Türkiye’nin sanayicilere yönelik uyguladığı destek mekanizmaları arasında “danışmanlık” yoktur. Çünkü ekosistemin politika belirleyici, kanun yapıcı ve uygulayıcı bürokrasisine yerleşmiş anlayışta AR-GE dışında bir hizmet tanımlı değildir Bu da 1994 yılı sonunda DTÖ-Dünya Ticaret Örgütü ile imzalanan protokoldeki “Yatırım teşviki ve benzeri destekler kaldırılacak ve sadece AR-GE bazlı destek verilecektir” koşuluna bağlıdır. Dolayısıyla, sanayiyi desteklemek konusunda her mevzuatın baştaki amaç kısmında AR-GE ve yenilik bazlı çalışmaları desteklemek için yapıldığı yazılıdır.

TÜBİTAK’ın belirlediği destek programlarının tamamı Teknoloji ve Yenilik Odaklı Araştırma, Geliştirme, İyileştirme Faaliyetleri ile sınırlandırılmıştır. Genel ilkelerin belirtildiği TÜBİTAK Teknoloji ve Yenilik Destek Programlarına İlişkin Yönetmelik’te amaç için diyor ki:

“Bu Yönetmeliğin amacı; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu tarafından oluşturulan destek programları kapsamında; gerçek ve tüzel kişilerin bilimsel ve teknolojik bilgiyi ürüne, sürece, yönteme veya sisteme dönüştürme aşamalarında yapacağı, teknoloji ve yenilik odaklı araştırma, geliştirme, iyileştirme faaliyetleri ile üniversite-sanayi iş birliği, kümeleşme, girişimcilik ve ticarileştirme faaliyetlerine ilişkin proje önerilerinin değerlendirilmesi, söz konusu projelerin hibe ve/veya geri ödemeli olarak desteklenmesi, izlenmesi, sonuçlandırılması ve sonuçların değerlendirilmesi ile erken aşamadaki gelişme potansiyeli olan AR-GE yoğun başlangıç firmalarının desteklenmesi amacıyla tüzel kişi ve fonların hibe ve/veya geri ödemeli olarak desteklenmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.”

2001 yılında yayınlanan 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’nda ise amaç: “…. üniversiteler, araştırma kurum ve kuruluşları ile üretim sektörlerinin iş birliği sağlanarak, ülke sanayiinin uluslararası rekabet edebilir ve ihracata yönelik bir yapıya kavuşturulması maksadıyla, verimliliği artırmak, üretim maliyetlerini düşürmek, teknolojik bilgiyi ticarileştirmek, teknoloji yoğun teknolojik bilgi üretmek, üründe ve üretim yöntemlerinde yenilik geliştirmek, ürün kalitesini veya standardını yükseltmek üretim ve girişimciliği desteklemek, küçük ve orta ölçekli işletmelerin yeni ve ileri teknolojilere uyumunu sağlamak…” olarak belirtilmiş.

2007 yılında yürürlüğe giren 5746 sayılı Araştırma, Gelı̇ştı̇rme ve Tasarım Faalı̇yetlerı̇nı̇n Desteklenmesı̇ Hakkında Kanun’un amacı ise: “…. AR-GE, yenilik ve tasarım yoluyla ülke ekonomisinin uluslararası düzeyde rekabet edebilir bir yapıya kavuşturulması için teknolojik bilgi üretilmesini, üründe ve üretim süreçlerinde yenilik yapılmasını, ürün kalitesi ve standardının yükseltilmesini, verimliliğin artırılmasını, üretim maliyetlerinin düşürülmesini, teknolojik bilginin ticarileştirilmesini, rekabet öncesi işbirliklerinin geliştirilmesini, teknoloji yoğun üretim, girişimcilik ve bu alanlara yönelik yatırımlar ile AR-GE’ye, yeniliğe ve tasarıma yönelik doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının ülkeye girişinin hızlandırılmasını, AR-GE ve tasarım personeli ve nitelikli iş gücü istihdamının artırılmasını desteklemek ve teşvik etmektir.”

KOSGEB AR-GE ve İnovasyon Destek Programı’nın amacı ise “desteklenecek araştırma-geliştirme ve inovasyon projeleri aracılığıyla bilim ve teknolojiye dayalı yeni fikir ve buluşlara sahip küçük ve orta ölçekli işletmeler ile girişimcilerin yeni ürün, yeni süreç, bilgi ve/veya hizmet üretmelerini sağlamak” olarak belirlenmiştir.

2547 Sayılı Yasanın 58’inci maddesine 6676 sayılı kanunla 16.02.2016 tarihinde “..... Üniversite-sanayi iş birliği kapsamında araştırma ve geliştirme, tasarım ve yenilik projeleri ile faaliyetleri sonucunda elde edilen gelirler döner sermaye işletmesinin ayrı bir hesabında toplanır. ….. Bu kapsamda görev yapan öğretim elemanına ödenecek gelirin yüzde 85’i, herhangi bir vergi kesintisi yapılmaksızın ilgili öğretim elemanına ödenir” hükmü eklenmiştir.

Bunların hepsinin ortaya koyduğu ortak anlayışa göre, firmaların uluslararası pazarlarda rekabetçiliklerinin artması için AR-GE ve yenilik yapmaları gerekiyor. Öğretim üyeleri de ülkenin bu hedefine erişmesine katkı yapmak istiyorlarsa işletmelere AR-GE yaptırmalıdır. Belirlenen amaç ve yöntem doğrultusunda tarafları teşvik etmek amacıyla farklı farklı programlar açıklanıyor, ama hepsi de bu temel varsayım üzerine oturuyor. Öğretim üyesi “Üniversite-Sanayi İş Birliği” kapsamında çalışması ve yapacağı işin “Araştırma ve Geliştirme, Tasarım ve Yenilik Projeleri” olması gerekiyor. Bu koşul üniversitelerimizdeki tüm sosyal bilimcileri sürecin dışına atmaktadır.

Halbuki, sanayimizin uluslararası rekabetçiliğinin artırılarak ihracatçı bir yapıya kavuşması bekleniyor ve bunun katma değeri yüksek üretimle olabileceği düşünülüyor. Bu konudaki gerekliliklerin de teknolojik bilgi, ürün/üretim yöntemlerinde yenilik, ürün kalite/standart yükseltmek, … gibi yöntemler olduğu belirtiliyor. Ama, işletmelerin değer zincirindeki her bir halkanın yetkinliği dikkate alınmamaktadır. Bu nokta teknik bilimlerdeki araştırıcıların dışındaki öğretim üyelerinin katkısını gerektirmektedir. Dolayısıyla; devletin ekonomiyi rekabetçi yapmak için yüksek katma değerli üretim beklentisi doğrudur, üniversite-sanayi arasında işbirliği gerektiği de doğrudur ama bunun yolunun sadece AR-GE olarak gösterilmesi yanlıştır. 25 yıldır ısrarla firmalarımızı AR-GE yaptırmaya uğraşmamızın sonucunda hala başaramadığımız da açıktır. Marka yönetimi, satış-pazarlama-ihracat stratejileri, bütçe ve finans yönetimi, ... gibi konularda sosyal bilim uzmanlarından danışmanlık hizmetleriyle firmaların kapasitelerini AR-GE çalışmalarını yürütebilecek ve ticarileştirebilecek kapasiteye çıkarmak seçeneği de düşünülmelidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.