1970’li yıllardan bu yana dillendirilen, uzun zaman “fantezi” olarak algılanan üniversite-sanayi iş birliğinin belirli yetkinlikteki hemen her sanayi kuruluşunun gündemine girmiş olması sevindiricidir. Bu gelişmede devletin destek mekanizmaları kadar sanayicinin rekabetçilikte yaşadığı zorluklar da etkili olmuştur. 1980’li yıllardan itibaren gümrük duvarlarının kaldırılması, AB ile Gümrük Birliği anlaşması imzalanması ve küresel ekonomi ile giderek artan entegrasyon, Ülkemiz İmalat Sanayii sektörünü günümüzdeki sancılı konumuna getirmiştir.

Bir tarım ürününü işlenmiş olarak satmanın “katma değer yaratmak” olarak düşünüldüğü dönemler çok gerilerde kaldı. İşletmelerimiz halen hem iç pazarda hem de dış pazarlarda ancak fiyat esaslı rekabet gücüne sahipler. Bu tür rekabetin sürdürülebilir olması imkânsızdır. Er geç daha ucuza satan bir rakip çıkacak ve pazar payını kapacaktır. O nedenle, işletmeler kendilerini ve ürünlerini farklılaştırmak zorundadırlar.

Sürdürülebilir rekabet gücü ancak teknoloji esaslı olabilir, firmalarımız geliştirdikleri teknolojik yeniliklerle rekabet edecek yetkinliğe ulaşmalıdırlar. Teknolojik yenilik yapabilmenin yolu da yeni fikirler ve yeni bilgilerden geçer.

Yeni bilginin ana kaynağı ise tüm dünyada üniversitelerdir. TGB’ler Üniversitelerin yerleşkesi içinde veya yakınında kurulmuş oldukları için “Bilgi Kaynağına Giriş Kapısı” konumundadır.

Bilgiye erişme becerileri, yani “Ar-Ge, teknoloji ve inovasyon” yetkinlikleri itibariyle ülkemizdeki işletmeleri sınıflandıracak olursak en üst düzeyde Ar-Ge merkezi sahibi olan sanayi kuruluşları bulunmaktadır. Bir alt kademede ise TGB’lerde Ar-Ge birimi kurmuş olan işletmeler vardır. Bu tip işletmelerin KOSGEB Ar-Ge İnovasyon desteklerinden yararlanmış, TÜBİTAK’ın sanayi Ar-Ge programlarından destek almış ve Ar-Ge kültürünü belirli bir ölçüde benimsemiş olduğu varsayılır.

İşletmenin eriştiği yetkinlik seviyesine bağlı olarak da, teknoparkta kuracağı Ar-Ge biriminde, belirli sayıda çalışanını günlük üretim süreçlerinden ayırarak işletmenin ihtiyaçlarına ve problemlerine yönelik çözüm bulmak üzere görevlendirdiği düşünülür.

Bu noktada TGB’lere düşen görev, üniversitenin veya TGB’nin TTO – Teknoloji Transfer Ofisini “iş geliştirme birimi” olarak kullanabilmektir. TGB’deki Ar-Ge birimlerinin gelişimine yardımcı olup kendi Ar-Ge merkezlerini kurmak üzere mezun etmek ve TGB dışındaki firmalardan Ar-Ge kültürünü benimsemiş olanları TGB’de konuşlanmaya ikna etmektir.

TGB’lerin üstünlüğü, bünyelerinde Ar-Ge şirketlerini barındırmalarıdır ve bu şirketlerin uzmanlık alanı ve yetkinlikleri konusunda bilgi sahibidirler. Dolayısıyla, bu şirketler arasında TGB’nin koordinasyonunda yaratılacak sinerji ile şirketler arasında da bir “öğrenen platform” oluşturulmalıdır.

TGB şirketlerinin üniversite ile ilişkisine bakıldığında “üniversitelerin sanayinin bilgi tedarikçisi” olması gerektiği söylenebilir. Ancak, öğretim üyelerinin genellikle kendilerinin ilgi duyduğu alanlarda araştırma yapma ve bilgi üretme arzusunda oldukları dikkate alınırsa sürecin bu kadar basit olmadığı görülür. Bir tarafta sorununun en çabuk ve en ucuz şekilde çözümünü bekleyen sanayi ile akademik dünyanın beklentileri örtüşmez.

O nedenle, bir arayüz yapı olarak, TGB’lerin bu iki kesim arasında hizmet alışverişini tam bir “hizmet süreci” olarak tasarlaması ve noktasal denetimlerle kalite güvencesi vermesi gerekir. Aksi halde beklenilen sonuçlara ulaşıp üniversite-sanayi iş birliğini yaygınlaştırmak mümkün olmaz. İletişim kanalları ne kadar sağlam olursa, ki bu TGB’lerin en önemli asli görevidir, iş birliği kültürü o kadar hızlı yerleşir ve sonuçları da o denli etkin ve verimli olur.

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri yasasının, özü itibariyle teknoparklardan beklentisi; üretim sektörleri ile üniversiteler arasında işbirliği sağlayarak sanayimizin yüksek katma değerli ürünlerle uluslararası rekabet edebilir yetkinliğe kavuşturulmasıdır.

Teknolojinin gelişim hızı, hiçbir firmanın teknolojik yenilik yapmadan varlığını sürdüremeyeceğini açıkça göstermektedir.

Lütfen; daha geç olmadan “katma değeri yüksek” ürün üretmeye başlayalım…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner78