Oda seçimlerinde son viraj dönüldü.

Günler birbirini kovalamaya, adaylar üyelerin arkasında daha hızlı koşmaya, vaatler ardı ardına sıralanmaya başladı.

Seçimlerin yapılacağı gün iple çekiliyor.

 

Artık içten içe yapılan hesaplar aşikar, utana sıkıla dile getirilen beklentiler keskin bir dille ifade ediliyor.

Kimi sadece meclise aday olabilmek için, kimisi meclise girebilmek için son kozlarını oynuyor.

Meclise girme garantisi olanlar ise yönetimde yer alabilmenin ince hesabını yapıyor.

 

İşin doğası gereği…

Odada koltuk kapmayı çok isteyen de var, herkesten çok istemesine rağmen hiç istemiyormuş gibi yapan da…

Şu sıralar “ilmi siyaset” almış başını gidiyor.

Seçimin doğası gereği “normal” deyip, sanayiyi, sanayicileri yakından ilgilendiren odalarda, oluşturulması gereken yönetimlerin nasıl olması gerektiğine dikkatinizi çekmek istiyorum.

 

İşini iyi yönetemeyen, henüz kurumsallaşamayan, üyelerinin tamamının (sanayici, esnaf, tüccar, tamirci) dilinden anlamayan kişilerden uzak durulmalı.

Siyasi kimliği öne çıkmış, karar alırken ideolojisine yenik düşecek kişiler tercih edilmemeli.

Bireysel menfaatine, hırsına değerlerini alet edecek kişilerin yüzüne bakılmamalı.

Herkese; diline, rengine, ırkına, inancına göre konuşan yani nabza göre şerbet verene değil oy, selam dahi verilmemeli.

 

Yukarıda sıraladığım kriterleri taşıyanların yöneteceği odalar ancak üyesine hizmet getirebilir.

Gerisi değil üyelerine hizmet getirmek aralarından bireysel olarak hizmet üretmek isteyenlere dahi engel olur.

 

Örnek mi…

Türkiye’nin en büyük odalarından Gebze Ticaret Odası…

Üyeleri arasında 1200 civarında sanayi kuruluşu var.

Yetkili olduğu sınırları içinde 9 tane OSB, 10’a yakın sanayi bölgesi, 5 adet sanayi sitesi, yüzlerce büyük sanayi kuruluşu mevcut.

 

Dört yıl geride kaldı.

Oda bu süreçte değil hizmet getirmek sanayicinin sürekli altını oymaya çalıştı.

Sanayicilerden değil korkusundan ötürü belediyeden taraf oldu.

Açılıştan açılışa, düğünden düğüne koşmaktan OSB’lere uğramaya, sanayicilerin sorunlarını dinlemeye zaman bulamadı.

 

Neden?

Çünkü yönetiminin çoğu “çarşı takımı…”

İşinde başarılı olamamış, firmasını kurumsallaştırmamış, üretmenin ne olduğunu bilmeyen, al sat yapmaktan başka işle uğraşmamış insanlarla dolu bir yönetim kurulu.

Birkaç kişinin dışında bölgedeki sanayicilerin sorununu, sanayinin yolunu dahi bilen yok.

 

İfade ettiğim gibi “Çarşı Takımı”ndan oda yönetimi olmaz.

Gebze, geçen dönem yaptığı hatayı bu sefer tekrarlamamalı.

Meclisinin en az üçte biri, yönetiminin en az yarısı sanayiciden oluşmalı.

Kocaeli Sanayi Odası ve bölgedeki diğer sanayi yapılanmalarıyla uyum içinde çalışabilecek, aynı masaya oturup mutabakat sağlayabilecek, vizyoner insanlardan oluşan meclis ve yönetim seçilmeli.

 

Kasabın, manavın, buzdolapçının, araba tamircisinin Gebze Ticaret Odası’nın yönetiminde ne işi var.

GTO, esnaf odası değil.

İlçe teşkilatı hiç değil.

Siyaset yapmak isteyen partiye, illa yönetmeliyim diyen esnaf odasına gitsin.

Gebze esnaf kenti, tüccar kenti değil.

Gebze dünyaca ünlü OSB’leri olan, onlarca limanı bulunan, serbest bölgesi, teknoparkı, sanayi bölgeleri, sanayi siteleri olan dünya markası bir sanayi kentidir.

Büyük sanayi kuruluşlarını bünyesinde barındıran ünlü bir sanayi şehridir.

Gebze Ticaret Odası da bu sanayi kentinin, sanayicinin çatı kuruluşu, sivil toplum örgütüdür.

 

Böylesi önemli bir yeri, ufak hesapları olanların, akşamları geyik yapacak arkadaş arayanların, sözüne itibar edilmeyecek kişilerin, siyaset hesapları yapanların, bukalemun gibi her kılığa girenlerin, çirkefliğiyle isim yapanların değil; sanayicilerin, her yönüyle güçlü tüccarların, iş adamlarının yönetmesi gerekir. Kimse taşeronun işverenini yönetmesini, ilkokul mezununun profesöre ders vermesini, sanayicinin hakkında tüccarın karar almasını istemesin ve beklemesin.

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.