REKOLTE DÜŞTÜ, UYARI GELDİ

Balparmak Genel Müdürü Onur Özyurt, iklim değişikliğine bağlı kuraklık ve orman yangınlarının çam balı rekoltesini düşürdüğünü belirterek, "Türkiye'deki çam balı üretimi toplam bal üretiminin yaklaşık yüzde 20'sine tekabül ediyor. Burada ciddi bir arz piyasadan çekilince, oluşan boşluk maalesef doğal olmayan birtakım ürünlerle kapatılmaya çalışılıyor" dedi.

REKOLTE DÜŞTÜ, UYARI GELDİ

Balparmak Genel Müdürü Onur Özyurt, iklim değişikliğine bağlı kuraklık ve orman yangınlarının çam balı rekoltesini düşürdüğünü belirterek, "Türkiye'deki çam balı üretimi toplam bal üretiminin yaklaşık yüzde 20'sine tekabül ediyor. Burada ciddi bir arz piyasadan çekilince, oluşan boşluk maalesef doğal olmayan birtakım ürünlerle kapatılmaya çalışılıyor" dedi.

27 Kasım 2021 Cumartesi 13:38
REKOLTE DÜŞTÜ, UYARI GELDİ

Yangınlar ve kuraklık çam balında rekolteyi düşürdü. Balparmak Genel Müdürü Onur Özyurt, "Orman varlığındaki hasar ve yangınlar sebebiyle sezonun geç başlaması neticesinde bu sene çam balı rekoltesi geçen seneki seviyelerin de bir miktar altında olacak" diye konuştu. Özyurt, rekolte düşüklüğü neticesinde piyasada ortaya çıkabilecek doğal olmayan bal konusunda uyarıda bulunarak, "Türkiye'deki çam balı üretimi toplam bal üretiminin yaklaşık yüzde 20'sine tekabül ediyor. Burada ciddi bir arz piyasadan çekilince, oluşan boşluk maalesef doğal olmayan birtakım ürünlerle kapatılmaya çalışılıyor" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin ihracatta çam balı özelinde önemli bir potansiyeli olduğunu vurgulayan Özyurt, "Türkiye dünya çam balı üretiminin yüzde 95'ini yapıyor. Yüzde 5'i de komşumuz Yunanistan'da yapılıyor. Çam balı yapısı ve besin değerleri anlamında çiçek balından farklı özellikler taşıyor. Markalaşma anlamında ülkemizin yapabileceği çok şey ve yaratabileceği katma değer var" şeklinde konuştu.

   

   

BALIN HİKÂYESİ

Markalaşma konusunda Yeni Zelanda'da üretilen Manuka balının hikayesini örnek veren Özyurt, "İhracat değerleri ülkemizin çam balı ihraç değerinin kilogram bazında yaklaşık 10 katı kadar. Bizim ortalama satış fiyatımız kilogramda yaklaşık 3,5-4 dolar iken Manuka balı 35-40 dolarlara satılıyor. Bu, hem Yeni Zelanda'nın reklamla markalaşması, hem de Manuka balıyla ilgili yapılan akademik çalışmaların çoğalması ile ilgili. Biz de Ar-Ge merkezimizde çam balı üzerinde çalışmalar yürütüyoruz. Hedefimiz çam balının dünyada bir Manuka balı gibi bilinirliğe ulaşması ve katma değerli ihracat" ifadelerini kullandı.
 

TEK YOLU DETAYLI ANALİZ

Balın tağşişe en açık ürünlerden biri olmasına karşın geliştirdikleri analiz sistemiyle 300'den fazla parametrede değerlendirme yaptıklarını vurgulayan Özyurt, şöyle konuştu: "Ar-Ge merkezimiz TÜBİTAK tarafından da akreditedir. Dolayısıyla buradaki analiz çalışmaları ve üretilen raporlar 3. kişiler tarafından da tanınmaktadır. Burada 2 tür iletişim faaliyetinde bulunmaya gayret ediyoruz. Bir tanesi baldaki taklit ve tağşişin önüne geçmek için metot geliştirilmesi ve ilgililerle paylaşılması. Gururla söyleyebilirim ki dünyada ilk kez esmer pirinç şurubunun 'marker'ını bizim Ar-Ge merkezimiz tespit etti ve biz bu metodu hem hakemli bir bilimsel dergide yayınlayarak kamuoyuna mal ettik hem de diğer analiz yapan laboratuvarlarla paylaştık. İkinci tür iletişimimizde tüketicilerimize yönelik oluyor burada yapılan analizler bir karekod vasıtasıyla tüm ürünlerimizin ambalajlarının üzerine basılıyor. Tüketicilerimiz bu karekodla ürünün içeriğine dair analiz raporuna doğrudan ulaşabiliyorlar. Bunu da sektörümüzde bildiğimiz kadarıyla yapan tek markayız. Kovandan sofraya doğal ve gerçek balı ulaştırma yolculuğunda tedarik zinciri şeffaflığı anlamında da elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz."

   

YENİ METOTLARA TEŞVİK

Arıcılık tekniklerinde yeni yöntemlerin kullanılmasına ihtiyaç olduğunu vurgulayan Özyurt, "Hem arı kolonilerinin varlığının korunması hem de kovan başına alınan verimin artırılması anlamında mümkün olduğunca modern tekniklere yönelmekte fayda var. Bizim Muğla Ula'da yerleşik bir Arıcılık Akademimiz var, aynı zamanda bir mobil karavanımız var. Amacımız katma değerli arı ürünlerinin artmasını teşvik etmek. Örneğin bu sene Muğla'da arıcılarımızın yaşadığı ekonomik kaybı telafi etmek için diğer arı ürünlerine yani polen, propolis gibi ürünlere yönelimi artırmaya çalışıyoruz" dedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.