ÜRÜNLERİ ŞİFA DAĞITIYOR

Prof. Dr. Gülçin Saltan İşcan’ın kurduğu GC Natura, Türkiye’nin en genç AR-GE firmalarından biri olmasına rağmen tamamı akademisyenlerden oluşan kadrosuyla, bitkisel ilaç, kozmetik ve gıda takviyesi alanında iddialı çalışmalarıyla öne çıkıyor. Şirket, şu anda yatak yaralarında etkili olabilecek etkili bir ilaç üzerinde çalışıyor.

ÜRÜNLERİ ŞİFA DAĞITIYOR

Prof. Dr. Gülçin Saltan İşcan’ın kurduğu GC Natura, Türkiye’nin en genç AR-GE firmalarından biri olmasına rağmen tamamı akademisyenlerden oluşan kadrosuyla, bitkisel ilaç, kozmetik ve gıda takviyesi alanında iddialı çalışmalarıyla öne çıkıyor. Şirket, şu anda yatak yaralarında etkili olabilecek etkili bir ilaç üzerinde çalışıyor.

20 Ocak 2021 Çarşamba 09:27
ÜRÜNLERİ ŞİFA DAĞITIYOR

Haber: Esra ÖZSÜMER

Ankara Üniversitesi Teknokent firmalarından GC Natura, medikal sektöründe bitkisel ilaçlarla birlikte gıda takviyeleri, kozmetikler alanında AR-GE çalışmaları yapıyor. Ağustos 2020’de kurulmuş, genç bir şirket olmasına rağmen, kurucusu, Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülçin Saltan İşcan’ın uzun yılları kapsayan deneyimleri ile yoluna devam eden GC Natura’nın tüm çalışanları da kendi alanlarında uzman akademisyenlerden oluşuyor.

 

3 PATENTİ VAR

GC Natura’nın kurucusu Prof. Dr. Gülçin Saltan İşcan, bir öğretim üyesi olmakla beraber, bitkisel ürünler alanında ciddi bir sektör tecrübesine de sahip. Daha önce, başka bir firma adına Gilaburine isimli bir ürünü geliştirerek tüketiciye sunduğunu söyleyen İşcan, ayrıca kişisel olarak 3 patente de sahip olduğunu belirtti. GC Natura çatısı altında, yatak yaralarında etkili olabilecek etkili bir ilaç geliştirme çalışmalarına devam ettiklerini açıklayan İşcan, “Krem pomat şeklindeki bu ürünle piyasada yer almayı düşünüyoruz. Bunun dışında da medikal sektöründe her alanda bitkisel ilaçlar konusunda faaliyet gösteriyoruz” dedi. GC Natura’nın temel çalışma alanının bitkisel ilaçlar olduğunu kaydeden İşcan, bunun yanı sıra gıda takviyeleri ile kozmetiklerin de şirketin ilgilendiği konular arasında yer aldığını söyledi. Bu ürünlerin kalite ve etkinliğine dair AR-GE ve laboratuvar çalışmaları yaptıklarını anlatan Gülçin Saltan İşcan, şunları söyledi:

 

“BİZİM İŞİMİZ KANITLAMAK”

“Uygun formülasyonları ekip arkadaşlarımla birlikte tasarlıyoruz ve ürüne gidecek olan süreci yönetiyoruz. Bu AR-GE çalışmaları sonucunda bir prototip üretiyoruz. Bu prototipin endüstriyel ölçeğe uygulanmasını da sağlıyoruz. Çünkü bu konuda da deneyimlerimiz var. Neticede, Türkiye’de ve başka ülkelerde satışı planlanan bitkisel ürünlerin kimyasal özelliklerini aydınlatıp biyolojik etkilerini kanıtlıyoruz. Bütün bunları deneysel çalışmalar halinde yapıyoruz. Bizim işimiz tamamen kanıtlamak ve kanıta dayalı olarak bildirim yapmak. Bu çalışmaları takiben de ürünlerin sertifikasyonu ve otorite başvurularına dair teknik dosya hazırlamak da yine faaliyetlerimiz arasında yer alıyor.”

