SCADA sistemi kurmadıkları ve veri aktarımı yapmadıkları için Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü (TEİAŞ) tarafından OSB’lere ceza yağdırılıyor. Bu cezai şart tutarlarının bazı OSB’ler yönünden çok yüksek rakamlara ulaştığı biliniyor. OSB’ler 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve bu Kanuna dayanılarak yürürlüğe konan ikincil düzenlemeler çerçevesinde OSB Dağıtım Lisansını haiz olarak onaylı sınırları içerisinde elektrik enerjisi faaliyetlerini yürütmektedir.

Elektrik Şebeke Yönetmeliği’nin "Veri iletişim" başlıklı 29’uncu maddesinin yedinci, sekizinci ve dokuzuncu fıkraları ile OSB’lere SCADA sistemi tesisi ve veri aktarılması yükümlülüğü getirilmiş, aynı Yönetmeliğin Geçici 3’üncü maddesi ile bu yükümlülük gerek OSB’lerin gerekse de TEİAŞ’ın altyapı eksiklikleri nedeniyle önce 31/12/2015 yılı sonuna, daha sonra ise 31/12/2017 yılı sonuna kadar ertelenmiştir.

Ülkemizde kalkınmanın, yatırımların, üretimin ve istihdamının en önemli kamusal politika dinamiği olarak kabul edilen her bir OSB’nin SCADA sistemi tesis etmesi önemli ölçekte yatırım ve maliyet gerektirmektedir. SCADA sistem maliyetinin düşürülmesi amacı ile OSB’leri temsilen OSBÜK ve TEİAŞ arasında başlatılmış ve sürdürülen görüşmeler, OSB’ler tarafından dikkatlice izlenmiş ve konuya çözüm üretileceği beklentisine girilmiştir. Bu çerçevede OSB’lere yönelik SCADA sistemi tesisi için tedarik mekanizması oluşturularak maliyetlerin düşürülmesi hedefiyle uygulamanın bir süre daha erteleneceği beklenirken, TEİAŞ tarafından veri sistemine bağlanılması için gereken teknik detaylar açıklanmadan ve bildirimler yapılmadan SCADA sistemi tesis ederek veri aktarımı yapamayan tüm OSB’lere ceza yağdırılmıştır.

OSB’lerin TEİAŞ’ın istediği verileri aktarabilmesi için SCADA sistemi tesisi dışında teknik olarak başka bir yöntem olup olmadığı da ayrıca değerlendirilmesi gereken bir husustur. Bölgesi sınırları içerisinde fiber optik kablolardan oluşan haberleşme omurgası ve merkezlerinde tesis edilmiş RTU’lardan (Remote Terminal Unit) bölgelerin kurmuş olduğu haberleşme altyapısı üzerinden OSOS gibi diğer bilişim tabanlı sistemlerle veri aktarılması yapılabilir mi? Bu durum teknik olarak değerlendirilmesi gereken bir konudur. Önemli olan TEİAŞ’ın istediği verilerin aktarılabilmesidir.

Konunun teknik yanı bir yana, TEİAŞ ile OSB’ler arasında düzenlenen “TEİAŞ İletim Sistemi Sistem Kullanım Anlaşması” uyarınca OSB’lere cezai şart faturası düzenlenmesi haksızdır ve hukuka aykırıdır.

