EBSO BAŞKANI’NDAN NİTELİKLİ İŞ GÜCÜ VURGUSU

Asya Pasifik Ödülü sahibi ilk Türk odası olan EBSO, dönüşen dünyanın ticaret nabzını tutarak Türk sanayisinin ihracat arenasındaki elini güçlendiriyor. Pandemi dönemiyle birlikte hız kazanan dijital dönüşüm çalışmaları ekseninde hız verilen model fabrikalarla ilgili değerlendirmede bulunan EBSO Başkanı Ender Yorgancılar, “En modern makineleri getirin, lakin bunlara yazılım yapacak biri olmazsa anlamı yok. Yetişmiş iş gücü en önemli servettir” dedi.

EBSO BAŞKANI’NDAN NİTELİKLİ İŞ GÜCÜ VURGUSU

Asya Pasifik Ödülü sahibi ilk Türk odası olan EBSO, dönüşen dünyanın ticaret nabzını tutarak Türk sanayisinin ihracat arenasındaki elini güçlendiriyor. Pandemi dönemiyle birlikte hız kazanan dijital dönüşüm çalışmaları ekseninde hız verilen model fabrikalarla ilgili değerlendirmede bulunan EBSO Başkanı Ender Yorgancılar, “En modern makineleri getirin, lakin bunlara yazılım yapacak biri olmazsa anlamı yok. Yetişmiş iş gücü en önemli servettir” dedi.

12 Kasım 2020 Perşembe 13:49
EBSO BAŞKANI’NDAN NİTELİKLİ İŞ GÜCÜ VURGUSU

Röportaj: Ümit UÇAR

1950’li yıllarda bölgesel bir oda olarak kurulan 5 bin 500 üyeli Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO), üyelerinin sorunlarını doğru platformlarda doğru kişilere aktaran güçlü bir ara yüz... Asya Pasifik Ödülünü alan Türkiye’deki ilk odanın EBSO olduğunu söyleyen Başkan Ender Yorgancılar, aynı zamanda ilk akredite odalardan olduklarını da dile getirdi. Sanayi TV’ye konuşan Yorgancılar, pandemi dönemine de değindi. Söz konusu dönemde tüm dünyanın sağlık ve gıda sektörlerinin önemini anladığını ifade eden Yorgancılar, hem devletin teşvikte cömert davrandığını, hem de TOBB eliyle güçlü önlemler aldıklarını belirtti. Endüstri 4.0 ve model fabrikalar konusunda, “En modern makineleri getirin, lakin bunlara yazılım yapacak insan gerekli” diyen Yorgancılar, yetişmiş nitelikli iş gücünün önemini hatırlattı. İzmir’de tarım OSB’yi kurduklarını ifade eden Yorgancılar, bir de yeni OSB müjdesi verdi: “Bayındır’da süs bitkileri ve çiçekçilik çok gelişmiştir. Bununla ilgili bir OSB çalışmamız var.”

 

CARİ AÇIKSIZ KENT

EBSO’yu ve bölgenizi tanıtabilir misiniz?

EBSO 1950’li yıllarda kuruldu. O zaman bölgesel bir odaydı. Denizli, Aydın, Manisa, Muğla, Balıkesir bize bağlıymış. Sonra çıkarılan bir kanunla odaların kurulma kriterleri değiştikçe bu illerde ticaret odaları, sanayi odaları, bazı illerde TSO’lar olmak üzere kurulum gerçekleşti. Biz şu an sadece İzmir bölgesinde faaliyet gösteren 5 bin 500 üyesi olan, çatı örgütümüz TOBB’a bağlı bir oda konumundayız. İzmir, Ege Bölgesi sanayinde çok önemli bir merkez. Genel olarak değerlendirdiğimizde İzmir’in yapısı ihracat ve ithalatı yaklaşık aynı oranda olan bir ilimiz. Daha doğrusu ülkenin en büyük sorunu olan cari açık vermeyen illerden biriyiz. 64 değişik sektörümüz var. Tarım işlemesinden petrokimya, plastik, demir-çelik, otomotiv yan sanayi, tekstil sektörleri gelişmiş durumda. Üniversite sayısının çokluğundan dolayı yetişmiş bir insan gücümüz var. Çalışanların yüzde 31’i sanayide çalışıyor. Kanun gereği 5174 sayılı kanunda üyelerimizin sorunlarını doğru platformlarda doğru kişilere anlatmakla görevliyiz. Bizim bir kanun çıkarma, yönetmelik çıkarma gibi bir yetkimiz yok. Ancak üyelerin değişen dünyada değişen ticaret, üretim standartlarında eskiden yapılmış uygulamaların güncel hale gelmesiyle ilgili bakanlıklara anlatıp, bunların değişmesiyle ilgili çaba sarf eder bir konumdayız. Benim başkan olduğum süre zarfında bölgesel, ulusal ve Asya Pasifik ülkeleri arasında en kaliteli hizmet veren oda unvanını aldık. EBSO, akredite olmuş bir odadır. Yani Paris’teki, Berlin’deki sanayicinin, tüccarın, odadan aldığı hizmetin aynı seviyede kaliteli hizmeti EBSO’da da verebilmemiz söz konusu. Biz Asya Pasifik Ödülünü alan Türkiye’deki ilk odayız. Ayrıca kamu kurumları arasında bu ödüle layık görülen ilk odayız.

