15 Ekim Pazartesi günü, Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) güzel bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı himayesinde düzenlenen etkinlikte ülkemizdeki TTO’lar bir araya geldiler. Aynı sıkıntıları yaşayan, benzer sorunlarla boğuşan insanların buluşmaları çok büyük yarar sağlıyor. Başta YTÜ Rektörü Sayın Prof. Dr. Bahri Şahin olmak üzere, Yıldız Teknopark Genel Müdürü Sayın Prof. Dr. Mesut Güner ve ekibini kutlarım.

Bu buluşmayı önemli ve verimli kılan tabii ki Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Ar-Ge Teşvikleri Genel Müdürü Muhammet Bilal Macit ile TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal’ın da toplantıya katılmış olmalarıydı.

Sayın Bilal Macit’in Ar-Ge Teşvikleri Genel Müdürlüğü görevine Teknopark İstanbul Genel Müdürlüğünden gelmiş olması kendisine birçok özel bilgiyi de kazandırmış durumda. Konuşmasında vurguladığı hususlar sorunlara ve ekosistemde iyileşmeye açık hususlara vakıf olduğunu açıkça gösterdi. Her konuda olduğu gibi, teori ile sınırlı kalan bir bilginin yanında ona saha deneyimlerini de katabilmiş olmak çok önemli. Dile getirdiği hususlar ülkemiz adına ümit verdi.

Sayın Hasan Mandal, TÜBİTAK’ın yeni vizyonunu oldukça eğitici bir biçimde anlattı, kendimi sınıfta ders dinliyormuş gibi hissettim. Konuşmasını bitirdiğinde süresini aşmış olduğunu ifade etti ama Sayın Mandal konuşurken hiç kimsenin saatine bakmış olabileceğini sanmıyorum. Ülkemiz bilim, teknoloji ve yenilik sistemine yeni bir bakış açısı getirildiğini ve sonuç odaklı destek mekanizmalarının artık uygulanacağını en yetkili ağızdan duymak sevindiriciydi. Tabii yıllardır yakındığımız bürokrasi kademelerindeki koordinasyon eksikliğinin giderilmesi konusunda her türlü iş birliğine açık olduklarını söylemesi de çok önemliydi.

Sayın Mandal, TÜBİTAK’ın TTO’lara bakışı konusunda da önemli bilgiler paylaştı. TTO’ların kendi belirleyecekleri hedefler kapsamında artık “performans odaklı” bir mekanizma ile desteklenecekleri bilgisini verdi. Bu desteklerin sonsuz kadar devam etmemesi gerektiğini belirterek TTO’ların sürdürülebilikleri açısından gelir kaynaklarını çeşitlendirmek ve geliştirmek zorunda olduklarını söyledi.

TÜBİTAK 2012 yılında TTO programını açıkladığında yılda bir milyon TL destek çok büyük ilgi uyandırmıştı. Hem destek miktarı itibariyle hem de ilk etapta 5 yıl, başarılı olduğu takdirde bir 5 yıl daha desteklenecek olması çok cazip gelmişti. ÜSİMP – Üniversite Sanayi İşbirliği Merkezleri Platformunun kurulduğu 2007 yılından itibaren anlatmaya çalıştığı “arayüz” modeli TÜBİTAK TTO Programı ile geri geliyordu. Ülkemizin ilk arayüz modeli olan ÜSAMP (Üniversite Sanayi Ortak Araştırma Merkezleri Programı) destek programı da yine TÜBİTAK tarafından 1997 yılında başlatılmıştı. Tüzel yapısı hakkındaki olumsuz hukuki mütalaalar nedeniyle sadece altı merkez açılabilmiş ve 2006 yılı sonunda program kapatılmıştı. Programın ansızın bitirilmesi ÜSAMP merkezlerini hazırlıksız yakaladı ama her şeye rağmen, sanayi paydaşlarıyla ortak tüzel kimlikler edindiler ve yola devam etmeyi başardılar. ÜSİMP’in kurucuları da bu ÜSAMP merkezleri oldu. Bu kısa açıklamayı yapmamın nedeni TTO’lar ile ÜSİMP kurucuları arasındaki köken ilişkisini açıklayabilmekti.

