SANAYİCİ İSO'DA KONUŞTU: SEKTÖR SORUNLARI MASAYA YATIRILDI

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meslek Komiteleri (MESKOM) Ortak toplantısı, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin katılımıyla gerçekleşti. Sanayicilerin sorunlarının dile getirildiği toplantıda farklı sektör temsilcileri dinlendi. Zeybekci, Ar-Ge'nin öneminin altını çizerek Ar-Ge için daha fazla kaynak ayrılmasının gerekliliğini belirtti.

SANAYİCİ İSO'DA KONUŞTU: SEKTÖR SORUNLARI MASAYA YATIRILDI

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meslek Komiteleri (MESKOM) Ortak toplantısı, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin katılımıyla gerçekleşti. Sanayicilerin sorunlarının dile getirildiği toplantıda farklı sektör temsilcileri dinlendi. Zeybekci, Ar-Ge'nin öneminin altını çizerek Ar-Ge için daha fazla kaynak ayrılmasının gerekliliğini belirtti.

14 Eylül 2015 Pazartesi 11:47
SANAYİCİ İSO'DA KONUŞTU: SEKTÖR SORUNLARI MASAYA YATIRILDI
  


   İSO Meclis Başkanı Zeynep Bodur Okyay’ın ve İSO Meclis Başkan Yardımcısı İsmail Gülle’nin birlikte yönettiği toplantıda Bakan Zeybekci 10 meslek grubu tarafından aktarılan sanayicinin en güncel ve ivedilikle çözülmesi beklenen sorunlarını dinledi ve bu konulardaki düşüncelerini paylaştı.


Türkiye’nin odağı sanayi


Türkiye ekonomisinin en önemli sektörünün sanayi olduğunu vurgulayan İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, özel sektörün omuzlarındaki yaklaşık 280 milyar dolarlık borcun dikkate alınması ve finansal istikrarı daha da bozacak siyasal istikrarsızlıktan kaçınılması gerektiğine dikkat çekti. Bahçıvan, şunları söyledi: “Türkiye’de reel sektörün borçlarının yarıya yakını yabancı para cinsindendir. Türkiye, reel sektörün sahip olduğu bu risk nedeniyle Meksika ve Endonezya ile birlikte küresel finans piyasalarındaki dalgalanmalardan en çok etkilenen üç ülkeden birisi. Bu noktada çok önemli bir işbirliğine ihtiyacımız var. Reel sektörü temsil eden bizler ile bankacılık kesimi aynı gemide olduğunu unutmayarak bu zorlu süreci el birliğiyle yönetme başarısını göstermelidir. Bu başarıyı göstermek zorundayız. Zira reel sektörün borç ödemede yaşayacağı zorluklar bankacılık sistemini de doğrudan etkileyecektir.”



Çarklar dönmeye devam ediyor


Türkiye’nin içinde olduğu zorlu koşullara rağmen ekonominin ve sanayinin çarklarının dönmeye devam ettiğini belirten Bahçıvan, “Sanayi sektörümüz ilk çeyrekteki yüzde 1,1’lik zayıf performansın ardından ikinci çeyrekte yüzde 4,6 ile çok daha hızlı büyümüştür. Böylece sanayi sektörümüzün yıllık büyüme oranına katkısı ilk çeyrekte yalnızca 0,3 puanken ikinci çeyrekte 1,3’e yükseldi. Bununla birlikte rekabetin gittikçe zorlaştığı dünyada sanayicilerin, her zamankinden daha çok dayanışma ve diyaloga ihtiyacı var” diye konuştu. 

Bu yılın başından itibaren ihracatta yaşanan daralmaya da dikkat çeken Bahçıvan, Türkiye’nin 2023 yılı için belirlenen 500 milyar dolarlık ihracat hedefinin böyle giderse yakalanamayacağını vurguladı. Türkiye’nin gelecek döneme yeni uzun vadeli bir ekonomi hikayesi ile girmesinin son derece önemli hale geldiğine dikkat çeken Bahçıvan, “Öncelikli Yapısal Dönüşüm Programları olmak üzere geniş bir yapısal reform paketinin uygulamaya geçirilmesi, sanayicilerimizin ve özel sektörümüzün en önemli beklentilerinden biri” dedi.

