SENTEZFARMA İLK PROJESİNDE SONA GELDİ

Sentezfarma, arılarda var olan bir Varroa Destructor parazitinin erken tespitine yönelik bir görüntüleme ve takip sistemi oluşturmayı başardı. Sentezfarma İlaç’ın Kurucusu Sedat Sevin, sistemin başarı sertifikasını da aldıklarını belirterek patent başvurularını gerçekleştirip saha çalışmalarına başladıklarını açıkladı.

SENTEZFARMA İLK PROJESİNDE SONA GELDİ

Sentezfarma, arılarda var olan bir Varroa Destructor parazitinin erken tespitine yönelik bir görüntüleme ve takip sistemi oluşturmayı başardı. Sentezfarma İlaç’ın Kurucusu Sedat Sevin, sistemin başarı sertifikasını da aldıklarını belirterek patent başvurularını gerçekleştirip saha çalışmalarına başladıklarını açıkladı.

06 Ocak 2021 Çarşamba 09:39
SENTEZFARMA İLK PROJESİNDE SONA GELDİ

 

Haber: Nuran AYAR

2015 yılından bu yana aralıksız olarak AR-GE ve ÜR-GE çalışmaları yapan Sentezfarma İlaç, emeklerinin ilk meyvesini aldı. İlk projesini arıcılık alanında geliştiren Sentezfarma, arılarda var olan bir parazitin (Varroa Destructor)  erken tespitine yönelik görüntüleme ve takip sistemi oluşturmayı başardı. Sentezfarma İlaç firmasının kurucusu Sedat Sevin, sistemin başarı sertifikasını da aldıklarını belirterek patent başvurularını gerçekleştirip saha çalışmalarına başladıklarını açıkladı. Hayvan sağlığına yönelik çalışmaları olduğunu anlatan Sedat Sevin, bu çalışmalardan birinin de ruminantlarda mastitis (memenin yangısı) olarak  adlandırılan, meme rahatsızlığı olduğunu söyledi. Sevin, mastitisin memenin yangısı olarak ifade edildiğini ve bu hastalığın bütün dünyanın problemi olduğunu vurguladı. Türkiye’de büyükbaş ve küçükbaş işletmelerde çok ciddi ekonomik kayıplara sebep olduğunu ifade eden Sevin, bunun mücadelesi ve önlenmesi noktasında probiyotik çalışmalarının devam ettiğini belirtti.

 

SAHA ÇALIŞMALARINA BAŞLADI

Probiyotik ile ilgili laboratuvar çalışmalarının tamamlandığını açıklayan Sevin, saha denemeleri Hatay’da ilk etapta koyunlarda, daha sonda da ineklerde gerçekleştirileceğini söyledi. Bu ürünle ilgili de patent başvuruları olduğunu kaydeden Sevin, “Ayrıca, KOSGEB desteği ile de kedi ve köpekler için probiyotik geliştirerek, projemizin nihai ürününü elde ettik. Bununla ilgili olarak da artık saha denemelerini geçip, projeyi son hale getirmeye çalışıyoruz. Özellikle arıcılık, büyükbaş-küçükbaş, kedi-köpek sektörleri için ciddi anlamda çalışmalarımız bulunuyor” dedi.

 

“AR-GE’Yİ ANLAMAYA BAŞLADIK”

Sedat Sevin, yurtiçi ve yurtdışı projelerde destek alabilmek için AR-GE yapmanın şart olduğunu ve katma değerli ürünler geliştirebilmek için AR-GE çalışmalarının önemli olduğunu vurguladı. Sevin, ayrıca yapılacak ürünün de gerçekten sahaya yönelik, yani sorunu çözmeye yönelik bir ürün olması gerektiğini ifade etti. Sevin, şöyle devam etti: “Sanayi Bakanlığı'nın Teknogirişim Sermayesi Desteği programıyla çok ciddi anlamda firmalar kuruldu. Bu firmaların yüzde 3-4'lük kısmı kapanmadan çalışmaya devam ettiler. Yani ilk 1 yılın sonunda kapanan çok fazla firma oldu. Artık kapanma süreleri uzamaya başladı. AR-GE’nin ne demek olduğunu anlamaya başladık. TGB firmaları da bu noktada önceki toyluğundan kurtuldu. TGB firmaları, Bakanlığın destek programları kapsamında kendilerini geliştirdiler.” Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi akademisyenleri arasında firma kuran nadir girişimcilerden olduklarına dikkat çeken Sevin,  bu konuda emsal niteliğinde olduklarını söyledi. Birçok kişinin bu desteklere başvurarak firma kurduğunu ifade eden Sevin, bu firmaların üretime katkı yapmaya çalıştıklarını dile getirdi.

