TAM BAĞIMSIZLIĞA GİDEN YOLDA MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİ

Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır, “Türkiye’nin özgüveninin adı” olarak tanımladığı Milli Teknoloji Hamlesi hakkında bir makale kaleme aldı. Kacır, konuya getirdiği farklı bakış açısıyla dikkat çekti.

TAM BAĞIMSIZLIĞA GİDEN YOLDA MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİ

Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır, “Türkiye’nin özgüveninin adı” olarak tanımladığı Milli Teknoloji Hamlesi hakkında bir makale kaleme aldı. Kacır, konuya getirdiği farklı bakış açısıyla dikkat çekti.

07 Aralık 2020 Pazartesi 12:20
TAM BAĞIMSIZLIĞA GİDEN YOLDA MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİ

Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır, “Türkiye’nin özgüveninin adı” olarak tanımladığı Milli Teknoloji Hamlesi’ni “Bilgi üretmede dünyada günden güne daha iyi bir yerde olmamızın, küresel sorunlara esaslı çözümler sunabilmemizin, insanlığı yeniden medeniyet değerlerimizle buluşturmamızın adı” sözleriyle değerlendirdi. Sosyal medya hesabından bir Milli Teknoloji Hamlesi konulu bir makale yayımlayan Kacır, konuya getirdiği farklı bakış açısıyla dikkat çekti.

MİLLİ ÜRETİM KABİLİYETİMİZ ARTIYOR

Milli Teknoloji Hamlesi’nin Türkiye’nin “Tam Bağımsızlık” idealine giden yoldaki önemli olgulardan biri olduğunu ifade eden Kacır, savunma sanayindeki millileşme adımlarının ise Tam Bağımsızlık iddiasının nişaneleri olduğunu dile belirtti.  Milli Teknoloji Hamlesi yaklaşımının en önemli kaynağının sermaye değil insan olduğunu kaydeden Bakan Yardımcısı Kacır, bu konuda fırsat eşikliğinin önemine dikkat çekti.

Savunma sanayinde atılan millileşme adımlarının, diğer sektörlere de hızla yayıldığını ve teknolojinin tüm alanlarında başarı hikayelerinin günden güne çoğaldığını anlatan Kacır, enerji teknolojilerinden finans teknolojilerine, tarım teknolojilerinden sağlık teknolojilerine kadar pek çok kritik ürünlerde milli üretim kabiliyetinin Tam Bağımsızlık için olmazsa olmaz şart olduğunu vurguladı.

KÜRESEL TEKELLERE KARŞI BİREYLERİN ÖZGÜRLÜĞÜ

Yıkıcı teknolojilerin getirdiği yeniliklerin şekillendirdiği bir dönemde yaşadığımızı vurgulayan Mehmet Fatih Kacır, dördüncü sanayi devrimi ile ortaya çıkan yeniliklerle gelen büyüme ve imkanların dünyaya adil şekilde dağıtılmadığına işaret etti. Birkaç ülkede ortaya çıkan birkaç şirketin, yeni dönemin teknolojilerine yön veren büyük veri sahipliğinde küresel tekeller haline geldiğini söyleyen Kacır, “Herkesin verisine sahip herkesin kararlarına etki eden bu şirketlere karşı, bireylerin özgürlüğünün korunması Milli Teknoloji Hamlesi’nin öncelikli meselelerinden biri” dedi.

“DEĞER ÜRETME ÇABASINDA OLAN HERKESE İMKAN TANINMALI”

Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi’nin girişimcilerin önünü açmayı amaçladığını dile getiren Kacır, makalesinde “Yenilikçi fikirlerin hayata geçmesiyle kurulan yeni girişimler, bu dönemin yükselen yıldızları. Fırsat eşitliği her alanda olduğu gibi bu alanda da sunulmalı. Fikri olan, değer üretme çabasında olan herkese imkan tanınmalı. Girişimcilik sadece bir avuç sermaye sahibi ya da elit için değil, çaba gösteren herkes için bir seçenek olmalı” ifadelerine yer verdi.

Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır’ın, Türkiye’nin Milli Tekneloji Hamlesi’ni kaleme aldığı makalesi şöyle:

“Milli Teknoloji Hamlesi, yüksek teknolojide kendimize ait ürünler geliştirmemiz yönüyle çokça biliniyor artık. Fakat aslında bu hamle, eğitimden uluslararası ilişkilere, kalkınmadan sürdürülebilir yaşama çok boyutlu bir strateji ve bakış açısı.

Özgürlük, refah, güvenlik… Tam bağımsızlık idealinin adı. Diğer ülkelerle işbirliğini ve ticareti geliştirirken, kimseye muhtaç olmamanın, bir başka deyişle özyeterliliğin, sahada da masada da kimseden geri kalmamanın adı. Toplumun tüm kesimlerince takdir edilen savunma sanayindeki millileşme adımları, Tam Bağımsızlık iddiasının nişaneleri.

Bu adımlar, diğer sektörlere de hızla yayılıyor ve teknolojinin tüm alanlarında başarı hikayeleri günden güne çoğalıyor. Ki enerji teknolojilerinden finans teknolojilerine, tarım teknolojilerinden sağlık teknolojilerine kritik ürünlerde milli üretim kabiliyeti Tam Bağımsızlık için olmazsa olmaz.

Bu başarı hikayeleri özgürlüğümüz ve güvenliğimiz için olduğu kadar refah atışımız için de umut verici. Milli gelirimizi artırmamızın yolu daha yüksek katma değer üretebilmekten ve ürettiğimiz nitelikli ürünleri dünyaya satabilmekten geçiyor. Savunma sanayinde özgün ürünlerimizi yıldan yıla daha yüksek düzeyde ihraç ediyoruz. Adım adım tüm sektörlerimizde daha ileri teknoloji ürünler üretmeyi başardıkça ekonomimiz büyüyecek ve daha yüksek refah düzeyine erişeceğiz.

Burada vurgulanması gereken bir husus Milli Teknoloji Hamlesi yaklaşımının en değerli kıymetinin insan olması. Sermaye ya da kar odaklı değil, insan odaklı bir bakış açısı… Bu, fırsat eşitliğinin olmazsa olmaz oluşunu beraberinde getiriyor. Herkese, hayatın ilk döneminden itibaren geliştirme ve üretme imkanı sunulması… Hayal etmenin, düşünmenin, araştırmanın, tasarlamanın, imal etmenin; akıl teri ve alın teri dökmeye talip olan herkes için mümkün olması fikri, bu bakış açısının temelini oluşturuyor.

Bu anlayışla ülkenin dört bir yanına yayılan ve dünyanın her yerine yayılması hedeflenen eğitimler olmazsa olmaz. Bu eğitimlerin ana fikri yenilikçi düşünen, dünyaya değer katan, girişimci bireyler yetişmesi.

Dijital teknolojiler, hayatın her alanını hızla dönüştürüyor. Bu dönüşüm işgücü ihtiyaçlarını da büyük bir hızla değiştiriyor. Yapılan pek çok çalışma, bugün insan emeğiyle yapılan işlerin önemli kısmının, yıkıcı teknolojiler sayesinde yakın gelecekte bilgisayarlar tarafından yapılacağını gösteriyor. Bununla birlikte, bu bilgisayarları, bu bilgisayarlarla çalışacak donanımları ve yazılımları, bu donanım ve yazılımların güvenliğini sağlayacak programları geliştirecek ve bu teknolojilerden yararlanacak yetkinliklere sahip insanlara ihtiyacımız olacak. Milli Teknoloji Hamlesi, Bu dönüşüme hazırlıksız yakalanmamak için adımlar atmanın, insanımıza ihtiyaç duyduğu yetkinlikleri kazandırarak refah düzeyimizin sürdürülmesi ve yükseltilmesi hedefine yönelik politikalar geliştirmenin adı.