Ar-Ge zorunluluk


Meslek Komiteleri temsilcilerinin konuşmalarının ardından kürsüye gelen Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci Türkiye’nin ihraç ettiği malların kilosunun değerinin ortalama bin 66 dolar olduğunu, buna karşın bu oranın Güney Kore’de 3 dolar, Almanya ve Japonya’da 4 dolar olduğunu anlattı. Türkiye’nin de bu seviyeye ulaşabilmek için Ar-Ge’ye kaynak ayırmak zorunda olduğunun altını çizen Bakan Zeybekci, 2002’de yüzde yarımın altında olan Ar-Ge harcamalarının GSYH oranının bugün yüzde 0,95’e geldiğini ancak dünyada bu oranın yüzde 3-4 seviyesinde olduğunu açıkladı.



Cari açıkta yüzde 40 iyileşme


Türkiye’yi hedeflerine ulaştırabilecek tek kurumun özel sektör olduğunu ifade eden Zeybekci konuşmasını şöyle sürdürdü: “İkinci çeyrek büyümesi 3,8 olarak geldi. Bu rakam yerinde saymak bile değil, geri gitmektir. Türkiye en az yüzde 5 büyümek zorundadır. Türkiye cari açığını son 2 yıl içinde yüzde 40 iyileştirme sağladı. Türkiye’de kamu borçlarının GSYH’ye oranı 28 AB üyesinin 25’inden daha iyi, ihracatta yavaşlamaya rağmen ihracatın ithalatı karşılama oranında rekora gidiyoruz. Türkiye’deki bankalara baktığımızda sermaye yeterlilik oranları dünya ortalamasının iki katı. Türkiye’nin kamu bütçesi dünyanın en iyi durumda olanlarından biri. Bu tabloda sadece kura bakarak karar vermek Türkiye’ye haksızlıktır.”



Meslek Komitelerinin sorunları masaya yatırıldı


MESKOM toplantısında 10 Meslek Komitesi temsilcisi söz alarak komiteleri adına yaşadıkları sorunları dile getirdi ve çözüm beklentilerini aktardılar. Toplantının bu kısmında İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Adnan Dalgakıran Makine, Aksam ve Metal Eşya İmalatı, İSO Yönetim Kurulu Üyesi Sadık Ayhan Saruhan Elektrik ve Elektronik Ürünlerin İmalatı ve Elektrik Enerjisi Üretimi, İSO Meclis Üyesi Hüseyin Bozdağ Gıda Ürünleri İmalatı, 14. Grup Meslek Komitesi Başkanı Bülent İyikülah Tekstil Ürünleri ve Giyim Eşyası İmalatı, 44. Grup Meslek Komitesi Başkanı Hüseyin Çetin Deri ve Deri Ürünleri İmalatı, İSO Meclis Üyesi M. Nuri Görenoğlu Orman, Kağıt Ürünleri, Mobilya İmalatı ve Basım Sanayii, İSO Meclis Üyesi Mustafa Tacir Kimyasal Ürünler İle Plastik ve Kauçuk Ürünlerin İmalatı, İSO Meclis Üyesi Bilal Kütük Maden, Taş ve Toprak Ürünleri İmalatı, 24. Grup Meslek Komitesi Başkanı Mehmet Ali Fincan Ana Metallerin İmalatı ve 38. Grup Meslek Komitesi Başkanı İlhan Bayrak Kara ve Deniz Taşıtları İmalatı konularında sunumlar yaptılar.



İmalat sanayi yükselmeli


İSO Başkan Yardımcısı Adnan Dalgakıran, Makine, Aksam ve Metal Eşya İmalatı sunumunda beşeri sermaye ve eğitim sisteminin yetersizliği, kayıt dışılık ve devlet alımlarında ithal mal hastalığı gibi önemli sorunlara değindi. Dalgakıran, şöyle konuştu: “Mevcut yatırım teşvikleri ve olanakları daha çok düşük teknolojili ve geleneksel sektörlere gitmektedir. Mevcut yatırım teşvikleri orta yüksek ve yüksek teknolojili alanlar için özendirici değildir. Yatırım teşvikleri 2012-2014 arasında imalat sanayinin üretim ve ihracat yapısında bir değişiklik yapmamıştır. Katma değeri destekleyen yeni bir teşvik modeline ihtiyaç vardır.” Dalgakıran, dünyada imalat sanayinde en çok katma değer yaratan ülkeler arasında Türkiye’nin çok geride olduğuna dikkat çekerek, “Hep Söylenen: ‘Türkiye’de yaratılan katma değerin içinde imalatın payı düşüyor’ ifadesi doğru ancak eksik… Asıl kritik olan: Bu şekilde devam ederse imalatın payı düşmeye devam edecek” diye konuştu.



