banner250

SOSYOKENTE BEŞLİ PAYDAŞ

Sosyal yenilik fikirlerinin kanatlanıp uçacağı en yeni inovasyon bölgesi olan Sosyokent, özellikle genç girişimcilerin fikirleriyle dünyayı değiştireceği yapısıyla emsal gösterilecek. Kuluçkadan çıkıp ticarileşme koşusuna başlayan yeni fikirleri çok sayıda destek ofisiyle destekleyecek olan bölge, sosyal faydayı inove edecek. Sosyokent, ODTÜ, ODTÜ TEKNOKENT, STM gibi güçlü paydaşlara da sahip.

SOSYOKENTE BEŞLİ PAYDAŞ

Sosyal yenilik fikirlerinin kanatlanıp uçacağı en yeni inovasyon bölgesi olan Sosyokent, özellikle genç girişimcilerin fikirleriyle dünyayı değiştireceği yapısıyla emsal gösterilecek. Kuluçkadan çıkıp ticarileşme koşusuna başlayan yeni fikirleri çok sayıda destek ofisiyle destekleyecek olan bölge, sosyal faydayı inove edecek. Sosyokent, ODTÜ, ODTÜ TEKNOKENT, STM gibi güçlü paydaşlara da sahip.

06 Aralık 2019 Cuma 08:54
SOSYOKENTE BEŞLİ PAYDAŞ

Röportaj: Ümit Uçar

Sosyal girişimlere kanat taktıracak hamlelerin doğum merkezi olan Sosyokent, teknokent ailesinin şüphesiz “en farklı” üyesi. Sosyal bilimleri dört duvar arasından kurtaracak, insanların hayatlarına dijitalizmden girişimciliğe kadar her alanda dokunacak, ürettiği fayda ve değerle sosyal yönü baskın projelerin hamisi olacak olan Sosyokent, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesinin sosyal bilimler ekosistemine sunacağı altyapının en sağlam tuğlası olacak.  Sosyal girişimcilerin elinden tutacaklarını, çalışmalarını kuluçka ile ticarileştirme eksenli şekillendireceklerini belirten ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Barca, Sanayi Gazetesine konuştu. İnsan kaynakları, fikri mülkiyet ve finansman gibi alanlarda destek ofisleri kurarak laboratuvar çalışmalarını geliştirmek istediklerini söyleyen Barca, şu sözlerle “bir farkımız var” dedi: “Bir insan markete girdiği zaman göz hareketleriyle neleri algılıyor, neyi işaret ediyor, beynindeki elektro dalgalar ne söylüyor; bütün bunları laboratuvarlarda çalışmak mümkün. Biz de bu tür laboratuvarlarla bunları destekleme niyetindeyiz.”

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) öncülüğünde ODTÜ, ODTÜ TEKNOKENT, Altındağ Belediyesi, STM ve Güven Hastanesi ortaklığıyla kurulan “ASBÜ Sosyokent”, sosyal sorunlara pozitif etkisi yüksek olacak inovatif girişimlerin geliştirilmesini sağlayacak. Sosyal inovasyon ve girişimcilik alanında faaliyet gösterecek olan ASBÜ Sosyokent, alanındaki ilk teknokent oldu. ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Barca, Sosyokentin 5 ortağının her birini bilinçli olarak seçtiklerini belirterek, “Sosyal yenilik diye isimlendirebileceğimiz ürün ve hizmetlerin çok büyük bir kısmı yazılım ve yapay zekâ üzerinden çözüme kavuşturuluyor olacak. Çözmek istediğimiz ana husus hem sosyal hem de onu ürün ve hizmete dönüştürecek olan işin teknoloji kısmıdır. Böyle düşündüğümüz zaman, bizim mühendislik yeniliğine sahip kuvvetli bir kapasiteye ihtiyacımız vardı. Bizim ODTÜ’yü seçme nedenimiz buydu” dedi.

MÜHENDİSLİĞE SOSYAL BOYUT

STM’nin de ülkenin en büyük mühendislik firmalarından biri olduğunu kaydeden Barca, “Onların bünyesinde think-tech var. Mühendislik şirketi oldukları için düşünen teknolojiyi uyguluyorlar. Think-tech’in en önemli çalışma alanlarından bir tanesi mühendislik ürünlerinin sosyal boyutunu çalışmaktır. Bizim onlardan öğreneceğimiz, onların da bizlerden öğreneceği alan burasıdır. Think-tech bu anlamda bizim ortağımız olarak görülmektedir” diye konuştu. Rektör Barca, Sosyokentin diğer paydaşlarının sunacağı katkıların da çalışmalarına sağlayacağı faydalardan bahsetti.

