1-Markanın Hukuki Değeri;

Tescilli bir marka, başkasına devir edilebilir, miras yolu ile intikal edebilir, kullanma hakkı lisans konusu olabilir, rehin edilebilir. Rehin hakkı bakımından Medeni Kanun’un rehin hakkına ilişkin hükümleri uygulanır. Tescilli bir markanın devri yazılı şekilde yapılmalıdır.

Marka, tescil edildiği mal veya hizmetlerin tümü veya bir kısmı için devredilebilir.

Bir işletmenin aktif ve pasifleri ile birlikte devri, aksi kararlaştırılmamışsa, işletmeye ait markaların da devrini kapsar. Bu hüküm, işletmenin devrine, sözleşmeden doğan yükümlülük halinde uygulanır.

Bir markanın devri, mahkeme kararının sonucu olan devir hariç, yazılı olarak yapılır ve devir sözleşmesi taraflarca imzalanır. Aksine sözleşmeler hükümsüzdür. Markanın devri, mal veya hizmetlerin coğrafi kaynağı, kalitesi veya markanın kendisi ile ilgili olarak halkı yanılgıya düşürebilecek nitelikte ise, yeni marka sahibi halkı yanılgıya düşürmeyecek şekilde mal veya hizmetlerde marka tescilinin sınırlı bir hale getirilmesini kabul etmediği takdirde, devir işlemi Enstitü tarafından yapılmaz.

Tescilli bir markanın devri sırasında aynı markanın veya ayırt edilemeyecek derecede benzerinin, aynı veya halkı yanılgıya düşürecek derecede benzeri mallar veya hizmetler için başka marka tescillerinin bulunması halinde, bu markaların da devredilmesi şarttır.

Devir, taraflardan birinin talebi üzerine, sicile kayıt edilir ve yayınlanır.

Devir, sicile kayıt edilmediği sürece, taraflar markanın tescilinden doğan yetkileri iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri süremez.

Tescilli bir marka, işletmeden bağımsız olarak, teminat olarak gösterilebilir. Tescilli bir marka işletmeden bağımsız olarak, haciz edilebilir.

Tescilli bir markanın kullanım hakkı, tescil edildiği mal veya hizmetlerin bir kısmı veya tamamı için lisans sözleşmesine konu olabilir.

2-Markanın Hükümsüzlüğü:

Markanın hükümsüz sayılmasına yetkili mahkeme tarafından karar verilir:

*Mutlak ret nedeni sayılan hallerle ilgili olarak tescil tarihinden itibaren beş yıl içerisinde hükümsüzlük davasının açılması gerekir. Markanın tescilinde kötü niyet varsa iptal davası süreye bağlı değildir.

*Kısmi ret nedeni sayılan hallerde açılan davada önceki hak sahibi koruma süresinin bitiminden itibaren iki yıl içerisinde markasını kullanmamışsa bu bir hükümsüzlük nedeni sayılmaz.

*Beş yılın dolması ile davanın açıldığı tarih arasında ciddi biçimde kullanma hükümsüzlük nedeni sayılmaz. Dava açılacağı düşünülerek kullanma gerçekleşmiş ise, mahkeme davanın açılmasından önceki üç ay içerisinde gerçekleşen kullanmayı dikkate almaz.

*Marka sahibinin davranışları nedeniyle, marka mal ve hizmetler için yaygın bir ad haline gelmiş ise,

*Hak sahibi veya yetkili kıldığı kişi tarafından kullanım sonucunda tescil edildiği mal ve hizmetlerin niteliği, kalitesi, üretim yeri ve coğrafi kaynağı konusunda halkta yanlış anlama ihtimali var ise,

*Marka sahibi tescil ile ilgili işlemleri tamamlamamışsa,

*Hükümsüzlük nedenleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, yalnız o mal veya hizmet ile ilgili olarak kısmi hükümsüzlüğe karar verili

Bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu mallar veya hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt edici bir nitelik kazanmış ise tescili hükümsüz sayılamaz.

3-Markaya Tecavüz Haksız Rekabet Davası:

556 sayılı KHK Md.7/son fıkrasına göre, bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu mal veya hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt edici bir nitelik kazanmışsa tescili reddedilemez. Bu madde hükmüne göre marka hakkına herhangi bir tecavüz halinde marka sahibi maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Mahkemece, marka sahibinin markanın kullanılması ile elde edeceği muhtemel gelire göre yoksun kaldığı kazancın hesaplanması gerekir. Markanın haksız kullanımı sebebiyle marka sahibinin elde edebileceği muhtemel gelirinin belirlenememesi halinde ise Borçlar Yasası uyarınca hakkaniyete uygun bir maddi tazminata ve buna göre takdir edilecek manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.  Marka hükümsüz sayılıncaya ve karar kesinleşinceye kadar tescilli olarak sahibine kullanım hakkı verir.

Bir markanın hükümsüzlüğünün istenebilmesi için tescilinin TPE de gerçekleşmiş olması gerekir

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11.01.2010 tarihli kararı:

Dava, tescilsiz tasarıma tecavüz nedeniyle oluşturulan haksız rekabetin tespit, men ve önlenmesiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, üretici firma dışında bulunan davalılar tacirdir. TTK. Md. 20 uyarınca tüm iş ve işlemlerinde basiretli bir tacir gibi hareket etmek durumunda olan bu davalıların belirtilen sıfatları gereği dava konusu çakmakların üretiminin ve dağıtımının yasal olmadığını bilmeleri ve bilebilecek durumda olmaları gerekir ve bunun yapılmaması da davalılar yönünden kusur teşkil eder.(1)

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20.09.2017 tarihli kararı:

Dava, marka ve ticaret unvanı tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet bulunduğu iddiasına dayalı tazminat talebine ilişkindir.

Dava tarihinden önce davacının fesih iradesini gösteren bir ihtarı yoktur. Ancak dava açılması ile dava dilekçesi fesih ihtarı niteliğinde olduğundan, dava tarihinden sonrası için davalının davacıya ait markayı kullanmaya devam etmesi haksız bir kullanım olacaktır.  Marka hakkına tecavüzün men ve ref'i ile internet sitesine erişimin engellenmesine karar verilmesi gerekir. (2)

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20.09.2017 tarihli kararı:

Davalının ticaret unvanında yer alan kılavuz sözcüğü, davacıya ait tescil başvurusu yapılan markalar ile davacının yurt dışında daha önceden tescilli olduğu anlaşılan ticaret unvanıyla karıştırılabilecek denli benzerlik arz etmektedir.   Davacının unvan terkinine dair istemi haklıdır.  Davaya konu her iki marka başvuru aşamasındadır.  Bir markanın hükümsüzlüğünün istenebilmesi için tescilinin gerçekleşmiş olması gerekir.(3)     

4-Sonuç:

556 sayılı yasa gereğince marka tescilden itibaren on yıl süreyle korumaya alınmakta ve yeni marka başvurularında öncelikle TPE araştırma yaptığı gibi tescilli marka sahibi de markasının taklidi halinde FSHM dava açabilmekte ve markasına tecavüzün önlenmesini açacağı dava ile isteyebilmektedir.

Kaynakça:

(1)Y.11.H.D. 2008-8717 E. 2010-149K.

(2)Y.11.H.D. 2016-2284 E. 2017-4546 K.

(3)Y.11.H.D. 2016-1868 E. 2017-4568 K.

     

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.