‘Gümrük Vergisi kaldırılmalı’


İSO Yönetim Kurulu Üyesi Sadık Ayhan Saruhan, Elektrik ve Elektronik Ürünlerin İmalatı ve Elektrik Enerjisi Üretimi ile ilgili olarak şöyle konuştu:“Yassı çelik (sac) ithalatına uygulanan yüzde 9-10 oranlarındaki gümrük vergisi, iç piyasada geçerli yassı çelik fiyatlarını dünya piyasasına göre yaklaşık yüzde 10 oranında artırmakta ve bu ürünleri girdi olarak kullanan sektörlerin maliyetini yükselterek yurt içinde ve yurt dışındaki rekabet gücünü düşürmektedir. Söz konusu gümrük vergisi kaldırılmalıdır.”



İhracat artırılmalı


Gıda Ürünleri İmalatı konusunda sunum yapan Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı’nda İSO Meclis Üyesi Hüseyin Bozdağ, “Et fiyatlarında yaşanan artışın önüne geçmek için canlı hayvan ve et ithalatı, yerli üreticileri koruyacak makul fon uygulanması şartıyla süresiz olarak serbest hale getirilmelidir. Halihazırda et ithalatına verilen izinler özel sektör şirketlerine de verilmelidir. İhracatı artırmak adına et sektörü de Dahilde İşleme Rejimi kapsamına alınmalıdır” dedi. Pirinç fiyatlarında yaşanan artışlarının hazır yemek sektöründeki üretim maliyetlerini yükselttiğini kaydeden Bozdağ, bu kapsamda sektörün durumdan olumsuz etkilenmemesi için pirinç ithalatındaki gümrük vergisi düşürülmesi gerektiğini dile getirdi.



‘Uzun vadeli teşvikler gerekli’


14. Grup Meslek Komitesi Başkanı Bülent İyikülah Tekstil Ürünleri ve Giyim Eşyası İmalatı konulu sunumunda, “Tekstil ve giyim eşyası sektörleri yerli girdi oranları, emek-yoğun üretim yapısı göz önünde bulundurularak (seçilecek kriterler ile) hassas sektör ilan edilmelidir. Sürdürebilirlik açısından, giyim eşyası sektörü yerinde desteklenmeli, yatırımları 1. bölge dışındaki tüm illerde 6. bölge OSB teşvikleri ile desteklenmelidir. Tekstil sektörü için 5. ve 6. bölgede daha cazip ve uzun süreli (15-20) teşvikler sağlanmalıdır” dedi. Giyim eşyası sektöründeki mevcut yatırım teşviklerini değerlendiren İyikülah, firmaların sahip olduğu makinelerin yeni yatırımlarda teşvik kapsamında kullanılabileceğine işaret etti.



Taklit ürünlere dur denmeli


Deri ve Deri Ürünleri İmalatı başlıklı sunum yapan 44. Grup Meslek Komitesi Başkanı Hüseyin Çetin, “Mevcut ihtisas gümrüklerinin sayısı azaltılmalı, liman şehirlerinden çıkartılarak iç bölgelere çekilmelidir. Ayakkabı ihtisas isteyen bir sektör olduğu için gümrüklerden ve antrepolardan çekilmesi esnasında yanlış uygulamalar yapılabilmektedir. Ayakkabı ithalatında antrepolar devre dışı bırakılmalıdır. Komşu ülkeler ile ticari ilişkileri geliştirmek için swap anlaşmaları yapılmalıdır. Taklit ürünlerin ithalatı ve üretimi engellenmelidir” dedi.



Üretime standart getirilmesi


İSO Meclis Üyesi M. Nuri Görenoğlu Orman, Kağıt Ürünleri, Mobilya İmalatı ve Basım Sanayii ila ilgili
olarak şöyle konuştu:“Oluklu mukavva sektöründe yoğun olarak kullanılmakta olan Kraft-liner ithalatına anti damping vergisi konulmuştur (2015/28). Vergi konulduğu gibi firma ismi verilerek yüzde 9,43 ile yüzde 19,96 oran ayrımları yapılmıştır. Yerli üretici firmanın yıllık toplam kapasitesi 100 bin ton olup, yerli oluklu mukavva üreticilerinin ihtiyacını karşılamamaktadır. 2014 yılında beyazlatılmamış Kraft-liner kullanımı 400 bin tondan fazladır. 410 bin ton ithalat yapılmıştır.” Yerli mamulde kalite problemi de yaşandığına değinen Görenoğlu, “Oluklu mukavva ambalaj kullanıcıları üretimde kullanılan kağıtlar için zorunlu olan FSC (Forest Stewardship Council) belgesine sahip bir yerli Kraft-liner üretimi ülkemizde bulunmamaktadır” dedi.