SORUNLARA “ZOOM”

Pandemi kötü devam etse bile OSB’lerde önlemler alınarak üretime devam edilmeli mi?

Pandemi bize ve dünyaya iki şey öğretti; sağlık ve gıda sektörünün önemini öğretti. Üretim Türkiye’nin lokomotifi. Turizm ve hizmet sektörüne dayalı büyümenin ve buna dayalı ekonomilerin sınıfta kaldığını gördük. Ama üretim devam eden bir unsur. Özellikle hafta sonları sokağa çıkma yasağı uygulanan ilk aylarda hükümetimiz bu konuda hassas davrandılar. 24 saat çalışması zorunlu olan sektörlerle ilgili yerel yönetimlerden izin alarak, İzmir Ticaret Odası ile koordineli çalıştık. İşlerin aksamamasını sağladık. İzmir’de Ticaret Odamız ve Borsamızla birlikte 2 ay süreyle 2 otel kiraladık. Bu otelleri sağlık sektöründe çalışanlara tahsis ettik. Evlerine gidip gelmeden orada konaklamalarını sağladık. Üyelerimize daha hızlı ulaşabilmek için ortak whatsapp toplantıları yaptık. Güncel konuları aktarabilmelerini, çözüm bulabilmek için Sanayi Bakan Yardımcımızın kurduğu whatsapp gruplarında çözüm bulmaya çalıştık. TOBB’un ve odalarımızın faaliyetleriyle Sanayi Bakanımız, Orman Bakanımız, Maliye Bakanımızla birlikte Zoom toplantıları gerçekleştirdik. Üye sorunlarını anlattık. 65 yaş üstü işverenlerin işe gidip belirli sürelerle çalışmalarına destek olduk, maske dağıttık. Bakanlığımızın koordinasyonunda üyelerimize antikor testi uygulayarak koronanın yayılmasını engellemeye çalıştık. TOBB vasıtasıyla Nefes Kredisi uygulaması yaptık. Bütün bunlara baktığımızda bayağı bir hizmet verdik, vermeye de devam ediyoruz.

Yeni normalde ihracatçının alışkanlıkları değişti mi?

Dijitalleşme sürecinde bu tip toplantıları yurt dışındaki müşterilerle aynen yapıyoruz. Ha ben Almanya’ya gitmişim ha şu andaki gibi online toplantı yapmışız. Sonuç daha önemli. Bu yöntemlerle çözebildiğimiz, iyi bir hizmet verdiğimiz, alıcı ve satıcı memnun olduğu sürece bu ilişkiler devam ediyor.

GÜMRÜK BİRLİĞİ ANLAŞMASI

Pandemi nedeniyle üretimlerini daha yakın ülkelere kaydırmak isteyen Avrupalı firmalar için Türkiye bir fırsat mıdır?

Kesinlikle bir fırsattır. İngiltere’nin Brexit Anlaşması ile AB’den çıkması dolayısıyla da ikinci bir fırsat var ama bizim bu fırsatları iyi değerlendirmemiz gerekir. Çin’de maliyetler çok düşük ama gelecekteki  dünyanın üretim ve tedarik, lojistik anlayışı yakın coğrafyadan temin etme üzerine kurulu. Dolayısıyla sipariş verdiğinizde Uzak Doğu’ya, siparişin gelmesi 4-5 ay sürüyor. AB’nin Türkiye gibi sanayiye adaptasyonu kolay olan, kaliteli üretim yapan bir ülkeden mal tedarik etme yöntemi sonucundaki süre de maksimum 1 aylık bir süreyi kapsar. Daha düşük maliyetli, daha az stok maliyetli, hızlı lojistik imkanı Türkiye için bir avantaj. Ama önemli olan bir avantaj daha var, daha doğrusu düzeltilmesi gereken bir konumuz var. Yıllardan beri 1990’lı yıllarda Avrupa Gümrük Birliği’ne üye olduğumuzda, Avrupa Birliği’ne girdiğimizi zannettik. Gümrük Birliği’nin getirdiği uygulamalar sonucunda, artık şartlar Türkiye’nin lehine değil aleyhine olmaya başladı. O açıdan Gümrük Birliği Anlaşması güncellenmeli. Japonya ABD ile bir serbest ticaret anlaşması yaptı. Vietnam AB ile serbest ticaret anlaşması yaptı. Bunlar bizim için önemli tehlikeler. Biz masada yokuz ama gıyabımızda karar alınan bir Gümrük Birliği Anlaşması var. Bunun mutlaka güncellenmesi gerekiyor.