ÇAĞRIŞIMI İHTİSAS, YAPISI KARMA
Sosyokent değişik bir kavram. Diğer bölgelerden farkı nedir?

Sosyokent esasen bizim başlangıçta ihtisas teknokent olarak düşündüğümüz ve başvurduğumuz bir girişim değil. İhtisas teknokentler için, bir alana özgülük kavramının olması gerekir. Sosyokent, dünyada da Türkiye’de de ilk. Bu anlamda bir örneği yok. Biz doğal bir ihtisas süreciyle, yani gidişatla ihtisaslaşan ve ardından ihtisaslaşmayı talep eden bir durumda olmak istiyoruz. Hareket noktamız mantıken bir ihtisas. Yeniliklerin çok boyutu var; mühendislik, sağlık, sanat gibi... Bu yenilik fikirlerinin sosyal yönü ağır basanlar Sosyokentte, kuluçkada yer alacak. Bize başvuran şirketlerin seçiminde bu yöne özen göstereceğiz. Bunun, sosyal yönü ağır basan yenilikçi projelerle sahip işletmelerin kümelenmesine bizleri götürmesini bekliyoruz, ekosistem oluşturacağız. Bunlar olduğunda de facto bir ihtisas teknokentten bahsediyor olacağız. Çağrışımı bir ihtisas teknokent gibi, ancak yasal çerçevesi şimdilik bir karma teknokent. Teknokentlerle ilgili, 50 yıllık geçen süre içerisinde kanaatimce dar bir tanımlama yapılmıştır. TGB’ler, “yenilik geliştirme bölgeleri” olarak anılmalı. Bu teknolojik de, sanatsal da, sosyal da olabilir. Esas olan, ticarete konu olabilecek bir yeniliğin olması olmalıdır. “Teknolojik” denilmiş olması; artık değiştirilmesi, eleştirilmesi ve revize edilmesi gereken bir kullanımdır. Şüphesiz bugünlerde bir yasa çalışması olsaydı, adı yenilik geliştirme bölgeleri olurdu. Çünkü TGB’lerimizde doğrudan teknoloji ile ilgili olmayan birçok proje de üretilmekte.

“BİR FARKIMIZ VAR”
Sosyokent fikri nasıl doğdu? Bu fikrin çıktıları neler olacak?
Şunu düşünmek gerekir; bütün teknolojik yeniliklerin de sosyal bir boyutu vardır. Bizler karma bir teknokent olarak başvurduk, yalnızca sosyal yönü ağır basan yenilik projelerine açık olduğumuzu ve bu yenilik bölgesinde bu tür projelerin geliştirmesi için destek ve imkân sağlayacağımızı tüm sunumlarımızda belirtmiş olduk. Fikir nereden çıktı; Türkiye’nin ilk sosyal bilimler tematik üniversitesi burası. Bizim bünyemizde 50 yıl sonra da sağlık ve mühendislik olmayacak. Biz sosyal bilimler temalıyız. Kapsamlı üniversitelerin yaptığını biz yaparsak, bir farklılık arz etmez. Yapılmayanı yaparak belli bir alana yoğunlaşarak yükseköğretim sektöründe daha yüksek bir katma değer üretebiliriz. Bu da doğal olarak diğerlerinin yapmadığı ama bizim yaptığımız öncü çalışmalar anlamına gelir. Dünyada yükseköğretim sektöründe 3’üncü kuşak üniversitelerden bahsediliyorken, eğitim üniversitelerinden araştırma üniversitelerine, oradan da girişimci üniversitelerine evrilirken; bizim bu trendin dışında olmamız düşünülemez. Sosyal bilimlerde girişimci üniversite nedir diye düşündüğünüzde, kapsamlı üniversitelerdeki sosyal bilimler fakültelerinin yapmadığı, yapmayı denemediği bir şeyi deneyerek de aslında bu girişime bir isim koymuş olduk. Araştırmalarımızda gördüğümüz şu; bu tür projeler kapsamlı üniversitelerin içerisinde oldukça marjinal bir ağırlıkta. ASBÜ olarak böyle marjinal bir alanda yenilik ve girişimciliği tanımlayamazdık. Bizim ana işimiz, ana damarımız bu olmalıydı.

