“BAĞIMSIZLIK İÇİN AR-GE ŞART”

Teknoloji geliştirme bölgelerinin çatı kuruluşu TGBD’nin Başkanı Faruk İnaltekin, üreten toplum olabilmek için AR-GE’ye dayalı ekonomi politikaları geliştirilmesinin önemine vurgu yaptı.

“BAĞIMSIZLIK İÇİN AR-GE ŞART”

Teknoloji geliştirme bölgelerinin çatı kuruluşu TGBD’nin Başkanı Faruk İnaltekin, üreten toplum olabilmek için AR-GE’ye dayalı ekonomi politikaları geliştirilmesinin önemine vurgu yaptı.

10 Mayıs 2021 Pazartesi 15:56
“BAĞIMSIZLIK İÇİN AR-GE ŞART”

Haber: Helin AYGÜN

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Derneği (TGBD) Başkanı Faruk İnaltekin, ekonomik kalkınma ve ekonomik bağımsızlık için özgün ve nitelikli ürünlerin üretilmesi gerektiğini, bunun için ise AR-GE’nin şart olduğunu söyledi. Türkiye’nin gelişmiş ülkelerle rekabet edebilmesi ve ekonomik anlamda tam bağımsız bir ülke olabilmesinin yolunun AR-GE ve inovasyondan geçtiğine dikkat çeken İnaltekin, “Üreten bir toplum olabilmek ve bu anlamda farklılaşabilmek için AR-GE’ye dayalı ekonomi politikaları geliştirmek gerekiyor. AR-GE ve yenilik çalışmaları gittikçe artan bir öneme sahip olmakla beraber, ekonomik büyüme ve kalkınma performansını da etkileyen faktörler arasında hayati bir konumda bulunuyor” dedi.

BİLGİ TABANLI ÜRETİM

Günümüzde bilim, teknoloji ve yeniliğin, ulusların refah seviyesini artıran en önemli dinamikler arasında yer aldığını dile getiren İnaltekin, gelişmekte olan ülkelerin refah seviyelerini arttırmak için sürdürülebilir kalkınmanın hedeflenmesi, geleneksel üretim ve kazanım yöntemlerinin yerine bilgi tabanlı teknoloji geliştirerek yüksek katma değerli mal ve hizmet üretilmesi gerektiğini kaydetti. Faruk İnaltekin, “Gelişen ve değişen teknoloji ile küreselleşmenin etkisi, uluslararası ticaretin artması, ekonomik gelişim ve üretim süreçleri; AR-GE, inovasyon, girişimcilik, rekabet, yenilikçilik ve teknoloji gibi kavramların önemini arttırdı. Ülkelerin konumunu belirleyici en önemli etken ve güç, eskiden sadece ekonomik güç iken günümüzde milli teknolojisini geliştiren, sanayi faaliyetlerini teknolojiyle harmanlamış, yerli ve milli üretim yapan ve hatta ihraç eden bir ülke olmaktan geçiyor” diye konuştu.

HEDEFLER BÜYÜYOR

TGBD Başkanı İnaltekin, Türkiye’nin modern sanayi ve geleneksel tarım sektörlerinin karışımından oluşan dinamik bir ekonomiye sahip olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Buna bağlı olarak Türkiye’nin bilim ve inovasyon değerleri diğer ülkelere göre geride kalsa da son yıllarda güçlü bir gelişme görülüyor ve bugün geldiğimiz nokta son derece önemli. Ancak unutulmamalıdır ki günümüzün rekabetçi ortamında gitmemiz gereken yol, çok daha uzun ve zorlu. Geçmişten günümüze belirli bir yol kat etmiş olsak da hedefler her geçen gün büyüyor ve büyüyen bu hedeflere ulaşabilmek için kullanılan yöntemler değişiyor. Yenidünya düzeninde ülkelerin konumunu belirleyen ve önemi hızla artan sektörler; teknoloji, iletişim, bilişim, yapay zekâ, finans, otomotiv, güvenlik, sağlık, ilaç, lojistik, gıda ve tarımdır. Bu alanlara yönelmek, yatırım, üretim ve dünya pazarlarına ihracat yapmak, yeni düzene yön verecek yapılanmaların yer aldığı ülkeleri söz sahibi yapacaktır.”

TGB’LERE ÖNEMLİ ROL

Nitelikli ürünlerin üretilmesi için ekosistem unsurlarının bir bütün halinde hareket etmesinin önemine değinen İnaltekin, kamu-üniversite-sanayi iş birliğinin kurumsallaştırılması için en önemli mekanizma olarak teknoloji geliştirme bölgelerinin (TGB) ön plana çıktığını ifade etti. İnaltekin, Türkiye’de 87 TGB olduğunu, bu bölgelerden 73’ünün faaliyetlerini aktif olarak sürdürdüğünü belirterek "TGB'lerdeki toplam firma sayısı 6 bin 470'i aşarken bu firmalardaki toplam istihdam sayısı ise 67 bin 490’ı buldu. TGB’lerde faaliyet gösteren 1.369 firma akademisyenler tarafından kurulmuş veya akademisyenlerin ortağı olduğu firmalardır. TGB’lerde şimdiye kadar biten proje sayısı 39 bin 940, üzerinde çalışılan proje sayısı ise 10 bin 813’e ulaştı. Bilginin ürüne dönüşüm sürecinde AR-GE çalışmalarına verdiği destekle kaldıraç görevi gören bu ekosistem, her geçen yıl biraz daha büyüyerek ülke ekonomisine destek olmaya devam ediyor” şeklinde konuştu.

PANDEMİDE ÖNEMİ ARTTI

TGB’lerin oluşturduğu ekonomik katkının direkt ölçülebildiği gibi, AR-GE çalışmaları neticesinde elde edilen çıktılardan dolayı oluşan fayda, verimlilik ar­tışı şeklinde ilerlemeye dayalı ölçülemeyen katkılarla önemli boyutlara ulaştığını dile getiren İnaltekin, “Türkiye’nin orta gelir seviyesini aşmasını ve ekonomik olarak kalkınmasının yolu; AR-GE çalışmalarına önem vererek, katma değeri yüksek, özgün inovatif ürünler ortaya çıkarabilen ve kendi teknolojisini üretebilen bir ülke olmaktan geçiyor. Yeni tip koronavirüs salgını gölgesinde geçen zamanda; katma değerli üretim, inovasyon ve girişimcilik alanındaki her bir gelişim, pandemi öncesi döneme göre çok daha fazla etkiye sahip. Sürdürülebilir ekonomi ve toplumsal refah artışı için teknolojik bağımsızlığımızı güçlendirecek kritik öneme sahip teknolojiler ve ürünler geliştirmeliyiz. Nitelikli, teknolojik ve farkındalık yaratan ürünlerle ön plana çıkmalıyız. Bu çerçevede biz TGB yöneticileri, sahip olduğumuz sorumluluğun bilincinde AR-GE ekosistemine en etkin şekilde destek vermek üzere hareket ediyoruz” dedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.