İLK YERLİ ÜRÜN DİLATOMETRE

Optonom tarafından geliştirilen ve Türkiye’nin ışık analizi alanındaki ilk yerli ürünü unvanına sahip olan optik dilatometre cihazı, seramik, metal, farklı plastik endüstrileri ile üniversitelerde ve araştırma merkezlerinde aktif olarak kullanılıyor.

İLK YERLİ ÜRÜN DİLATOMETRE

Optonom tarafından geliştirilen ve Türkiye’nin ışık analizi alanındaki ilk yerli ürünü unvanına sahip olan optik dilatometre cihazı, seramik, metal, farklı plastik endüstrileri ile üniversitelerde ve araştırma merkezlerinde aktif olarak kullanılıyor.

05 Mart 2021 Cuma 12:03
İLK YERLİ ÜRÜN DİLATOMETRE

 

Haber: Nuran AYAR

2015 yılında TÜBİTAK’ın TeknoGirişim desteği ile İzmir İleri Teknoloji Enstitüsünün teknoparkında kurulan Optonom, Optik tasarım, optik park, komponentler ve optik cihazlar üzerine çalışmalarını yürütüyor. 2015 yılından günümüze kadar hem yurtiçinde yurtdışında birçok farklı optik ürün ve optik ölçüm cihazı konusunda faaliyet gösteren Optonom’un Türkiye’de ışık analizi anlamında geliştirdiği il yerli ürünü optik dilatometre cihazıdır. Geliştirilen ürün Afyon Kocatepe üniversitesinde kullanılmaktadır. Optik dilatometre cihazı ağırlıklı olarak seramik sanayi, metal sanayi, farklı plastik endüstrilerinde ve üniversitelerde, araştırma merkezlerinde aktif olarak kullanılıyor. Ana kullanım alanı ise malzeme geliştiren kurum ve kuruluşlardır.

 

OPTİK TASARIM KONUSUNDA HİZMET VERİYOR

Optik tasarım konusunda çalışmalar yaptıklarını belirten Optonom firma kurucusu Mehmet Kıvanç, mercek, reflektör ve ışık kılavuzu gibi farklı optik komponentleri tasarımından imalatına kadar anahtar teslim çözümler sunabilen bir firma olduklarını söyledi. Kıvanç, müşterilerden, otomotiv sanayi, genel aydınlatma ve savunma sanayi firmalarından gelen talepler doğrultusunda çalışmalarını başka alanlara odaklarını ifade etti. Bu alanlardan birisinin de plastik ve polimer bazlı optik komponet üretimi olduğunu kaydeden Kıvanç, ağırlıklı olarak firmasının yaklaşık 5-6 senedir bu tür optik komponentlerin tasarımları hususunda mühendislik hizmeti verdiklerini söyledi.

 

ANAHTAR TESLİM ÇÖZÜMLER

Ağırlıklı olarak 5-6 senedir optik komponentlerin tasarımları hususunda mühendislik hizmetleri verdiklerini ifade eden Kıvanç, son 3 yıldır özellikle anahtar teslim çözümler konusunda müşterilerden ciddi talepler almaya başladıklarını açıkladı. Kıvanç, “Müşterilerimizden, hem yurtiçinde hem yurtdışında madem bu tür optik komponentleri tasarlıyorsunuz, anahtar teslim çözümler konusunda bizim için bunların üretimini de sizin kanalınızla yapalım şeklinde talepler aldık. Böylece geçen yıl içeresinde bu tür optik komponentlerin üretimini yapabilmek için makina parkuru yatırımımız oldu. Hâlihazırda mercek, reflektör, ışık kılavuzu gibi polimer veya plastik bazlı optik komponentlerin tasarımından imalatına, laboratuvar testlerinden doğrulanmasına kadar anahtar teslim çözümlerini müşterilerimize yüksek hassasiyetle sunabiliyoruz. Hedef çalışma alanlarımızda otomotiv, genel aydınlatma ve savunma sanayi sektörü bulunmaktadır.

 

HİZMET İHRACATI YAPIYOR

Ürün ihracatı yapmadıklarını ancak ağırlıklı olarak hizmet ihracatı yaptıklarını söyleyen Mehmet Kıvanç, optik komponentlerin tasarımı konusunda ağırlıklı olarak Almanya'daki otomotiv yan Sanayi firmalarına, Amerika'daki genel aydınlatma firmalarına, İtalya’daki tarımsal aydınlatma firmalarına hizmet verdiklerini aktardı. Kıvanç, “ Avustralya’daki ilginç bir müşterimiz var. Nehirlerdeki kirliliği ölçen sensörlerin imalatını yapıyor ve bu geliştirdikleri ürünlerin içerisinde bulunan optik komponentlerin tüm tasarımları bizim firmamıza ait. Farklı sektörlerden, farklı ülkelerden yıllar içerisinde birçok müşterimiz oldu ve hâlihazırda müşterilerimizle çalışmalarımız devam ediyor” dedi.

