Merhaba sevgili okurlarım. Ülkemizin ekonomik açıdan büyümesinin ve refah toplumu olmamızın en birincil yolu olan sanayi faaliyetleri üzerine dinlemeye, okumaya ve yazmaya devam ediyoruz. İhraç edecek ciddi bir enerji kaynağımız olmadığına göre sanayi kapasitemizi artırarak tekstil endüstrisinin başat aktörlüğünden ağır sanayiye dönüşümü gerçekleştirmeli, sonrasında da teknolojik ürün imalatı konusunda lider ülkelerden olma yolunda ilerlemeliyiz. Tabi tüm bunları yaparken sürdürebilirliği de sağlamalıyız. Doğal kaynakları hunharca tüketerek, çarpık kentleşme ve plansız sanayileşme yoluyla sadece günümüz değil gelecek kuşakları da ‘mahvederek’ gerçekleşecek bir büyüme, refah toplumunun değil olsa olsa felaketin habercisi olur. Geçtiğimiz hafta sanayide sürdürülebilir kalkınma üzerine kaleme aldığım makalemin konusu “Endüstriyel simbiyoz” kavramı olmuştu. Tekraren hatırlamak gerekirse, Endüstriyel simbiyoz; birbirine yakın iki bağımsız endüstriyel işletme arasında madde (atık, yan ürün, su) ve enerji değişimi olarak tanımlanmaktadır. Bu kapsamda endüstriyel simbiyoz, tercihen birbirine fiziksel olarak yakın olup, normalde birbirlerinden bağımsız olarak çalışan iki veya daha fazla endüstriyel işletmenin bir araya gelerek hem çevresel performansı hem de rekabet gücünü artıracak uzun süreçli ortaklıklar kurması ve dayanışma içinde çalışmalarını ifade etmektedir. Bu sistemde işletmeler; malzeme, enerji, su ve yan ürünlerin fiziksel değişimi de dahil olmak üzere her türlü maddeyi, lojistik ve uzmanlık kaynaklarını birbirleriyle paylaşmaktadırlar. Amaç endüstriyel açıdan bir ekoloji oluşturarak sınai faaliyetlerde sıfır atık hedefini tutturmaktır. Ekonomik büyüme ve çevre kalitesinin birlikte sağlanabilmesi açısından faydaları uzun uzuna sayılabilir. Başlıca yararlarını yazacak olursak; kaynak tüketiminde azalma, depolamaya giden atık ve tehlikeli atık miktarında azalma, CO2 emisyonunda azalma, su tasarrufu, üretim maliyetlerinde düşüş, ek satışlar, yaratılan iş ve istihdam, özel sektör yatırımları, inovasyon ve girişimciliğe katkı, çevresiyle uyumlu/rekabetçi endüstriyel bölgeler, iş birliği kültüründe gelişme gibi faydalar öne çıkıyor.  
 

Bu modele en güzel örneğin Danimarka’nın Kalundburg şehri olduğundan önceki yazımızda bahsetmiştik. Modern açıdan ilk örnek Danimarka olmakla birlikte; Avusturya, Danimarka, Hollanda, Finlandiya, Çin, Güney Kore, İngiltere, İsveç, İsviçre, Kanada ve Portekiz gibi pek çok ülkede eko-endüstriyel park, endüstriyel ekosistem projeleri ve eko-endüstriyel gelişme uygulamaları gerçekleştirilmektedir. Bugün İngiltere’den bahsetmek istiyorum. İngiltere’de 2005 yılında İngiltere Hükümeti’nin (Çevre, Gıda ve Köy İşleri Bakanlığı – DEFRA) bir programı olarak başlatılan “Ulusal Endüstriyel Simbiyoz Programı (NISP)” dünyadaki en başarılı örneklerden biri olarak değerlendirilmektedir. Program DEFRA adına International Synergies Ltd. (ISL) Şirketi tarafından “bölgesel” bir yaklaşım ile yürütülmektedir. Programın 5 yıllık faaliyeti sonucunda dikkate değer çevresel kazanımlar sağlanmıştır. ISL tarafından verilen bilgilere göre; tasarruf edilen su miktarı 48 milyon ton, COsalınımındakiazalım 30 milyon ton, hammadde tasarrufu 49 milyon ton, tehlikeli atık azaltımı 1.8 milyon ton olarak ölçülmüştür. Elde edilen iktisadi döngü ise 2 milyar avroyu bulmaktadır. Bunun yanı sıra 53 bin kişiye de istihdam imkanı oluşmuştur. (Endüstriyel Simbiyoz ve Uygulamaları, Zehra Çoban)

