banner250

SANAYİCİNİN HAMİSİ

Türkiye endüstrisinin yakın gelecekte Sanayi 4.0 ve ötesine geçeceğini dile getiren Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Büyükdede, “Türkiye KOBİ’lerinin Sanayi 4.0'a yönelmesi, tahminlerimizden de hızlı gerçekleşecek” dedi.

SANAYİCİNİN HAMİSİ

Türkiye endüstrisinin yakın gelecekte Sanayi 4.0 ve ötesine geçeceğini dile getiren Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Büyükdede, “Türkiye KOBİ’lerinin Sanayi 4.0'a yönelmesi, tahminlerimizden de hızlı gerçekleşecek” dedi.

28 Şubat 2020 Cuma 09:15
SANAYİCİNİN HAMİSİ

Röportaj: Ümit Uçar

Özel sektör ve bürokrasi deneyimini Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcılığı göreviyle taçlandıran Hasan Büyükdede, Türkiye'nin Sanayi 4.0'a yönelmesinin düşünülenin ötesinde olduğunu belirterek, “Firmaların birçoğu Sanayi 2,5- 3 seviyesine geldi. Ama 4.0 ve ötesine de hızla geçecekler. 4-5 yıl sonra çok daha fazla bu konunun içine girdiğimizi göreceğiz” dedi. Sanayi gazetesine yaptığı açıklamada önemli mesajlar verdi. Bakan Yardımcısı, Sanayi 4.0, kümelenmeler, yerlileşme-millileşme çalışmaları ve yeni sanayi alanları konu başlıklarına değindi. 

YERLİ VE MİLLİ DURUŞ

Büyükdede, Türkiye'de yerliliğin ve millileşmenin önünü açacak kurumların “kümelenmeler” olduğunu kaydetti ve “Türkiye kendi ihtiyacı olan makine, ekipman, teçhizat üretimini artık kendisi yapabileceğini gördü. Sayın Cumhurbaşkanımız, arkasındaki bu güce güvenerek çeşitli kararlar alıyor. Bizim yerli ve milli duruş sergilememiz, kendi ihtiyaçlarımızı kendimiz karşılamamız konusunda kümelerimizin önemli bir görevi var” diye konuştu. Yerli malı ürünlere özellikle kamu ihalelerinde yüzde 15 fiyat avantajı uygulanmasının orta ve yüksek teknolojili ürünler için mecburi olduğunu anımsatan Büyükdede, ihalelerin yerlileştirilmesi konusunda Bakanlığın ciddi bir çalışması olduğunu söyledi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın, 11. Kalkınma Planı çerçevesinde Sanayi İcra Kurulu kurulmasında ve yerlileşmenin kontrol altına alınmasında görevli olduğunu belirten Büyükdede, milli yazılım, milli tasarım konusunda ve kamuya yerli ürünlerin alımında Türk firmalarına avantaj sağlanması için çalışmaların sürdüğünü, konunun Bakanlar Kurulunda gündeme getirileceğini ifade etti.

SANAYİCİYE UCUZ ARAZİ

Bakan Yardımcısı Büyükdede, sanayicilerin zaman zaman dile getirdiği “yeni sanayi bölgeleri ihtiyacına” da değindi. Sanayi alanlarını arttırmak gerektiğine dikkat çeken Büyükdede, “Bizim sanayi bölgelerinde işgal ettiğimiz alan, dünyadaki örneklerin üçte biri seviyesinde. Alan üretmemiz ve bunu en ekonomik şekilde sanayiciye sunmamız gerekiyor. OSB’lerde bazı arazileri bedelsiz olarak tahsis ediyoruz. Sanayicinin hamisi olma misyonumuzla, minimum maliyet yükleyerek sanayicilerin maksimum verimi elde etmelerini ve pazara girmelerini sağlayacak tedbirler almaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

SANAYİCİNİN ARKASINDA

- Özel sektörden gelmeniz nedeniyle masanın iki tarafını da biliyorsunuz. Bunun kişisel bir değerlendirmesini yapabilir misiniz?

Bürokrasiyle ilişkim bugüne has değil. 2004-2009 yılları arasında AK Parti İstanbul İl Genel Meclisi Başkanlığı ve Üyeliği de yaptığım için bu konulara aşinayım. Onun dışında da hem İstanbul Ticaret Odası hem de İstanbul Sanayi Odasında halen Meclis Üyesi olmam hem de ihracatçılar birliğinde olmam dolayısıyla, sanayi-bürokrasi ilişkilerini oldukça yakından tanıyordum. Ama buraya gelmem, biraz da sanayiye daha etkin nasıl hizmet verebiliriz düşüncesinden kaynaklandı. Sağ olsun hem Bakanımızın hem de Cumhurbaşkanımızın onayıyla, buraya görevli olarak getirildim. Endüstrinin içinden birinin bu makamlarda görev alması, yeni Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ana felsefelerinden biri. Sanayinin içinden gelmiş birinin, sanayicilere hami olmasını gerektiriyor. Çünkü Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı sanayiciler için var. Biz burada hamilik ve sanayicilere sahip çıkma olgusunu oluşturmaya gayret ediyoruz.

TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜĞÜ

- SAHA İstanbul'un kurucusu olarak, savunma sanayinin Türkiye'deki gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

SAHA İstanbul daha kurulmadan önce, İstanbul Ticaret Odasında Sanayi İhtisas Komisyonumuz vardı. Orada bu konuyu yıllarca olgunlaştırmaya çalıştık. Şu anki Savunma Sanayii Başkanımız İsmail Demir de bizi cesaretlendirdi ve sonunda bir küme haline gelme kararı alındı. 27 sanayici arkadaşımız bir araya geldi. Konjonktür de buna müsaitti. Cumhurbaşkanımızın, savunma sanayimizin geliştirilmesi ve başkalarına bağımlı olmamak fikri, bizim de cesaretimizi artırdı. Sadece İstanbul Sanayi Odası’nda 20 bin firma olunca, büyük bir potansiyel olduğunu gördük. Aynı dönemde MÜSİAD da savunma sanayinin geliştirilmesi gerektiğine yönelik destek verince, biz 27 kişilik bir arkadaş grubuyla 2015 Martında SAHA İstanbul’u kurduk. Ama o günden sonra özellikle Cumhurbaşkanımızın yerli ve milli duruşu desteklemeleri, yerliliğin artırılmasını sağlamak için mücadele etmemiz gerektiği konusundaki direktifleri, SAHA'nın önünü açtı. Ben buraya gelmeden önce, Genel Kurul'da Haluk Bayraktar kardeşime başkanlığı devretmiştim. O zaman 180 civarında bir üyeye ulaşmıştık. SAHA İstanbul, Haluk Bey'in gelmesiyle beraber şu anda 450'ye yakın üyesi olan bir kurum haline geldi. Birçok projede yerli ve milli neler yapılabilir, buna yönelik ciddi bir çalışmanın içine girdi. SAHA, bugün Türkiye'nin en büyük kümesine dönüştü.

KÜMELER VE TEKNOPARKLAR EL ELE

- OSB ve teknokentlerde oluşan kümelenmelerin sanayiye katkıları sizce nasıl olur?

Kümeler bir noktada farkındalığı artırıyorlar. Mesela OSTİM’deki raylı araçlarla ilgili küme ARUS, ki ben de zaman zaman orada görev aldım, ARUS'a benzer İzmir'de ve bazı şehirlerde ulaştırmayla ilgili kümelenmeler var. Muhteşem hizmetler veriyorlar ve Türkiye'de yerliliğin, yerli ve milli araç üretiminin önünü açacak kurumlar olacaklar. Aynı şekilde sağlık gereçleri üretiminde de kümeler var, bu da ilerleyecek. Türkiye, ihtiyacı olan makine, ekipman, teçhizat üretimini artık kendisi yapabileceğini gördü. Sayın Cumhurbaşkanımız, arkasındaki bu güce güvenerek çeşitli kararlar alıyor. Bu kümelerin önemli bir görevi var. Teknoparklarla beraber ortaklaşa çalışmalar var. Bizim yerli ve milli duruş sergilememiz, kendi ihtiyaçlarımızı kendimiz karşılamamız konusunda kümelerimizin önemli bir görevi var.

START-UP’LARI YEŞERTİYOR

- OSB, teknokent ve AR-GE merkezlerinin Türkiye'deki istihdama katkıları ne seviyededir?

AR-GE merkezleri ve tasarım merkezleri projesi ciddi boyutta başarılı oldu. Bakanlık olarak bu yapılara çeşitli destekler veriyoruz. Dünya çapında AR-GE merkezlerimiz ve teknoparklar oluşmaya başladı. Ben de Teknopark İstanbul'un kurucu yönetim kurulu üyesiydim ve o binaların yapılmasında görev almıştım. Aynı şekilde Bilişim Vadisi’nin projelendirilmesinde ve yönetim kurulunda da yakın zamana kadar görev aldım. Bunların her biri Türkiye'nin değerleridir. Teknokentler hem start-up'ların gelişmesine katkıda bulunuyor hem yeni jenerasyon üniversite mezunu arkadaşlarımızın buralarda görev almasına imkan sağlıyor.

SANAYİ 4.0’A HIZLI GEÇİŞ

- Sanayi 4.0 ile ilgili gelişmeler sizce nasıl ilerliyor? Sanayici bu yönde bir çaba sarf ediyor mu?

Endüstri tesisleri yapan firmaların verdiği bilgiye göre, yeni fabrikalar için gelen talepler Sanayi 4.0 ağırlıklı. Sanayici zaten personel bulamadığı için ve maliyetten tasarruf etmek için, iş hukukunun da getirdiği zorlukları dikkate alarak, olabildiğince Sanayi 4.0'a doğru kaymaya gayret ediyor. Türkiye'nin Sanayi 4.0'a yönelmesi, düşünülenin ötesinde. Birçok firma, Sanayi 4.0'a yaklaşmaya çaba sarf ediyor. Birçoğu Sanayi 3-3,5 seviyesine geldi. Ama 4.0 ve ötesine de hızla geçecekler. 4-5 yıl sonra çok daha fazla bu konunun içine girdiğimizi göreceğiz.