Cezai şart uygulaması, Elektrik Şebeke Yönetmeliği’ne aykırıdır. Elektrik Şebeke Yönetmeliği’nin “Veri iletişim sistemi” başlıklı 29’uncu maddesinde; TEİAŞ’ın, veri iletiminden sorumlu elektrik dağıtım şirketleri ve dağıtım lisansı sahibi organize sanayi bölgelerinin yükümlülüklerine ilişkin esaslar açıklanmıştır. Maddenin dördüncü fıkrası; “İletim sisteminin izlenmesi amacıyla toplanacak gerilim, akım, aktif ve reaktif güç sinyalleri ve diğer sinyaller TEİAŞ tarafından kullanıcıya bildirilir ve bu bilgilerin TEİAŞ’ın ilgili yük tevzi merkezi ile alışverişi sağlanır. Bu sinyallerin temin edilmesi ile ilgili teçhizatın ne zaman, ne şekilde, nereye ve nasıl tesis edileceği bağlantı anlaşmasında yer alan hükümlere uygun olarak belirlenir.” şeklinde düzenlenmiş, böylece TEİAŞ’ın yükümlülükleri belirlenmiştir. Bu fıkraya göre; veri aktarımı yapılabilmesi için TEİAŞ tarafından OSB’lere yeterli ve gerekli bilgilendirme yapılmış olması, TEİAŞ veri sistemine bağlanılması için gereken teknik detayların açıklanmış olması gerekir. TEİAŞ bu yükümlülüğünü, İletişim ve Bilgi Sistemleri Dairesi Başkanlığı tarafından dağıtımlı olarak OSB’lere gönderilen 14/09/2020 tarihli ve 319758 sayılı yazısıyla yerine getirmiştir. Bu yazı ve eki belge ile OSB’lerdeki elektrik üretim tesisleri sınıflandırmış, bu sınıflandırmaya bağlı olarak veri türü, veri çözünürlüğü süreleri, veri birimi ve veri gönderme metodolojisi OSB’lere bildirilmiş veya açıklanmıştır.

Aynı maddenin dokuzuncu fıkrasında; "Elektrik dağıtım şirketleri ve dağıtım lisansı sahibi organize sanayi bölgeleri tarafından, sorumluluk alanında dağıtım seviyesinden bağlı tüm üretim tesislerinin toplam MW ve MVAr değerleri, toplam tüketim değerleri, bağlantı noktalarına ilişkin bilgiler ile TEİAŞ tarafından talep edilecek diğer bilgileri, kendi SCADA kontrol merkezi ile TEİAŞ SCADA sistemi arasında tesis edecekleri iletişim linki üzerinden, TEİAŞ sisteminde kullanılan iletişim protokolleri vasıtasıyla TEİAŞ SCADA sistemine aktarılır. TEİAŞ SCADA kontrol merkezleri tarafında bu amaçla iletişim linki dışında ihtiyaç duyulacak diğer teçhizata dair yapılacak çalışmalar TEİAŞ’ın sorumluluğundadır” hükmüne yer verilmiştir. Bu fıkrada; OSB’lerin veri iletimine ilişkin yükümlülükleriyle birlikte, TEİAŞ sisteminde kullanılan iletişim protokollerinin bildirilmesi ve SCADA kontrol merkezleri tarafında da bu amaçla iletişim linki dışında ihtiyaç duyulacak diğer teçhizata dair yapılacak çalışmaların TEİAŞ tarafından tamamlanmış olması ve bu durumun OSB’lere bildirilmiş olması gerektiği açıklanmıştır.

TEİAŞ ile OSB’ler arasında düzenlenen TEİAŞ İletim Sistemi Sistem Kullanım Anlaşmasına göre; Elektrik Piyasası Kanunu ve sistem kullanılmasına ilişkin ilgili mevzuat bu Anlaşmanın hukuki dayanağı ve ekidir. Dolayısıyla TEİAŞ tarafından bu mevzuata ve Anlaşmaya uyarlık göstermeyen uygulamalar yapılması hukuken mümkün değildir.

TEİAŞ ile OSB’ler arasında düzenlenmiş olan Sistem Kullanım Anlaşması bir özel hukuk anlaşması olup, iki tarafa borç yükleyen veya yükümlülük getiren bir anlaşmadır. Bu Anlaşmanın dayanağı Elektrik Şebeke Yönetmeliği’nin 29’uncu maddesinin dördüncü ve dokuzuncu fıkraları uyarınca, ilk yerine getirilecek edim TEİAŞ’a aittir. İstenilen veri aktarımı çalışmasının yapılabilmesi için TEİAŞ tarafından yeterli ve gerekli bilgilendirmenin yapılmış olması, veri sistemine bağlanılması için gereken teknik detayların OSB’lere açıklanmış/bildirilmiş olması ve bu yükümlülüklerin yerine getirilmiş olmasından sonra, karşı edim olarak OSB’ler tarafından SCADA sistemi tesisi ve veri aktarımı yapılabilmesi için belirli bir süre verilmiş olması gerekirdi. Bu edimsel yükümlülük TEİAŞ tarafından   yerine getirilmeden cezai şart faturaları düzenlenmesi hukuka mümkün değildir.

TEİAŞ kaynaklı etkilerden dolayı meydana gelen kullanıcı ihlalleri için OSB’lere cezai şart uygulanmayacağı, Sistem Kullanım Anlaşması’nın 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında açıkça hükme bağlanmış olduğundan OSB’lere ceza uygulanması, Sistem Kullanım Anlaşmasına ve dolayısıyla hukuka aykırıdır.

Diğer yandan OSB’lere SCADA sistemi tesisi ve veri aktarılması için yeterli ve gerekli bilgilendirme, veri sistemine bağlanılması için gereken teknik detaylar İletişim ve Bilgi Sistemleri Dairesi Başkanlığı’nın 14/09/2020 tarihli ve 319758 sayılı yazısıyla yerin getirmiş olduğuna göre, cezai şart uygulamasının da bu tarihten sonraki ihlallere/uygunsuzluklara ait olacağı açıktır. Açıklanan gerekçeler ile TEİAŞ’ın yükümlülüklerini yerine getirmesine ilişkin 14/09/2020 tarihli yazısının OSB’lere tebliğ tarihinden itibaren 1 aylık bildirim süresi de dahil önceki aylara/döneme ait geriye doğru cezai şart uygulaması haksızdır ve hukuki dayanaktan yoksundur.

Cezai şart uygulaması, TEİAŞ ile OSB’ler arasında düzenlenen Sistem Kullanım Anlaşmasına aykırıdır. Sistem Kullanım Anlaşması’nın 9’uncu maddesinin birinci fıkrası; “TEİAŞ kaynaklı etkilerden meydana gelen kullanıcı ihlalleri için cezai şart uygulanmayacaktır”, aynı maddenin ikinci fıkrasında; “Bu maddede düzenlenen ve aşağıda A, B, D, E, G fıkralarında belirtilen cezai şartların uygulanması için TEİAŞ'ın kullanıcıya önceden herhangi bir ihtarda bulunması gerekmez" şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre; bu fıkrada belirtilen cezaların uygulanmasında önceden herhangi bir ihtarda bulunulması gerekmez. Ancak aynı madde içeriği tabloda yer alan; “F) SCADA Sistemi Arıza ve Eksiklik” başlığında tanımlanan fiillerin ihlali durumunda cezai şartın uygulanabilmesi için OSB’lere l (bir) ay önceden yazılı ihtar yapılmış olması gerekmektir. Bununla birlikte, TEİAŞ tarafından cezai şart uyguladığı dönemlere ilişkin OSB’lere önceden herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır. Anlaşmada bir ay önceden bildirimde bulunma şartına yer verilmiş olmasının amacı, OSB’lerin bu süre içerisinde gerekli sistemi tesis etmesine ve veri aktarımı yapabilmesine olanak sağlamaktır. Bu bildirim yapılmadan doğrudan geriye yönelik ceza faturaları düzenlenmiş olması anlaşmaya uygun düşmemektedir.

Cezai şart uygulaması, “Elektrik Piyasasında İletim ve Dağıtım Sistemlerine Bağlantı ve Sistem Kullanımı Hakkında Tebliğ” hükümlerine aykırıdır. Elektrik Piyasasında İletim ve Dağıtım Sistemlerine Bağlantı ve Sistem Kullanımı Hakkında Tebliğ'in "Ödeme Prosedürü" başlıklı 15’inci maddesinin birinci fıkrası; "TEİAŞ ve/veya dağıtım şirketi, her türlü vergi ve yükümlülükler de ilave edilmiş olan ayrıntılı ödeme bildirimini, takip eden ay içerisinde sistem kullanım anlaşması veya enterkonneksiyon kullanım anlaşması tarafı olan kullanıcıya gönderir" şeklinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre; cezai şarta ilişkin tahakkuk bildiriminin ait olduğu ayı takip eden ay içerisinde ilgililerine tebliğ edilmesi gerektiği açıktır. Bu açık hükme karşın, ceza bildirimleri birçok OSB bakımından bir yıla varan gecikmeyle yapılmış, bunun sonucu olarak OSB’ler tarafından alınması mümkün olan tedbirler alınamamış, daha fazla ceza uygulamasıyla karşı karşıya kalmalarına yol açılmıştır.