 

“ÖZ SERMAYELERİ OLMALI”

AR-GE bütçesi içerisinde firmanın öz sermayesi de olması gerektiğini ve bu öz sermaye sayesinde firmaların aldıkları destekleri çevirme şansı olduğunu söyleyen Sevin, şöyle devam etti: “Örneğin bir KOSGEB projesini değerlendirelim. Firmanız KOSGEB tarafından desteklendi ve hibe alma şansı buldu. Böyle bir durumda aldığınız destek ödemelerini gerçekleştirinceye kadar ilk etapta kendi öz sermayenizden harcamanız gerekiyor. Ardından bunu faturalandırılıp, KOSGEB'ten bu paranın talep edilmesi şeklinde süreç ilerliyor. O yüzden şirket hesabınızda bir para olmadan AR-GE kısmına giriş yapamıyorsunuz. Yaptığınız zaman ya bankalardan kredi çekmek ya da yüklenici bir firma bulmak zorunda kalıyorsunuz. Evet, AR-GE’lere destek var ama burada ürününüz gerçekten know how’ı güçlü ya da niş bir ürün olması gerekiyor ki sahaya hızlı bir şekilde çıksın. O zaman yatırımcı ve projenize destek bulma şansınız oluyor. Yoksa gerçekten süreç çok uzun ve meşakkatli bir yol. Verilen destekler ilk etapta yeterliymiş gibi gözüküyor ama maalesef yeterli değil.”

 

“TÜRKİYE’DE AR-GE MANTALİTESİ FARKLI”

Türkiye'deki AR-GE kavramıyla Avrupa ya da Amerika’daki AR-GE kavramını karşılaştırıldığında mantalitenin biraz farklı olduğunu söyleyen Sevin, Türkiye’de melek yatırımcıların, AR-GE yapan Teknokent firmalarına destek konusunda izlenen yolu şöyle özetledi: “Melek yatırımcılar, ürünün hızlı bir şekilde piyasaya çıkmasına bakar. Yani bir ürünü ertesi gün piyasaya çıkartıp paraya çevirebiliyorsanız, melek yatırımcı bunu destekliyor. Melek yatırımcının sabrı 5-6 ay değil. Melek yatırımcının sabrı en fazla 15 gün veya 1 aylık süreç.  Destek verdiği ürünün piyasa hızlı şekilde çıkması ve paranın hızlı bir şekilde geri dönüşünü sağlaması gerekiyor. Yoksa firma ürününü geliştirmek veya fikrini gerçekleştirebilmek için melek yatırımcıdan ekonomik destek bulamıyor.”

 

“ÜRÜNÜN DEVAMLILIĞI ÖNEMLİ”

Sentezfarma İlaç firması kurucusu Sedat Sevin, desteklerin amaca ulaşabilmesi için Teknokent firmalarının bir proje desteği aldığı zaman çıkan ürünün Tarım Bakanlığı, Sanayi Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından devamlılığının sağlanması ve takibinin yapılması gerektiğini vurguladı. Teknokent firmalarının, melek yatırımcılarla ve büyük yatırımcılarla buluşması için uygun platformlarda bir araya getirilmesi gerektiğine dikkat çeken Sevin, bunun da devletin teşviki ile yapılması gerektiğini vurguladı. Sevin, şunları söyledi: “Örneğin TÜBİTAK’ın veya Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın şöyle bir katkısı olabilir; Teknokent firmasının bir ürünü var. Bu ürüne ihtiyacı olan yatırımcılarla, firmayı bir araya getirme konseptine girildiğinde hem teknokent firmaları devamlılığını sağlanmış, hem de elde edilen ürün, harcanan zaman, know-how değerlendirilmiş olur. Bu şekilde başarı gerçek anlamda sağlanır.”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.