FİRMALARA DİJİTALLEŞME FORMÜLÜ

Endüstri 4.0 ile ilgili ulusal ve uluslararası standartların takip edilmesi için faaliyet gösteren Endüstri 4.0 Dijital Dönüşüm Derneği Başkanı Ahmet Kaya, firmalar için adım adım dijitalleşme sürecini anlattı.

FİRMALARA DİJİTALLEŞME FORMÜLÜ

Endüstri 4.0 ile ilgili ulusal ve uluslararası standartların takip edilmesi için faaliyet gösteren Endüstri 4.0 Dijital Dönüşüm Derneği Başkanı Ahmet Kaya, firmalar için adım adım dijitalleşme sürecini anlattı.

12 Ocak 2021 Salı 09:24
FİRMALARA DİJİTALLEŞME FORMÜLÜ

  

Haber: Ümit UÇAR

Endüstri 4.0 Dijital Dönüşüm Derneği Başkanı Ahmet Kaya, Türkiye’de sanayinin durumunu, gelecek vizyonunu ve Endüstri 4.0’ın sanayiye nasıl entegre edileceğini anlattı. Sanayi TV’ye konuşan Kaya, firmaların dijital dönüşüme ayak uydurması için atmaları gereken adımları tek tek sıralayarak, “Firmalara şunları öneriyoruz; kendi dijitalleşme yol haritanız kapsamında bir proje ekibi oluşturun. Farklı becerilere sahip insanları da bu projeye dahil edin. Endüstri 4.0 ve dijitalleşme ile ilgili bilginiz yeterli değilse bu konuda danışmanlık alın” dedi. Üretim süreçlerinde dijitalleşmek isteyen firmalara tavsiyelerde bulunan Kaya, “Dijitalleşme ve Endüstri 4.0’a geçiş, tüm fabrika bazında ele alınmak yerine, süreçler bazında uygulanabilir. Küçük küçük başarı hikayeleri oluşturup, sonra kapsamı genişleterek Endüstri 4.0’ı fabrika ölçeğine uyarlamak mümkün” şeklinde konuştu.

 

“TÜRKİYE 2.7 DÜZEYİNDE”

Dünyadaki sanayileşme sürecini mühendislik faaliyetleriyle ilişkilendiren Kaya, Endüstri 1.0’ın mekanik mühendisliğiyle, Endüstri 2.0’ın elektrik mühendisliğiyle, Endüstri 3.0’ın elektronik mühendisliğiyle, Endüstri 4.0’ın ise yazılım mühendisliğiyle karakterize edilebileceğini kaydetti. Kaya, “Türkiye’deki duruma gelirsek; her işletmemizde elektrik var. O anlamda Endüstri 2.0 ile 3.0 arasındayız diyebiliriz. Ancak bazı büyük otomotiv, gıda, tekstil firmalarımızın gelişmişlik düzeyi 3.5’in üzerinde. Endüstri 4.0 kapsamda yapılan ciddi yatırımlar var. Bu açıdan baktığımızda 2.5’ten biraz daha yukarıda yani 2.7 seviyesindeyiz diyebiliriz” değerlendirmesini yaptı.

 

DÖNÜŞÜMÜN ÖNÜNDE İKİ ENGEL

Kaya, firmaların Endüstri 4.0’a geçişte bazı kısıtlamaların olduğunu belirterek, sermayeye erişim ve beceri engeline dikkat çekti. Türkiye’deki hem lise hem üniversite düzeyindeki mesleki ve teknik eğitimin sanayiyle uyumlu olmadığını dile getiren Kaya, “Bu da sanayicinin aradığı beceri havuzuyla gençlerin beceri havuzu arasında bir uyumsuzluğa yol açıyor. Sanayiciler üniversitelerle iletişimlerini güçlendirerek hem müfredat hem pratik eğitimin birbiriyle kaynaştırılmasını ve adaptasyonu sağlayabilir. Bunun dışında dernek olarak şöyle bir tehlikeyi göz önünde bulundurarak firmaları ve devleti uyarıyoruz. Endüstri 4.0’a geçeceğim diye yabancı firmaların ürün ve hizmetleri kapsamında köleleşmeyelim. Tüm alacağımız cihazlar yabancı menşeli olursa, çeşitli yaptırımlara maruz kalma ihtimali olur” dedi.

 

ÖNCELİK EKİP OLUŞTURMADA

Dijital Dönüşümü hayata geçirmek için firmalara önerilerde bulunan Kaya, şöyle devam etti:

“Birinci olarak, kendi dijitalleşme yol haritanız kapsamında bir proje ekibi oluşturun. Bu ekipte mutlaka yönetimden bir kişi olsun. İki, farklı becerilere sahip insanları da bu projeye dahil edin. Farklı birimlerde görevli personel bu süreçte olmalı. Üçüncü olarak, Endüstri 4.0 ve dijitalleşme ile ilgili bilginiz yeterli değilse bu konuda danışmanlık alın. Firma olarak önceliklerinizi belirlemeniz gerekir. Müşteriden gelen siparişlere hızlı yanıt verebilmek için planlama-sipariş yönetimine yönelik olarak bir dijitalleşme projesi hayata geçirebilirsiniz. Ürünlerinizin yeterince kaliteli olmadığını düşünüyorsanız, o zaman üretim ve kaliteye yönelik dijitalleşme projesi oluşturulabilir.”

