KÜRESEL PAZAR HAZIRLIĞINDA

Jeofizik alanında elektrik ve elektromanyetik modelleme ve ters çözüm algoritmaları geliştiren DetectSol, ilk yazılımını tamamladı. Türkiye’de alanda ilk olma özelliğini taşıyan yazılımını ticarileşme aşamasına getiren DetectSol, ürününü yurtdışında da pazarlamayı hedefliyor.

KÜRESEL PAZAR HAZIRLIĞINDA

Jeofizik alanında elektrik ve elektromanyetik modelleme ve ters çözüm algoritmaları geliştiren DetectSol, ilk yazılımını tamamladı. Türkiye’de alanda ilk olma özelliğini taşıyan yazılımını ticarileşme aşamasına getiren DetectSol, ürününü yurtdışında da pazarlamayı hedefliyor.

02 Ocak 2021 Cumartesi 09:20
KÜRESEL PAZAR HAZIRLIĞINDA

 

Haber: Nuran AYAR

2019’un ocak ayında KOSGEB’in AR-GE inovasyon programı kapsamında Ankara Üniversitesi Teknokentte kurulan DetectSol, iki yılın sonunda ilk ürününü ticarileşme aşamasına getirdi. Jeofizik elektrik ve elektromanyetik modelleme ve ters çözüm algoritmaları geliştiren şirket, Türkiye’nin bu alandaki ilk milli ve yerli yazılımını geliştirdi. Türkiye’de jeofizik alanında faaliyet gösteren kamu ve özel sektör kuruluşlarının kullanabileceği yazılım, yurtdışında satılan diğer ticari yazılımlardan daha avantajlı, daha üstün özellikleri barındırıyor. Bu yönüyle küresel pazarda yüksek rekabet gücüne sahip olan ürün, bu yönüyle DetectSol’u da uluslararası kimliğe kavuşturacak.

 

YENİ ENERJİLER BULMAK

DetectSol Kurucusu Prof. Dr. Emin Candansayar, depremlerle hatırlanıyor olmasına rağmen jeoizik kavramının çok kapsamlı ve 100 yıllık geçmişi olan bir bilim dalı olduğunu belirterek, “Kısacası jeofizik mühendisleri yer altının doktorlarıdır” dedi. Jeofiziğin yer içini fizik parametrelerine göre inceleyan yen bir bilim dalı olduğunu vurgulayan Candansayar, “Özellikle ekonomik değeri olan petrol, dağalgaz, maden, kömür aramalarında jeofizik araştırmalar yapılır öncelikle yani biz jeofizik mühendisleri fizik parametrelerine göre inceleriz, fizik parametrelerine göre modelleriz ve bu modellerden de yer altının görüntüsünden enerji kaynaklarının yerlerini buluruz. Bizim çalışmamızın sonucu, diğer mühendislerin kullanımına sunulur, onlar da sondajını yapar, enerji kaynaklarının bulunmasını sağlar” bilgisini verdi.

 

FİZİK MODELLERİ OLUŞTURAN YAZILIMLAR

DetectSol’un çalışma konusunun jeofizik elektrik ve elektromanyetik modelleme ve ters çözüm algoritmaları geliştirmek olduğunu anlatan Candansayar, şunları söyledi: “Geliştirdiğimiz bu algoritmalar, petrol, doğalgaz, kömür, altın, krom, çinko, bakır gümüş gibi metalik maden aramaları gibi jeofizik uygulamalarda kullanılıyor. Bu aramalarda daha çok elektrik ve elektromanyetik uygulamalar alınır. Bu ölçülen verileri doğrudan grafiğe dökerek yer altını görüntüleyemeyiz. Bunları bir seri veri işlemden geçirip yer içine ait bir fizik modelleri oluşturmamız gerekiyor. İşte bizim firmamız, bu fizik modellerini oluşturan yazılımları geliştiriyor.”

