Son yıllarda, ekonomiden siyasete ve güvenliğe kadar uzanan geniş bir perspektifte yaşanan krizlerin, 2020’de pandemi ile birlikte zirve yaptığına tanık oluyoruz. İnsanlığın, 2. Dünya Savaşı’ndan beri karşı karşıya kaldığı en büyük kriz olarak nitelendirilen pandemi, küresel sağlık sisteminin ve ekonominin en gelişmiş ekonomilerde dahi ne kadar kırılgan olduğunu gösterdi. Karantina tedbirleri ve sınırların kapatılmış olması, küresel ticareti ve GSYİH’yı derinden etkiliyor. Son tahmini ile OECD, 2020’de küresel ekonominin yüzde 4,2 daralmasını bekliyor. Dünya Ticaret Örgütü ise, ticaret savaşlarının etkisiyle, 2009 krizinden beri 2019’da ilk defa daralan küresel ticaretin, 2020’de yüzde 13-32 bandı arasında, görülmedik biçimde daralacağını öngörüyor.

2021 için, her ne kadar aşı haberlerinin etkisiyle tünelin ucunda ışık göründüğü ifade edilse de, pandeminin etkilerinin kısa sürede ortadan kalkması mümkün değil. Aksine, 2021’den itibaren başlamak üzere, pandemi sonrası farklı bir dünyanın ayak seslerini duymaya başladık bile. Time Dergisi ve Dünya Ekonomik Forumu tarafından, “Büyük Sıfırlama” olarak nitelendirilen bu süreçte, küresel sağlık sistemlerinden ekonomiye, dijitalleşmeye, vb. kadar hemen her şeyin köklü bir biçimde değişmesi bekleniyor. IMF’nin “Diğerlerine Hiç Benzemeyen Bir Yıl” başlıklı 2020 raporunda, pandeminin yanı sıra; küresel resesyonun, işsizliğin, mesleklerin otomasyonunun ve iklim değişikliğinin, ciddi değişimlere sebep olacağı ifade ediliyor. Yani, 2021’i sağlık, ekonomi, siyaset, dijitalleşme ve iklim değişimi gibi konular odağında, iş yapış şekillerimizin ve gündelik hayatımızın kökten değişeceği bir yenilenme yılı olarak nitelendirebiliriz.

Türkiye ise, hem krizin, hem de bu köklü değişimin adeta merkezinde yer alıyor. Sanayi üretimimiz, pandeminin en yoğun etkilerinin yaşandığı dönemde yüzde 30’larda daralmışken, bugün yüzde 8 artışlarda seyrediyor. GSYİH 2. çeyrekte yüzde 9,9 daraldıktan sonra, 3. çeyrekte yüzde 6,7 büyüdü. Ancak ihracatımızın Ocak-Ekim döneminde yüzde 9,1 oranında daraldığı, işsizliğin çift hanede yukarı ivmede seyrettiği, yüksek faiz oranı-yüksek döviz kuru kıskacında zorlu bir süreçten geçmekteyiz.   

Elbette, 2021’de aksi bir sürpriz olmayıp pandeminin etkisini yitirmesi halinde, verilerimizde güçlü toparlanmalar kaydedilecektir. Pandemi teşviklerinin 2021’de krediden ziyade ihtiyaç doğrultusunda hibe şeklinde olması toparlanmayı destekleyecektir. Ancak, 2021’nin değişimlerin yılı olacağını dikkate aldığımızda, iş dünyası olarak asıl beklentimiz, istikrarlı büyümeyi ve kalkınmayı destekleyecek çok yönlü yapısal reformların hayata geçirilmesi, eksiklerin tamamlanmasıdır. Bu açıdan, Sn. Cumhurbaşkanımız tarafından kısa süre önce dile getirilen reform sürecini ve ekonomi yönetimindeki değişimi çok önemsiyor, biran evvel uygulamaya geçilmesini temenni ediyorum. Aksi takdirde, çok daha zorlu günler görebiliriz. Temkinli iyimserliğimizi koruyarak, kayıplarımızı telafi edeceğimiz, değişimlere hızla uyum sağlayabileceğimiz, sağlık ve huzur dolu bir 2021 yılı diliyorum.     

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.