İVEDİK’TE AR-GE HAVASI ESİYOR

Güçlü sanayi altyapısını, 8 bin 500’e yaklaşan firmasıyla dizayn eden İvedik OSB’de kurulu genç inovasyon sahası Teknopark Ankara’da 250 proje yolda… Savunma sektöründe dev isimlerle çalışan firmalara sahip olan bölge, girişimcilerine mentorluk, kuluçka, proje gibi alanlarda da arka çıkıyor.

İVEDİK’TE AR-GE HAVASI ESİYOR

Güçlü sanayi altyapısını, 8 bin 500’e yaklaşan firmasıyla dizayn eden İvedik OSB’de kurulu genç inovasyon sahası Teknopark Ankara’da 250 proje yolda… Savunma sektöründe dev isimlerle çalışan firmalara sahip olan bölge, girişimcilerine mentorluk, kuluçka, proje gibi alanlarda da arka çıkıyor.

05 Temmuz 2021 Pazartesi 11:54
İVEDİK’TE AR-GE HAVASI ESİYOR

Çorak araziden yaratılan sanayi şehri, son yıllarda yükselen AR-GE yatırımlarıyla parmakla gösteriliyor… 8 bin 300’ün üzerindeki firması ve yüzde 98’lik doluluğuyla başkentin en kuvvetli sanayi markalarından kabul edilen İvedik OSB’nin teknolojik yetkinliği, Teknopark Ankara’ya emanet… Teknoloji yatırımlarının ardı arkasının kesilmediği İvedik OSB havzası içinde kurulu olan bölgenin yüzde 100 doluluğa ulaştığını söyleyen Teknopark Ankara Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Gültekin, bugüne kadar 620 proje geliştirdiklerini ifade etti. Aktif olarak 250 projenin daha sürdürüldüğü bölgede personel sayısının 1.500’ün üzerinde olduğu bilgisini veren Gültekin, savunma sektöründe sözü geçen bir inovasyon sahası olmayı hedeflediklerini ifade etti. TTO ve Nar Atölye bünyesinde projeleri parlatacak çalışmalara ağırlık verdiklerini anlatan Gültekin, inovasyona dayalı büyümeyle ilgili de şu mesajları verdi: “Mühendis ve teknisyen sayımız fazla. Aynı zamanda yetişmiş insan gücü anlamında da eskisi gibi çaresiz değiliz. Üretim gücümüz artık devreye girmeli.”

“UYGULAMA” SAHASI

Bölgenizdeki en büyük inovasyon yatırımı olan Teknopark Ankara’nın gelişim serüvenini anlatabilir misiniz?
Teknopark Ankara, 2017'nin Mayıs ayında faaliyete geçerek girişimcilere hizmet vermeye başladı. Teknopark Ankara, İvedik OSB Başkanlığının yüzde 95, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi'nin yüzde 5 ortaklığı ile kuruldu. Teknopark Ankara, diğer teknoparklardan farklı olarak uygulamalı bir teknoparktır. Bu sayede firmalarımız yaptıkları AR-GE çalışmalarını geliştirip, daha sonra teknopark içerisinde prototiplerini yapma fırsatı bulabiliyor. Teknopark Ankara olarak kurmuş olduğumuz TTO birimimiz ile birimin alt modülleri olarak üniversite-sanayi iş birlikleri, kamu destekleri, sınai mülkiyet hakları, ticarileşmeleri, girişimcilik modülleriyle firmalarımızın yaptığı AR-GE çalışmalarına akademik, ticari ve iş birliği danışmanlıkları yapmaktayız. Teknopark Ankara’nın yüzde 50’si savunma sanayi ve havacılığa yönelik firmalardan oluşmakla birlikte yazılım, elektronik, enerji, medikal sektörlerindeki projeler ile de faaliyetlerimize devam ediyoruz.

NAR ATÖLYEDE “BİNBİR” HİZMET

Teknoparkı kurarken hangi sektör ve hedeflerle yola çıktınız?

