MÜSİAD’TAN REFORMLARA DESTEK

MÜSİAD Başkanı Abdurrahman Kaan, “Tüm imkân ve projelerimiz ile bu reform hareketinin destekçisi olacağımızı da beyan ediyorum” açıklamasında bulundu.

MÜSİAD’TAN REFORMLARA DESTEK

MÜSİAD Başkanı Abdurrahman Kaan, “Tüm imkân ve projelerimiz ile bu reform hareketinin destekçisi olacağımızı da beyan ediyorum” açıklamasında bulundu.

05 Aralık 2020 Cumartesi 12:04
MÜSİAD’TAN REFORMLARA DESTEK

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, Yapısal Reformlar Toplantısı’nın ardından bir basın açıklaması yaptı. Başlatılan reform hareketinin, iş dünyası adına önemli olduğunu vurgulayan Kaan, “Öncelikle pandemi sürecinin ağır koşulları altında dünya ekonomisinin daralma trendini sürdürdüğü bir dönemde ülkemizin yeniden büyüme sürecine girmesi ve bu fırsatın iyi değerlendirilmesi adına başlatılan reform hareketini iş dünyası adına önemsediğimizi vurgulamak isterim” dedi. Türkiye’nin üretim gücünün gerekli koşullar sağlandığı takdirde yeniden ve hevesle çarkları döndürmeye hazır olduğunu gösterdiği kaydeden Kaan, “Nitekim son büyüme rakamlarının ayrıntılarındaki imalat sanayi katkısı ve sabit sermaye yatırımlarındaki artış, bu hususta umut vericidir” diye konuştu.

 Pandemi süreci ardından yaşanacak yeni ekonomik yapı içinde Türkiye’hem tedarik hem de lojistik ağları açısından kendine hatırı sayılır bir yer bulması için şimdiden temel üretim ve yatırım paradigmalarında önemli değişimlerin yapılmasının şart olduğunu kaydeden Kaan, “Bu nedenle Hazine ve Maliye ve Adalet Bakanlıkları nezdinde ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde başlatılan bu yapısal reform hareketini MÜSİAD olarak desteklediğimizin altını çiziyorum. Tüm imkân ve projelerimiz ile bu reform hareketinin destekçisi olacağımızı da beyan ediyorum” açıklamasında bulundu

“UZUN VADELİ ÇÖZÜMLER GEREKİYOR”

MÜSİAD’ın müm şube ve temsilciliklerinden gelen saha bilgilerini çalışma hayatı, finansman, vergi ve ödemeler, hukuk ortamı, sektörel talepler, gıda, tarım ve hayvancılık başlıkları altında tasnif ettiklerini anlatan Kaan, “Ancak bu kez Türkiye’nin ihtiyacı olan, mikro düzenlemelerden ziyade zihinsel bir dönüşüm ve bilhassa yatırım-üretim-ticaret hattında senkronizasyonu teşvik edecek bir paradigma değişimidir. Bu nedenle kısa vadeli çözümlerin artık sermaye, emek ve hammadde piyasalarında istenilen etkiyi oluşturmayacağı kanaatindeyiz” dedi. Türkiye’nin bundan sonraki süreçte; sermaye, teşvik ve girişimcilik verimliliği alanlarında çok daha dikkatli olması gereken ve daha seçici adımlar atmasını zorunlu kılan bir ekonomik paradigma değişimine ihtiyacı olduğunu kaydeden Kaan, “Sermayenin servete değil, yatırıma ve sermaye stokuna evrilmesi, bizim dar zamanlarda hem firmalarımız hem de devlet bütçemiz açısından daha dayanıklı bir yapıya kavuşmamızı temin edeceği noktasından hareketle, etkin proje yönetimlerinin gerekliliğinden bahsettik. Özel sektörün sermaye stoku oluşturma yükünü devletin omuzundan alması ve proje bazlı ortaklıklarla sisteme doğrudan dâhil olması gerektiğinin altını çizdik” ifadelerini kullandı.

Rezervlerin yeniden istenilen düzeye gelmesi adına sıcak para girişi yanında doğrudan yatırımların desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Kaan, doğrudan yatırımların Türkiye’de sadece hizmet sektöründe toplanmaması ya da doğrudan firma satın alma şeklinde gerçekleşmemesi gerektiğini anlattı.

ENFLASYONUN DÜŞMESİ RAHATLAMA SAĞLAR”

İş yapma kolaylığı endeksi sıralamasının yeniden belirlenerek, bilhassa yabancıların KOBİ’lere olan ilgisinin artırılması gerektiğini dile getiren Kaan, şöyle devam etti:

“Bu durum bir bakıma firma ihraç etmek olarak da tanımlanabilir. KOBİ Kuluçka Merkezlerinin yaygınlaştırılması ve teşvik sistemlerinden daha ziyade KOBİ’lerin faydalanmasının sağlanması.  Kilit sektörlerimiz başta olmak üzere, katma değeri yüksek sektörlere yapacağımız milli yatırımların, bilhassa orta ve uzun vadede fiyat istikrarı politikamıza sağlayacağı katkının hayati önem taşıdığı yadsınamaz. Bu süreçte sadece ölçek büyüklüğü ile avantaj sağlayan firmaların değil; Türkiye ekonomisinin lokomotif unsuru, KOBİ’lerimizin de yatırıma teşvik edilerek ve onların başta mekân ve finansmana erişim olmak üzere, yatırım yapma iştahlarını olumsuz etkileyecek faktörlerin iyileştirilmesi, hem onların zamanla büyüyerek çok daha yüksek hacimli üretim kapasitelerine ulaşmalarını sağlayacak hem de istihdam politikalarımıza olumlu dönüşler sağlayacaktır.”

HERKES İÇİN ADALET VURGUSU

Teşvik, kambiyo ve vergi sistemlerinin sadeleştirilmesi, şehir ekonomilerinin desteklenmesi, ölü sermayenin geri kazanımı için gayrimenkul değersizleştirme sisteminin önüne geçilmesi, finansal tasarruf edindirme sisteminin ivedilikle yasalaştırılması ve piyasanın düzenlenmesi, kıdem tazminatı fonunun kurulması ve yabancı yatırımcılar açısından Türkiye’nin hukuki algısının yeniden şeffaflık ve “herkes için adalet” temelleri üzerinden anlatılması gerektiğini vurguladıklarını ifade eden Kaak, şunları söyledi:

“Mahkemelerde, bilhassa iş hayatında yaşanan uyuşmazlıkların halli adına bekleyen ve adalete ilave iş yükü çıkaran davalar için arabuluculuk ve tahkim sistemleri yeniden düzenlenerek daha etkin bir şekilde işletilmelidir. Enflasyon sepetinde gıdanın payı yüksektir; bu bağlamda gıda sektörüne yönelik katma değer üreten büyük teknoloji yatırımları, yatırım taahhütlü avans kredisi kapsamına alınmalıdır. Gıda sektörünün temel tüketim gruplarında, yeterli miktarda yapılamayan üretimden dolayı yıllık bazda yüzde 25 ile 40 arasında değişen reel artışlar görmekteyiz. Kamudaki regülasyon görevi yapan şirketlerin özel sektör şirketleriyle birlikte üretim ve stok planlamasını yapması, enflasyonu kontrol altına alacaktır. Enflasyonun düşmesi, ekonomik rahatlamaya neden olacaktır."

Son Güncelleme: 05.12.2020 12:08
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.