 

ÜLKEYE DÖVİZ GİRDİSİ SAĞLIYOR

Yapmış oldukları AR-GE çalışmaları ile firma içerisindeki personelin kendisini yetiştirmesi anlamında ve aynı zamanda da bu tür ürünlerin veya hizmetlerin ihracatı sayesinde ülkeye döviz girdisi sağladıklarını söyleyen Kıvanç, optik mühendisliği hizmetleri doğrultusunda müşterilerin ithal ettiği ürünleri ülke içerisinde tasarlayarak ve sonrasında bunların üretimlerini yaparak yerlileştirdiklerini ifade etti. Kıvanç, Böylelikle yurtdışına gidecek para kaynağının önüne geçmiş ve hatta ihracat yaparak da ülkeye küçükte olsa bir katkı sağladıklarını belirtti.

 

TEKNOLOJİ YARIŞINDA BİZDE VARIZ

Ağırlıklı olarak yazılım alanındaki firmaların yer aldığı teknokentlerde artık farklı sektörde yer alan firmaların da sayısının gün geçtikçe arttığını ifade eden Kıvanç, dünden bugüne bakıldığında Türkiye’de AR-GE potansiyeli anlamında katma değerli ürünlerin ihracatı hususunda son 10-15 yılda ciddi yol kat ettiklerini belirtti. Kıvanç, “Birçok ürünün ülkemizde ürünün yerli imkânlarla üretilmesi anlamında yol alındı.  Bence en önemlisi kendimize güven hususunda ciddi ilerlemeler olduğunu düşünüyorum. Özellikle bizden önceki nesillerde biz yapamayız, biz eksiğiz, batılı çok ileride gibi bir algı vardı. Bence bu algıyı son 10-15 yıllık süreçte ciddi ölçüde kırdık. Bizde dünyadaki teknoloji yarışında bizde varız diyebileceğimizin algısını ve güvenini kendimizde hissetmeye başladığımızı düşünüyorum.

 

CİDDİ YATIRIM GEREKLİ

Fason üretici konumundan çıkıp kendi özgün teknolojilerimizi üreten bir firma, bir ülke olmak için AR-GE’ye ciddi yatırımlar yapılması gerektiğini ifade eden Kıvanç,  ancak firmaların AR-GE’ye ayırdıkları payların yeterli olmadığını söyledi. Özellikle büyük sanayi kuruluşlarının bu konuda daha büyük paylar ayırması gerektiğini söyleyen Kıvanç, şöyle devam etti:

“Çünkü bizler küçük ölçekli firmalarız ve büyük ölçekli firmaların AR-GE çalışması yürüttüğü projelerde bizlerde katkı sunabiliyoruz. Bu firmaların AR-GE bütçelerinin yüksek olması bizler gibi firmaların da o düzeyde gelişmesi anlamına geliyor. Ve ülkemizin bu hususta dünyayla rekabet edebilmesi için AR-GE paylarının daha yüksek seviyelere çıkmasını açıkçası ümit ediyorum” dedi. AR-GE teşviklerin yönetilmesi, yönlendirilmesi ve hedeflendirilmesi hususunda ülkemizde bazı eksiklikler olduğunu dile getiren Mehmet Kıvanç, ülkemizde birçok farklı alanda teknoloji geliştirme çalışmaları yürütüldüğünü ifade etti. Kıvanç, bu noktada verilecek AR-GE teşvik ve desteklerin daha çok hedef odaklı, daha planlı ve ticarileşme potansiyelinin daha yüksek olduğu alanlara yönlendirilmesi gerektiğini aktardı.

 

PROJE KABUL EDİLDİ

Optonom firmasını kurucusu Mehmet Kıvanç, TÜBİTAK’ın siparişe dayalı AR-GE destek projesine katıldıklarını belirterek Ocak ayında projelerinin kabul edildiğini söyledi.  Bu projeyi kapsamlı ve değerli bulduklarını açıklayan Kıvanç, “AR-GE çalışmaları doğrultusunda elde edilecek çıktıların müşterisi belli, ticarileşme potansiyeli belli olan bir program. Bir büyük, bir küçük kuruluş var ortada. Büyük kuruluş küçük kuruluşa sipariş veriyor, bu konuda bir AR-GE çalışması yürütmesini istiyor ve sonrasında bu işin ticarileşmesini ben yapacağım diyor. Bu tür hedef odaklı AR-GE desteklerinin ülkemiz açısından daha faydalı olacağını düşünüyorum” dedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.