İPEKYOLU’NDA ‘YEŞİL DÖNEM’ BAŞLIYOR

Ar-Ge, işbirliği ve lojistik atağına kalkan İpekyolu Kalkınma Ajansı, bölgede endüstriyel simbiyoz dönemini başlatıyor. İpekyolu Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. Bülent Özkan; “KOBİ’ler arası simbiyotik ilişkileri ortaya koyarak yeni uygulamalar geliştireceğiz” diyor.

İPEKYOLU’NDA ‘YEŞİL DÖNEM’ BAŞLIYOR

Ar-Ge, işbirliği ve lojistik atağına kalkan İpekyolu Kalkınma Ajansı, bölgede endüstriyel simbiyoz dönemini başlatıyor. İpekyolu Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. Bülent Özkan; “KOBİ’ler arası simbiyotik ilişkileri ortaya koyarak yeni uygulamalar geliştireceğiz” diyor.

08 Mart 2016 Salı 08:25
İPEKYOLU’NDA ‘YEŞİL DÖNEM’ BAŞLIYOR




   Biyogazdan lojistiğe, endüstriyel simbiyozdan tekstile kadar birçok sektör üzerinde iyileştirme çalışmaları yapan Orta Doğu’nun çekim merkezi İpekyolu Kalkınma Ajansı, 2016’nın yanı sıra 2023 yol haritasını da belirledi. Yerel, ulusal ve uluslararası paydaşlarla işbirliği faaliyetlerini yeni dönemde de sürdürecek olan ajansın, bölgenin istihdam, üretim ve yatırım istatistiklerini de değerlendireceğini belirten İpekyolu Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. Bülent Özkan, KOBİ rekabetçiliğini üst seviyeye tırmandıracaklarını ifade etti. Endüstriyel simbiyozun kazanımlarına ışık tutarak, 2 aşamalı simbiyotik proje geliştireceklerinin bilgisini veren Bülent Özkan; “Endüstriyel simbiyoz olanaklarını ve fizibilitesini masaya yatıracağız. Bu kapsamda Polateli OSB için uygulama projeleri üzerinde çalışmalarımıza start vereceğiz” açıklamalarında bulundu. Sanayi Gazetesi’ne konuşan Özkan, tekstil ve halıcılık üzerine faaliyette bulunacak 2 yeni merkezin kurulacağını da sözlerine ekledi.


2 yeni merkez kurulacak
Kalkınma ajansınızın kısa ve orta vadede çalışma programı, hedefleri, bölgesel misyonu ve bölgeye kazandırdığı projeleri nelerdir?
TRC1 Bölgesi’nde (Gaziantep, Adıyaman, Kilis) faaliyet gösteren İpekyolu Kalkınma Ajansı’nın misyonu ‘etkin İK politikasıyla, nitelikli beşeri sermayeyi verimli kullanmak, bölge potansiyelini yükseltecek işbirliklerine imza atmak ve rekabette üst sıralara erişmektir.’ Ajansımız, bölgesel misyonunu yerine getirmek amacıyla bölge planları hazırlamaktadır. Stratejik ve katılımcı yaklaşımla 2014-2023 yıllarını kapsayacak şekilde hazırlanan ve vizyonu oluşturulan TRC1 Bölge Planı, ‘yaşam kalitesi yüksek, beşeri sermayesi güçlü, rekabetçi ve yenilikçi, Orta Doğu'nun çekim merkezi İpekyolu’ ekseninde hareket etmektedir. 2010-2014 yılları arasında bölgede ajans tarafından 85 milyon 750 bin lira, mali destek programları kapsamında dağıtılmıştır. 2015 yılı için ise mali destek programı 10 milyon 250 bin lira bütçeye sahiptir. Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı (CMDP) ile Gaziantep ilinde büyük ölçekli altyapı yatırımlarının yapılması planlanmaktadır. CMDP ile Gaziantep’te fizibilite çalışmaları devam eden ve Bakanlık oluru ile yapılması planlanan proje başlıkları; “Lojistik Merkez Projesi”, “Endüstriyel Simbiyoz Projesi”, “Lisanslı Depoculuk ve Ürün İhtisas Borsası Kurulması Projesi”, “Gaziantep Merkezi Biyogaz Tesisi Projesi” ve “Gaziantep Küresel Marka Şehir Projesi”dir. Bu projelerle, Gaziantep’in kent merkezinin ekonomik kalkınmasına ivme kazandırılması, marka şehir olma stratejisinin hazırlanması, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve kalkınmanın çevre merkezlere de yayılması amaçlanmaktadır. Bununla birlikte, ajansımızın proje sahibi olduğu Bölgesel Rekabet Edebilirlik Operasyonel Programı kapsamındaki “Halıcılık Mükemmeliyet Merkezi” ve “Dokunmamış Kumaş (Nonwoven) ve Nanoteknoloji Araştırma ve Geliştirme Merkezi”nin kurulması projeleri AB Türkiye Delegasyonu tarafından onaylanmıştır. Katma değeri yüksek üretimin itici gücü olması amaçlanan bu projeler, bir üretim üssü konumunda olan Gaziantep’te gerçekleştirilecektir. 

