Daha önceki iki yazımda; OSB’lerde sanayi parsellerinde yer alan tesislerde kiralamanın şartları, kısıtlamalar ve muafiyetler üzerinde durmuştum. Bu defa OSB’lerde sanayi tesislerinde bir katılımcı ya da kiracısının üretim yapabileceği prensibinin istisnalarından olan katılımcı ile hâkim ve bağlı şirket ilişkisi içinde olan şirketler üzerinde durulacaktır. Bu çerçevede Türk Ticaret Kanununa (TTK) göre, hâkim şirket-bağlı şirketten ne anlaşılması gerekir, buna bakılması gerekiyor.

OSB yönetimi, kiralayan katılımcı ile kiracı şirket arasında hâkim-bağlı şirket ilişkisi mevcut olup olmadığını nasıl tespit edecek? Esasen TTK bağlamında konu kapsamlı, çok boyutlu ve bu yazıyı fazlasıyla aşan niteliktedir. OSB’ler bakımından ise her somut olaya göre ayrı değerlendirilmesi gereken bir konudur. Bununla birlikte konu, bu yazıda akademik bir çalışma olma iddiasını içermeyecek şekilde, uygulamada yol gösterici olabileceği düşünceyle TTK’daki temel yaklaşımlar çerçevesinde ele alınmıştır.

Hâkim/bağlı şirket ilişkisini anlayabilmek için ilk önce hukukumuzda şirketler topluluğuna ait hükümlere bakmak gerekir. Şirketler topluluğuna ilişkin vergi, sermaye piyasası, bankacılık ve rekabet hukuku alanlarında önceden düzenlemeler mevcut olmakla birlikte, şirketler topluluğuna ilişkin ayrıntılı düzenlemeler Türk hukuk sistemine yeni TTK ile girmiştir. Bu kapsamda, TTK’nın 195 ila 209’uncu maddelerinde; şirketler topluluğuna, hâkim ve bağlı şirketlere, hakimiyet araçlarına ve hakimiyetin tespitine ilişkin hükümlere yer verilmiştir.

TTK’da şirketler topluluğunun açık bir tanımı yapılmamıştır. Ancak TTK’nın 195’inci maddesinin 4’üncü fıkrasında, şirketler topluluğunun dolaylı bir tanımının yapıldığı da kabul edilmektedir. Fıkraya göre; hâkim şirkete doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunan şirketler, onunla birlikte şirketler topluluğunu oluşturur. Hâkim şirketler ana, bağlı şirketler yavru şirket konumundadır. Kanun koyucu topluluğun oluşması için bu fıkrada alt veya üst sınır çizmemiştir. Bir hâkim ortaklık ile ona bağlı olan bir ortaklık arasında bağlılık (hakimiyet) ilişkisi mevcut olmakla birlikte; bu iki şirket bir şirketler topluluğu meydana getirmez. Fıkrada; hâkim şirkete bağlı bulunan şirketler denildiğine göre, topluluğun meydana gelebilmesi için bağlı şirketlerin birden fazla olması gerektiği anlaşılıyor.

Nitekim, Ticaret Sicili Yönetmeliği’nin 105’inci maddesinin birinci fıkrasında; bir şirketler topluluğunun bir ticaret şirketi ile buna doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunan en az iki ticaret şirketinden meydana geleceği açıklanmıştır. Topluluklar, kabul edilen sistem uyarınca, ya bir hâkim şirket ile ona bağlı ortaklıklardan ya da bir hâkim işletme ile ona bağlı işletmelerden meydana gelir[1]. Hâkim şirkete doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunan şirketler, onunla birlikte şirketler topluluğunu oluşturur. Sonuç olarak; şirketler topluluğundan söz edebilmek için, biri ana ikisi de yavru şirket olmak üzere en az üç ticaret şirketi bulunması gerekir.

