OVP’YE SOMUT BİR YAKLAŞIM: MİKRO REFORMLAR ŞART

Kalkınma Bakanlığı’nca hazırlanan 2016-2018 Orta Vadeli Program’ı değerlendiren Kadir Has Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Eray Yücel; “Hedefler ulaşılabilirlik açısından uzak” dedi ve ekledi: “Tahmin rehavetinden sıyrılmış, somut mikro reformlara ihtiyaç var.”

OVP’YE SOMUT BİR YAKLAŞIM: MİKRO REFORMLAR ŞART

Kalkınma Bakanlığı’nca hazırlanan 2016-2018 Orta Vadeli Program’ı değerlendiren Kadir Has Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Eray Yücel; “Hedefler ulaşılabilirlik açısından uzak” dedi ve ekledi: “Tahmin rehavetinden sıyrılmış, somut mikro reformlara ihtiyaç var.”

30 Ekim 2015 Cuma 15:12
OVP’YE SOMUT BİR YAKLAŞIM: MİKRO REFORMLAR ŞART
 

2006 yılından itibaren Kalkınma Bakanlığı tarafından hazırlanan Orta Vadeli Program (OVP)’ın 11’incisi Resmi Gazete’de yayımlandı. 2016-2018 dönem kapsayan programı değerlendiren Kadir Has Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Eray Yücel, programın ulaşılabilir hedefleri yansıtmadığını belirtti. Enflasyonun orta vadede yüzde 5’e yaklaşmasının mümkün olmadığını, büyüme hızı tahminlerinin konjonktürden uzak olduğunu ve finansal istikrarın henüz tesis edilemediğini anlatan Yücel; “OVP’nin kâğıt üzerinde kalmaması için, mikro reformların ve ayağı yere sağlam basan çözümlerin düşünülmesi gerek” diye konuştu.  “Gerçekçi zemin oluşturulmalı”


“Gerçekçi zemin oluşturulmalı”


OVP’de gelecek yıl için büyüme rakamının yüzde 4 olarak tahmin edildiğini,2017 ve 2018 yıllarında ise büyümenin sırasıyla yüzde 4,5 ve yüzde 5 olmasının hedeflendiğini, söz konusu dönemde büyümenin yükseltilirken, enflasyon ve cari açığın düşürülmesinin öngörüldüğünü hatırlatan Doç. Dr. Yücel; “Bu çerçevede, büyüme rakamları bir tarafta dursun, programda Türkiye ekonomisi için sunulan hiçbir rakam yeterince gerçekçi olamıyor. Yanlış varsayımlardan yola çıkarak doğru çözümlere ulaşmak eğilimi en nazik tabiriyle naif bir duruşu işaret eder. Örnek olarak, büyüme hızı artarken cari açığın sınırlanması ele alınabilir. Türkiye ekonomisinin hâlihazırdaki transformasyon mekanizması, büyümenin dikkate değer ölçüde ithal girdi ile beslendiği bir mekanizmadır. Buna göre, OVP’nin yine zımni olarak büyümeyi cari işlemler dengesindeki iyileşmeye bağladığı anlaşılıyor” dedi.



“Büyümede 4’ün üstü hayal”


Yücel; “Kuvvetle muhtemeldir ki, döviz kurundaki dikkate değer aşınmanın Türkiye’nin ihracat performansını iyileştireceği beklentisi de aynı kurgunun arka planında. Programın başlangıcında sıralanan dış dünya risklerine öngörü sürecinde yeterince yer verilememiş olması gibi bir açmaz söz konusu olabilir. Bir siyasi geçiş döneminde hazırlanan tablolarda, iyimserliğin korunduğu bir teknik projeksiyonu esas alarak büyüme hızının plan ufku boyunca yüzde 4.0 değerinde kalacağını söylemek daha inandırıcı olurdu. Kısaca, makroekonomik istikrarı tekil ve ayrık problemlerin çözümlerinin derlemesi gibi ele almak yerine, bir sorunsal olarak ele almakta fayda var” ifadelerini kullandı.



“Akılcı reformlar uygulanmalı”


Gelecek 3 yıl için enflasyon ve istihdam beklentilerinin de yer aldığı program kapsamında 2016 yılında yıllık enflasyon oranının yüzde 6,5'e gerilemesinin, dönem sonunda da yüzde 5 olarak gerçekleşmesinin öngörüldüğüne dikkat çeken Doç. Dr. Yücel; “Enflasyonla mücadele dendiğinde, Türkiye’nin 2001 krizi sonrasında aldığı yola kısaca göz atmakta fayda var. Bu dönemin kabaca ilk yarısında hızlı ve kalıcı dezenflasyon sağlanıyor. Bunun devamında ise TÜFE artış hızının yıllık yüzde 7.5-8.5 aralığına hapsolduğu bir düşük-ama-yapışkan enflasyon dönemi geliyor. Yapışkanlığın kaynağı olarak, para otoritesinin etki alanı dışında kalan beklenmedik gıda fiyat artışları ve gelirler politikası çerçevesinde yönetilen-yönlendirilen fiyatların seyri görülebilir. Gıda fiyatları özelinde piyasaların toplumsal en iyiyi sunacak esneklikten uzak kaldığı, yönetilen-yönlendirilen fiyatlar özelinde ise siyasi otoritenin belli sektörlerde fiyat yapıcı haline geldiği söylenebilir. Kanımca bu iki gözlem ayakları yere basan mikro reformlara olan ihtiyacın altını çiziyor. Kurumlar arası işbirliğinin yetkinleştirilmesindeki fayda göz ardı edilmemeli” şeklinde konuştu.



Artırım bekleniyor


Kadir Has Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Mustafa Eray Yücel, ayrıca ABD ve bazı AB ülkelerinin öncülüğünü yaptığı nispi bir canlanma sürecinin gözlendiğine işaret edilen OVP'de, ABD ekonomisindeki canlanmayla birlikte Amerikan Merkez Bankası’nın (FED)2015 yılının son çeyreğinden itibaren başlamak üzere aşamalı olarak sınırlı da olsa faiz artırımına gitmesinin beklendiğini hatırlatarak, “Halihazırda pek çok projeksiyon/tahmin çalışmasında FED’in sınırlı ve aşamalı faiz artırımı veri alınıyor. ABD makroekonomik verileri ışığında bu yaklaşımı yerinde buluyorum” şeklinde konuştu.


 

Son Güncelleme: 30.10.2015 16:14
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.