Teknopark kuruluşunda öncelikli olarak ülkemizin gelişimine katkı sağlamak, nitelikli ürün üretimi, ithal değil yerli ve milli ürün üretimi doğrultusunda amaçlarımız bulunmaktadır. Hedefimiz ülkedeki savunma sanayi, havacılık, medikal ve elektrik elektronik sektörlerinde ülke ekonomisi, bölge firmalarının daha nitelikli hale gelmesi ve bu ekosistemde büyüyen firmaların başarı hikayeleri yazmaları hedeflenmiştir.  TGB olarak faaliyete geçtiğimiz süre boyunca toplam 620 proje geliştirildi. Aktif olarak devam eden projemiz ise 250’dir. Teknopark Ankara bünyesinde 165 girişimcimiz bulunmakla birlikte, girişimcilerimizin bünyelerinde istihdam ettikleri personel sayısı 1600'e yaklaşıyor. Yüzde 14 büyüyerek, yüzde 100 doluluğa ulaştık. İvedik OSB Başkanlığının yüzde 95 ve Yıldırım Beyazıt Üniversitesinin yüzde 5 ortaklığıyla kurulan bir yapı olarak, hem üniversite-hem sanayiyle kol kolayız. Girişimcilerimizin yürüttükleri proje ürünlerinin prototipini yapma aşamasında Teknopark Ankara bünyesinde kurulan Nar Atölyemizde hizmet vermekteyiz. Ayrıca girişimciler büyük hacimli endüstriyel ürünlerinin prototiplenmesi amacıyla 3 bin metrekarelik kiralanabilir alanlar da sunuyoruz. Ayrıca Teknopark Ankara, içerisinde yapılan etkinlikler için 1000 kişilik çok amaçlı salonu, 250 kişilik amfi salonu,100 kişilik VIP konferans salonu ve 7 adet toplantı salonuyla girişimcilerin ihtiyaçlarını karşılama konusunda yeterli altyapıya sahip. Yeni ve genç girişimci firmaların kendilerini geliştirmeleri amacıyla sunulmak üzere nar kuluçka merkezimizle de girişimcilerimize yardımcı oluyoruz. 2017 yılı Mayıs ayında faaliyete geçen Teknopark Ankara’da yer alan girişimcilerimiz bölgemizde yürüttükleri faaliyetlerle ilgili 15 patent, 4 faydalı model, 18 marka, 7 endüstriyel tasarım ve 3 CE belgesi tescil başvurusunda bulundu.

MENTORLUK ARTISI

Teknoparkın savunma sanayi başarısı konuşuluyor. Bunu neye bağlıyor ve yatırımcılarınıza nasıl hizmetler veriyorsunuz?

Savunma sanayi üzerinde çalışmalarımız ve büyük firmaları bölgeye çekme faaliyetlerimiz devam etmektedir. Bu aşamada bölgemizde 38 savunma sanayi firması ve 10 havacılık firması üzerinden 182 savunma sanayi projesi ve 40 adet projede havacılık projesi gerçekleştirilmiştir. Diğer teknokentlerden farklı olarak burada firmalarımız üretim alanlarına ve çeşitli mentorluklara sahiptirler. Dönem dönem bölgemizde gerçekleşen milli muharip uçak, TAİ, TEİ ve ASELSAN’a ait toplantılar ve eğitimler her geçen gün ilgiyi üzerimize toplamaktadır.
 

BAŞARI, KITALARI AŞTI

Yerli üretimle ilgili benimsediğiniz vizyonunun, savunma sanayi başarısına olan katkısı nedir? Türk savunma sanayisinin dünya ölçeğindeki yeri nedir?

