“YÜKSEK TEKNOLOJİ ÜRÜN İHRACATINDAKİ PAYI YÜZDE 20”

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Üyesi Ankara Milletvekili Ayhan Altıntaş, kentin ileri teknoloji ve savunma sanayinde üstlendiği rolün önemini anlattı.

“YÜKSEK TEKNOLOJİ ÜRÜN İHRACATINDAKİ PAYI YÜZDE 20”

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Üyesi Ankara Milletvekili Ayhan Altıntaş, kentin ileri teknoloji ve savunma sanayinde üstlendiği rolün önemini anlattı.

13 Nisan 2021 Salı 12:57
“YÜKSEK TEKNOLOJİ ÜRÜN İHRACATINDAKİ PAYI YÜZDE 20”

Haber: HELİN AYGÜN

Bürokrasinin ve siyasetin ağırlıkta olduğu, yakın zamana kadar “memur şehri” olarak kabul edilen Ankara, artık güçlü sanayisiyle ülke ekonomisinde yukarı doğru tırmanıyor. TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Üyesi Ankara Milletvekili Ayhan Altıntaş, Ankara sanayisinin gelişimini, üstün yönlerini ve gelişime açık alanlarını değerlendirdi. Türkiye nüfusunun yüzde 7’sinin Ankara’da yaşadığını ancak şehrin yüksek teknoloji ürünlerinde ihracat katkısının yüzde 20 olduğunu belirten Altıntaş, “Türkiye’nin ihracatının kilogram başına değeri 1,2 dolar iken bu sayı Ankara’da 2,2 dolara ulaşıyor. Bu üstünlüğü avantaja çevirecek yatırım ve gelişmelere destek verilmesi lazım. Kısacası Ankara’yı dünya çapında ileri teknoloji merkezi yapmak hedefini sürekli gündemde tutmalıyız” dedi. Altıntaş, Ankara sanayisinin savunma sanayi, makine üretim alanlarına ilaveten, tarım, tekstil, turizm, gıda, enerji ve sağlık sektöründe de büyümeye açık olduğuna dikkat çekti.

CUMHURİYETLE FİLİZLENDİ

Ankara sanayisinin temelleri nasıl atıldı?

Ankara, başkent olmadan önce tarım ve hayvancılığın güçlü olduğu Anadolu şehirlerinden biriydi. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra başkent ilan edilmesiyle sanayi ve ticarette atılım yaptı. Özellikle savaş sırasında kurulan Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğünün Ankara’da yer alması birçok sanayi kolunu destekledi. Fişek, patlayıcı, top tüfek gibi fabrikaların kurulması yerli savunma sanayinin gelişmesine özel önem veren Mustafa Kemal Atatürk’ün projeleriydi. Atatürk, ayrıca Ankara’ya çeşitli gıda ve içecek fabrikalarının kurulmasını da sağladı. Nüfusun hızla artması da inşaat sektörünün öne çıkmasına neden oldu. Bu hususa yardımcı olması için Ankara Çimento Fabrikası, Cumhuriyetin ilk yıllarında kuruldu. 1940’larda İkinci Dünya Savaşı yıllarında doğal bir duraklama devresi geçiren Ankara sanayisi, 1950’lerde tekrar ivme kazandı. 1960’larda Ankara Sanayi Odası kuruldu. Planlı kalkınma dönemine de girildi.

ÜNİVERSİTELER KENTİ

Ankara sanayisinin nitelikli eleman ihtiyacı ne düzeyde karşılanıyor?

1946’da kurulan Ankara Üniversitesi, Ankara’nın gelişmesine önemli katkı yaptı, 1956’da kurulan Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ile Ankara sanayisinin en önemli destekleyicisi oldular. Bugün 12’si vakıf olmak üzere 19 üniversiteye ev sahipliği yapan Ankara’nın üniversiteleri sanayinin gelişimi açısında Ankara’nın en güçlü yönünü oluşturuyorlar. Bu üniversiteler üst düzey eğitim yanında nitelikli araştırma da yapıyorlar.  Eğitim kalitesinin yüksek oluşu nedeniyle Ankara’ya Türkiye’nin her yerinde en başarılı öğrenciler eğitim için geliyor. Kentte üniversite mezunlarının oranı yüzde 25’lere yaklaşıyor, bu oran Türkiye genelinde yüzde 15 civarındadır. Bu nedenle Ankara sanayisi Türkiye’nin en nitelikli insan gücüne kolaylıkla erişebiliyor.

CAZİP KONUM

Sizce Ankara sanayisi hangi avantajlara sahip?

