TRT PAYI’NIN MİADI DOLDU

Enerji sektörünün nabzını tutan isimlerden Enerji Tüketicileri Derneği Başkanı Bülent Çebin, Sanayi Gazetesi’ne konuştu. TRT Payı’ndan lisanslı şirketlere, sektörel organizasyonlardan dernek çalışmalarına kadar pek çok konuyu açıklığa kavuşturan Çebin; “Enerjinin sözcüleri diyaloglarını artırmalı” dedi.

TRT PAYI’NIN MİADI DOLDU

Enerji sektörünün nabzını tutan isimlerden Enerji Tüketicileri Derneği Başkanı Bülent Çebin, Sanayi Gazetesi’ne konuştu. TRT Payı’ndan lisanslı şirketlere, sektörel organizasyonlardan dernek çalışmalarına kadar pek çok konuyu açıklığa kavuşturan Çebin; “Enerjinin sözcüleri diyaloglarını artırmalı” dedi.

05 Ekim 2015 Pazartesi 08:49
TRT PAYI’NIN MİADI DOLDU

 


   Enerji sektörünü prangalarından kurtaracak çalışmalara hız kazandıran ve camianın etkin isimlerinden kabul edilen Bülent Çebin, Başkanı olduğu Enerji Tüketicileri Derneği’nin faaliyetlerini ve sektörün ihtiyaç duyduğu radikal hamleleri Sanayi Gazetesi’ne açıkladı. Elektriğin lüks değil ihtiyaç olduğunu ve enerji sözcülerinin arasındaki diyaloğun artırılması gerektiğini vurgulayan Çebin, tüketici derneklerinin sektörel organizasyonlar çerçevesinde sivrilmesinin doğru bir hamle olacağının da altını çizdi. Enerji tüketimini dijital ortama aktararak enerjiyi somut ve görülür forma kavuşturmak adına kolları sıvadıklarını ifade eden Çebin, girişimcilere ‘hesabınızı doğru yapın’ mesajı verirken, ‘miadını doldurduğunu’ ifade ettiği TRT Payı hakkında da görüş bildirdi:


Enerjide ‘fark’ oluşturacak
Öncelikle bizlere kendinizi tanıtabilir misiniz? Dernek bünyesinde ne zamandır faaliyette bulunuyorsunuz?


Aslen Artvin / Arhavili olmak üzere Ankara doğumluyum. Evliyim ve bir oğlum var. Bir mühendis ya da avukat değilim. Ancak Einstein’ın dediği gibi “Tutkulu bir meraklıyım”. Sürekli sorular sorarak, sorgulayarak enerji sektöründe araştırmalar yapmaya başladım. Gelinen noktada AFA Enerji Danışmanlık isimli bir danışmanlık şirketim var. Uzmanlığımız ise enerji mevzuatıdır. Sektörde bu konuda önemli bir boşluk var. Birçok işletme devletin kendilerine tanıdığı haklardan haberdar değil. Bu sebeple mağdur olduklarının farkında bile değiller. Dernek işinde çok yeniyiz. 14 ay kadar Tüketici Birliği Federasyonu altındaki Tüketici Güvenliği Derneği’nde Enerji Komisyonu Başkanı olarak çalıştım. Sonrasında kamu tarafından gelen telkinlerle de Enerji Tüketicileri Derneği’ni kurduk. Diğer tüketici derneklerinden farklı olmak istiyoruz. Bize göre ülkemizin ve milletimizin çıkarları siyasetten üstündür. Çalışmalarımızda bu önceliği gözetiyoruz. Ayrıca sadece şikâyet eden değil; çözüm de üreten taraf olmak istiyoruz. Sadece şikâyet etmek yapıcı bir eleştiriden uzak oluyor. Genç ve dinamik bir kadromuz var. Yeni derneğimiz Haziran ayında kuruldu. Ancak enerji sektöründe kamu veya özel büyük kesim bizi tanır. Etkin davranıyor ve sorunları tespit edip, çözüm üretiyoruz.

Üretimin ana ihtiyacı; elektrik


Enerji Tüketicileri Derneği’nin çalışmaları hakkında bilgi verebilir misiniz?