Bilindiği üzere 15 Temmuz sonrasında ülkemizde savunma sanayi ve havacılık açısından büyük bir atılım gerçekleştirildi. Bu dönem dikkate alındığında dış bağımlılığın azaltılması ve bu süreçte ülke ekonomisinden yurtdışına akan paraların ülke içerisinde kalması gerektiği anlaşılmıştır. Bildiği üzere zamanında heron diye tabir edilen İsrail kökenli İHA’ların parçaları ve uçuş izinleri için dahi yurtdışından haber gelmeden yapılamıyordu. Teknopark Ankara kampüsünde bulunan 10 havacılık firması ile burada üretimi sağlanan ve AR-GE’si yapılan İHA’lar sayesinde dış alımlar azaltıldı. Ülkemizdeki ilk seri üretim İHA fabrikası yine bölge firmalarımızdan Lapis Havacılık tarafından kuruldu. Sosyal mecralar ve haberlerde gördüğümüz kadarıyla ülkemizin savunma sanayi çalışmaları her geçen gün kıskanılacak düzeydedir. Milli gururumuz Bayraktar TB2 bilindiği üzere Azerbaycan ve Libya gibi bölgelerde başarılarını kanıtladı. Buradan da anlaşılacağı üzere ülkemizdeki savunma sanayi artık dünya gündeminde parmakla gösterilir hale gelmiştir.
 

İLERİ ÜRETİM KATKISI

Bölge sanayicilerinin teknolojiye ve teknoparka bakışları nasıldır? Teknopark, sanayinize neler kattı?

Bölgede yer alan firmalarımız teknopark içerisinde yer alan firmaların ihtiyaçlarını karşılamak için kendilerini geliştirme çabasına girdiler. Teknoparkta yer alan firmalarımız bir ürün kalıp ya da donanımsal parça ihtiyaçlarında çok uzağa gitmeden 500 metre çapında istedikleri hizmetleri bölgeden temin etmektedir. Dolayısıyla nitelikli üretim ve AR-GE süreçlerinde sanayi firmalarımızı da yanlarında sürüklemektedirler. Bu aşamada AR-GE sürecinde harcanan para sanayi içerisinde kalarak bölge esnafının kalkınmasında ve bölgeye gelecek nitelikli firmaların artışında doğal bir katkı sağlamaktadır.
 

“DURUMU İYİ OKUYALIM”

Türkiye’nin büyük bir ekonomik güç olması için ülkeye neler sağlanmalıdır? Bizim aracılığımızla firma ve kurumlara iletmek istediğiniz mesajlarınız neler?
Üniversite-sanayi birlikteliğinin tesisi için ciddi çaba gösteriyoruz, TGB’miz OSB havzamızın içerisinde. Ülke olarak da Avrupa’ya göre çok şanslıyız. Mühendis ve teknisyen sayımız fazla. Aynı zamanda yetişmiş insan gücü anlamında da eskisi gibi çaresiz değiliz. Üretim gücümüz artık devreye girmeli. Bizim iş insanlarımızın, iş dünyasını ve sanayi dünyasını yönlendiren sivil toplum kuruluşlarının bu durumu iyi okumasını, bununla ilgili doğru analizlerin yapılabilmesi için büyük ölçekli çalışmalar yapılarak sanayiciye bu anlamda yön verilmesinin doğru olacağını düşünüyorum. Biz bu analiz çalışmalarını bölgemizde gerçekleştiriyoruz. Pandemi süreci ile birlikte Çin’den ithalat ve ham madde tedarikinden vazgeçecek ülkelerin talebini Türkiye olarak karşılamanın önemini biliyoruz. Zaten öteden beri katma değeri yüksek ürünü ne anlam ifade ettiğinin farkındayız. Ham maddeyi alsak, işleme ve daha değerli hale getirilmesi noktasında önemli firmalar var, bunların teşvik edilmesi lazım.

AR-GE çalışmaları sonucu ortaya çıkan ürünlerin ticarileşmelerinde bu tür desteklerinin önemi çok büyük. Üniversite sanayi arasında köprü görevi gören TGB’ler kamu destekleri ile bu yapının sürekliliğini sağlamakta en önemli faktördür.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.