 

KÜÇÜKTEN BÜYÜĞE DOĞRU

Kaya, dijitalleşmeyi ve Endüstri 4.0’a geçişi tüm fabrika bazında ele almak yerine, süreçler bazında ele almanın avantajlarına dikkat çekti. Örneğin dijitalleşmeye 10 birim kaynak ayrıldığında elde edilecek verimlilik ve bu projeden sağlanacak başarının firmaya 2 katı olarak geri geleceğini dile getiren Kaya, “Buradan küçük küçük başarı hikayeleri oluşturup, sonra kapsamı genişleterek Endüstri 4.0’ı fabrika ölçeğine uyarlamak mümkün” diye konuştu.

 

AKILLI FABRİKA AKILLI ÜRÜN

Kaya, Dijital Dönüşüm ile gündeme gelen “Akıllı Fabrikalar” kavramını açarak, “Akıllılık, sadece akıllılık fabrikalar için değil daha başka terminolojiler için de kullanılıyor. Akıllılıktan kasıt; elde ettiğimiz verileri derleyerek buradan yeni bilgiler ve kararlar almamızı sağlayan mekanizmadır. Bunu kente uygularsınız Akıllı Kentler, fabrikaya uygularsanız Akıllı Fabrikalar, işletmelere uygularsanız Akıl İşletmeler, topluma uygularsınız da Akıllı Toplum oluşur” dedi. Ürünlerde katma değeri artırmak için sadece üretim yöntemlerinin değil, ürünlerin de akıllaştırılması gerektiğine dikkat çeken Kaya, böylece dünyada üretilen gayrisafi milli hasıladan ve üretilen toplam değerden mümkün olduğu kadar çok pay alınabileceğini söyledi.

 

EN BÜYÜK TEHDİT

Akıllı Fabrikaların planlama, sipariş yönetimi, tedarik yönetimi, üretim planlaması, materyal kaynak planlaması gibi aşamalardan geçtiğini anlatan Ahmet Kaya, Akıllı Fabrikaları bekleyen en büyük tehdidin siber saldırılar olduğunu ifade etti. Kaya, “Siber güvenlik çok önemli. Bununla ilgili iki örnek verebiliriz. Fransız bir otomotiv firmasının verileri şifrelendi. Firma kendi verilerine erişemediği için iki hafta üretimi kapattı. Bunun maliyeti çok yüksektir. İkincisi ABD ya da İsrail kaynaklı olduğu söylenen, İran’daki nükleer tesislerin kullandığı sistemler manipüle edilerek reaktör ısı seviyesi artırıldı ve reaktör patlatıldı. Sanal fabrika ve dijitalleşen Akıllı Fabrikaların önündeki ne büyük tehdit, siber güvenlik tehdididir. Artık savaşlar ekonomik alanda yapılıyor. Bir tek tuşla tüm fabrikaların elektriği kesilebilir, kullandığı elektronik sistemler karıştırılarak hareket edemeyecek noktaya getirilebilir. Bunun için mümkün olduğu kadar milli yazılımlar kullanılmalı. Ayrıca firmalar farklı firmalardan alacakları iki ayrı firewall ile güvenliklerini sağlayabilirler” dedi.

 

MİLLİ “BULUT” ÖNERİSİ

Dijital Dönüşüm ile ortaya çıkacak “veri depolama”ya da değinen Ahmet Kaya, verinin iletiminde 5G’nin devreye girdiğini söyledi. Verilerin depolanması için hard disk-ram, verinin işlenmesi için de işlem gücü gerektiğini belirten Kaya, “Endüstri 4.0 Dijital Dönüşüm Derneği olarak sanayicilerimizin verilerinin Türkiye sınırları içinde bulunan data center’larda tutulması gerektiğini söylüyoruz. Çünkü verilerimiz çok kıymetli. Tıpkı UYAP Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi gibi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı da sanayi ve bilişim altyapısı oluşturmalıdır. Sanayiye özel bulut sisteminin Bakanlık eliyle kurulmasında fayda var. Ama Google, Amazon gibi açık bulut sistemleri kullanması gerekiyorsa da orada tutulan verilerin mutlaka şifrelenmesi gerekir” diye konuştu.

 

İŞÇİYE DE PATRONA DA EĞİTİM

Endüstri 4.0’ın Nesnelerin İnterneti (IoT), Bulut Bilişim, Büyük Veri, Yapay Zekâ gibi bileşenlerden oluştuğunu ifade eden Kaya, bu konularla ilgili hem eğitim kurumlarındaki öğrencilerin hem de sanayi kesimindeki işveren, beyaz yakalı ve mavi yakalıların eğitim alması gerektiğini söyledi. Kaya, “Her sanayi kuruluşunda yazılımcı, bilgisayar programcısı, teknikeri ya da bilgisayarla ilişkili birinin olması lazım. Başta buna ihtiyacımız var. Teknik olarak 1.0’a yeni başlıyoruz. Çoğu sanayi şirketinde IT’den anlayan personel yok. Endüstri 4.0 tam bir proje yönetimi işi. Sanayideki tüm yöneticilerin, proje yönetimi eğitiminden geçmesi lazım. Kimse ‘Ben endüstri mühendisiyim, bilgisayar mühendisiyim, bu işleri hallederim’ diye düşünmesin. Herkesin birbirinden öğreneceği şeyler var. Ancak bu şekilde Endüstri 4.0 ve dijitalleşme sürecini tamamlayabiliriz. Bu konuda firmaların ve sanayicilerin yanındayız, her türlü yardımı yapmaya hazırız” dedi.

Son Güncelleme: 23.01.2021 09:02
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.