  

KANAYAN YARA

Dijital dönüşüm ve model fabrika çalışmaları ne aşamada?

Ankara, Bursa, İzmir ve birkaç ilde uygulanıyor. Hangisi öncelikli? En modern makineleri getirin ama bunlara yazılım yapacak insan gerekli. Esas bunu kullanacak olan beyne dikkat etmemiz lazım. Ağaç yaşken eğilir diye güzel bir atasözümüz var. Rahmetli Vehbi Koç’un güzel bir sözü vardı; “Meslek lisesi ülke meselesi” diye. Meslek liselerinin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Üniversitede okuyan bir öğrenci kadar meslek liselerimizden günün şartlarına uygun bölümlerin öğretildiği, çocukların eğitildiği meslek liselerini insanların tercih etmesi lazım. Meslek lisesi mezunu askere gitmesin gibi bir uygulama yapılabilir. Ama oradan mezun olunca da iş garantisi olsun. Her OSB’de bir meslek lisesi yapma mecburiyeti getirilsin. Bunu yıllar önce sayın bakanlara arz etmiştim, bir OSB’ye ruhsat veriyorsanız önce meslek lisesini yapsın, sonra ruhsatla birlikte inşaat yapılırken okulun da inşaatı biter. Orada okuyan öğrenciler OSB’deki fabrikalarda staj yapma, çalışma imkanına sahip olur. Yetişmiş insan kadrosu her şeyin başında gelir. 2014-15 yıllarında Sanayi 4.0 ile ilgili “Uyum Sağlayamayan Kaybedecek” diye bir kitap bastırdık. 5 bin-10 binden fazla basıldı. Ama Sanayi 4.0’ın, üniversite-sanayi iş birliğinin önemini vurgulamaktı. Üniversitelerimizde önemli bir bilgi var, bu bilginin sanayiye aktarılmadığı müddetçe sanayicimiz doğru bildiği yanlışlarla üretimine devam ediyor. Bunların değişmesi gerekiyor.

BAYINDIR’A OSB SİNYALİ

İzmir’de 14 OSB var. Bölgenizde yeni bir OSB kurulacak mı?

Pandemide sağlık ve gıda sektörünün önemini gördük. Ama bir şey daha gördük son 3-4 yıl içinde. İnşaatla büyüyemeyiz. Üretim yapan ülkelerin hayatına devam ettiğini gördük. Seyahat eden insan sayısı azaldı ama kargo trafiği aynen devam ediyor. OSB’ler çok önemli çünkü kayıtdışı istihdam ve kayıtdışı ekonominin en kolay kontrol altına alındığı üretim merkezleri buralar. Bizim de bölgemizde 14 OSB’miz var. Bunların sayısını artırmak için 2 tane yeni OSB kuruldu tarıma dayalı. Kınık’ta tohum üretimiyle ilgili bir OSB çalışmamız var. Dikili’de ve Menderes’te tarım OSB’yi kurduk. Bayındır’da süs bitkileri ve çiçekçilik çok gelişmiştir. Bununla ilgili bir OSB çalışmamız var. Allah sağlık verdiği müddetçe ülke görevlerimizi yerine getirmek için gayret sarf ediyoruz.

Yeni projeleriniz var mı?

Dünyada iki tane başarılı meslek lisesi modeli Almanya ve Avusturya’dadır. Bunu inceledik ve Rifat Bey’e bunu paylaştığımda bunu Milli Eğitim Bakanlarımızla paylaştık. Türkiye’deki tüm meslek liselerinin her ilde biri TOBB’a bağlı, odalar tarafından koordine edilip yönetiliyor. Biz de İzmir’de Çınarlı Meslek Lisesini aldık. Bu liseyi bugünün şartlarına uygun şekilde üniversite ile koordine ederek çalışma grubu kurduk. Bu benim bir hayalimdi. İnşallah Çınarlı’daki başarıyı tüm illerimizde de yaşarız. Proje yapmak zorundayız çünkü dünya değişiyor.

Son Güncelleme: 13.11.2020 09:44
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.