Özet: Meslek hastalığı, 5510 sayılı yasanın14’üncü maddesinde tanımlanmıştır. Yasada meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halleri olarak tanımlanmıştır.

1-Yasal düzenlemeler ve tanımlar:

 Meslek hastalığı 4857 sayılı iş yasasında açıkça düzenlenmemiştir. İş yasasının 24 ve 25 maddelerinde sağlık sebepleri genel başlığı altında işçinin ve işverenin iş sözleşmesini fesih nedeni olarak yapılmış bir düzenleme varsa da, meslek hastalığı ile ilgili asıl düzenleme 5510 sayılı yasada mevcuttur. Aynı şekilde 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nın Tanımlar başlıkla 3/1-1 bendinde de meslek hastalığı: Mesleki risklere maruz kalınması sonucu ortaya çıkan hastalık olarak tanımlanmıştır. Sigortalının mesleğini yaparken sürekli tekrarladığı faaliyetlerden dolayı ya da yapılan işin niteliği veya işin şartları nedeniyle mesleği ile bağlantılı olarak meydana gelen hastalıklar da sosyal güvenlik sistemi içerisinde bir sosyal risk olarak değerlendirilmekte ve bu hastalıklar meslek hastalığı olarak kabul edilmektedir.

2-Risk değerlendirmesi:  

İşyerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek tehlikelerin belirlenmesi gerekir. Bu tehlikelerin riske dönüşmesine yol açan faktörler ile tehlikelerden kaynaklanan riskler analiz edilerek derecelendirilmeli ve kontrol tedbirlerinin kararlaştırılması amacıyla yapılması gereken çalışmalar denetlenmelidir. İşyerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek, çalışanı veya işyerini etkileyebilecek zarar veya hasar verme potansiyelini, iş sağlığı ve güvenliği açısından, yapılan işin özelliği, işin her safhasında kullanılan veya ortaya çıkan maddeler, iş ekipmanı, üretim yöntem ve şekilleri, çalışma ortam ve şartları ile ilgili diğer hususlar dikkate alınarak işyeri için belirlenen tehlike grubu saptanmalıdır.

3-İşverenin yükümlülüğü:

İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür.

* Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin

  alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve

 güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun

 iyileştirilmesi için çalışmalar yapar.

* İşyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler,

  denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar.

* Risk değerlendirmesi yapar veya yaptırır.

* Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu göz

önüne alır.

* Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışındaki çalışanların hayati ve özel tehlike

bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır.

* İşyeri dışındaki uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alınması, işverenin

 sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.

* Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yükümlülükleri, işverenin

sorumluluklarını etkilemez.

* İşveren, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin maliyetini çalışanlara yansıtamaz.

4-Risklerden korunma ilkeleri:

İşverenin yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde şu ilkeler göz önünde bulundurulur:

* Risklerden kaçınmak.

* Kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek.

* Risklerle kaynağında mücadele etmek.

* İşin kişilere uygun hale getirilmesi için işyerlerinin tasarımı ile iş ekipmanı, çalışma şekli ve üretim metotlarının seçiminde özen göstermek, özellikle tekdüze çalışma ve üretim temposunun sağlık ve güvenliğe olumsuz etkilerini önlemek, önlenemiyor ise en aza indirmek.

* Teknik gelişmelere uyum sağlamak.

* Tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek.

* Teknoloji, iş organizasyonu, çalışma şartları, sosyal ilişkiler ve çalışma ortamı ile ilgili faktörlerin etkilerini kapsayan tutarlı ve genel bir önleme politikası geliştirmek.

* Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine göre öncelik vermek.

 *h- Çalışanlara uygun talimatlar vermek zorundadır.

Sağlık çalışanlarının yaptıkları işten dolayı meslek hastalığına tutulduğu açıklanan ölümlerle bellidir. Yukarıda andığımız yasal düzenlemeleri incelediğimizde “covid-19” yasal tanıma uyan bir meslek hastalığıdır. Son derece bulaşıcı ve ölümcüldür. Son sayılara göre 264 sağlık çalışanı yaşamını yitirmiştir. Yaşadığımız bu günlerde hastanelerdeki çalışma koşulları çok zor koşullarda devem etmektedir. 5510 sayılı yasanın 14.cü maddesine göre “covid-19” a yakalanan sağlık çalışanlarının meslek hastalığından yararlanmasına “hastalığa bağlı tıbbî denetim raporları ve gerekli diğer belgelerin incelenmesi, Kurum Sağlık Kurulu raporu alınması” kuralı engel olmaktadır.  Sağlık çalışanlarının “covid-19” un meslek hastalığı sayılmasını istemelerinin nedeni bu kuraldır. “Covid-19” a yakalanarak ölen sağlık çalışanlarının yakınları, eşi ve çocukları, sağlığını ve çalışama kabiliyetini kaybedenlerin her türlü tazminat haklarının karşılanması gerekir.  

Sağlık çalışanlarının yakınmaları karşısında Sağlık bakanlığı yayınladığı genelge ile 5510 sayılı yasanın 14.cü maddesine atıf yapmakta “covid-19” nedeniyle hayatını kaybedenlerin ve iş göremez duruma gelenlerin aynı yasanın 47'nci maddesine göre meslek hastalığı veya vazife malullüğü hükümlerinden yararlandırılmalarını kabul etmiş görünmektedir. 

Ancak genelgede yer alan koşullar 5510 sayılı yasanın 14.cü maddesinin (a ve b) bentlerindeki koşulların tekrarından başka bir şey değildir.  Özellikle 657 sayılı yasanın 4.cü maddesi kapsamında görev yapan memurların onaylanmış başvurularının, Sağlık Bakanlığı aracılığıyla Sosyal Güvenlik Kurumuna, bu kapsam dışında değişik statülerdeki diğer çalışanlara ilişkin onaylanmış başvuruların ise İl Sağlık Müdürlükleri aracılığıyla Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlükleri'ne gönderilecek olması kafalarda soru işaretleri yaratmaktadır. Bunun nedeni sağlık bakanlığının güven vermeyen işlemleridir. Sağlık çalışanlarının SGK’lı ve 657 sayılı yasa kapsamına giren işçi memur ayrımının ortadan kaldırılması ve bütün sağlık çalışanları için “covid-19” un meslek hastalığı olarak kabul edilmesi gerekir. Kot taşlama işinde çalışan işçi ile hastanede çalışan sağlık çalışanı aynı risk altındadır.

Sağlık bakanlığının yayınladığı genelge, çok güç şartlarda çalışan ve sinir sistemleri bozulmuş olan sağlık çalışanlarını bir süreliğine de olsa sakinleştirmek amacı taşımaktadır. Kısaca Sağlık bakanlığınca yayınlanan genelge malumun ilanıdır. 5510 sayılı yasaya dayanarak “covid-19” nedeniyle mağdur olan sağlık çalışanları yargıya başvurdukları takdirde Md.14/a-b hükmü gereğince davaları reddedilecektir.  Objektif yorum yapabilen ve entelektüel birikime sahip, vicdan sahibi yargıçların “covid-19” u meslek hastalığı olarak kabul ederek karar vermeleri halinde 5510 sayılı yasanın Md.14/ a-b bentlerinin duvarı yıkılacak ve yasa koyucu gerekli yasal düzenlemeyi yapmak zorunda kalacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.