“GIDA KENT”E DOĞRU

Özellikle pandemi döneminde en az sağlık yatırımları kadar vazgeçilmez olduğu hususunda hemfikir olunan gıda sektörü, TÜİOSB ile çığır açacak katma değer üretmeye hazırlanıyor. Gıda üretiminde ileri teknolojinin OSB’yle birlikte yeniden tanımlanacağını ifade eden Başkan Gül Akyürek Balta, “10 bin istihdam yolda” dedi.

“GIDA KENT”E DOĞRU

Özellikle pandemi döneminde en az sağlık yatırımları kadar vazgeçilmez olduğu hususunda hemfikir olunan gıda sektörü, TÜİOSB ile çığır açacak katma değer üretmeye hazırlanıyor. Gıda üretiminde ileri teknolojinin OSB’yle birlikte yeniden tanımlanacağını ifade eden Başkan Gül Akyürek Balta, “10 bin istihdam yolda” dedi.

08 Eylül 2020 Salı 13:18
“GIDA KENT”E DOĞRU

Röportaj: Ümit UÇAR

“Aile geleneği” olarak tanımladığı AR-GE’ye hakkını vererek Mersin’de 5’inci AR-GE merkezinin kurulmasına öncülük eden sanayi kökenli OSB Başkanı Gül Akyürek Balta, Mersin-Tarsus Tarımsal Ürün İşleme İhtisas OSB (TÜİOSB)’yi de güzelleştirecek. 50 yıllık aile şirketlerini ileri teknolojiyle yürütürken aynı zamanda TÜGİAD başkanlığı görevini de “ilk kadın şube başkanı” sıfatıyla ifa eden Balta, gıda sektöründe çığır açacak vizyona sahip TÜİOSB ile özellikle kadın istihdamında fark yaratacak projelere imza atmayı hedefliyor. Sanayi TV’ye konuşan Balta, OSB’nin kent merkezlerine, SEB’e ve önemli lokasyonlara yakın olduğunun altını çizerek, önemli bir vizyonla yola çıktıklarını da ifade etti. “Tarımsal ürünlere ileri teknoloji zerk ederek yepyeni küresel markalar kuracağız” diyen Balta, 10 bin kişilik nitelikli istihdam sağlamayı hedefleyen OSB’de çalışmaların pandemi dönemine rağmen başarıyla sürdürüldüğünü dile getirdi. Bölge firmalarının yüzde 80’inin ihracatçı olduğundan bahseden OSB Başkanı, kadınların istihdama katılmalarına hız kazandıracak KOGİF projesiyle ise endüstrinin çehresinin değişeceği mesajını verdi.
 

SANAYİYE KADIN ELİ

OSB ne zaman faaliyete geçecek? Yatırımcı durumu nedir?