‘Ek masraflara çözüm getirilmeli’


İSO Meclis Üyesi Mustafa Tacir, Kimyasal Ürünler ile Plastik ve Kauçuk Ürünlerin İmalatı ile ilgili bir sunu gerçekleştirdi. Mustafa Tacir, “Petrokimyasal ürünlere ilişkin ticaret politikası çerçevesinde halen gözetim ve korunma önlemleri kararları yürürlüktedir. Petrokimyasal ürünlerin ithalatında uygulanan minimum fiyat Gümrük İdarelerince Reuters verileri esas alınarak yapılırken, son senelerde referans fiyat uygulanmasına geçilmiştir. Referans fiyattan brüt ağırlık üzerinden gümrük vergisi ve KDV tahsil edilmektedir. Bu durum sektörümüze ek finansman yükü getirerek rekabet gücümüzü olumsuz etkilemektedir. Ayrıca şu an kullanılan referans fiyatı belirleyen unsurların neler olduğu bilinmemektedir” dedi.



İhtiyaç artacak


İSO Meclis Üyesi Bilal Kütük sunumunda, Kütük İstanbul Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı’nın İstanbul'da I ve II(a) grubu madenler için kısıtlanacak alanların belirlenmesine yönelik bir çalışma yürüttüğünü ifade ederek şöyle konuştu: “Söz konusu madenler; inşaat, yapı malzemeleri, seramik, cam gibi ülkemizin önde gelen sektörlerini besleyen, zengin ve çok kaliteli malzemelerdir. Halihazırda işletilen veya rezerv içeren alanlarda yapılacak kısıtlamalar sadece bu işle iştigal eden firmalarımızı değil, söz konusu sektörleri ve genel olarak ülke ekonomimizi de olumsuz etkileyecektir. Ayrıca, İstanbul’da planlanan ve gerçekleştirilmekte olan büyük boyutlu projeler ile kentsel dönüşüm gereklilikleri göz önüne alındığında önümüzdeki dönemde ihtiyaç duyulan maden miktarının katlanacağı öngörülmektedir. Bu bakımdan mevcut sahaların temdit hakları korunurken yeni sahaların işletmeye alınabilmesi sağlanmalıdır.”



Desteklerin önü açılmalı


Ana Metallerin İmalatı hakkındaki sunumu 24. Grup Meslek Komitesi Başkanı Mehmet Ali Fincan gerçekleştirdi. 2013 yılı itibarıyla çelik sektöründeki rakamları değerlendiren Fincan, “Ülkemizin yeniden net ihracat yapar duruma gelebilmesi için: İmzalandığı tarihten itibaren sektörümüzün aleyhine işleyen ve 2007 yılından sonraki dönemde de AB’den net çelik ürünleri ithalatımızın hızla artmasına neden olan AKÇT Anlaşması günümüz koşullarına göre revize edilmeli ve mevcut durum itibariyle, üzerinde çalışılmakta olan yüksek katma değerli ürünler ile demir cevherine dayalı sıcak metal üretimine imkân sağlayacak yatırımlara devlet desteği verilmesinin önündeki engeller kaldırılmalıdır” dedi.



‘Türkiye’ye özel statü tanınmalıdır’


Son olarak 38. Grup Meslek Komitesi Başkanı İlhan Bayrak kürsüye geldi. Kara ve Deniz Taşıtları İmalatı konusunda sunum yapan Bayrak, “Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı Anlaşmasına tabi olunurken, AB gümrük birliği anlaşmasında revizyon yapılmalı veya Türkiye’ye özel statü tanınmalıdır. AB ve ABD arasında küresel ekonomik dinamikleri ciddi şekilde etkileyecek söz konusu anlaşma, Türk ekonomisine olumsuz etki yapacaktır; ihracatta yüzde 12,5 oranında düşme, ithalatta yüzde 1,5 oranında artma ve dış ticaret açığında ise Yüzde 22,5 oranında artma yaşanması beklenmektedir. Bu durumdan en fazla otomotiv sektörü etkilenecek olup yüzde 16’lık yerli üretim düşüşü ile motorlu kara taşıtları ilk etkilenecek sektör olacaktır. Buna mukabil AB’de satılacak ABD menşeli araçlar ise yüzde 25,5 oranında ucuzlayacaktır” dedi.




Son Güncelleme: 14.09.2015 13:55
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.