GAZİ TEKNOPARKTAN YENİ DÖNEM MENTORLUĞU

Firmalarının kapasitesini geliştirme hedefiyle ihtiyaçlarına kulak veren Gazi Teknoparkın eli, pandemi döneminde de girişimcinin omuzunda... Firmaların dijitalleşme rüzgârına uyum sağladığını söyleyen Genel Müdür Tuğrul İmer, “Dijital ortamda girişimciler yetiştirmek istiyoruz” ifadeleriyle hedeflerini özetledi.

GAZİ TEKNOPARKTAN YENİ DÖNEM MENTORLUĞU

Firmalarının kapasitesini geliştirme hedefiyle ihtiyaçlarına kulak veren Gazi Teknoparkın eli, pandemi döneminde de girişimcinin omuzunda... Firmaların dijitalleşme rüzgârına uyum sağladığını söyleyen Genel Müdür Tuğrul İmer, “Dijital ortamda girişimciler yetiştirmek istiyoruz” ifadeleriyle hedeflerini özetledi.

20 Ekim 2020 Salı 13:33
GAZİ TEKNOPARKTAN YENİ DÖNEM MENTORLUĞU

YOUTUBE SANAYİ TV İÇİN TIKLAYINIZ

 

Röportaj: Ümit UÇAR

Ticarileşme konusunda sahip olduğu yol haritasıyla, fikirlere hak ettiği ticari değeri biçen altyapı kuran Gazi Teknoparkın faaliyetleri, pandemide de hız kesmedi. Büyümenin hem teknolojik, hem ticari, hem de mühendislik boyutunda yer alan Tuğrul İmer’in TTO danışmanlığını yürüttükten sonra Genel Müdürü olduğu Gazi Teknopark, kurguladığı özgün girişimcilik modelini yeşertmeyi sürdürüyor. Sanayi TV’ye konuşan Gazi Teknopark Genel Müdürü Tuğrul İmer, firmaları anlayan ve onların kapasitesini yükseltmek isteyen bir anlayışla çalıştıklarını ifade etti. Şirketlerin pandemiyle birlikte dijitalleşmeye daha teşne faaliyetler yürüttüğünü dile getiren İmer, hedeflerini şöyle açıkladı: “Dijital ortamda girişimciler yetiştirmek istiyoruz.”

 

BAĞ KURDURUYOR

Bölgelerinde yüzde 60 civarında bilişim ve telekomünikasyon sektörü firmaları olduğunu ifade eden İmer, 20 bin metrekare kapalı alanı bulunan Gazi Teknoparkta 123 firmaya ev sahipliği yapıldığını ifade etti. Firmaların bölgeyi hem huzurlu bulup, bölge hizmetlerine de değer verdiğini söyleyen İmer, “Parolamız, firmalarımızla etkileşim. Her firmaya temas ediyoruz, TGB olarak görevimiz bu. Firmalar başarılı olmazsa, TGB’ler de başarılı olamaz” dedi. Firmaların kapasitesini artırmak için çalıştıklarını ifade eden Tuğrul İmer, girişimciliğe önem verdiklerini, bu konuda uyguladıkları modeli TÜBİTAK’la da paylaştıklarını ifade etti.  Firmaların gelişim sürecini takip ettiklerini anlatan İmer, iş birliğine de önem verdiklerini, Ege Teknoparkla oluşturdukları sinerjinin TÜBİTAK’tan takdir aldığını anlattı. Uluslararasılaşma konusunda güçlü yapıları olduğunu vurgulayan İmer, “Firmalarımızın uluslararasılaşma kapasitelerini arttırıyoruz. Yalnızca ihracat açısından değil, uluslararası bağ da kurduruyoruz” diye konuştu.

KIVILCIMI GAZİ YAKACAK

Ticarileşme çalışmalarında pandeminin seyrine göre yeni yollar aradıklarını söyleyen İmer, “Eskiden ihtiyaç analizi yapardık, firmaların durumu ve hangi pazara girmeliler onu tahlil ederdik. Daha önce ABD’ye, Kanada’ya, Tayvan’a, İsveç’e delegasyon projesi yaptık. Ama şu an önümüzü net göremiyoruz. Seyahatler olmadığından fuarlar da yok. Dolayısıyla ticaretin şekli nasıl değişir bunu düşünüyoruz. Seyahat olmayınca neye destek verileceğini Bakanlıkla konuştuk. Onlar yeni bir destek programı çıkardı bu süreç için. Danışmanlığı kapsamak kaydıyla yüzde 50’sini dijital delegasyon programı altında destekliyorlar. Bize bu şu anda tek yol olarak gözüküyor en azından önümüzdeki orta vadeli süreç için” şeklinde konuştu. İhtiyaç analizinde B2B oluşturmak için danışmanlarla istişare halinde olduklarını anlatan İmer, “Amerika ve İngiltere ile ilgili pazar çalışmaları yürütüyoruz. Oranın lokal danışmanları ile bir ön çalışmamız başladı. Önce o danışmanlarla beraber oluşum yapacağız. Görüşmelerin verimli olması için aynı şekilde danışmanın firmalarla ilgili ön çalışma yapması gerekecek. Bunu yürütürken de sinerjiyi oluşturmak için diğer teknokentlerden firmaların gelmesi gibi bir amacımız var. Bu yeni modelleri dikkatli yapmamız lazım. Mümkün olduğunca işin verimli olması için çabalıyoruz. Lokal danışman olayı da oldukça önemli” bilgisini verdi.