Tarımsal ürünlere ileri teknoloji, maksimum değer kazandırmayı; kadın iş gücünün sanayi ve ticarette en önemli şekilde kullanılmasını ve yepyeni küresel markalar kurularak 10 bin kişi nitelikli istihdam sağlamayı hedefleyen TÜİOSB’nin çalışmalarını şu anda sürdürüyoruz. TÜİOSB, Mersin’in yeni kuşak genç sanayicileriyle birlikte yola çıktığımız, gerçekten ilk günlerde bizim için hayal gibi görünse de tarım ve lojistik başlıklarıyla öne çıkan Mersin’imizde son yıllarda çok hızlı bir değişim sürecinin yaşanmasıyla bizim bu ihtiyaca cevap verecek bir proje geliştirmemizle yola çıktı. Bölgemizde bir ilki gerçekleştirmek istedik tarımsal ürün işleme ve gıda sektöründe düşük maliyetli daha verimli üretim yapmayı, yurtiçi ve yurtdışı pazarlarda rekabet avantajı yaratmayı bölge ve ülke ekonomisine katkı sağlamayı hedefledik. Tarsus Kurbanlı Mevkiinde tarımsal vasfı bulunmayan tamamı hazine arazilerinde OSB’mizi kurduk. Hazırlık projelendirme çalışmalarını tamamladıktan sonra 28 Aralık 2018 tarihinde de Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mustafa Varank’ın katılımlarıyla temel atma törenimizi gerçekleşirdik. Gerçekten bizim için çok kıymetli bir katılım oldu. Yerli otomobil lansmanının hemen ertesi günüydü. Rakamlardan bahsedeyim. TÜİOSB’nin 1. Etap 180 hektarlık alanı şu an genişleme alanıyla beraber 245 hektarlık bir alanda projelendirildi. 1. etapta 70 parselimizde yatırımcılarımız, sanayicilerimiz fabrikalarını kuracaklar. Bu yoğun ilgi de devam ettiği için şu an mevcut yatırımcılarımızın bir an önce altyapılarını tamamlayıp fabrika inşaatlarına başlayabilmeleri için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Çok sınırlı sayıda 1. alanda parselimiz kaldı. Gerçekten çok inceleyip sık dokuyoruz. Amacımız katma değer yaratacak gerçek imalatçı sanayicileri ve ihracatçıları buluşturmak. Yatırımcılarımızın da tamamı kendi bölgemizden değil. Yurtdışından da yatırımcılarımız var. Yatırımcılarımızın yüzde 15’i yurtdışından, yüzde 25’i de il dışından geliyor. Birinci etapta 70 yatırımcı ile 7 bin kişiye istihdam sağlayacak TÜİOSB. 5 yıl içinde de altyapı yatırımlarımız devam edecek.

EKOSİSTEMİN KALBİNDE

Çıktılar ve avantajlar neler olacak?

245 hektarlık bir alana en az 100 yatırımcıyla en az 10 bin kişiye nitelikli istihdam sağlayacağımıza inanıyoruz. Modern ve görkemli bir üretim üssü olma yolunda çalışmalarımıza devam ediyoruz. Gerçekten gıda üretiminde teknoloji başlığının üzerinde biz çok duruyoruz. Bünyemiz bir akademi gelişmiş test ve AR-GE merkezine sahip. Küresel markalar yaratacak bir OSB olmayı hedefliyoruz. Lokasyonumuzda çok özellikli bir bölgeyiz. Mersin il merkezine sadece 30 kilometre mesafedeyiz, Adana’ya ise 35. Yani Adana- Mersin ortası gibi düşünebilirsiniz. Şu anda bölgesel hava limanımıza da 15 kilometre yakınlıktayız. Mersin Serbest Bölgemize de 25 kilometre mesafedeyiz. Ulaşılabilirliği çok doğru lokasyonda olan bir yerde kuruluyoruz. Yatırımcılarımıza arsa tahsislerini sağlayarak son süreçte yatırımların başlaması için gerekli olan altyapı çalışmalarına da şu anda hız verdik. Pandemi sürecinde takdir edersiniz ki fiziki çalışmalar bir miktar sekteye uğradı. Bundan hiç yılmıyoruz ama şu anda gıda, dünyanın sağlık kadar en önemli iki sektöründen. Güvenli gıda üretimini desteklemek için biz de bölgelerimizde yatırımlarımızı bir an evvel tamamlamak için çalışıyoruz. Şantiye binalarımızı tamamladık. TÜİOSB’nin ortak enerji tüketimlerini yerleşke içerisinde kurulacak güneş enerji santrallerinden temin etmeyi planlıyoruz. Arıtma tesislerimizde de son teknoloji atık sularını sulama suyu olarak kullanmayı planlıyoruz. Ağaçlandırılmış, yeşillendirilmiş alanlarıyla peyzaj alanlarımız tamamen bu atık sularından elde ettiğimiz sularımızla sulanacaklar. Bölgemizin atık yönetim tesisi de tabii ki oluşturulacak. Lojistik maliyetleri en aza indirmek için çalışmalarımız var. OSGB, çevre laboratuvarları ve bu alanlardaki giderleri minimize edecek bölge içinde dışa hiçbir bağımlılığımız kalmayacak birçok çalışmayı gerçekleştireceğiz.