2016 programında Ar-Ge ve işbirliği var
2016 yılı için planladığınız stratejiler nelerdir? Özellikle hangi çalışmalara eğileceksiniz?
Ajansımızın 2016 yılı çalışma programında, yeni dönem TRC1 Bölge Planı'nda öngörülen amaç ve hedefler doğrultusunda odaklanacağı temel faaliyetler; TRC1 Bölge Planı uygulanması amacıyla operasyonel programların hazırlanması, mali ve teknik destekler kapsamında izleme ve değerlendirme faaliyetlerinin sürdürülmesi, yerel, ulusal ve uluslararası paydaşlarla işbirliği faaliyetlerinin sürdürülmesi, bölgede önem arz eden plan, program ve projelerin takip edilmesi ve bu çalışmalara azami düzeyde katkı sağlanması, bölgenin gelişmesine yönelik araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin yapılması, bölgenin yatırım ve iş olanaklarının geliştirilmesi ve tanıtılması ve bölgede gerçekleştirilen yatırım faaliyetlerinin izlenmesi ve yönlendirilmesi olarak özetlenebilir. 
Bütün bu çalışmalarla Ajansımız; bölgenin istihdam, üretim ve ihracat kapasitesinin geliştirilmesini,  sosyo-kültürel ve çevresel alanlarda iyileşme sağlanmasını ve bunların sonucunda ortaya çıkan katma değer ile bölge halkının refah seviyesinin yükseltilmesini amaçlamaktadır.

KOBİ’lere rekabet artırıcı destekler
Ajansınızdan destek almak isteyen firmalar ne tür projelere ağırlık vermektedir? Bu konudaki kıstaslarınız ve Ar-Ge ve inovasyon temelli projelerden beklentileriniz nedir? Yakın zamanda açıkladığınız veya açıklayacağınız destek programlarınız hangileridir?
Ajansımız her sene bölge plan ve programları ile uyumlu olarak mali destek programlarına çıkmaktadır. Bu programlarda özel işletmelerden KOBİ statüsüne giren işletmelere destek verilmektedir. Mali destek programlarında destek verilecek sektörler ile öncelik alanları belirtilmektedir. Bu kapsamda belirtilen sektörlerde kapasite artışı, makine parkuru tamamlama, sıfırdan yeni yatırım, Ar-Ge, Ür-Ge ve inovatif faaliyetler içeren projeler gelmektedir.  Ajansımızın belirlediği değerlendirme kriterlerinde Ar-Ge ve inovasyon temelli projeler puanlamada bir miktar avantaja sahip olmaktadır. Ajansımız sektörlerdeki Ar-Ge ve inovasyon temelli yatırımların artmasını, bu sayede bölgedeki işletmelerin ulusal ve uluslararası pazarlarda rekabet edebilirliğinin artmasını hedeflemektedir. Gelen projelerdeki Ar-Ge çalışmaları ve inovatif faaliyetler bu kapsamda irdelenmektedir. 2015 yılı mali destek programları kapsamında KOBİ’lere yönelik olarak "Rekabetçilik ve Yenilikçilik Kapasitesinin Arttırılması Mali Destek Programı" ile "GAP Organik Tarım Değer Zinciri Pilot Uygulamaları Mali Destek Programı" adı altında 2 adet programa çıkılmıştır. 2016 yılı için ilan edilmesi planlanan programların tasarım çalışmaları henüz devam etmektedir.

