geçilmesi hedeflenmektedir.
   

AR-GE ve teknolojide domino etkisi

Bakanlığımız son on yılda AR-GE ve tasarım faaliyetlerini önceliklendirmiş ve 2016 yılında yürürlüğe giren yönetmelikler ile bu çalışmalarda büyük bir ivme yakalamıştır. Yürütülen faaliyetler ile ülkemiz açısından birçok olumlu çıktı elde edilmiştir. AR-GE merkezlerimiz, tasarım merkezlerimiz, teknoloji geliştirme bölgelerimiz hem sayı olarak artmış hem de nitelik olarak gelişmiştir. Bu yapılar içerisinde AR-GE ve teknolojiye dayalı yeni fikirler üretilmiş ve bunların ticarileştirilmesi yolunda önemli adımlar atılmıştır. Bu bağlamda ülkemizdeki patent ve faydalı model başvuru sayılarında önemli bir artış gözlenmiştir. Görüldüğü gibi kamunun öncü olduğu teşvikler domino etkisi ile büyük değişimleri tetiklemektedir. Bu gelişmeler teknolojik gelişmenin teşvik edilmesinde, sanayicinin, yatırımcının ve üreticinin önünün açılmasında ve üreten bir Türkiye’nin tesis edilmesinde önemli adımlardır. Bu bağlamda ülkemizin geldiği nokta umut vericidir.
   

Cari açığın önüne geçmek için Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi

Teknolojinin gelişimi için yapılan yatırım ve teşvikler ülkemizi her bakımdan ileri taşıyacak dönüm noktaları olmuştur. Bu çalışmalarımızın hedefi, yüksek teknolojili ürünlerdeki yerli ve milli üretimi ülkemiz için mümkün hale getirmektir. Ülkemizde düşük teknolojili ürünlerde cari fazla verilirken yüksek teknolojili ürünlerde cari açık görülmektedir. Bu engeli sürdürülebilir olarak ortadan kaldırmanın araçlarından birisi de Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı olacaktır. Program, AR-GE ile ortaya çıkarılan ürünlerin ticarileşmesini ve yerli katma değerin artmasını esas almaktadır. Böylece ithal ara malı oranının azalması ve milli üretime yönelim ile birlikte cari açığımız kalıcı olarak düşerken, uluslararası rekabette gücümüz artacaktır. Ülke olarak bu üretimi karşılayacak AR-GE potansiyelimiz ve nitelikli elemanımız bulunmaktadır. Eldeki tüm imkânları aynı yöne kanalize ederek hedefe ulaşmayı planlıyoruz.
   

Yüksek teknolojili ürün ihracatını artırmak için yeni model

11. Kalkınma Planında sanayi alanındaki önceliklerimizi ortaya koymuş durumdayız: İhracatta orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin payını yüzde 39’dan yüzde 50’ye çıkarmak hedeflenmektedir. 11. Kalkınma Planının önemli başlıklarından biri olan Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi kapsamında yaklaşık 400 ürün grubu belirlenerek bu ürünler için ithal ikamesini mümkün kılacak “uçtan uça yerlileşme” modeli hazırlanmıştır. Uygulamada verimliliği artırmak için modelin hazırlık aşamasında Bakanlığımız tüm paydaşları ile ortak çalışmalar yürütmüştür.

Hazırlanan program kapsamında Bakanlığımız, makine, bilgisayar, elektronik, optik, elektrikli teçhizat, eczacılık, kimya ve ulaşım araçları sektörlerinden ürün listeleri ilan edecek ve bu listelere ilişkin yatırımcı çağrılarına çıkacaktır. İlk uygulama, pilot sektör olarak seçilen makine ile başlamıştır. 2019 yılında makine sektörü için çağrıya çıkılmış ve başvurular kabul edilmiştir. Ülkemizin önceliklerine göre diğer sektörlerimiz için de çağrıya çıkılacak ve destek süreci başlayacaktır.
   

Fikirden satışa kadar destek

Program kapsamında ürünün fikir aşamasından pazara çıkışına kadar destekleneceği bir süreç işletileceği için “uçtan uca yerlileşme” olarak isimlendirilmektedir. Uygulamada; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TÜBİTAK ve KOSGEB'in de katkılarıyla ana kriteri “katma değer” olan bir değerlendirme süreci yürütülecektir.

Program çerçevesinde desteklenen yatırımlar stratejik yatırım teşviki alacak ve 50 milyon Liranın üzerindeki yatırımlar ise proje bazlı teşviklerden yararlanabilecektir. Desteklenecek projelere yatırımcılar ile birlikte alıcılar da dahil edilecektir. Kamunun alıcı olduğu projelerde ise alım garantisi mekanizmasının hayat geçirilmesi planlamaktadır.
   

Rekabet için AR-GE ve teknoloji

İçinde bulunduğumuz çağ ve dünya gündemi rekabeti önceliyor, “geride kalma” diyor herkese. Bu nedenle yarışın dışında kalmamalıyız. Bunu da ancak teknolojik gelişim ile sağlayabiliriz. Bu ortamda bakanlığımızın temel amacı yerli ve milli üretimde katma değeri yüksek ve yenilikçi ürünlerin üretimini teşvik etmektir. Bu amaç ile hazırlanan Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı ile ülkemizin yüksek teknolojili ürünlere dayalı ihracat oranı ve rekabet gücü artacaktır.

Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı ülkemizin kendi kendine yetme potansiyelini artıracaktır. Korona virüs gerçeği bize bir kez daha kendi kendine yeterli olmanın önemini gösterdi. Ülke olarak sağlık alt yapısı yeterli olmayanlar, yerli ve milli üretimi olmayanlar maalesef daha yüksek ölüm oranlarının yaşandığı ülkeler oldu. Biz bu süreçte yerli ve milli üretim potansiyelimiz ile kendi ihtiyaçlarımızı karşılamanın yanı sıra dünyanın gelişmiş ülkelerine yardımda bulunduk. Yaşananlar, kendine yeterli üretim yapısının ülkelerin sanayisi ve ekonomisi açısından şart olduğunu ortaya koydu. Aynı zamanda bu süreç bize Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programının doğru bir provizyon ile oluşturulduğunu gösterdi. Bundan sonra Program, bütün kesimler tarafından daha çok destek bulacak ve hızla uygulanacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.