KÖKLÜ FİRMALAR DÂHİL

OSB’yi Endüstri 4.0’ı da içine alacak şekilde mi kurguladınız?

Evet, bizim tabi özellikle AR-GE faaliyetleri bakımından bahsettiğim gibi teknoloji odaklı altyapıları mutlaka yatırımcılarımıza empoze etmeye çalışıyoruz. Ben bahsettiğim gibi Mersin’de AR-GE merkezi kuran bir insanım. Biz diyoruz ki bölgemizdeki tarımsal ürünlerin katma değerlerini arttıracak yöntemler dışında ürün kalitesini ve besin değerini yüksek oranda koruyan mikrodalga, radyo frekansla dondurarak kurutma gibi teknolojiler kullanacağız. Tabii tüm bu ürünlerin yurtiçi pazarlarda satılmasının yanında ağırlıklı olarak dünya pazarlarına da ihraç edilmesinde çok önemli bir rol sağlayacak. Çünkü yeni normalde dünya pazarlarında üretim teknolojisini ve kalite farkını yaratanlar hızla yükselecek. Bu inovatif teknolojiler de ürün kalitesini arttırmakla kalmıyor onların yüksek katma değer kazanmasını da sağlıyor, dolayısıyla biz tüm bu bahsettiğimiz Endüstri 4.0’ın bugün avantajlarından yararlanmakla birlikte yüksek teknolojili üretim modellerini şu an yatırımcılarımıza anlatıyoruz ve tamamen teknolojiye yatırım yapmalarını ve bunun gereğini o gün ki zamanda ihtiyacını anlamalarını sağlıyoruz. Yatırımcılarımız gerçekten hep ihracat odaklı global firmalar da olduğu için içimizde çok pozitif yönde şu anki fizibilite çalışmalarını sürdürüyorlar. Şu anki üreticilerimiz halihazırda yeni yatırımcılar değiller. Bunlar dünyaya ciddi katma değerli ürün üretip ihracatını gerçekleştiren firmalar, ancak bugüne kadar herhangi bir OSB içinde yer almadıkları için bu firmalara daha büyük yatırımlar yapmak üzere biz OSB’mizde yer veriyoruz. Dolayısıyla biz halihazırda ürünleri olan firmalarla, sanayicilerle yola çıkıyoruz. Bunların hiç biri yeni yatırım değil. Tabii çok kıymetli sanayicilerimiz de var başka konularda gerçekten Türkiye’de önemli başarıları gerçekleştirmiş ve şimdi de tarım ve gıda alanında yatırım yapan yatırımcılarımız da var. Hepimiz aynı noktada birleşiyoruz. Teknoloji odaklı Endüstri 4.0 altyapısında yatırımlar gerçekleştireceğiz ve ülkemizde bu alanda söz sahibi olan daha çok katma değerli ürün üreterek gerek yurtiçinde gerek dünya pazarlarında yerimizi alacağız. Bunun için de her alanda AR-GE’yi öncelik alan bir kurum olarak yolumuza devam ediyoruz.

GÜÇLÜ KADIN PARANTEZİ

“KOGİF”,  yani Kadın Ortak Girişim Fabrikaları projenizden bahsedebilir misiniz?