Cezai şart uygulaması, Vergi Usul Kanunu’na aykırıdır. Vergi Usul Kanunu'nun fatura düzenlenmesine ilişkin uygulanacak işlemleri düzenleyen 231’inci maddesinin beşinci fıkrası; “Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami 7 (yedi) gün içerisinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır" şeklinde hükme bağlanmıştır. TEİAŞ, bir yandan cezayı şarta ilişkin özel mevzuatı ihlal etmiş, diğer yandan da VUK’nun emredici hükümleri gereğince ilgili faturaları zamanında, doğru içerikte tanzim ve tebliğ etmekle yükümlü olmasına karşın bu sürelere uymamıştır. Bu cezalara ilişkin faturalar, mevzuata ve anlaşmaya uygun olarak süresi içerisinde tanzim ve tebliğ edilmiş olsaydı, OSB’ler gerekli tedbirleri alabilecek ve böylesine yüksek cezalara muhatap olmayacaktı.

Sistem Kullanım Anlaşması’nın bazı şartları/ hükümleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na (TBK) aykırıdır. OSB’ler ile TEİAŞ arasında tanzim olunan Sistem Kullanım Anlaşması’nın 9’uncu maddesinde yer alan Tablo içeriğinde, “F) SCADA Sistemi Arıza ve Eksiklik” başlığında tanımlanan fiillerin ihlalinde uygulanacak cezai şart olarak öngörülen “…. her gün için kullanıcıya o aya ilişkin sistem işletim bedelinin %2’si oranında cezai şart uygulanır” şeklindeki OSB’lere uygulanacak cezai şart miktarını belirleyen hükümleri, TBK’nun 20’nci maddesine göre “genel işlem koşulu” niteliğinde olup, aynı Kanunun 21’inci maddesine göre de bu şartlar anlaşmada yazılmamış sayılır. Dünyanın hiçbir yerinde kamu gücünün kullanılması suretiyle tek yanlı önceden hazırlanan standart sözleşme ile günlük %2, dolayısıyla aylık %60 cezai şart uygulanmasına imkân sağlayan bir hukuk sistemi mevcut değildir. Nitekim Türk hukuk sistemi de (TBK) söz konusu tabloda bahsi geçen “… günlük %2 oranındaki cezai şart uygulaması” şeklindeki düzenlemenin /şartın yazılmamış sayılacağını, yani hükümsüz olduğunu kabul etmiştir.

OSB’ler, bir yandan ilgili Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından haksız ve hukuka aykırı tahsil edilmiş olan cezaların TEİAŞ tarafından geri iade edilmesi ve ödenmemiş olanların da durdurulması amacıyla çözüm üretmesini beklerken, diğer yandan da yargıya başvurmaya hazırlanıyorlar.

Sonuç olarak; yukarıda açıklanan çerçevede, haksız ve hukuksuz olarak tahakkuk ettirilen, OSB’ler tarafından teminatları çözülmesin diye ihtirazı kayıtla ödenen cezaların, Sistem Kullanım Anlaşması’nın 3’üncü maddesine uygun olarak OSB’lere geri iade edilmemesi halinde OSB’lerin aynı anlaşmanın bazı şartlarının geçersizliği iddiası da dahil, yetkili ve görevli mahkemede geri alım (istirdat) davası açmaları suretiyle ödemiş oldukları cezai şart faturası bedellerini talep edebilecekleri değerlendirilmiştir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.