*****

Ülkemizde planlı ilk endüstriyel simbiyoz uygulamasının “Bakü Tiflis Ceyhan Petrol Boru Hattı Şirketi (BTC)” tarafından desteklenen ve “Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV)” tarafından yürütülen “İskenderun Körfezi Endüstriyel Simbiyoz Projesi” olduğunu yine geçtiğimiz haftaki yazımızda kaleme almıştık. İlgili projenin diğer paydaşları ise Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Çukurova Kalkınma Ajansı, Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı, Adana Sanayi Odası, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ile özel sektör firmaları olmuştur. Ayrıca İngiltere’den International Synergies adlı firmada tecrübesiyle katkıda bulunmuştur.

Yürütülen fizibilite çalışmaları sonucunda uygulanabilirliği kanıtlanmış “sekiz örnek proje” şu şekildedir:

1-Meyve posasının kireç üretim tesisindeki atık ısı kullanılarak kurutulması ve hayvan yemine dönüştürülmesi.

2-Çukurova bölgesinden kaynaklanan mısır atıklarının yanı sıra, tavuk ve büyükbaş hayvan atıklarından biyogaz ve enerji üretimi.

3-Karayollarında kullanılan doğal agrega yerine, demir çelik sektöründen kaynaklanan cüruf atığının değerlendirilmesi.

4-Kireç üretim prosesinde enerji kaynağı olarak kullanılan petrokokun bir kısmının çevredeki firmalar tarafından sağlanacak çeşitli atkılarla ikame edilmesi.

5-Pamuk tohumu üretimi sırasında ortaya çıkan lint atığının işlenerek elde edilen biyoremidasyon malzemesi üretimi.

6-Atık yağdan elektrik üretimi.

7-Ömrünü tamamlamış lastiklerin geri kazanımı, atık lastiklerden granül üretimi.

8-Atık akülerden kurşun geri kazanımı.

Söz konusu 8 pilot projeyle, yılda ortalama 330 bin ton atığın değerlendirilebileceği hedeflendi. Bu miktar, bir buçuk milyon nüfusa sahip bir kentin bir yılda ürettiği evsel katı atık miktarına eşittir. Ayrıca, yılda 280 bin ton ürün üretilerek 6 milyon dolar gelir sağlanabileceği ortaya konuldu. Proje süresince 27 farklı kuruluş çalışmalara dahil olurken, 5 üniversite projeye doğrudan katkı verdi. Proje sayesinde yıllık 37 bin ton karbon azaltımı sağlanabileceği ve 6.500 metreküp su tasarrufu gerçekleştirilebileceği görüldü. Yaklaşık 10 yıldır devam eden proje kapsamında elde edilen sonuçlara ilişkin güncel bir rapor yayımlanmadı. Paylaşan olursa köşemden sizlere aktaracağımı ifade etmek isterim. İlgili proje ile sağlanan en büyük kazanım ise sanırım endüstriyel simbiyoz yaklaşımının ulusal ölçekte “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı” ve “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı” ve bölgesel ölçekte “Kalkınma Ajansları” gibi kamu kurumlarının da gündemine girmesini sağlamış olmasıdır. 19 Kalkınma Ajansı tarafından endüstriyel simbiyoza yönelik stratejiler, hazırlanan bölge planlarına dahil edildi. Evet, endüstriyel simbiyoz konusunu bu haftaki yazımızla ‘şimdilik’ tamamladık. Bu hususta veya başka sınai konuda sözü olan herkes yukarıda yazılı mailimden tarafıma ulaşabilir. Kalın sağlıcakla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.