AR-GE MERKEZLERİNİ CANLANDIRACAK ÇAĞRI

AR-GE merkezlerinin teknoloji geliştirmeye rahatça odaklanabilmeleri için üniversitelerin de içerisinde bulunduğu çoğulcu destek süreçleriyle teşvik edilmesi gerektiğini söyleyen Asis Otomasyon Satış ve Pazarlama Müdürü Artun Tanrıyaşükür, bu merkezlerin firmalar için birer okul olduğunu vurguladı. Ürünleri 7 bini aşkın noktada kullanılan firmanın yetkilisi Tanrıyaşükür, “Kârlılığımızın ve ciromuzun hatırı sayılır bölümü AR-GE’den geliyor” dedi.

AR-GE MERKEZLERİNİ CANLANDIRACAK ÇAĞRI

AR-GE merkezlerinin teknoloji geliştirmeye rahatça odaklanabilmeleri için üniversitelerin de içerisinde bulunduğu çoğulcu destek süreçleriyle teşvik edilmesi gerektiğini söyleyen Asis Otomasyon Satış ve Pazarlama Müdürü Artun Tanrıyaşükür, bu merkezlerin firmalar için birer okul olduğunu vurguladı. Ürünleri 7 bini aşkın noktada kullanılan firmanın yetkilisi Tanrıyaşükür, “Kârlılığımızın ve ciromuzun hatırı sayılır bölümü AR-GE’den geliyor” dedi.

10 Ekim 2020 Cumartesi 10:23
AR-GE MERKEZLERİNİ CANLANDIRACAK ÇAĞRI

Röportaj: Nuran AYAR

  

YOUTUBE SANAYİ TV'DEKİ RÖPORTAJ İÇİN TIKLAYINIZ

 

Tamamı yüzde 100 yerli iştirak olarak kurulan ve akaryakıt sektörüne hizmet ve sistemler geliştiren Asis Otomasyon, sektörlere AR-GE desteği sunuyor. Yazılımları, donanımları ve donanımların gömülü yazılımlarını kendi bünyesinde üreten firmanın ürünlerinin 7 bini aşkın noktada kullanıldığına vurgu yapan Asis Otomasyon Satış ve Pazarlama Müdürü Artun Tanrıyaşükür, Sanayi TV’ye konuştu. AR-GE merkezlerinde sektör ve teknolojilerini sınırlandırmadıklarını söyleyen Tanrıyaşükür, “AR-GE merkezleri, firmalara pazarda yer açan, hem akademi hem de okuldur” diye konuştu. AR-GE desteklerinin çoğulcu yapıya kavuşması çağrısında bulunan Tanrıyaşükür, “Üniversiteler, teknoloji geliştirmeyi destekleyen yarı kamu yarı özel kurumlar da destek programları oluşturulabilirse, AR-GE yapan firmalar çok daha rahat edeceklerdir ve bu üretimlerine yansıyacaktır” açıklamasında bulundu.

  

  

7 BİN NOKTADA

Akaryakıt sistemlerine ürettikleri hizmet ve sistemlerin yanı sıra; lojistik, nakliye ve şu anda gündemde olan perakende sektörlerine özel teknolojiler ve hizmetler geliştirdiklerini söyleyen Artun Tanrıyaşükür, “İşimizin ağırlığı akaryakıt sektörüydü ama son dönemlerde AR-GE faaliyetlerinin hızla artmasıyla diğer sektörlere de teknoloji geliştirmeye başladık. Farkımız geliştirdiğimiz bütün teknolojilerin donanımları, yazılımları olsun ya da donanımların gömülü yazılımları gibi hizmetleri tamamen kendi bünyemizde üretmemizdir. Yurt dışından ya da başka bir yerden hiçbir şey almıyoruz. Çözüm ürettiğimiz ürünlerimiz akaryakıt sektöründe şu anda 7 bini aşkın noktada kullanılıyor. Yurt dışında 53 ülkeyi kapsayan bir müşteri ağımız var genel anlamda çok daha detaylı ürün ve hizmetlerimiz var ama özet olarak bunları ifade edebilirim” dedi.