HAYATA DOKUNACAK
Sosyal yenilik nedir? Sosyokent bu alanda ne yapacak?

Sosyal yenilik ve girişimcilik kar amaçlıdır. Diğerlerinden farklılaşan asıl yanımız bu. Sosyal yenilik projelerini ticari birer ürün veya ticari hizmet olarak anlayarak, bunu piyasada arz ve talebe konu etmeyi bir mekanizma-ara yüz olarak düşündüğümüz zaman, bir etiket ve isim olarak Sosyokent aklımıza geldi. Sosyokent marka ismi, resmi adımız ise Sosyal İnovasyon ve Girişimcilik TGB. Sosyokent ismi vizyonumuzla ilgili önemli bir bilgi veriyor ve geleceğin üniversite tasarımı hakkında izleyeceğimiz yolu bizlere çiziyor. Doğrudan mesajımızı verebiliyor. Geleneksel üniversite modellemesinde fakülteler odaktadır, biz ise odağa Sosyokenti koyduk. Birinci halkaya enstitü veya araştırma merkezleri, ikinci halkaya fakülteleri koyduk. Sosyokent, bilginin faydaya dönüşmesini sembolize ediyor. Sosyokent odağımızda, çünkü enstitü ve araştırma merkezlerinin üretmiş olduğu bilginin ille de fayda amaçlı olması gerekmez. Bilim, bilim için, fayda amacı gütmeden de yapılabilir. Ticarileştirme amacı gütmeden de yapılabilir. Bizim ürettiğimiz bilgi ise toplumsal ihtiyaçlara cevap verecek türden olacak. Hayata dokunacak, hayatın içerisindeki sorunları çözecek, teknolojik referanslı sürdürülebilir, ticarileşebilir, ürüne ve hizmete dönüşebilir alanlar olmasını hedefliyoruz. Bu amaçla merkeze Sosyokenti koyduk. Sosyal hayata dokunabileceğini düşündüğümüz katma değerler üretmeyi hedefliyoruz.

SOSYAL YENİLİĞE TEŞVİK
Teknokentteki planınız nedir? Ne zaman faaliyete geçmeyi planlıyorsunuz?

Teknoloji Geliştirme Bölgesi olarak ilan edilen alan Hükûmet Meydanı’na bakan, eskiden Defterdarlık Binası olarak Maliyenin kullandığı U şeklinde 3 binadan oluşan binalarımızın yer aldığı alandır. 10 bin metrekarelik kapalı alan. Burası başlangıç noktamız. Mevcut durumda TGB olarak ilan edilen alanda 67 şirkete yer verebilecek bir kapasite mevcut. Daha sonra büyüme aşamasına geçmeyi planlıyoruz. Büyüme aşamasında, ilk etapta 400, ikinci etapta 700 şirkete yer verebilecek bir ölçüye ulaşmayı hedefliyoruz. TGB içerisinde destek ofislerinin yanı sıra sosyal bilimler araştırma laboratuvarları da yer alacak. Ayrıca TGB sürecini kuluçka öncesi, kuluçka ve kuluçka sonrası entegre bir süreç olarak tasarlamaya çalışıyoruz. Kuluçka öncesinde sosyal yenilik fikirlerinin konuşulup tartışıldığı, özellikle genç girişimcilere bir alan oluşturmaya çalışıyoruz. Sosyal tesislerimizi de buraya kurma niyetindeyiz. İlan edilen kapalı alanda, ister buradan ister dışarıdan, yenilik potansiyeli yüksek olan, yani kuluçkaya almaya değer bulacağımız girişimcilere yer vereceğiz.  Kuluçkadan olgunlaşarak çıkan yenilikçi projeleri ticarileşme sürecinde destekliyor olacağız. Çok sayıda destek ofisi kurmayı düşünüyoruz: Pazarlama, İK, fikri mülkiyet hakları ve finansman destek ofisi gibi. Kuluçka kısmı bütün teknokentlerde var. Kuluçka öncesi ve sonrasında bir farklılık arz ettiğimizi düşünüyoruz. Kuluçka öncesine geniş bir alanı yenilikçi fikirlerin ortaya çıktığı, konuşulduğu ve tartışıldığı bir ortam olarak tasarlıyoruz. Çünkü sosyal yenilikler çok alışılmış yenilik türleri değildir. Biz o yenilik fikirlerini teşvik etmezsek, kuluçkaya alacağımız proje sayısı da çok yüksek olmaz. Biz de fikirleri teşvik ederek onların proje aşamasına gelmesini arzuluyoruz.