Ankara’nın nitelikli insan gücüne sahip olması, coğrafi konumu, komşu illerle kolay ulaşım imkânlarına sahip olması Ankara’yı sanayi açısından cazip konuma sokuyor. Türkiye’nin en önemli savunma sanayi firmaları Başkent Ankara’da yer alıyor. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı ardından kurulan ASELSAN, daha sonra ODTÜ ve Bilkent ile yakın iş birliğinin en başarılı örneklerinden birisini oluşturdu. Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TAI), ASELSAN Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş, ROKETSAN Roket Sanayii ve Ticaret A.Ş. ve HAVELSAN Hava Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş. gibi firmalarımız da üniversiteler ile yakın iş birliği içinde bulunuyorlar. Ankara’da bulunan Makina ve Kimya Endüstri Kurumu (MKE), Türk Uçak Sanayii Anonim Ortaklığı (TUSAŞ), TAI, Roketsan, Havelsan Türk savunma sanayisinin baş aktörlerindendir. Bu firmaların tedarik zincirinde yer alan pek çok KOBİ de savunma sanayine ciddi katkılar yapıyorlar. Gıda ürünleri, mekanik üretim, makine sanayinin değişik kollarında üretim yapan binlerce firmanın yer aldığı 13 OSB de Ankara’da yer alıyor.  Bu OSB’lerde yer alan 15 binden fazla firma 250 binden fazla personel istihdam ediyor. Ayrıca Ankara, üniversite-sanayi iş birliğini kurmakta en etkili illerimizden birisi. Türkiye’deki en başarılı teknoparklar Ankara’da yer alıyor. Bu nedenle Türkiye’de üretilen ileri teknoloji ürünlerinin yüzde 20’sinin Ankara’da üretilmesi şaşırtıcı gelmiyor. Özellikle hassas imalat ve dijital teknoloji alanlarında önde gelen firmalar AR-GE ye ağırlık veriyorlar. Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen birçok akademisyenini de Ankara barındırıyor. Ankara artık bilim ve sanayi kenti sayılabiliyor.

SAVUNMADA İDDİALI

Son dönemde kent sanayisi hangi alanlarda atılım gösteriyor?

Sahip olduğu firmaları, üniversiteleri, nitelikli bilim ve teknoloji kadroları Ankara’yı savunma sanayinin merkezi yapmış durumda. Bu alanda daha da ileri gidebilmek için Ankara iki şeyi yapmak durumunda. Birincisi, savunma sanayi ihracatımızı artırmak. Savunma sanayi ihracatı tabii olarak ülkelerarası diplomatik ilişkilerin durumuna çok bağlı. Dış politikamızın da bu ihracatı artıracak şekilde uluslararası iş birliğine açık olması gerekir. Ayrıca, ihracat rekabeti de getirecektir. Rekabetin de sanayimizin sürdürülebilir olmasına katkısı olacağı açıktır. Özellikle son 3 yılda Suudi Arabistan ve UAE (Birleşik Arap Emirlikleri) ile bozuk ilişkilerimizin 10 milyarlarca dolar ihracatımızı engellemiş olduğunu belirtmek isterim. Önemli oranda savunma sanayi ihracatımız da bunların arasında idi. Ama Suriye, Mısır ve Libya politikalarındaki görüş ayrılıkları bu ülkelere ihracatımızı durdurdu.  Son günlerde oluşan yumuşama havasının ihracat kapısını tekrar aralamasını umuyorum. Savunma sanayinin diğer sınai faaliyetlerde öncü rol oynaması da Ankara’nın yapması gereken ikinci şeyi akla getiriyor. AR-GE yoğun bir sektör olan savunma sanayinde elde edilen tecrübe ve birikim, diğer metal, enerji ve makine sanayinde de hassas üretim tekniklerinin geliştirilmesinde, yeni malzemelerin elde edilmesinde kullanılabilecektir. Özellikle yarı iletken chip üretimi, iletişim teknolojileri ve yenilenebilir güneş enerjisi alanlarında dünyadaki eğilimleri yakalayabilecek imkân ve kabiliyete sahibiz. Firmalarımızın mevcut imkânlarına en uygun birkaç teknoloji alanı belirleyip, bu alanlarda özel teşvikler vermek, üniversitelerin bilimsel çalışmalarını desteklemek, üniversite-sanayi ve üniversitelerarası iş birliğini artıracak projeler oluşturmak temel stratejiler arasında yer almalıdır.

ÜRETİM MERKEZİ

Kent ekonomisinin başka hangi alanlara yoğunlaşması gerekiyor?

Ankara’nın yeterince değerlendirilemeyen turizm ve tarım sektörü yanında tekstil ve gıdada da yüksek büyüme şansı bulunuyor. Tekstil sektörü üretim yapıyor ama marka yaratamadığı için sektörün kaymağından yabancı markalar yararlanıyorlar. Gıda sektöründe bile girdilerde ithal ürünlere bağımlılık sorunu var. Türkiye’nin genel problemi Ankara’da da yaşanıyor. Ankara’nın Anadolu’nun her bölgesine yakın oluşu, fabrika kurulacak arazi fiyatlarının Marmara Bölgesi’ne göre çok ucuz oluşu, üretim merkezi olmasına imkân sağlıyor ama lojistik imkânların da artırılması gerekiyor. Otoyolların, tren yollarının ve özellikle havayoluyla direkt yurt dışı uçuşların artırılması Ankara sanayisine olumlu katkı yapacaktır. Bu sayede özellikle gıda sektöründe Ankara, Türkiye’nin dünyaya açılan kapısı olabilir. Ayrıca, önemli bir fuar merkezi olmasına da katkı sağlayabilir. Ankara’nın tıbbi cihaz, sağlık ve enerji sektörlerinde de ciddi potansiyeli mevcut.

Son Güncelleme: 30.04.2021 10:31
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.