Aslında gerçekten benim için TÜİOSB’nin en anlamı projesi diyebilirim. Gerçekten ben her zaman kadın iş gücünün, kadın girişimciliğinin, yarı nüfusu kadın olan ülkemizde artması gerektiğini düşünüyorum. Gerçekten bu alanda çalışmalarımızı arttırırsak kalkınmamızda bölgesel olarak çok büyük bir hareketi başlatmış olacağız. Buna inanarak bu projeyi gerçekten kendim yazmış olmaktan çok mutluluk duyuyorum. KOGİF projemiz istihdam hedeflerimizin yanında Türkiye’nin en önemli ihtiyaçlarından birisi: eğitimli, cesur, özgüvenli kadın girişimcileri yetiştirmek aslında. Bizim bölgemizde de gerçekten şanslıyız. Çok yetenekli kadınlarımız var. Bu düşünceyle ben KOGİF projesini uygulamaya koydum. Buradaki hedefimiz öncelikle kadın yatırımcıların bir araya gelmesi, girişimcilerimizle ve kadın iş gücünü öncelikle üretim ve ticarette daha çok var olabilecek ve değişen rekabet koşullarına göre kadınlarımızı hazırlayacağımız mentörlüğün de içinde bulunduğu bir sistem düşünün. Biz Sanayi Bakanlığımıza aslında KOGİF’e özel bir teşvik paketi çıkarılmasını talep edeceğiz. Bununla ilgili bir çalışma sürdürüyoruz şu anda. Tabii ki bu KOGİF’lerin önünü de açacak kadın yatırımcıların, girişimcilerin de önünü açacak. Önemli ürünler ortaya çıkacak ve bunları teşviklerle birleştirip belli bir yol almasından melek yatırımcılar da daha güvenli yatırımcılara ulaşacaklar.

TEŞVİK ÜLKESİ

Kadın girişimci ve OSB başkanı olarak teşvik talepleriniz neler?

Güncel ihtiyaçlara göre teşvikler geliştirildi. Son dönemlerde de biliyorsunuz bizim bölgemizde özellikle ilçe bazlı teşviklerin daha da arttığını gördük. Adana 2. bölgeden 3. bölgeye geçti. Bizim bölgemiz zaten 3. bölge teşviklerinden yararlanıyordu. OSB içinde de yatırımcılar 4. bölge teşviklerinden yararlanacaklar. Bu da tabii ki ilk 7 yıllarında yaptıkları yatırımların geri dönüşünü elde edip daha kolay bir bütçelerin özellikle makine teçhizata harcamaları konusunda önemli bir avantaj yaratıyor. Ödemesiz toplam 12 yıl vadeli makine teçhizatı değil yalnızca bina yatırımlarında da biliyorsunuz sanayi bakanlığımızca teşvikler devam ediyor. Tabii bu bölgedeki yatırımcılara çok büyük kolaylıklar sağlayacak ve bir an evvel özellikle üretmeye yoğunlaşacağımız bir süreçte bize imkân yaratıyor bunlar çok önemli. Aslında OSB’miz içinde standart teşvikler her gün güncellenerek çok daha iyi hale geliyor. TÜİOSB olarak kendimize ekstra özel bir teşvik başvurumuz yok. Sadece KOGİF için var. Kadın sanayiciliğinde daha büyük hamleler yapılması adına var. TÜİOSB zaten şu anda Türkiye’de altyapısı teşvik edilen 7 tane OSB’den bir tanesi. Böyle önemli bir teşviki de almışken hızla yola devam edeceğiz. Şu anki teşviklerden memnunuz.

İHRACATA ASLAN PAYI

İhracatı da ön planda tutacak mısınız?

Evet, bizim ilk amacımız teknoloji odaklı ilk katma değerli üretim. Biz ham maddeyi mamule dönüştüren yatırımcılardan oluşuyoruz zaten. Bizde hazır ürünü paketleme gibi bir işlem yok. Örneğin narenciye paketleme firması yok bizim içimizde. Ama meyve suyu üreticisi firma var. Bunun gibi biz katma değer yaratan üretimlerle yolumuza devam ediyoruz. 2. önemli hedefimiz de tüm bu ürünlerin ihracata kazandırılması. Şu an hâlihazırdaki yatırımcılarımızın yüzde 80’i ihracatçı firmalar.

TÜİOSB BAŞKANI GÜL AKYÜREK BALTA İLE YAPILAN RÖPORTAJIN  TAMAMINA, SANAYİ TV'DEN ULAŞABİLİRSİNİZ. RÖPORTAJ İÇİN TIKLAYINIZ.

Son Güncelleme: 14.09.2020 14:28
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.