ALTYAPININ KÖKLERİ SAĞLAM
Kuluçka, işleyişinizde önemli bir etap...

Kuluçkada olgunlaşmış, prototip olarak ürün ve hizmete dönüşmüş yeniliklerin ticarileştirilmesinde de önemli bir farkımız olacak. Çünkü biz ASBÜ olarak bahsettiğimiz destek ofisleriyle ana disiplinler olarak çalışmaktayız. Pazarlama, insan kaynakları, finansman, ticarileşmeyi ve fikri mülkiyet haklarını çalışan bir yapı olmuş olacak. Dolayısıyla, yenilik ürünü olarak olgunlaşmış çok sayıda ürün ticarileşme aşamasında aslında başarısız olup kayboluyor. Dolayısıyla kuluçka kadar önemli olan belki de ondan daha önemli olan aşama ticarileşme aşamasıdır. Bu aşamaya ağırlık verme niyetindeyiz. Kuluçka aşamasında da önemli bir yenilik yapmayı düşünüyoruz. O da kapsamlı üniversitelerde olmayan bir kısım, Sosyokent ile ilişkilendirdiğimiz bir husus; sosyal bilimler araştırma altyapısını oluşturmak.

ÇEKİRDEK GÜÇ: KULUÇKA
Sosyal yeniliği artırma ve girişimciliği besleme hedefleriniz nelerdir?
Eğer sosyal bilimler bilgisini faydaya dönüştürmek gibi iddialı bir şeyden bahsediyorsak, bu bilgiyi pazara ve ticarete konu olmadan test edilebilecek, geliştirilebilecek, insanların bunu nasıl algılayıp kullanacağına dönük sosyal bilimler araştırma altyapısını oluşturmak istiyoruz. Örneğin; simülasyon merkezleri kurmak istiyoruz. Topluma ürünü bir lansmanla aktarmak büyük bir maliyet ve yük gerektiriyor. Dolayısıyla simülasyon merkezlerinde küçük ölçekli olarak, ürünleri test etmek ve pazara çıkarmadan önce deneyebilmek mümkün olacak. İkincisi, davranış laboratuvarı; sosyal bilimlerde oldukça önemli. Psikolojik ve sosyo psikolojik deneyler yapabileceğimiz, kişilerin onu nasıl kullanacağı ve hangi ihtiyaçlarını gidereceğiyle birlikte, onu nasıl algılayacağına ilişkin fikir yürüteceği laboratuvarlarda çeşitli testler yapmak vizyonumuza önemli bir katkı sağlayacak. Farklı bir örnek, günümüzün en önemli araştırma altyapısı olarak tanımlayabileceğimiz husus, veri yönetimidir. Burada da olmak istiyoruz. SGK’nın, GSM operatörlerinin, marketlerin topladığı bilgiler, nüfus hareketliliğinin oluşturduğu bilgiler ve turizmin oluşturduğu verilerden bireye ve gruplara dair davranış örüntülerini okumak mümkün. Bu davranış örüntülerini okumak da sosyal karakterli ürün ve hizmetlerin ortaya çıkması, tanımlanması ve ticarileşmesi hususunda ciddi bir katkı sağlayacaktır. Bu tür araştırma laboratuvarları önemlidir, örneğin; bir insan markete girdiği zaman göz hareketleriyle neleri algılıyor, neyi işaret ediyor, beyindeki elektro dalgaların ölçümüyle beyin nasıl ona reaksiyon gösteriyor; bütün bunları laboratuvarlarda çalışmak mümkün. Biz de bu tür laboratuvarlarla bunları destekleme niyetindeyiz. Bu anlamda kuluçka öncesi, kuluçka ve kuluçka sonrası olarak ayrılan üç aşamada da sosyal yeniliği teşvik ederek destekleyen bir inşa süreci gerçekleştirme çabası içerisindeyiz.

Son Güncelleme: 06.12.2019 09:00
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.