Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından,  2020 İnsani Gelişme Raporu yayımlanmıştır.  Rapor kapsamında yer verilen İnsani Gelişme Endeksi (İGE) ile

  1. Bireylerin uzun ve sağlıklı bir yaşama sahip olmaları,
  2. Bilgili olmaları ve
  3. Makul bir yaşam standardına sahip olmaları

göz önünde bulundurularak ülkelerin gelişim düzeyleri ölçülmeye çalışılmaktadır. UNDP Raporuna dayanılarak TEPAV,  81 ilimiz için İGE hesaplamıştır.

Bu çalışmaya göre Ankara, Türkiye’nin en gelişmiş ilidir.

Ankara’yı sırasıyla İstanbul, Kocaeli, İzmir, Antalya, Muğla, Tunceli, Eskişehir, Tekirdağ ve Bursa takip etmektedir. Ulusal Rekabet Gücü Endeksi göz önünde bulundurulduğunda, Gaziantep, Konya, Düzce ve Manisa’da ekonomik gücün insani gelişime yansıtılması için ek adımların atılması gerektiği öne sürülmektedir.

189 ülkenin sıralandığı 2020 İGE bulgularına göre, en yüksek insani gelişmişlik düzeyine sahip ülkeler; Norveç, İrlanda, İsviçre, Hong Kong ve İzlanda olarak sıralanmaktadır. 1990’da 144 ülke arasında 85’inci sırada olan Türkiye, 2019 yılında 189 ülke arasında 54’üncü sıraya yükselmiştir. 2020 raporu 2019 yılı istatistiklerine dayanmaktadır. Türkiye, ortalamada 8,1 yıllık öğrenim süresi ile 114’üncü sırada yer almıştır. Türkiye’nin genel İGE sıralaması 54 iken, eğitimde 69’uncu sırada olması, bu alanda atılması gereken yeni adımlara ihtiyaç duyulduğunun da altını çizmektedir.

Türkiye’nin küresel endekste düşük sıralarda yer almasının nedenlerinden biri eğitim boyutudur. İllerin en zayıf performansının “ortalama öğrenim süresi” göstergesinde gerçekleştiği görülmektedir. Düşük okullaşma oranı nedeniyle, Hakkâri, Muş, Edirne, Ağrı, Bayburt, Şırnak, Çankırı, Çanakkale, Kars, Bitlis ve Van’da da beklenen öğrenim sürelerinin diğer illere kıyasla daha düşük olduğu görülmektedir.

Ulusal Rekabet Gücü Endeksi ve İGE sonuçları karşılaştırıldığında, insani gelişme ile rekabet gücü arasında pozitif bir ilişki olduğu görülmektedir.  Diğer yandan, Gaziantep, Konya, Manisa ve Düzce illerinin rekabet güçlerindeki performanslarını insani gelişme ekseninde yakalayamadıkları görülmektedir. Bir başka açıdan değerlendirilecek olursa, Ankara, Antalya ve Muğla gibi illerin insani gelişmede yakaladıkları performansı, üretimde rekabetçiliğe dönüştürmekte problem yaşadığı tespit edilmektedir. Kişi başı gelir İGE hesaplamasının önemli bir parçası olsa da, endeks sıralamaları kalkınmanın paradan çok daha fazlası olduğuna işaret etmektedir. Örneğin, kişi başına en yüksek gayri safi milli gelire sahip 2’nci ülke olan Katar, İGE’de 45’inci sıradadır.

İGE hem ulusal hem de yerel ekonomik-politik seçimleri sorgulamak için kullanılabilir. Hem ulusal hem de yerel sosyal kalkınma politikaları geliştirmek için önemli bir bilgi ve veri kaynağı olabilir.

Benzer refah düzeyine sahip iki ilin nasıl farklı insani gelişme sonuçları elde edebildiğini sorgulamak gerekmektedir. İGE, insani gelişmenin gerektirdiklerinin yalnızca bir kısmını içerse de İGE ile iller/ülkeler arasındaki benzerliklerin/zıtlıkların incelenmesi, politika yapıcıların politika öncelikleri hakkında tartışmalarını başlatabilir ve ilerletebilir.

81 il içinde İGE göstergesine göre son 21 ilin sıralaması aşağıda verildiği gibidir.

Erzurum 62, Ardahan             63, Yozgat 64, Batman 65, Iğdır 65, Bingöl 67, Tokat 68, Bayburt 68, Kilis 70, Mardin 71, Diyarbakır 72, Kars 73, Siirt 74, Bitlis 75, Şırnak 76, Hakkâri 77, Şanlıurfa     78, Van 79, Gümüşhane 80, Muş 81, Ağrı 82. (Kaynak; Dünya Bankası, MEB, OECD, TÜİK, UNDP, UNESCO UIS, YÖK (2019), TEPAV hesaplamaları)

Yedinci baskısı 1979 yılında yapılan, İsmail Cem’in “Türkiye’de Geri Kalmışlığın Tarihi” isimli kitabında, “Doğu” ve “Mahrumiyet Bölgesi” olarak, genellikle şu 18 il sıralanmaktadır;  Erzincan, Erzurum, Kars, Ağrı, Tunceli, Bingöl, Muş, Bitlis, Van, Adıyaman, Malatya, Elazığ, Siirt, Gaziantep,Urfa, Diyarbakır, Mardin, Hakkari. Görülmektedir ki, 40 yıl önceki bir sosyal bilim araştırmasında Türkiye coğrafyasında “kalkınmışlık” açısından 67 il içinde en geride kalan 18 il ile 2019’da yapılan 81 ildeki “kalkınmışlık” sıralamasında 14 il aynı durumdadır. Bu da şunu göstermektedir, doğu-güney doğu bölgemizde geçen kırk yıla karşın “kalkınma hamlesi” açısından fazla bir değişiklik sağlanamamıştır.

Sonuç olarak, Türkiye milli gelir büyüklüğüne göre, 2000’de 17.nci sırada, 2017’de yine 17.nci sıra, 2018’de 18, 2019’da 20.nci sırada olmasına ve giderek bu alanda bir gerileme yaşamasıyla birlikte, yine de ilk 20 ülke içinde olmasına karşın, “kalkınma göstergesinde”, yani İGE’de 54, eğitimde de 64’üncü sırada yer almaktadır. Milli gelirde ilk on ülke ve İGE’de de daha önlerde yer alabilmek için başta üretken bir ekonomi olmanın yanı sıra, bölüşümde daha adil olabilmek ve bunların yanı sıra, hukukta, demokratik yapılanmada daha kalıcı reformlara yönelmek gerekmektedir.

Kaynaklar

-UNDP (United Nations Development Programme). 2020a. Human Development Report: Data Center. 21 Şubat 2021 tarihinde erişilmiştir. http://hdr.undp.org/en/content/human-development-index-hdi. 

-TEPAV, Aralık 2020

- İsmail Cem, Türkiye’de Geri Kalmışlığın Tarihi, 7.Basım, Cem Yayınevi, Yedinci Baskı, Temmuz 1979, Sayfa 457

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.