  

PAZARDA “YER AÇMAK”

AR-GE’de alan konusunda kendilerini sınırlamadıklarını, gerçek bir AR-GE şirketinin bağımsız olacağını söyleyen Tanrıyaşükür, “Müşteriye, kurum ihtiyaçlarına ve eldeki bilgi dağarcığı ile teknolojiyi üretme yeteneğine göre, talepler kurum ve sektörün ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilebilir. Firmamızda AR-GE faaliyetleri çok önemli, karlılığımızın ve ciromuzun büyük bir oranı ARGE'den elde ettiğimiz gelirler üzerinden oluşturuluyor. Servis ve montaj gibi satış sonrası hizmetler alanında gelirlerimiz de var, ama büyük oranı AR-GE bünyesinden ürettiğimiz teknolojiler oluşturuyor” diye konuştu. Son dönemde sayıca ve nitelikçe artış gösteren AR-GE merkezlerini de değerlendiren Tanrıyaşükür, “Birikimle, teknolojiyi geliştirip, şekillendiren ve piyasa trendlerine göre, gündemi baz alarak piyasaya süren AR-GE merkezleri vizyonlarını başarıyla gerçekleştiriyor. AR-GE mantığında yeni şeyler üretmeniz, yeni teknolojiler oluşturmanız ve mümkünse de bunu öncelikli olarak ülkemize ama ardından da global piyasalara sunmanız gerekir. Tabii, bundan gelir de elde edilmeli ki, yeni yatırımlara altyapı oluşturulmalı” şeklinde konuştu. Türkiye'de şu andaki ARGE faaliyetlerini incelediğinde büyük çoğunluğunun daha çok mevcut teknolojileri şekillendirmek üzerinde olduğunu gözlemlediğini söyleyen Tanrıyaşükür, “O firmalarımız kendilerine güvensinler, hepsi çok değerli kıymetli firmalar. Bunlardan çok daha iyilerini yapabiliriz; yeni şeyler yapıp önce kendi pazarımızda, ardından da dünya pazarlarında önemli bir yer elde etme imkanımız elimizde mevcut” yorumunda bulundu.

  

“YELPAZE GENİŞLEMELİ”

AR-GE’de işin ticari yönü ile alakalı fikirlerini paylaşan Artun Tanrıyaşükür, “AR-GE'den çıkmış yenilikçi bir ürünü sunduğunuz zaman piyasalara bununla alakalı olarak yüksek karlılıklar yüksek cirolar ve yüksek talepler elde edebiliyorsunuz. AR-GE faaliyetleri, bu anlamda çok kritik... AR-GE’nin çıktıları da gerek şirketler, gerek kurumlar, gerekse ülke ekonomileri için gerçekten çok çok kıymetli. Bizim ülkemizde de AR-GE faaliyetlerinin desteklenmesi ile alakalı kamu kuruluşlarının bazı çabaları var, bizler de kendilerinden destek alıyoruz” açıklamasını yaptı. AR-GE desteklerinin tekil değil, daha çoğulcu yapılara yayılmasını talep ettiklerini ifade eden Tanrıyaşükür, “Üniversiteler, teknoloji geliştirmeyi destekleyen yarı kamu yarı özel kurumlar da destek programları oluşturulabilirse, AR-GE yapan firmalar çok daha rahat edeceklerdir ve bu üretimlerine yansıyacaktır.  Sağlanan imkanlarımız var, yok demek büyük haksızlık olur. Ama bir miktar daha gelişmeye ihtiyaç duyuyor” ifadelerini kullandı.

  