 
İLETİŞİMDE KARMA MODEL

Pandemiden önce de dijital iletişimin kullanıldığını ifade eden İmer, “Eskiden hemen bir toplantı yapalım yüz yüze denilebiliyordu. Sonra görüldü ki bazı şeyler dijital olarak da yapılabiliyor. Ben bazı şeyleri ifade etmek,  belli kararlar almak için yüz yüze görüşmenin hala şart olduğunu düşünüyorum. Hatta seyahatin de bunun için gerekli olduğunu düşünüyorum. Bu noktada bir akşam yemeğine gitmemiz gerekebilir, yüz yüze konuşup onu ikna etmemiz gerekebilir. Dijital ortamda bu daha zor olabiliyor ama genel toplantılar kesinlikle verimli bir şekilde dijital ortamda yapılabilir. Pandemiden sonra buna şirketler önce korkuyla, sonra mecburiyetle baktı. Şimdi ise hangi kısmını dijital olarak kullanabiliriz, hangi kısmını yüz yüze yapabiliriz sorusuna kafa soruyorlar. Seyahatlerin yoğunluğu azalacak, online artacak. Bu noktada ben karma bir model olacağını düşünüyorum” öngörüsünde bulundu.

CLUSTER ETKİLEŞİMİ

Kuluçka merkezinde yeni girişimcilere destek olduklarını ifade eden İmer, yaptıkları açık ofis formlu alanlarda da firmalara daha uygun maliyetle faaliyet imkanı sunduklarını ifade ederek, “Bir de ön kuluçka merkezimiz var. Ağırlıklı olarak öğrenciler orada, şehrin merkezinde. Ama ön kuluçka reel olarak faaliyet göstermiyor, fiziki faaliyet yok. Açık ofiste bir araya gelmek istemiyor insanlar pandemi sebebiyle. Ama dijital faaliyet hızla devam ediyor. Girişimcilik, hakem heyet toplantıları, mentorluklar gibi eylemleri dijital olarak tasarladık” diye konuştu. Bazı akademisyenlerin ruhunda girişimcilik olduğunu, hakemlikle ve projelerle haşır neşir olarak ekosisteme ısındıklarını söyleyen İmer, “Biz de bu anlamda içinde istek olan hocalarımızı teşvik ediyoruz” ifadelerini kullandı. TGB’lerin kurulduktan sonra zaman içerisinde, teknolojik üretimi, network edinimini ve şirketleşmeyi özümsediğini anlatan Tuğrul İmer, “clusterda” amacın etkileşim olduğu üzerinde durdu. Teknokentlerin başarısının şirketlerle var olacağını söyleyen İmer, şirketleri etkileşim içinde tek yerde tutmanın önemine değindi ve şirketlerin birbirini tamamlama misyonuna vurgu yaptı.

GİRİŞİM KURGUSU

TÜBİTAK’ın siparişe dayalı AR-GE desteği için oluşturduğu programın avantajlı olduğundan bahseden İmer, ürünleştirmeye ihtiyaç duyulan noktada modelin doğru kurgulandığını ifade etti. Gazi Teknoparkın projelerinin pandemiye rağmen devam ettiği fakat şekil değiştirdiğini vurgulayan İmer, “BİGG projesinde Bahçeşehir ve Atatürk üniversiteleriyle iş birliği yapıyoruz. TÜBİTAK start verirse dijital ortamda yeni modelde girişimciler yetiştirmek istiyoruz. Üniversitemizden öğrencilerin heveslerini nasıl artırırız buna da kafa yoruyoruz. Dijital ortamda ekosistemimizi nasıl anlatırız, bunun derdindeyiz. Uluslararasılaşmayı asla ihmal etmemek lazım” değerlendirmesinde bulundu. İmer, son olarak şu ifadelere yer verdi: “Üniversite-sanayi iş birliğinin sağlanması halinde, sanayi katkı sunarsa, bilim bunu teknolojiye dönüştürebilirse ve bu teknoloji satılabilirse, o zaman bu konuda süreklilik sağlanmış olur. Etkileşim ve sinerji güzel anlaşıldı, TGB’ler arası iş birliği iyi ama daha iyi de olabilir. Teşvik hep vardı, hatta firmalar en başta bu sebeple TGB’ye çok katıldı. Dünya örneklerine bakarsak, bir yerden sonra teşvikler bitecek. TGB’lere firmaların gelmesi yalnızca teşvik için olmamalı. Marka değerim olmalı diyen firmalar, bu sebeple TGB’de olmak istiyorum demeli.”

Son Güncelleme: 20.10.2020 13:41
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.