İki aşamalı simbiyotik proje
Gitgide önem kazanmakta olan endüstriyel simbiyozla ilgili ajans olarak çalışmalarınız mevcut mudur?
Hemen belirtmek isterim; şu an Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı kapsamında desteklemekte olduğumuz bir Endüstriyel Simbiyoz projesi mevcuttur. Projeyi iki aşamada yürüteceğiz. Endüstriyel Simbiyoz Fizibilite Çalışması dediğimiz ilk aşamada; durum değerlendirmesi, endüstriyel simbiyoz olanaklarının belirlenmesi, proje bölgesinde yer alan firmalara ait bilgilerin derlenmesi, endüstriyel simbiyoz olanaklarının belirlenmesi çalışmasında yer alacak firmaların tasnifi, firmalar arası endüstriyel simbiyoz olanaklarının belirlenmesi, ön fizibilite aşamasında çalışılacak firmaların belirlenmesi, önceliklendirme, Polateli OSB için çalışma yapılması ve uygulama projeleri için projeksiyon oluşturulması çalışmalarını yapmış olacağız. Projenin ikinci aşamasında ise fizibilite çalışmasında elde ettiğimiz bulgular ışığında uygulamalar geliştireceğiz.

Dr. Bülent Özkan anlattı:
Endüstriyel simbiyozun kazanımları
Endüstriyel simbiyozun kazanımları neler olacaktır?
Endüstriyel Simbiyoz yaklaşımı ile sadece çevresel değil, ekonomik faydalar da sağlanır. Bunlar şöyle özetlenebilir: Bir endüstrinin atığı diğeri için kaynak teşkil eder. Dolayısıyla, doğal kaynak kullanımı ve bununla ilgili diğer tüm maliyet enerji, işleme, rafinasyon, nakliye vs. ile çevresel emisyonlar azalır. Atık bertaraf maliyetleri azalır. Atıklardan katma değerli ürünler elde edilir. Azaltılmış emisyonlar endüstri ve yerleşim yerlerini birbirinden ayırma gerekliliğini azaltır. Endüstriyel Simbiyoz ağlarına katılan işletmelerde çevresel ve ekonomik kazanımlara ek olarak, işçi sağlığı ve işyeri güvenli konularında önemli kazanımlar sağlanır. Dolayısıyla, firmalar için bir yük olan atıkların değerlendirilmesi ve çeşitli kaynakların iş gücü, lojistik, Ar-Ge gibi ortak kullanımı atık yönetim maliyetlerinin azalması ve yeni ürün ve hizmetlerin elde edilmesi çerçevesinde çok önemli kazanımlara yol açarak katma değer yaratır. Örneğin; AB ekonomisinde toplam 8 milyar ton ham maddenin kullanıldığı 2007 yılında, endüstriyel simbiyoz uygulamalarıyla sağlanan tasarruf 1,4 milyar Euro’dur. Endüstriyel simbiyoz modeli tam anlamıyla ilk defa Kalundborg, Danimarka'daki Eko-Endüstriyel parkta uygulanmıştır. Kalundborg'daki ana ortaklar petrol rafinerisi, alçı plak tesisi, güç santrali, Kalundborg Belediyesi arasında yeraltı suyu, atık su, buhar ve elektriğin yanı sıra çeşitli diğer atık/artıkların değişimi söz konusudur. Bölgede sağlanan bazı çevresel ve ekonomik kazanımlar şunlardır: 265 bin ton/yıl CO2 emisyonunda azaltım, 3 milyon metreküp/yıl su geri kazanımı, 15 milyon GJ enerji değerinde proses buharı 75 bin evin yıllık elektrik tüketimine denk, 15 milyon metrekare/yıl alçı duvarına denk gelen alçı taşı kazanımı, 150 bin ton/yıl biyokütlenin gübreye dönüştürülerek toplam gübre ihtiyacının yüzde 60’ının bu şekilde sağlanması, 2008 yılı itibarıyla 250 milyon USD’den fazla toplam kazanç. Bu uygulama kapsamında yılda ortalama 2,9 milyon ton madde değişimi gerçekleştirilmiş, su tüketimi yüzde 25 azaltılmış ve 5 bin konut atık ısı ile işletilen merkezi ısıtmadan yararlanmıştır. Bu birliktelik çevresel ve ekonomik verimliliği ciddi bir şekilde artırmış ve aynı zamanda yeni istihdam olanakları, teknolojik iyileşme, atık yönetimi maliyetlerinde ciddi bir azalma, önemli bir bilgi birikim ve paylaşımı gibi faydalar da sağlamıştır. Bu işletmeler tarım, gıda, kâğıt, kumaş, enerji, metal işleme, yapı malzemeleri, ahşap ve çeşitli atık işleme ve dağıtım sektörlerinde faaliyet göstermektedir. İşletmeler arası değişimi yapılan yan ürünler atıklar arasında kâğıt, alçıtaşı, hurda demir, kullanılmış yağ, araba lastiği vb. yer almaktadır. Bu uygulamayı tetikleyen en önemli parametreler arasında işletme maliyetlerindeki azalma, yan ürünlerden elde edilen gelirler ve katı atık depolama masraflarındaki azalma belirtilmektedir. Endüstriyel simbiyoz uygulamalarının Gaziantep’te de çok önemli bir katmak değer yaratma potansiyeli olduğunu gözler önüne sermektedir. 