ÜSİMP kendi üyeleri olan TTO’larla düzenli toplantıları ilk 10 TTO’nun desteklenmeye başladığı tarihten bu yana yapmaktadır. Ama artık TTO’ların tamamının ÜSİMP üyesi olduklarını iddia etmek imkânsız, çünkü üniversiteler kendi imkanlarıyla da TTO kuruyorlar. Toplantının açılışında Sayın Prof. Güner’in belirttiğine göre, Türkiye’de 92 TTO faaliyet göstermekte imiş. Bunların yarısı TÜBİTAK tarafından desteklenen yapılar ise yarısı da üniversiteler tarafından desteklenmekte demektir. Tabii, destek konusunda teknoloji geliştirme bölgelerinin katkısını özellikle belirtmek gerekir. YTÜ Rektörü Sayın Prof. Şahin’in ifade ettiği gibi Üniversitelerin TGB’leri yönetmesi işhanı işletmek gibi olmamalıdır. Üniversite ile sanayi arasında köprü görevi görmelidir; YTÜ’nün bu konuda çok güzel ve başarılı uygulamalar geliştirdiğini de öğrenmek sevindiriciydi. Aşağıda iki başarı örneğini kısaca özetlemek istiyorum.

Yıldız TGB’de faaliyet gösteren firmaların Yıldız TTO’da kuluçka kurmalarını sağlamak bence önemli bir başarıdır. Yıldız TGB’de faaliyet gösteren Uyumsoft firmasına kendi girişimcilerini seçme fırsatı verilmiş ve hepsi Yıldız TTO kuluçkasına Uyumsoft adına alınmışlar. Girişimcinin çalışmasını Uyumsoft yakından izleyecek, isterse sadece destekleyecek, mentorluk yapacak veya ortak olacak; her iki taraf için de önemli bir kazanç. Aynı amaca hizmet edecek başka uygulamalar da var tabii; Eczacıbaşının çözüm ortağı kabul ettiği kuluçkalardan girişimci seçmesi ve kendi adına hizmet verilmesini sağlaması veya Arçelik firmasının kendi bünyesinde TÜBİTAK BiGG programı açması gibi. Belirli bir yetkinlik seviyesine gelmiş firmaların bu örnekleri çeşitlendirerek artırmasını diliyorum.

TUSAŞ – Türk Havacılık ve Uzay Sanayiinin YTÜ’de uyguladığı Stajyer Mühendis Programı’nın da ilginç ve önemli olduğunu belirtmeliyim. Bu programdan üniversitelerin; Elektrik-Elektronik, Haberleşme, Bilgisayar, Makine, Mekatronik, Havacılık, Uçak, Uzay, Kimya, Metalürji-Malzeme Mühendisliği bölümlerinin 3. veya 4. sınıf öğrencileri yararlanabiliyor. Stajyer mühendisler haftada en az 1 tam gün çalışıyorlar, bu çalışmaları için de TUSAŞ ücret ödüyor. Ayrıca, çalıştıkları süre zarfında da sigorta primleri üniversiteleri tarafından karşılanıyor. Öğrencilerin ilgisi merak edilebilir, ne de olsa stajı öğrencilerin “angarya” olarak gördükleri kanısı hakimdir. TUSAŞ Genel Müdürü Sayın Dr. Temel Kotil’in söylediğine göre, stajyer mühendis adaylarını mülakat ile seçiyorlarmış ki bu da ilginin ne kadar yoğun olduğunu gösterir.

Yıldız TTO’nun Teknoloji Transfer Ofisleri Buluşuyor toplantısına davet ettikleri ve ÜSİMP Yürütme Kurulu Başkanı olarak görüşlerimi katılımcılarla paylaşma fırsatı verdikleri için teşekkür ederim.

Daha nice başarılı toplantılarla ekosisteme katkı yapmaları dileğiyle.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.