Öncelikle elektriğin zorunlu bir kamu hizmeti olduğunu hatırlatmak isterim. Yani elektriği kullanmıyorum demek mümkün değildir. Elektrik lüks kullanım değildir. Bu sebeple bize göre elektrik kullanan tüm aboneler sanayi ya da ticarethane fark etmez, tüketicidir. Bu sebeple sorunu olan herkesle ilgilenmeye çalışıyoruz. Derneğimiz yeni kuruldu. Gönüllülük esasına göre çalışıyoruz. Ne yazık ki ülkemizde profesyonel olarak bu tarz çalışmalar yapılamıyor. Bu sebeple yaptığımız her çalışmada hem mesaimizden hem de gelirimizden derneğe katkıda bulunmak istiyoruz. Bu sebeple derneğe para kazandıracak bazı faaliyetlerde bulunmamız gerekiyor. Böylelikle en temel gereksinimler karşılanabilir. Tüketicileri bilgilendirmek için bir internet sitesi yapıyoruz. Bu siteden elektrik, su ve doğalgaz faturalarını hesaplayabilecekler. Aslında elektrik konusunu hallettik. Ancak su ve doğalgaz her ilde farklı fiyatlara sahip olduğu için bu hesaplama yapmak çok zor oluyor. Bunlar çok ciddi çalışmalar istiyor. Ayrıca elektrik kullanıcılarının enerji tüketimlerini dijital ortama taşıyarak enerjiyi görünür hale getirmeye çalışıyoruz. Yine evimizde ya da ofisimizde kullandığımız cihazların gün, saat ve adet bilgilerini girerek ayda kaç TL elektrik tükettiğinizi hesaplayabileceksiniz. Örneğin; günde 5 saat çalışan bir televizyon, bir ayda kaç TL’lik elektrik kullanıyor hesaplayabilecek. Bunun gibi birçok şey var. Ancak bu konuda hem zaman hem kaynak problemi yaşıyoruz. Bu sebeple çalışmalar yavaş ilerliyor. Bunların dışında sektörde faaliyet gösteren lisans sahibi enerji şirketleri kullanıcılara ticari ahlak ve etik kuralların dışında davranıyorsa; bu firmaları afişe ediyor, sektör dışına itmeye çalışıyoruz.

Tüketici kritik noktada


Yenilenebilir enerjiye yönelik verilen teşvikler sizce yeterli midir?


Bunu tüketicilere sormak gerekiyor. Bana göre bu teşviki tüketici ödüyor. Siz fatura üzerinde görmüyorsunuz ancak kısa adı YEKDEM olan bu teşvikler elektrik kullanıcıları tarafından ödenmektedir. Teşviklerin devlet tarafından ödenmesi gerekirken bunun vatandaş tarafından ödenmesini trajikomik buluyorum. Gelelim yeterli olup olmadığına… Siz verdikten sonra hiçbir zaman yeterli olmaz. Yani her zaman daha fazlası istenecektir. YEKDEM’e katılan elektrik üreticilerinin vatandaşa getirdiği mali yükü hayal dahi edemezsiniz. İspanya’nın ekonomik krize girmesindeki en büyük etkenlerden birisinin yenilenebilir enerjiye verdiği desteklerin olduğu söyleniyor. Ben destek vermeyelim demiyorum. Ancak her şey yolu yordamına göre yapılmalıdır.

“Enerjide diyalog artmalı”


Enerji piyasasına dönük aktiviteleri da göz önüne alarak sektörde yapılması ‘elzem’ çalışmaları nelerin oluşturduğunu düşünüyorsunuz? Türkiye’nin en çok dışa bağımlı olduğu sektörlerden enerjinin, ne tür önlem ve düzenlemelere ihtiyacı olduğunu düşünüyorsunuz?
Bence sektörde öncelikle ticari ahlak ve etik değerlerin yazılmasına ve şirketlerin gönüllülük esasına göre bu kurallara uyması gerek. Bir denetleme kurulu, hakkında şikâyet olan lisans sahibi şirketler hakkında kınama cezaları verebilir. Bu kurulun resmi hiçbir çalışması olmaz. Ancak özendirme ve manevi baskı ile EPDK ve Bakanlığın yapamadığı birçok şeyi yapabilir. Ayrıca herhangi bir sektörel derneğe üye olsun ya da olmasın hepsinin ayda bir diyalog toplantılarına katılmaları gerek. Bazen masum ve basit hatalar yapılabiliyor. Şirketler birbirini tanımadığı zaman daha sert tepkiler verebiliyor. Tanışıklık olduğu zaman ise işler çok daha kolay oluyor. Ben birçoğunu tanıyorum. İyi insanlar var. Bunu yapabileceklerine eminim. Bana göre sektörde şu anda beş tane yüzkarası şirket var. Bu şirketler sektörü aşağı çeken şirketlerdir. Bu lisans sahibi şirketler olmasa her şey çok daha güzel olacak. Bir insan tüketicileri mağdur etmek amacı ile nasıl şirket kurar? Bunu anlamakta zorlanıyorum. Ayrıca tüketici derneklerinin sektörel organizasyonlarda daha çok yer alması gerektiğini düşünüyorum. EPDK’nın her hafta yaptığı kurul toplantılarında da tüketici dernekleri temsil edilmelidir. Birçok ortamda tüketici adına sermaye şirketleri konuşuyor. Bu nasıl olabilir? Tüketici dostuyuz demekle tüketici dostu olunmaz.

