Yatırımcıların dikkati, yarın açıklanacak olan “TCMB 2021 Yılında Kur ve Para Politikası” sunumunda olacak. TCMB Başkanı Sn. Naci Ağbal’ın sunum yapacağı online konferansta yatırımcılar, TCMB’nin geniş vadedeki politika duruşuna dair fikir edinmeye ve Banka’nın faizleri daha da fazla artırıp artırmayacağını anlamaya çalışacaklar. Beklenmedik derecede yüksek Kasım ayı TÜFE verisinden sonra, Merkez Bankası’nın en yakın PPK olan 24 Aralık tarihinde faizleri artırması gerekliliği ve bunu yapıp yapmayacağı şu anda en ana konu olarak izlenmektedir.

 

Konu, 2021 yılında para politikası olacağı için direkt bir yönlendirme olmayacak tabii, ancak Merkez Bankası’nın geniş dönemde uygulamayı düşündüğü politikalar ışığında piyasalar 24 Aralık PPK’sına dair de çıkarım yapacaktır. Enflasyonun şu an barındırdığı ilave yukarı yönlü riskler itibariyle ilerleyen aylarda da artış eğilimi içerisinde kalması bekleniyor. Merkez Bankası eğer yeni bir uygulama dönemine girdiyse kesinlikle tepki mekanizmasını işletmelidir. Bir de, mevcut enflasyon sapmasına tepki vermekten de öte, ilave enflasyon risklerine dair de güvenli alan yaratmalıdır. Kasım’da %14’e yükselen enflasyon itibariyle, reel faizde EM standardını yakalamak ve makul reel faiz pozisyonuna gelmek için 24 Aralık’ta Merkez Bankası’nın 200 baz puan faiz artırımı yapacağını düşünüyoruz. Para politikasının mevcut sıkılık derecesinin de 2021’in ilk 6 ayında devam ettirilmesini öngörüyoruz.

 

Rezervlerin artırılması konusu ile alakalı da önemli bir iletişim bekleriz. Merkez Bankası’nın rezervleri destekleme anlamında izleyebileceği farklı yollar var. Munzam karşılıklarını artırma, Rezerv Opsiyon Mekanizması, reeskont kredileriyle döviz girişi, Hazine’nin döviz cinsi borçlanması ve swap gibi alternatifler bulunmakta. Asıl sorun net rezervler olduğundan dolayı, ZK ve swap gibi enstrümanlardan ziyade döviz alım ihalelerinin başlaması ve döviz cinsinden borçlanma ile alakalı olarak bazı ayrıntıların ortaya çıkmasını bekleyebiliriz.

 

Bir konu da, CAATSA yaptırımları ile alakalı… Senato, CAATSA yaptırımlarını kabul etti ve Trump veto edeceğini açıklamasına rağmen 2/3 çoğunluk nedeniyle yapabileceği bir şey yok. Yaptırımların ilk hali, basında çıkan haberler ve beklenildiği üzere savunma sanayiiyle ilgili spesifik olanlar. Yaptırımlar arasında tüm ABD ihracat lisanslarının ve SSB yetkilerinin yasaklanması ve SSB başkanı Dr. İsmail Demir ve diğer SSB görevlilerine yönelik varlıkların dondurulması ve vize kısıtlamaları yer alıyor. Ekonominin genelini ve finans sistemini hedefleyen yaptırımlar şu aşamada söz konusu değil. Bundan sonra ciddi bir diplomasi trafiği olması muhtemel. Hatırlanacağı gibi, Türkiye’nin yaptırımlara karşı en büyük argümanı, ABD’nin S-400’ün eşdeğer sistemi Patriot’ları satma konusundaki geçmişteki isteksizliği idi. Biden yönetiminin bu konuda takınacağı tavır önemli olacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.