Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonuna (TESK) göre ülke genelinde faaliyet gösteren esnaf ve sanatkâr sayısı, 2019 sonu itibarıyla 1 milyon 791 bin. Çalışanlar da dâhil edildiğinde bu sayı, yaklaşık 5 milyona ulaşıyor. Dengelerin iyice bozulduğu pandemi sürecinden en çok etkilen kesimin, küçük esnaf ve sanatkârlar olduğunu biliyoruz. Bu etkinin bertaraf edilmesi için ülkenin ileri beyinlerinin harekete geçip yenilikçi çözümler bulmaması durumunda küçük esnaf ile sanatkârların uzun vadede ayakta kalmaları pek mümkün gözükmüyor.
   

Kaldı ki hangi seviyede olursa olsun yaptığı işte periyodik bir şekilde farkındalık oluşturmayan her firmanın kalıcı olmayacağı da bilinen bir gerçek. Tabii bu farkındalıkları oluşturmanın bir maliyeti olduğu da... Küçüklerin bu maliyetleri karşılayamayacağını bilmek için de müneccim olmaya gerek yok. Ayrıca, güçlü ülkelerin küçük firmaları “tek silah” gibi kendi içinde daha örgütlü hareket edip ortak çözüm merkezleri kurarken piyasalarımızdaki dağınıklık bizi daha da zayıf kılıyor.
   

Küçükler neden zor durumda?

Çünkü:

Kendini değişen dünyaya uyduramadı, uyduramıyor.

Peki, o hâlde şöyle bir soru soralım: Küçük esnaf korunmalı mı?

Cevap:

Çağa ayak uyması şartıyla evet. Bunun için çeşitli standartlar belirlenmesi ve esnafların eğitim programlarından geçerek akredite olması gerekecek. Aksi takdirde zorla ayakta tutulmalarına gerek yok.

Çünkü:

Müşteri davranışlarında büyük değişimler ve gelişmeler olurken küçük esnafımızın kafası -üzücü ama- hâlâ otuz sene öncesinin “müşteri ilişkilerinde” takılı kalmış durumda.
   

Esnaf ve sanatkârlar kendi içlerinde neler yapabilir?

Müşteri artık aynı müşteri olmadığından esnaf ve sanatkârlar, farklılaşan müşteri algısını yakalamalı; müşterilerle kurduğu her bir temas noktasını, onları daha iyi anlamanın bir yolu olarak görmeli; her bir aşamada müşteri gibi düşünmeli ve onun diliyle konuşmaya özen göstermelidir.

Küçük esnaf, bu değişim yolculuğunda kendisine mutlaka ilk olarak şu soruyu sormalıdır: İşimde hangi farklılıkları üretebilir ve bunu müşterinin algılayabileceği türden bir anlatımla nasıl sunabilirim?
   

Mesela bu farklılıklar neler olabilir?

Süratte farklılaşma

Bazı firmalar sürat konusunu hizmetlerinde ön plana çıkararak dünya markası olmuştur; çünkü müşteri, hızı sever!

Serviste farklılaşma

Satış sonrası hizmet konusu, ürün satışı kadar önemli olmaya başlamıştır. Satış sonrasında bir farkındalık oluşturmak suretiyle müşterinin ilgisi çekilebilir.

Müşteri ilişkilerinde farklılaşma

CRM olarak da bilinen Müşteri İlişkileri Yönetimi’ndeki başarısı, artık bir firmanın kalıcı olup olmayacağını belirleyen konuların başında geliyor. Bu doğrultuda her bir müşteri ayrı bir değer olarak kabul edilmeli ve ayrı ayrı stratejilerle takip edilmelidir.

Kişiselleştirme

Dünya genelinde oldukça yaygınlaşmış olan “müşteriye göre ürün ve hizmet anlayışı” gereği perakendede müşteri segmentleri belirlenmeli ve bu segmentlerin karakteristik özellikleri ortaya çıkarılarak bunlar üzerinde tek tek çalışılmalıdır.

Müşteriyi cezbetme

“Müşteriye unutamayacağı bir deneyim nasıl yaşatılabilir?” sorusu üzerinde düşünülmeli ve vakit kaybetmeden harekete geçilmelidir.

Maliyetleri azaltma

Müşterinin ilave masraflarını azaltmaya odaklanılmalıdır. Keza unutmayalım ki rakiplerden daha fazla değer sunabilmenin 4 yolu vardır:

  1. Fiyatı düşük tutarsınız,
  2. Müşterinin diğer maliyetlerini düşürmesine yardımcı olursunuz,
  3. Teklifi daha çekici yapacak ek yararlar sunarsınız,
  4. Şirket için ne iyidir, diye düşünmez; müşteri için ne iyidir, diye düşünürsünüz.


Asıl akıllı firmalar, farklı pazarlama anlayışlarıyla gerçek müşteri deneyimini yaratan firmalardır (Farklı pazarlama anlayışı, insanların neye gereksinimleri olduğunun ve onlara bu gereksinimlerini karşılamak için neler sunulması gerektiğinin araştırıldığı bir ev ödevidir.).
   

Peki, küçük esnaf ve sanatkârlar için neler yapılabilir?

  • Piyasa aktörleri, akil kişiler ve ilgili katmanlar bir araya gelerek küçük işletmelerin yaşadığı sorunlara etkili çözümler aramalıdır.
  • Küçükleri ayakta tutmak millî bir görev olduğu için bu firmalara ilave avantajlar sağlanmalıdır.
  • Rekabette zorlananlara bu zorlukları aşmaları için ilave seçenekler ve kolaylaştırıcı formüller sunulmalıdır.
  • On-line dünyaya adım atmalarını sağlayacak altyapı olanakları sunulmalı ve teknik destek verilmelidir.
  • CRM sistemlerinin çok uygun teşvik sistemleri ile esnafa adapte edilmesi üzerine çalışılmalıdır.
  • Tıpkı “1 Milyon Yazılımcı Projesi” gibi “1 Milyon Bizim Esnaf Projesi” geliştirilmeli ve bir milyon yazılımcı havuzu esnafa açılarak onların da dijital dünyaya adım atması sağlanmalıdır.  
  • “Esnaf kümelenmeleri” modeli hayata geçirilmelidir.
  • Esnaf odalarının Ar-Ge departmanlarının esnafın geleceği ile ilgili inovasyon modelleri üretmesi için inovasyon kampları düzenlenmelidir. Bu kamplarda esnafın mevcut dinamikleri ile geleceğe yönelik potansiyel alan ve konuları eşleştirilmeli, gerekli yol haritaları çıkarılmalıdır.
  • Açılan dükkânların kısa sürede kapanmasının engellenmesi için esnaf planlaması yapılmalıdır. Her isteyen, her istediği yerde iş yeri açamamalıdır.
  • Esnafın cirosunun artışıyla doğru orantılı olacak şekilde vergilerin azaltılması sağlanmalıdır.
  • Sadece küçük esnafa yönelik “esnaf çeki” çıkarılmalıdır. Esnaf çekinin kredibilitesinin sağlanması ve satın alma imkânlarının garanti edilmesi, esnafın elini rahatlatacaktır.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.