PANDEMİNİN ARMAĞANI: KARMA MODEL

EY Türkiye’nin Çalışma Dünyasının Geleceği: COVID-19 ve Yeni Normal raporuna göre; uzaktan çalışma modelinin çalışma dünyasında hızla yaygınlaşması uzun vadede yenilikçi çalışma modellerinin temellerini oluşturan bir unsur oldu.

PANDEMİNİN ARMAĞANI: KARMA MODEL

EY Türkiye’nin Çalışma Dünyasının Geleceği: COVID-19 ve Yeni Normal raporuna göre; uzaktan çalışma modelinin çalışma dünyasında hızla yaygınlaşması uzun vadede yenilikçi çalışma modellerinin temellerini oluşturan bir unsur oldu.

25 Kasım 2020 Çarşamba 15:01
PANDEMİNİN ARMAĞANI: KARMA MODEL

Uluslararası denetim ve danışmanlık şirketi EY (Ernst & Young), pandeminin çalışma hayatına etkilerini incelediği Çalışma Dünyasının Geleceği: COVID-19 ve Yeni Normal adlı raporunun sonuçlarını açıkladı. EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Bölümü tarafından hazırlanan raporda; COVID-19 krizi ile birlikte çalışma modelinde yaşanan zorunlu değişimler, işe geri dönüş süreci ve COVID-19’un çalışma dünyası üzerindeki uzun vadeli etkileri mercek altına alınıyor. Çalışan, işveren, yatırımcı ve öğrenci olmak üzere 300 katılımcı ile gerçekleştirilen anket sonucu oluşturulan rapor iş dünyasındaki dönüşüme ışık tutuyor.

OFİSE DÖNÜŞ KONUSUNDA FİKİR BİRLİĞİ YOK

Rapora göre; uzaktan çalışma modelinin çalışma dünyasında hızla yaygınlaşması uzun vadede yenilikçi çalışma modellerinin temellerini oluşturan bir unsur oldu. Anket kapsamında çalışanlara COVID-19 dönemi sonrasında sürekli ofiste çalışmaya dönmek isteyip istemediklerini sorulduğunda, yüzde 54’ünün olumsuz yanıt verdiği görülüyor. Müdürler ve üst düzey yöneticiler tarafından verilen yanıtlara bakıldığında ise katılımcıların yüzde 53’ünün krizden sonra ofiste çalışmayı tercih edeceğini belirtiyor.

Yönetsel seviyeler arasındaki bu fikir ayrılığı bir yandan kuşaklar arası beklenti farkını ortaya koyarken diğer yandan da COVID-19 dönemi sonrası çalışma dünyasının geleceğine ilişkin belirsizliklerin bir göstergesi olarak ortaya çıkıyor. Buna karşın farklı ihtiyaçlardan dolayı ofise gitmeyi bir ihtiyaç olarak gören çalışanların ofiste çalışmayı istemelerinin temel sebepleri arasında sosyal kalmak (yüzde 29), ofiste daha iyi çalışma kaynaklarına erişim (yüzde 24) ve meslektaşlarla daha iyi iş birliği (yüzde 23) gibi unsurlar yer alıyor.

 

GENÇ KUŞAK ESNEK MODELDEN YANA

Y ve Z kuşağından oluşan öğrenci katılımcıların iş hayatından temel beklentileri arasında da esnek çalışma modeli başta geliyor. Katılımcıların yüzde 73’ü, iş hayatına adım attıklarında hem ofis hem uzaktan çalışmayı içeren karma bir çalışma modeli tercih ettiklerini belirtiyor.

KARİYER PLANLARINI DEĞİŞTİRDİ

COVID-19 pandemisi yatırımcılar, işverenler ve çalışanların planlarını baştan yazmalarına neden olmasının yanında öğrencilerin de gelecek planlarını büyük ölçüde etkiledi. Öğrencilerin yüzde 63’ü COVID-19 dönemi ve dijitalleşmedeki hızlanmanın kariyer planlamalarında değişikliğe neden olduğunu belirtiyor. Bunun başlıca nedenleri arasında COVID-19 döneminde ve sonrasında değişen müşteri talepleri nedeniyle belirli sektörlerin gelişmesi veya küçülmesi (yüzde 54) ve gelişen yeni teknolojiler (yüzde 52) yer alıyor.

ÜRETKENLİĞİ ARTIRDI ANCAK YALNIZLAŞTIRDI

Çalışanların yarısı uzaktan çalışma döneminde, COVID-19 öncesi döneme kıyasla üretkenliklerinin artığını belirtiyor. Bu rakam, müdür ve üst düzey yöneticiler için yüzde 60’a kadar çıkıyor. Buna karşın, uzaktan çalışmanın getirdiği bazı zorluklar olduğu da anket sonucu ortaya çıkıyor. Bunların başında evde çalışılan sürede artan yalnızlık duygusu ve insan ilişkilerinin zayıfladığı düşüncesi geliyor (yüzde 41). Bu modelin bir diğer zorluğu ise evdeki alan yetersizliği nedeniyle iş ve özel alan arasında farklılık bulunmaması (yüzde 41). Katılımcıların yüzde 37’si ise uzaktan çalışmanın herhangi bir zorluk teşkil ettiğini düşünmüyor.

Son Güncelleme: 25.11.2020 15:04
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.