YERLİLERE AVANTAJ

- Yerlileşme ve millileşme çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yerli malı ürünlere özellikle kamu ihalelerinde yüzde 15 fiyat avantajı uygulanması, orta ve yüksek teknolojili ürünler için mecburi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, 11. Kalkınma Planı çerçevesinde Sanayi İcra Kurulu kurulmasında ve yerlileşmenin kontrol altına alınmasında görevli. İhalelerin yerlileştirilmesi konusunda Bakanlığımızın ciddi bir çalışması var. Yerlilik ve millilik, milli yazılım, milli tasarım konusunda ve kamu ihalesi alımlarında yerlilere avantaj sağlanarak, daha fazla yerli alımın yapılması konusu Bakanlar Kurulu'nda da gündeme getirildi.

DÜNYA DEVİ OLACAK

- Yerli otomobille Türkiye'nin istihdamında bir artış olacak mı?

Türkiye, dünyanın sayılı otomobil üreticilerinden birisi. Geçen yılki üretimimiz 1,6 milyon araca ulaştı. Ama kurulu kapasitemiz 2 milyonun üzerinde. Bu kapasitede araç üretebilen çok az ülke var. Ben inanıyorum ki yerli otomobilin devreye girmesiyle, yıllık otomotiv üretim kapasitemiz 2.5 milyona ulaşacak ve Türkiye dünya devi haline dönüşecek. Onun ihtiyaç duyduğu insan kaynağını da sektör talep edecek. Kalıpçılık, kompozit, metal, cam, çelik imalatı sektörleri yeni alanlar olarak karşımıza çıkacak. Otomotiv endüstrisinin bu yıl yaklaşık 30 milyar dolara yakın ihracatı oldu. Bu, çok daha fazla olmaya namzet. Beklediğimiz yeni markalar, yeni yatırımlar da var. Yerli otomobilde beklentimiz, 175 bin araç/yıl gibi bir kapasiteye önümüzdeki 3-4 yılda erişebilmek olduğu için, onun altyapısını kurmaya çalışıyoruz. Bu da ciddi miktarda personel gerektirecek. Otonom araçların Türkiye teknolojisine girmesine önayak olacak. Türkiye oraya doğru da gidiyor.

ÖNCELİK ODAK SEKTÖRLERDE

- Kamu ihalelerinde yerli alımlarla ilgili ipucu verebilir misiniz?

Teknoloji Odaklı Sanayi Hamle'mizde, 8 ana dalı rehber tayin ettik. Bunların en önemlilerinden biri makine sektörü. Onun ardından kimya, enerji, raylı araçlar sektörleri de devreye girecek. Sektörleri olabildiğince yerlileştirmek ve millileştirmek istiyoruz. Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi’nde Bakanlığımız çok miktarda teşvik dağıtıyor. Bu süreç içerisinde takım tezgahları sektörünün, kalıpçılığın gelişmesini istiyoruz, dışa bağımlı olmak istemiyoruz. Enerji santrallerinin yerlileşmesi konusunda bir çalışma yapacağız. Demiryolu gereçleri, metro araçları, hızlı tren, donanım, ekipmanda yerlilik oranının yüzde 60'ın üzerinde olmasını sağlamaya gayret edeceğiz. Kimya endüstrisinde çok etkin olmak istiyoruz. Bu kapsamda petkokimya tesisleri kurmaya çalışıyoruz, onun için endüstri bölgeleri kurduk. Kendi rüzgar ve güneş enerjisi santrallerimizdeki yerlilik oranlarını maksimize etmek istiyoruz.

SANAYİ ALANI İHTİYACI

-Sanayicilerden size ulaşan talepler var mı?

Sanayi bölgeleri ihtiyacı çok yüksek seviyelere ulaşmış durumda. Bizim sanayi bölgelerinde işgal ettiğimiz alan, dünyadaki örneklerin üçte biri seviyesinde. Alan üretmemiz ve bunu en ekonomik şekilde sanayiciye sunmamız gerekiyor. OSB’lerde bazı arazileri bedelsiz olarak tahsis ediyoruz. Sanayicinin hamisi olma misyonumuzla, minimum maliyet yükleyerek sanayicilerin maksimum verimi elde etmelerini ve pazara girmelerini sağlayacak tedbirler almaya çalışıyoruz. Yatırımları da coğrafi olarak dağıtmaya gayret ediyoruz ama tüm dünyada yatırımların odaklandığı bazı bölgeler vardır. Ama yine de ilçeler bazında yatırımları dağıtmaya çalışıyoruz.

Son Güncelleme: 28.02.2020 09:18
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.