AR-GE’YLE ÇİZİLEN YOL

İlk kurulduklarında, kurucularından Yusuf Kaya’nın bir vizyonu olduğundan bahseden Tanrıyaşükür, “Kendisi, ‘arkadaşlar, ne olursa olsun biz mutlaka AR-GE ve inovasyon çalışması yapmalıyız derdi. Yani herkesin yaptığını yapmak yerine, gerek kendimize gerekse hizmet verdiğimiz sektörlere katma değer katmamızın daha doğru olacağını, yapılmayanı yaparak ve düşünülmeyeni düşünerek ilerlememizi isterdi. Teknolojinin kullanımı ile yeni teknolojilerin üretilmesini isterdi ve bizleri bu şekilde üretmeye sevk etmişti” şeklinde duygu ve düşüncelerini paylaştı. Sektörün bilinen firması olduklarını hatırlatan Artun Tanrıyaşükür, “Sağ olsunlar, insanlar ve kurumlar bize çok anlamlı destekler sunuyor, sürekli yeni projeler ve istişareler yapıyoruz. Çok keyif alıyoruz. Sadece teknolojiyi geliştirmekle kalmıyoruz, Türkiye'nin bütün 81 iline yerinde destek vererek, kamuda kurumsal firmalara ve akaryakıt istasyonlarındaki sistemlere 7/24 hizmet veriyoruz” şeklinde konuştu. Akaryakıt sektörünün hem Türkiye’de hem de dünyada çok önemli güç barındıran bir sektör olduğunu söyleyen Tanrıyaşükür, “Devlette vergiyi toplamak adına özel bir yeri vardır. Ülkemizde de bizim akaryakıt sektörüyle alakalı geliştirdiğimiz yenilikler devletimiz tarafından da çok sevildi beğenildi birtakım devlet kurumları geliştirdiğimiz teknolojilerini daha da ilerleterek sektörümüze bazı Kanunlar getirdi. Bunların en basit örneği istasyonlarımızda otomasyon sistemi zorunluluğu getirmektir. İstenmeyen durumların ortadan kalkmasıyla her şey yönetilebilir, online izlenebilir hale getirildi” bilgisini verdi. Tanrıyaşükür, sektörün çevreye daha duyarlı hale getirildiğini, sistem üzerindeki herhangi bir kaçağı anında görebilme şansı sunulduğunu da sözlerine ekledi.

  

HEM AKADEMİ, HEM OKUL

AR-GE merkezlerinin ticari kuruluşlar olmasının yanı sıra bir misyonu daha bulunduğunu söyleyen Tanrıyaşükür, “Onların birer mikro üniversite olduğunu hiçbir zaman unutmamamız lazım. Çünkü eğer bir AR-GE merkezi girdiğiniz zaman içeride her zaman satışa yönelik ürünler üretmiyor. Deneysel olarak hiç satılmayacak veya ticari olarak anlam kazanmayacak bir ürünle bile aylarca uğraşarak, o teknolojiyi öğrenip onunla ilintili daha gelişmiş teknolojilere de hayat verebiliyoruz. Projelerde çalıştığımız zaman da yeni teknolojileri öğrenmiş ve bu teknolojileri geliştirmiş oluyoruz. Hal böyleyken ARGE merkezlerinin de aslına bakarsanız madalyonun öteki yüzü, yani görünmeyen yüzü olarak aslında birer eğitim kurumu olmalarını da teknik olarak adlandırabiliriz. Gerek devletimizin, gerekse özel sektörlerimizin, AR-GE merkezlerimizin üstüne titremesi, her zaman yaptıkları gibi şartlar elverdiği sürece olabildiğince destek olması gerekiyor. Destek, imkan ve ayrıcalıkların her geçen gün iyileştirilmesi lazım. Böylece AR-GE merkezlerinin de sayısı artar. Oluşturdukları teknolojilerinin boyutları ve içerikleri gelişir” yorumunu yaptı. Oluşturulacak istihdam vasıtasıyla kaliteli ve donanımlı insanlar yetiştirmenin mümkün olacağına değinen Tanrıyaşükür, son olarak şöyle bir mesajla sözlerini sonlandırdı: “Çünkü baktığınız zaman son dönemlerde beyin göçü ile de karşı karşıyız. Genç arkadaşlarımız bazen hayallerinin peşinde farklı ülkelerde koşmak istiyorlar. Aslına bakarsanız burada çok güzel imkânlarımız ve çok güzel yeteneklerimiz var, bir yere gitmeye de ihtiyacımız yok; hepimiz buradayız. Ama sizlerin de gördüğü gibi ama gençlerimize ihtiyacımız var. Onların da kendilerini geliştirmek için bizlere ihtiyaçları var. Gençlerimize olabildiğince destek sunabilmek için de desteğe ihtiyacımız oluyor dönem dönem... Bu anlamda da gerek kamu, gerekse diğer devlet kurumlarımızın, bizlere desteğini esirgememesini rica ediyoruz.”

Son Güncelleme: 14.10.2020 15:35
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.