Sevgili okurlarım selamlar ve sevgilerimi sunuyorum. Gününüz ve gönlünüz aydın, işleriniz yolunda olsun. Siz değerli sanayicilerimizin benim gönlümde ayrı bir yeri var. Sizlere çok daha fazla saygı sevgi ve muhabbet duyuyorum. Sizler aş ve iş üretiyorsunuz. Sizler katma değer üretip devletimize vergisini veriyorsunuz. İlk yazımda girişimci, girişimcilik ve kalkınma üzerine düşüncelerimi yazmıştım. Bu haftaki yazımın konusu değişimi yönetmek. Yüce Allah bu sonsuz evreni yaratığından günümüze kadar sürekli değişim ve dönüşüm içindedir. Âlemler yaratılmakta, yok olmakta ve yeniden yaratılmaktadır. “Değişmeyen tek şey vardır, o da değişimin kendisidir” diye meşhur bir söz var. Çok doğrudur. Değişmeden sabit kalan hiçbir varlık yoktur. Canlı cansız tüm varlıklar sürekli değişmekte ve dönüşmektedir. Bitkiler, hayvanlar ve insanlar binlerce yüzbinlerce yıllar boyunca değişmektedir.

Sizi şöyle geniş çaplı tefekkür etmeye sevk ettikten sonra, asıl sizi ilgilendiren, işinizi sürdürmenizi ve geliştirmenizi sağlayacak düşüncelere dalmanızı istiyorum. Yaptığınız iş, ürettiğiniz ürün ne olursa olsun; en başta müşterilerinizin ihtiyaçları, talepleri ve beklentileri değişiyor değil mi? Şöyle bir hatırlayın beş yıl önce müşterilerinizin istediği ürünlerin kalite özellikleri ile bugünkü kalite özellikleri aynı mı? Müşterilerin beş yıl önce sizden istediği makinanın veya malzemenin özellikleri ile bugünkü aynı mı? Müşterilerinizin beş yıl önce istediği elektronik cihazla bugün istediği cihazın özellikleri aynı mı? Aynı değil, müşteri talepleri sürekli değişiyor ve dönüşüyor.

Peki ne yapıyorsunuz? Yeni malzeme, yeni teknoloji, yeni süreç ve daha nitelikli işgücü ile değişme ayak uydurmaya çalışıyorsunuz. İşte bu noktada değişim yönetimi gündeme geliyor. Değişimi yönetmek son günlerin moda kavramı. Sahip olduğunuz insan kaynağınızı yönetmek ne kadar önemliyse, iş süreçlerinizi yönetmek ne kadar önemliyse, değişimi yönetmenin de o kadar önemli olduğunu düşünüyorum. Değişimi yönetemeyen işletmeler ve kurumlar eninde sonunda silinmeye mahkum oluyorlar. Tarih bunun onlarca yüzlerce örneği ile doludur.

Değişimi yönetmenin ilk unsuru; müşteriyi yönetmekten geçer. Bu sözüm yanlış anlaşılmasın. Müşteri velinimettir. Müşteri kraldır. Müşteri her zaman haklıdır. Bunları biliyorum. Benim demek istediğim müşterinin bugünkü ve daha da önemlisi yarınki ihtiyaçlarını, taleplerini ve beklentilerini bilmek ve öngörebilmektir. Bunu yapabilmek için müşterinin nabzını sürekli elinizde tutabilmeniz ve bunu modern bilgi işlem ve iletişim teknolojisi ile veri toplamanız, bu verileri işlemeniz ve anlamlı bilgiye dönüştürebilmeniz gerekiyor. Eğer müşteri sayınız binlerce ise o zaman müşteri verisini toplamak, işlemek ve değerlendirmek çok daha fazla önem kazanıyor. Günümüzde müşteri sayısı milyonları bulan bankalar, sigorta şirketleri vb. kuruluşlar büyük veriyi toplamakta, işlemekte ve değerlendirme sonuçlarına göre, müşteri memnuniyetini nasıl artırabiliriz diye kafa yormaktadırlar.

Değişimi yönetmenin ikinci unsuru; iş süreçlerini ve bu süreçlerde görevli tüm üretim girdilerinin yeniden tasarlanması ve yeniden yapılandırılmasıdır. Pazarlama, satış, satın alma, üretim, kalite kontrol, depolama, lojistik, sevkiyat vb. süreçlerinizin müşteri talepleri ve beklentilerine uygun olarak değiştirilmesi ve dönüştürülmesi gerekir. İş süreçlerinizde kullanılan makine, cihaz, malzeme, enerji ve metotları da gözden geçirip gerekli yenilikleri ve iyileştirmeleri yapmalısınız. Yerli ve yabancı teknolojileri yakından takip edip gerekli yeni malzeme, yeni makine, yeni metot ve enerjileri işletmenizde kullanmak üzere proje planı yapmalısınız, değişimi yönetmelisiniz.

Değişimi yönetmenin üçüncü unsuru; insan kaynağınızı yönetmektir. Bu konuda geçen hafta yazdığım yazıda insan kaynağı yönetimini işlemiştim. Daha fazla bilgi için lütfen o yazımı okuyunuz. Burada şu kadarını özetle söylersem. Değişen dünya ve müşteri taleplerine uygun olarak insan kaynağınızın kalitesini ve sayısını yönetmeniz gerekir. Her çalışanınız için kariyer planı yaparak, eğitim planı yaparak şirket içi ve şirket dışı eğitim aldırmanız gerekir. Gerekiyorsa ihtiyaç duyduğunuz nitelikte, bilgi ve tecrübede yeni personel istihdam etmeniz gerekir.

Değişim yönetiminin dördüncü unsuru; bilgi kaynağınızı yönetmektir. Şirketinizi ayakta tutan bilgidir. Bilgi güçtür. Hani bir söz vardır, “bilgiye hükmeden milletler, dünyaya hükmeder”... Sahip olduğunuz bilgi kaynağınız ve insan kaynağınız en önemli sermayenizdir. Günümüzde bilgiyi yönetmek çok daha zorlaştı ve önem kazandı. Çünkü bilgi günümüzde o kadar çok üretiliyor ki, bu büyük hacimli bilgiyi toplamak, işlemek, değerlendirmek, anlamlı sonuçlar elde etmek ve kurumsal hafıza oluşturmak klasik yöntemlerle pek mümkün değildir. Bu noktada bize en büyük yardımcı bilgi işlem ve iletişim araçlarıdır. Bu araçları ne kadar etkin ve yaygın kullanabilirseniz o kadar kolaylıkla işinizi sürdürebilir ve geliştirebilirsiniz. Günümüzde hayatın her alanında olduğu gibi sanayi işletmelerinde de dijital dönüşüm yaşanmaktadır. Dijital dönüşüm hareketine ayak uyduramayan işletmeler ve kuruluşlar oyun dışı kalmaktadır.

Gelecek hafta bir başka konuda buluşmak üzere selam, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.