Bu fikirler Türkiye ile sınırlı değil. Dünyanın her yerinde, herkes için bu imkanların oluşturulması, temel haklar arasında sayılma. Nasıl ki herkese okuma yazma yetkinliği kazandırılması, eğitim sistemlerinin ödevi ise bugünün dünyasında üretim için temel koşullar olan bu yetkinliklerin kazandırılması da eğitim sistemleri için bir zorunluluk.

Yıkıcı teknolojilerin getirdiği yeniliklerin şekillendirdiği bu dönem, dördüncü sanayi devrimi dönemi olarak tanımlanıyor. Bu kez önceliklerden de hızlı bir değişim içinde dünya. Fakat, bu değişimin sonucu ortaya çıkan ekonomik büyüme ve imkanlar tüm dünyaya adil şekilde dağılmıyor. Tıpkı öncekilerde olduğu gibi… Belki teknolojiye erişimin adil düzeyde olmasa da yıldan yıla dünyaya yaygınlaştığı söylenebilir. Fakat teknoloji geliştirme ve üretim süreçlerine katılım imkanlarının dünyanın pek çok ülkesine yayıldığını iddia etmek imkansız. Bilakis, iki üç ülkede ortaya çıkan birkaç şirket, yeni dönemin teknolojilerine yön veren büyük veri sahipliğinde küresel tekeller haline geldi. Bugün artık, doğdukları ülkelerde dahi bu şirketlerin geldikleri tekel konuma karşı alınması gereken tedbirler tartışılmaya başlandı. Herkesin verisine sahip herkesin kararlarına etki eden bu şirketlere karşı, bireylerin özgürlüğünün korunması Milli Teknoloji Hamlesi’nin öncelikli meselelerinden biri.

Yenilikçi fikirlerin hayata geçmesiyle kurulan yeni girişimler, bu dönemin yükselen yıldızları. Fırsat eşitliği her alanda olduğu gibi bu alanda da sunulmalı. Fikri olan, değer üretme çabasında olan herkese imkan tanınmalı. Girişimcilik sadece bir avuç sermaye sahibi ya da elit için değil, çaba gösteren herkes için bir seçenek olmalı. Bu hedefle Milli Teknoloji Hamlesi, girişimcilerin önünü açmayı amaçlıyor.

Sürdürülebilir bir yaşam için karbon salınımının azaltılması ve doğanın korunması hedefiyle yeni malzemelerin ve teknolojilerin geliştirilmesi fikri dünyada hızla yaygınlaşıyor. ‘Kıyametin kopacağını bilseniz de elinizdeki fidanı dikin’, Irmağın kenarında dahi suyu israf etmeyin’ anlayışına sahip bir medeniyetin çocukları olarak bu fikrin, doğa dostu üretimin ve verimliliğin öncüleri olmalıyız. Bunun yolu da bilimsel araştırmalardan geçiyor. Bu araştırmaları yapacak insanlara imkanlar sunulması, ihtiyaç duydukları altyapıların sağlanması gerekiyor. Milli Teknoloji Hamlesi, bu çabaları önceliklendiriyor. Ülkemizin ve insanlığın öncelikli ihtiyaçlarına cevap verecek bilim insanları ve araştırmacılar için fırsatlar sunuyor. Bilime, bulum insanlarına verilen değerle, dünyanın dört bir yanından bilim insanlarının araştırmalarını ülkemizde sürdürebilmeleri hedefiyle adımlar atılıyor.

Kısaca ifade etmek gerekirse, Milli Teknoloji Hamlesi Türkiye’nin özgüveninin adı. Geleceğe dair ortak umutlarımızın, ortak başarılarımızın adı. Bilgi üretmede dünyada günden güne daha iyi bir yerde olmamızın, küresel sorunlara esaslı çözümler sunabilmemizin, insanlığı yeniden medeniyet değerlerimizle buluşturmamızın adı.

Hep birlikte başarıyoruz, başaracağız.”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.