Teknoloji Geliştirme Bölgeleri (TGB) diğer adıyla teknoparklar; araştırma, geliştirme, inovasyon kavramlarının literatürümüze yerleşmesine ve gelişmesine katkı sağlarken, AR-GE kültürünün benimsenmesi ve bilginin yüksek katma değerli ürün ve teknolojilere dönüşerek ticarileşmesi konusunda ekonomimize büyük katkılar sağlamaktadır. AR-GE ve yenilik fikirlerini, üretimin en önemli girdilerinden birisi haline getirerek teknoloji tabanlı girişimciliğin desteklendiği ve geliştirildiği bu ekosistemin sunduğu fırsatlar ile ülkemize sağladığı katma değer yadsınamaz düzeydedir. Bölgelerde yaşanan gelişim ve dönüşüm somut olarak rakamlarla da ifade edilebilmektedir. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kasım 2020 verilerine göre Türkiye’de ilan edilen bölge sayısı 86’ya, aktif faaliyette olan teknopark sayısı 72’ye ulaşmıştır. Teknoparklardaki toplam firma sayısı 6 bin 200'ü aşarken, toplam istihdam sayısı ise 64 bin 69’u bulmuştur. Şimdiye kadar biten proje sayısı 37.966, üzerinde çalışılan proje sayısı ise 10 bin 567’ye ulaşmıştır. Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde yürütülen çalışmalar girişimcilerin, ar-ge ve inovasyon bilincinin yanı sıra markalaşma ve tasarım konusundaki farkındalıklarını da geliştirerek toplam satış tutarını 105,6 Milyar TL’ye ulaştırmış, ihracat rakamları ise 5,5 Milyar Doları aşmıştır. Bu rakamlar, yalnızca prototip ve lisans satış rakamlarını içermektedir.

Tüm dünya ülkelerine yayılan yeni tip Koronavirüs (Covid-19) sebebiyle gerek sağlık anlamında gerekse ekonomik anlamda zor bir yıl oldu. Bununla birlikte Covid-19 salgını; yaşamımızı ve çalışma düzenimizi etkilemiş, birçok yenilikçi yönetimin hayatımıza girişini sağlayarak dijital teknolojilere adaptasyon sürecini hızlandırmıştır. Bununla birlikte Covid-19 ile mücadele ederken yenilikçi ve teknolojik çalışmaların, inovasyonun ve AR-GE’nin önemi bir kez daha gün yüzüne çıktı. Salgından korunmak ve yeni normal denilen düzene uyum sağlamak için adeta icat seferliği başlatılmış, yeni hayatın tüm akışı dijitale taşınmıştır. Bu süreçte gerek bu uyum, gerekse salgınla mücadelede ortaya çıkan hemen hemen tüm ürünlerin teknoparklardan çıkması ise tesadüf değildir. Teknoloji tabanlı girişimciliğin en temel yapıları olan teknoparklarda yer alan girişimciler büyük oranda küçük, hızlı karar ve aksiyon alabilen yapılar olduğu için ihtiyaçları en hızlı şekilde tespit ederek gerekli geliştirmeleri yapmışlardır. Diğer taraftan da bu girişimcileri destekleyen teknopark yönetimlerinin eforu ile birlikte bu firmaların ürünleri piyasaya çıkmıştır.

2021’e baktığımız zaman, yeni yılın aşı ve ilaç süreçleri ilerlese de bir anda eskisi gibi yakın temas süreçlerine dönmeyeceğimiz aşikar. Bu sebeple gerek salgından korunma gerekse dijitalleşme başlıklarında ihtiyaçlar ve gelişmelere olan ihtiyaç devam edecektir. Diğer taraftan aşı vb. gelişmeler ile ilişkilerin ve ticaretin rahatlamasıyla ekonomik olarak da bir kalkınma görülmesini beklemekteyiz.

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Derneği olarak, teknolojiye yapılan yatırımın ne kadar önemli olduğunu gördüğümüz bu süreçte teknoparkların değişimi ve dönüşümü için sağladığımız hizmetler, programlar ve eğitimler ile destek vermeye devam edeceğiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.