 

HEDEFTE KAMU KURUMLARI VAR

DetectSol’un yaptığı bu yazılımları, her amaçla jeofizik elektrik ve elektromanyetik verisi toplayan özel sektör ve kamu kuruluşları kullanabileceğine dikkat çeken Candansayar, Türkiye’de jeofizik çalışmaları servis hizmeti veren 500’ün üzerinde mikro ölçekli firma bulunduğunu, buna karşın Türkiye’de büyük enerji kaynakları ile ilgili asıl çalışmaları kamu veya yarı kamu özelliğindeki firmaların yaptığını vurguladı. Kamuda Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü (MTA), Devlet Su İşleri (DSİ), Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM), Devlet Demir Yolları (TCDD); yarı kamu kuruluşları arasında ise Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Boru Hatları ile Petrol Taşıma A. Ş. (BOTAŞ), Turkish Petroleum International Company (TPIC) gibi kurumların bulunduğunu kaydeden Candarsayar, bu firmalarla özel sektördeki yaklaşık 500 mikro ölçekli firmanın DetectSol’un geliştirdiği yazılımın hedef kitlesi olduğunu söyledi. Candansayar, ayrıca maden ve inşaat firmalarının da bünyelerinde jeofizik çalışma yaptırıyorlarsa bu yazılımları kullanabileceklerini belirtti.

 

DIŞA BAĞIMLILIĞI AZALTACAK

Kamu ve özel sektörde jeofizik çalışması yapan tüm firmaların bugüne kadar ölçülen jeofizik verilerin iki ve üç boyutlu ters çözümünde daha çok yurtdışından alınan yazılımlar kullandığını ifade eden Candansayar, DetectSol’un bu alandaki dışa bağımlılığı azaltacak bir hizmet sunduğunu vurguladı. DetectSol’un Türkiye’de bu yazılımları geliştiren ilk ve tek firma olduğuna işaret eden Candansayar, şöyle devam etti:

 

YURT DIŞINDAKİLERDEN DAHA ÜSTÜN

“Bizim yazılımımızın en önemli özelliği yurtdışında satılan eşdeğer yazılımların kopyası niteliğinde olmaması. Bizim yazdığımız yazılımların hepsi, uluslararası Sciences Citation Index’e giren dergilerdeki makalelerimizi, geliştirdiğimiz metodolojideki verileri birleştirerek geliştirdiğimiz yazılımlar. Yurtdışında satılan diğer ticari yazılımlardan daha avantajlı, daha üstün yanları var. Dolayısıyla biz bu yazılımı sadece Türkiye pazarında değil asıl yurtdışında da satmayı planlıyoruz.  Şu anda KOSGEB desteği aldığımız projemiz tamamlandı. Bu projeyi şu anda yazılım olarak paket programa dönüştürmüş durumdayız. Kataloglarımızı hazırladık. Türkiye’de önce kamu kuruluşlarını gezip tanıtacağız. Daha sonra özellikle jeofizik alet satan firmalarla özel anlaşmalar yaparak bu yazılımları onlar aracılığıyla da bütün ülkelerde kullanılacak bir şekilde satacağız.”

 

“TÜRKİYE AR-GE TEŞVİKİNDE CENNET”

DetectSol Kurucusu Emin Candansayar, dünyanın hiçbir ülkesinde AR-GE teşvikleri konusunda, “Ülkemiz özellikle AR-GE konusundaki şirketlere teşvik bakımından bir cennet diyebiliriz” dedi. Candansayar, son yıllarda teknokentlerde devletin sağladığı vergi avantajlarının, teknokent bünyesindeki yönetici şirketin buradaki firmalara sağladığı hizmetler sayesinde çok kolay AR-GE projesi yazılabildiğinin, AR-GE projelerinin kabul kabulünün arttığının daha iyi görüldüğünü ve bu durumun AR-GE firmalarının özgüvenini artırdığını söyledi. Birkaç kişiyle kurulan şirketlerin birkaç yıl içinde çok yüksek cirolara ulaşan şirketler olabildiğine dikkat çeken Candansayar, “Bunlar güzel örnekler, bu güzel örneklerin artması gerekiyor” diye konuştu.

 

“BÜYÜKLER ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMALI”

Türkiye’de özel sektör kuruluşlarında AR-GE’nin sadece devletten alınan para ile yapılacağı gibi bir yargı bulunduğunu ifade eden Emin Candansayar “Özellikle büyük ölçekli sanayi kuruluşlarının AR-GE’ye öz sermayelerinden yeterli bütçe ayırmadıklarını düşünüyorum. Türkiye’de büyük şirketler TÜBİTAK’tan çok büyük destekler alıyor. Bu şirketlerin biraz da kendi öz sermayeleri ile AR-GE yapmaları gerekiyor” dedi. Her şeyi devletten beklememek gerektiğini vurgulayan Candansayar “Mikro ölçekli firmalara devlet teşvik veriyor ama büyük ölçekli firmalara devletin bu kadar teşvik vermesini ben doğru bulmuyorum. Bu firmaların birazda kendi ellerini taşın altına koyması lazım” diye konuştu.

Son Güncelleme: 02.01.2021 09:26
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.