İpekyolu’ndan geçen işletmeler kârlı:KOBİ’lere ‘verim’ çıktısı
KOBİ’lerin ticaretteki nabzını yükselten İpekyolu Kalkınma Ajansı, işletmeleri verimle buluşturuyor. Ajans Genel Sekreteri Dr. Bülent Özkan; “KOBİ’lerimiz hem verim hem de kar elde ederek kendi başarı hikâyelerini oluşturuyor” diyor.Gaziantep, Adıyaman ve Kilis illerinde bölgesel kalkınmaya destek sağlayıcı faaliyetlerde bulunan İpekyolu Kalkınma Ajansı’nın Genel Sekreteri Dr. Bülent Özkan, sağladıkları katma değerli teşvik ve desteklerle başarı öyküleri yazmalarına vesile oldukları işletmeleri Sanayi Gazetesi’yle paylaştı. Leke Tutmayan Çelik Burunlu Çelik Tabanlı Plastik İş Sağlığı ve Güvenliği Çizmesi Tasarımı ve İmalatı Projesi’yle ajans desteğini kazanan Doğan Emmioğlu firmasının ve Çöpe  Giden Sermayenin Geri Dönüşümü Projesi’yle Bilken Tarım firmasının ‘İpekyolu’ desteği alarak büyüdüğünü belirten Dr. Bülent Özkan; “İşletmelerimiz hem verim sağladı hem de ürettikleri ürünleri denizlerin ötesine ithal etti” açıklamalarında bulundu. Özkan, ajans olarak 2016’da da KOBİ’lerin yüzünü yurt dışına döndürecek faydalı çalışmalara önayak olacaklarını dile getirdi.