 

TİCARİLEŞTİRMEYE TTO DESTEĞİ

Bu projelerin ticarileşmesi ve patent süreçleri hakkında da deneyim sahibi olduklarını anlatan İşcan, “Kişisel olarak 3 patentim var. Piyasada ticarileştirmiş olduğum bir ürün de var. Bu konuda da teknik destek sağlayabiliyoruz. Ayrıca üniversitemin de bu konuda Teknoloji Transfer Ofisinde (TTO) ofislerinde ciddi derecede katkıları bulunuyor. Bu konuda onların da katkılarını alabiliyoruz” diye konuştu.

 

“SUİSTİMAL VAR”

Prof. Dr. Gülçin Saltan İşcan, bitkisel ürünler ve ilaçlar konusunda ciddi bir suiistimal olduğunu ve basında sürekli olarak bu konuda bildirimler yapıldığını belirterek bu yayınların çok hemen hemen hepsinin bilimsel bir dayanağı almadığını söyledi. Özellikle içinde olduğumuz bu kovid-19 döneminde, ‘şu bitki koronaya iyi ediyor’ diye yayınlar yapıldığını kaydeden Prof. Dr. Gülçin Saltan İşcan, “Bunların halkı yanılttığını düşünüyorum” dedi.

 

“GÜNDE 5 MAIL ALIYORUM”

Bu haberlerin doğru olup olmadığını danışan günde en az 5 mail aldığını ifade eden Gülçin Saltan İşcan, “İnsanlar bunları basında okuyor. Açıp bakıyorum ve bunların bilimsel olarak kanıtlanmadığını görüyorum. Hâlbuki benim gibi akademisyenlerin ve bu akademik bilgisini sanayiye taşımış kişilerin yaptığı iş, bunları kanıtlamak. Dolayısıyla kanıta dayanmayan hiçbir bilginin basında yer almaması gerektiğini düşünüyorum, özellikle tıpta… Çünkü insan sağlığı son derece önemli” diye konuştu.

 

“SAĞLIK STANDARTLARDAN OLUŞUYOR”

Bu konunun GC Natura ve bilim alanında çalışma yapan kişiler bir sosyal sorumluluk projesi olduğuna inandığını dile getiren İşcan,  “Bitkisel ürünlerin ve ilaçların yaptığı etkiyi kanıtlamamız dışında, bizim bir işimiz de kullanılan ham maddenin ve bitmiş ürünün standardının kanıtlanması… Sağlığın standartlardan oluştuğunu düşünüyorum. Standartlar bu kadar önemliyse bunların belgelenmesi gerektiğini düşünüyorum. Onun için de bu çalışmaların artması gerektiği yönünde görüşüm var” şeklinde konuştu.

 

“AR-GE MERKEZLERİNİN DENETLENMESİ ŞART”

AR-GE’nin gerekliliğine olan inancının çok yüksek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Gülçin Saltan İşcan, “Çünkü dünyada önde giden, yüksek cirolu şirketlerin AR-GE paylarının yüksek olduğunu görebiliyoruz. AR-GE’ye ne kadar çok pay ayırırsanız size dönüşü o kadar fazla olabiliyor” dedi. Türkiye’deki AR-GE çalışmalarının gelişiminde bakanlık desteklerinin son derece önemli olduğunu vurgulayan İşcan, “AR-GE merkezlerinin Türkiye’deki sayısı 1000’i aştı. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, bu AR-GE merkezlerinin gerçekten faaliyette olup olmadığının, yaptıkları çalışmaların AR-GE kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin, amacına ulaşıp ulaşmadığının ilgili otorite tarafından ciddi olarak denetlenmesi gerekiyor” diye konuştu.

Son Güncelleme: 20.01.2021 10:02
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.