“Girişimciler kılı kırk yarmalı”


Enerji santrallerinin kurulum süreçlerinde yatırımcıya ve girişimciye ne gibi tavsiyeler vermek istersiniz? Gazetemiz aracılığıyla, endüstri ve enerji camiasına vermek istediğiniz mesajlar nelerdir?
Bu konuda söyleyeceğim şey; iyi araştırma yapın. Paranızın çok olması bu sektöre girmek için iyi bir gerekçe olabilir. Ancak plansız programsızca yapılan yatırımlar ölü doğacaktır. Piyasada her şeyi bildiğini söyleyen çok kişi var. Gerçekten bir şeyler bilen kişi sayısı ise çok az. Duymak istediğiniz şeyleri sizlere söyleyenler sizi yanlışa sürükleyebilir. Lisansız GES ile alakalı bir örnek veriyim. 1 megavat GES arazisi 100 bin Euro şu an için piyasada ucuz bir fiyattır. Danışmanınız ya da idareciniz size bunu hemen almanızı tavsiye edilebilir. Ancak araziden trafo merkezine kadar olan Enerji Nakil Hattına Ödenecek ücret ise bir milyon TL’yi geçebilir. Yanlış bir tavsiye 100 bin Euro’nuza böyle mal olur.

TRT Payı ve PSH Bedeli çözüm bekliyor


Elektrik faturaları üzerinden tahsil edilen TRT Payı ile ilgili fikirlerinizi öğrenebilir miyiz? EPDK’nın süreçteki rolü ne oldu?


TRT Payı ve birçok konuda itirazım var. Sadece bu konuda saatlerce konuşabilirim. TRT Payı bize göre artık misyonunu tamamlamıştır. TRT’de bizden toplanan paralar ile yaşanan Lale Devri’nin bitmesi gerekiyor. Kamu yayıncılığı da elektrik gibi zorunludur. Bu hizmete de devletin kaynak aktarması lazım. Buna itirazımız yok. Ancak geçen sene yaklaşık 730 milyon TL TRT gelir sağlamış. Bu gelirin yaklaşık yüzde 80’i vatandaşlardan toplanan ücretlerden kaynaklanıyor. TRT bırakın Türkiye’yi dünya çapında bir yayın kuruluşu olmuş. Birçok özel kanal TRT ile yarışamıyor. Bunları ben değil Sayıştay’ın TRT raporları yazıyor. Bütün bu gelire rağmen neden halen reklam alıyor? Kamu yararına yayın yapan kuruluşlar bildiğiniz üzere telif hakkı ödemiyor. Gelir yüksek, reklama maruz kalınmamalı. Ayrıca TRT gibi alınan diğer fonların üzerinden KDV alınması da hoş olmayan bir durumdur. Su faturalarında bu konuda KDV Sirküsü yayınlanıp ciroya etki etmeyen ve hizmet karşılığı alınmayan bedellerden KDV tahsili yapılması hatalı bulunmuştur. Ancak elektrikte hataya tam gaz devam edilmektedir. Bu konuda söylenecek çok şey var ancak ben çok uzatmamak için birde PSH bedelinden bahsetmek istiyorum. Elektrik şirketleri size fatura gönderdiği ve müşteri hizmetleri servisi sunduğu için fatura üzerinden PSH bedeli alınıyor. Hadi buna itiraz etmeyelim. Ancak en azından bu bedelin tüketime endeksli olması kadar uygunsuz bir uygulama olamaz. Tüketim arttıkça PSH bedeline ödediğiniz bu bedel de artmaktadır. Örneğin ayda 2 milyon TL fatura ödeyen büyük bir sanayi kuruluşu 47 Bin TL PSH bedeli ödemektedir. Oysa ki 100 bin TL ödeyen bir sanayici ise 2 bin 200 TL PSH Bedeli ödemektedir. Ancak bir sorun yaşadığınızda tamamen eşit şartlarda hizmet alırsınız. Ayda 47 bin TL fatura ödeyeni kırmızı halı ile karşılamazlar. 2011 ile 2012 yılları arasında sayaç okuma bedeli de bu şekilde tahsil ediliyordu. Yine büyük fabrikalarda kapıya gelip endöksörle sayaç okuyan personele ödenen rakam 20 bin TL’lere çıkabiliyordu. Ancak açılan dava sonucu bu iptal oldu. Şimdi 20 bin TL ödeyen fabrika 5,9 TL ödüyor. PSH Bedeli de aynı şekilde olmalıdır. Tüketime endeksli olacağına sabit bir bedel olmalıdır. Haklarınızı talep edin.

Son Güncelleme: 19.07.2017 16:08
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.