Firma ithalata başladı
Firma Adı: Doğan Emmioğlu
Proje Adı: Leke Tutmayan Çelik Burunlu Çelik Tabanlı Plastik İş Sağlığı ve Güvenliği Çizmesi Tasarımı ve İmalatı Projesi
Toplam Bütçe: 287 bin 448 lira 42 kuruş
Destek Tutarı: 121 bin 640 lira 85 kuruş
2010–2014 yılları arasında 512 projeye 60 milyon TL hibe veren, 120 milyon TL’lik bir kaynağın yatırıma dönüşmesini sağlayan, 14 bin kişiye verdiği eğitimlerin yanı sıra 850 kişiye de istihdam yaratan İpekyolu Kalkınma Ajansı’nın desteğini alan 2 firma, üretim ve verim kapasitesini artırdı. Dr. Bülent Özkan; “Proje kapsamında alınan makine kalıpları ile 14 milyon çalışanı ilgilendiren iş güvenliği ayakkabısı imalatı başladı. Gaziantep ayakkabı üretiminde 3. sırada. Ancak iş güvenliği konusunda üretim yapan firma mevcut değil. Doğal olarak bu durum, iş güvenliği ayakkabısı üretiminde haksız rekabet oluşturmaktaydı. Ürünün maliyeti ve satış fiyatı arasında büyük farklar oluyordu. Ajans desteği ile alınan ayakkabı enjeksiyon kalıpları sayesinde firma kapasitesi yüzde 70-80 civarına çıktı. Ayrıca proje kapsamında 3D yazıcı da alındı. Böylece üretilecek iş güvenliği ayakkabılarında, görüntü ve estetik açısından tasarım da ön plana çıkarıldı. Gaziantep Üniversitesi Naci Topçuoğlu Meslek Yüksekokulu'nun Ayakkabı Tasarım ve Üretim Programı ile iş birliği yapılarak üniversite-sanayi işbirliğinin arttırılması sağlandı. Bu sayede üretilecek ürünün görsel hali ve hataları hızlıca kontrol edilerek daha sonra ortaya çıkabilecek tasarım hataları giderildi. Nanoteknolojik hidrofobik ürünün çizmeye uygulanması ile normal iş güvenliği çizmelerine ek olarak leke tutmama özelliği sağlanmıştır. Çizmede Avrupa kalitesinin ve standardının yakalanması amacıyla CE belgesi alındı ve üretilen çizmelerin ithalatının da önü açıldı” şeklinde konuştu. 

İpekyolu destekledi, toprak verim üretti
Firma Adı:  Bilken Tarım Gıda Sanayi
Proje Adı: Çöpe Giden Sermayenin Geri Dönüşümü
Toplam Bütçe: 546 bin 185 lira
Destek Tutarı: 223 bin 1 lira 15 kuruş
İpekyolu Kalkınma Ajansı’nın 2013 yılı Ekonomik Kalkınma Mali Destek Programı çerçevesinde desteklenen “Çöpe Giden Sermayenin Geri Dönüşümü” projesi ile yoğun kimyasal gübrelemenin sonucunda düşen toprak veriminin artırılmasının amaçlandığını belirten Dr. Bülent Özkan; “Kurulan organik gübre işletme tesisi sayesinde işletme bünyesinde bulunan 1 milyon 500 bin tavuğun dışkısı gübre haline getirilerek tarım sektöründe kullanılmaya başlanmıştır. Organik gübre üretimi ile iç tarım piyasasının bu yöndeki talebi karşılanmaya başlamış ve daha sağlıklı ürünler elde edilmesi sağlanmıştır. Bitkiler zararlı böceklere karşı direnç kazanarak büyüme hızı artmıştır. Organik gübrenin içinde bulunan toprak için gerekli mineraller sayesinde toprağın verimi de artmıştır. Bunun sonucu olarak yetiştirilen bitkinin suya olan ihtiyacı da azalmış ve gereksiz su kullanımının önüne geçilmiştir” açıklamalarında bulundu.




Son Güncelleme: 08.03.2016 08:43
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kerime Salt 2016-11-10 12:14:24

merhaba, son derece değerli ve bilgi verici bir makale olmuş. tebrik ederim. özellikle sayısal verilerle geri dönüşümün ve hurdalarımızın değerini daha çok anladık. hurdanisat.com ile aslında sektöre uzak biri değilim. ancak ülkemizde geri dönüşümle ilgili hala bir çok şeyin yapılabileceğini düşünüyorum.