YENİ OYUNUNU 3 AY İÇİNDE ÇIKARACAK

Oyun sektöründe faaliyet göstermek için Konya Teknokentte kurulan Bitcraft Software, yeni oyununu 3 ay içinde görücüye çıkarmaya hazırlanıyor. Birçok eğitimci tarafından onaylanmış bir sistemin kurgulanmasıyla ortaya çıkan oyun, zekâ gelişimini artırıcı birçok etkiye sahip.

YENİ OYUNUNU 3 AY İÇİNDE ÇIKARACAK

Oyun sektöründe faaliyet göstermek için Konya Teknokentte kurulan Bitcraft Software, yeni oyununu 3 ay içinde görücüye çıkarmaya hazırlanıyor. Birçok eğitimci tarafından onaylanmış bir sistemin kurgulanmasıyla ortaya çıkan oyun, zekâ gelişimini artırıcı birçok etkiye sahip.

14 Ocak 2021 Perşembe 10:25
YENİ OYUNUNU 3 AY İÇİNDE ÇIKARACAK

  

Haber: Nuran AYAR

TÜBİTAK’ın 1512 Teknogirişim Sermaye Desteği ile oyun sektöründe faaliyet göstermek için Konya Teknokentte kurulan Bitcraft Software, ilk denemesinde hayal kırıklığına uğrasa da ikinci denemede başarıyı yakalayacak gibi görünüyor. Bitcraft Software Kurucusu Ahmet Savaş, 3 ay içinde tamamlanması planlanan oyunun, birçok eğitimci tarafından onaylanmış, onayı yapılmış bir sistemin kurgulanmasıyla ortaya çıktığını söyledi. Oyunun 4 ile 18 yaş arasındaki çocuklara hitap ettiğini ve zekâ gelişimini artırıcı birçok etkiye sahip olduğunu anlatan Savaş, “Basitçe şöyle söyleyeyim, gidilen karmaşık bir yolun akılda tutularak tekrar geri gelinmesi şeklinde tekrarlı ve hafıza da tutma teknikleri ile zekâ gelişimini artırıcı oyun yapıyoruz” dedi. Savaş, oyun tasarlamak ve üretmenin yanı sıra web otomasyon sitemleri, ERP sitemleri, akıllı sistemler gibi birçok alanda da hizmet verdiklerini açıkladı.

 

AR-GE FİRMALARIN VAZGEÇİLMEZİ”

AR-GE’lerin firmalar için vazgeçilmez bir çalışma olduğunu vurgulayan Savaş, “AR-GE olmazsa olmaz ama bir firmanın yeterli bütçesi varsa AR-GE yapabilir. Bizim yeterli bütçemiz olmadığı için AR-GE’den daha çok hizmet sektörü ile ayakta durmaya çalışıyoruz” diye konuştu. Kendileri gibi birçok kuluçka firmanın AR-GE’ye vakitlerinin yüzde 50’sini ayırdığını ifade eden Savaş, “Bizim firmamız ise vaktinin yüzde 30’unu AR-GE’ye,  yüzde70’lik kısmını ise hizmet sektörüne ayırıyor. Kazanılmış bir bütçemiz olsa AR-GE’ye daha çok vakit ayırabilirdik” şeklinde konuştu. Savaş, firmaların AR-GE olmadan çağa ayak uyduramayacaklarını vurguladı.

  

GENÇ FİRMALARIN DERDİ...

Yeni kurulmuş firmaların maddi yetersizlikler nedeniyle AR-GE’ye gerektiği kadar odaklanamadığını anlatan Bitcraft Software Kurucusu Ahmet Savaş, yeni kurulmuş firmaların tüm kaynaklarını yüzde 100 AR-GE’ye ayıramadığına dikkat çekti. Genç bir firmanın yüzde 100 AR-GE yapıp bir ürünü 2 yılda çıkarma hedefi olsa bile, bu sürede ürün çıkaramama ihtimalinin olduğunu kaydeden Savaş, “Varsa da bu çok nadir görülen bir durumdur, çünkü bir yerden destek alınmıştır. Biz bir Teknokent firmasıyız ama bu, destek alıyoruz anlamına gelmiyor. Bir yerden hibe gelmiyor. Bir hibe programı olsa firmalar, bütün gücünü AR-GE’ye ayırabilir” dedi.  Hibe programlarının AR-GE yapan firmaların elini çok rahatlatacağını dile getiren Savaş, şöyle devam etti: “Yani genç bir firmanın 1 yıllık AR-GE programı varsa 1 yıllık hibe desteği ile rahatlıkla AR-GE yapar. Zaten buda ülke geleceği için çok iyi bir şeydir. Neden? Yapılacak projeye odaklanma üst düzey oluyor. Çünkü bir para akışı var, geçim rahat oluyor, odaklanma en üst düzey ve AR-GE de başarıya ulaşma oranı yüzde 70’lerin üzerinde oluyor. O yüzden gelir düzeyiniz iyiyse AR-GE ye ayrılan süre artıyor. Bu da ülkenin ihracatında çeşitliliğe neden oluyor.”

 

“TEŞVİKLER YETERLİ DEĞİL”

Ahmet Savaş, hibe kapsamında olan AR-GE firmalarının daha hızlı yol kat ettiğini, hibe kapsamı dışında kalan firmalardan bazılarının ise projelerini tamamlayamadığını, bazılarının da projelerinden vazgeçildiğini, hatta AR-GE’sini sattığını söyledi. Devlet teşviklerinin yeterli olmadığını ifade eden Savaş, yurt dışında AR-GE projelerine bankaların faizsiz kredi verdiğini, Türkiye’de ise böyle bir sistem olmadığını vurguladı. Türkiye’de sadece AR-GE projelerine değil, birçok alanda faizsiz kredi verilmediğini söyleyen Savaş, şunları söyledi: “Hibe programları belli bir elemeden geçiyor. Yani çok sıkı dokuyorlar. Hâlbuki bazı firmalar kendini ifade etmede yetersiz kalıyor ama AR-GE’yi başarabileceklerine inanıyorlar. Kendileri inanıyorlar ama bu inandıklarını karşıya aktaramıyorlar ve bu yüzden hibe ya da teşvik desteklerini kaybediyorlar. TÜBİTAK’a ya da KOSGEB’e başvuruyorlar ancak elenebiliyorlar. Ama bazı noktalarda melek yatırımcılar destek oluyor ve projelerini tamamlıyorlar. Bazen derler ‘TÜBİTAK’a gittik projeyi kabul etmediler ama projeyi yaptık, 1 yılda 10 milyon lira ciro yaptık” diye…. Bunun örnekleri çok fazla. Bunlar, sistemin eksikliklerinden doğan sonuçlar.”

  

“PROJELERİN DENETLENMESİ LAZIM”

AR-GE’ye yönelik teşvik ve desteklerin yeterli olabilmesi için teknokentlerde yer alan firmaların, teşvikli projelerinin sürekli denetlenmesi gerektiğini söyleyen Ahmet Savaş, “Bu firmalar, hibeye ihtiyaç varsa hibeye, krediye ihtiyaç varsa krediye başvurup sürekli denetimde tutulurlarsa projenin ilerleyip ilerlemediğini devlet daha fazla izlemiş olur. Teşvik programları, daha rahat kontrol edilebilir. Bu sayede hemen hemen tüm firmalara da teşvik verilebilir” dedi.

Son Güncelleme: 14.01.2021 10:30
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.