TTK, şirketler topluluğunu ticaret şirketleri üzerine kurmuş, ancak 195’inci maddesinin beşinci fıkrasında, şirketler topluluğu hakiminin bir teşebbüs olabileceği de kabul edilerek kapsamlı sayılabilecek önemli bir istisnaya yer vermiştir. Bu fıkra hükmüne göre; şirketler topluluğunun tepesinde, ticaret şirketi olmayan bir şirket, işletme veya gerçek kişi bir tacir de olabilir. Buna göre; gerçek kişi katılımcının da tesisini şirketlerine kiralayabileceğinin kabulü gerekir.

Topluluk hukukunda hakimiyet, bir ticaret ortaklığının veya teşebbüsün, hakimiyet araçlarını kullanmak suretiyle bağlı ortaklıklarına istediği kararları aldırtabilmesi, yani bir şekilde bağlı ortaklıklarını “yöneltebilmesi”dir. “Yöneltmek” karar aldırtmak, bir işlemi yaptırmaktır. Bu sözcük talimat vermeden, yöneltilecek kimsenin istenilen yöne sevk edilmesidir, topluluk hukukunda adamlarının oylarıyla bağlı ortaklığın organlarında karar aldırabilmeyi sağlamak anlamına gelir[2]. Bazı hukuk sistemlerinde, “yöneltmek” yerine “kontrol etmek” de kullanılmaktadır. “Kontrol" anlayışı, ana şirketin yavru şirketler üzerinde kurduğu veya kurduğu varsayılan hakimiyet olgusu üzerine yapılandırmıştır. Uygulamada ve öğretide genel kabul gören "kontrol" sistemidir. Nitekim, TTK'nın 195’inci maddesinin birinci fıkrasından da açıkça anlaşıldığı üzere, hukukumuz "kontrol” sistemini temel almış, ikinci fıkrasında da bir karine kabul edilmiştir[3]. Bu kontrolün nasıl sağlanacağı ise TTK’nın 195 inci maddesinin birinci fıkrasında sayılan hakimiyet araçlarıyla açıklanmıştır.

Maddenin birinci fıkrasına göre; bir ticaret şirketi diğer bir ticaret şirketinin doğrudan veya dolaylı olarak; 1) oy haklarının çoğunluğuna sahipse veya 2) şirket sözleşmesi uyarınca, yönetim organında karar alabilecek çoğunluğu oluşturan sayıda üyenin seçimini sağlayabilmek hakkını haizse veya 3) kendi oy hakları yanında, bir sözleşmeye dayanarak, tek başına veya diğer pay sahipleri ya da ortaklarla birlikte, oy haklarının çoğunluğunu oluşturuyorsa yahut 4) bir ticaret şirketi, diğer bir ticaret şirketini, bir sözleşme gereğince veya başka bir yolla hâkimiyeti altında tutabiliyorsa, birinci şirket hâkim, diğeri bağlı şirkettir. Açıklanan dört durumdan herhangi birinin varlığı hâkim- bağlı şirket ilişkisinin varlığı için yeterlidir. Bağlı şirket, üzerinde doğrudan veya dolaylı hakimiyet uygulanan şirkettir. Hâkim şirket ise başka bir şirkete veya şirketlere iradesini kabul ettiren şirkettir[4].

Hakimiyet araçlarından birini kullanmak suretiyle bir ortaklığa iştirak etmiş olan hâkim şirket katılımcı olabileceği gibi, herhangi bir şirketin bağlı şirketi (yavru şirketi) yani hâkim olunan şirkette katılımcı olabilir. Kısaca OSB katılımcısı olan gerçek kişi tacir veya şirket, hâkim şirket olabileceği gibi, bağlı şirket de olabilir. Her iki durumda da OSB Kanunu’nun 18’inci maddesinin onucu fıkrası hükmü uygulanır. Bir sonraki yazıda hakimiyet türleri üzerinde durulacaktır.

 

[2] POROY, Prof. Dr. Reha, TEKİNALP, Prof. Dr. Ünal, ÇAMOĞLU, Prof. Dr. Ersin age, s.696

[3] ALTAŞ, Soner, Anonim Şirketler, 7.B, s.1085

[4] ALTAŞ, Soner, age, 7.B, s.1087-1088

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.