Bir önceki yazımda, OSB’lerde kiralama bağlamında yararlı olacağı düşüncesiyle yavru şirkete erişim araçlarına göre doğrudan ve dolaylı hâkimiyet; hâkim olanların sayısına göre tek başına, birlikte ve çoklu hâkimiyet türleri üzerinde durmuştum. Bu defa iştirak oranına göre tam ve kısmi hâkimiyet, iştirak durumuna göre karşılıklı hâkimiyet türleri inceleme konusu yapılacaktır.

Tam hâkimiyet- kısmi hâkimiyet

Kapsamına göre hâkimiyet; “tam hâkimiyet” ve “kısmi hâkimiyet” halleri olarak birbirinden ayırılabilir. Türk Ticaret Kanununda (TTK’da) esas alınan sistem kısmi hâkimiyet sistemi olup, tam hâkimiyet hali için bazı özel düzenlemeler getirilmiştir.

Tam hâkimiyet, bir ticaret ortaklığının bir sermaye şirketinin paylarının ve oy haklarının yüzde yüzüne sahip olunması halinde söz konusu olan hâkimiyettir. Bu oran doğrudan doğruya veya dolaylı iştirakle, tek bir ortaklığın iştirakiyle veya bir topluluk üyelerinin iştirakiyle de sağlanabilir[1]. Tam hâkimiyet, TTK’nın 203 üncü maddesinde tanımlanmıştır. Tam hâkimiyet için bağlı şirketin doğrudan tek ortaklı şirket olması şart değildir. Dolaylı tam hâkimiyet bağlı şirketler aracılığıyla payları elde bulundurma hali olup, bağlı şirkette grup dışı hiç pay sahibi olunmamasıdır[2]. Tam hâkimiyet durumunda hâkim şirket, bağlı şirketi dilediği gibi sevk ve idare etme ve yönetim kuruluna talimat verme yetkisine sahiptir. Bu halde, TTK’nın 203 ila 206. maddeleri uygulama alanı bulur.

Kısmi hâkimiyet, tam hâkimiyet olmayan hâkimiyettir. Bir ticaret ortaklığının doğrudan veya dolaylı olarak diğer bir ortaklığın pay ve oy haklarının yüzde yüzüne sahip olmamasına rağmen hâkimiyeti elinde bulundurduğu haller kısmi hâkimiyet halleridir. TTK’nın 195 inci maddesine göre, hâkimiyetin varlığı için pay ve oy haklarının tümünün hâkim şirkete ait olması gerekli olmayıp, şirketi kontrol edebilecek miktarda oy çoğunluğuna veya hatta çoğunluk etkisi yaratan paylara sahip olmak yeterli görülmüştür[3]. Kısmi hâkimiyet, imtiyazlı oy veya payla sağlanabilen bir hâkimiyet türüdür.

Karşılıklı iştirak

Türk hukukuna göre; bir şirketler topluluğu içerisindeki yapılanma, bir şirketin diğerinin paylarına sahip olması şeklinde tek yönlü olabileceği gibi, her iki şirketin birbirinin paylarına karşılıklı sahip olması şeklinde çift yönlü de olabilir. Karşılıklı iştirak TTK’nın 197nci maddesinde düzenlenmiştir. Maddede; “Birbirlerinin paylarının en az dörtte birine sahip bulunan sermaye şirketleri karşılıklı iştirak durumundadır. Bu payların yüzdelerinin hesaplanmasında 196ncı madde uygulanır. Anılan şirketlerden biri diğerine hâkimse, ikincisi aynı zamanda bağlı şirket sayılır. Karşılıklı iştirak durumundaki şirketlerin her biri diğerine hâkimse ikisi de bağlı ve hâkim şirket kabul olunur.” kuralına yer verilmiştir.

Örneğin; A, B şirketinde pay sahibi iken, B’de A şirketinde pay sahibi olabilir. Böylece iki şirket karşılıklı olarak birbirlerinin sermayesine iştirak etmiş olur. Ancak, TTK iki şirketin “karşılıklı iştirak” olarak kabul edilebilmesi için, her şirketin diğerinin sermayenin en az %25’ine sahip olmasını kabul etmiştir. Maddede belirtilmiş olan ¼ sermaye en az olup, bu oran daha fazlada olabilir. Karşılıklı iştirak halindeki şirketlerden biri diğerine hâkim ise, o takdirde karşılıklı iştirak “nitelikli” hale gelir. Hâkimiyet, sermayenin çoğunluğuna sahip olma yoluyla veya diğer şirket üzerinde hâkimiyet tesis edici etki sahibi olma yoluyla elde edilir[4].Diğer bir önemli bir husus karşılıklı iştirakin sermaye şirketlerine özgü düzenlenmiş olmasıdır.

Karşılıklı iştirak halindeki şirketlerden yalnızca biri diğerinin paylarının çoğunluğuna sahip ise veya onun üzerinde doğrudan veya dolaylı olarak hâkimiyeti söz konusu ise, birinci şirket hâkim, ikinci şirket bağlı şirket olarak kabul edilir. Buna “tek taraflı nitelikli karşılıklı iştirak” denilmektedir. Örneğin; şirketlerden biri diğerinin sermayesinin %50’sinden fazlasına, diğeri de onun sermayesinin %25’inden fazlasına iştirak etmiş ise, tek taraflı nitelikli karşılıklı iştirak doğar. Eğer her iki şirket de birbirinin pay çoğunluğuna sahipse veya birbiri üzerinde doğrudan veya dolaylı olarak hâkimiyeti haiz ise, bu durumda her iki şirket de hâkim ve bağlı şirket kabul edilir. Bu durum ise “iki taraflı nitelikli karşılıklı iştirak” olarak kabul edilir.

Şirketler topluluğu veya hâkim şirket-bağlı şirkete dair hükümlerin uygulanabilmesi için hâkimiyetin, bir başka söyleyişle hâkim- bağlı şirket ilişkisinin saptanması gerekir. Bir sonraki yazımda hâkim- bağlı şirket ilişkisinin, OSB’ler tarafından nasıl saptanacağı üzerinde durulacaktır.

 

[1] POROY, Prof. Dr. Reha, TEKİNALP, Prof. Dr. Ünal; ÇAMOĞLU, Prof. Dr. Ersin, Ortaklıklar Hukuku II, B.13, s. 698

[2] OKUTAN NILSSON, Doç. Dr. GÜL, Şirketler Topluluğu Hukuku, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü Yayını, Y.N0:48, 1.BS. 156

[3] OKUTAN NILSSON, Doç. Dr. GÜL, age, S. 160              

[4] OKUTAN NILSSON, Doç. Dr. GÜL, age, S. 171

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ilgın Güler 2021-04-28 12:32:57

Elinize sağlık Önder Bey