“Yeni normal” tanımı ilk kez 2003 yılında ABD’nin önde gelen yatırım danışmanı ve fon yöneticilerinden Roger McNamee’ye ait.

Ona göre, “yeni normal, sizin bir sonraki parlak büyüme ve yükselişi bekleyeceğiniz bir dönem değil. Hayatın geri kalanı belki de böyle geçecek.”

Bugün ise aynı kavramı BM, dünya sağlık örgütü ve daha birçok devlet başkanı kullanıyor.

Birleşmiş Milletler keskin bir dille, “eski normale” dönüş olmayacağı ve hükümetlerin yeni bir ekonomi ve daha fazla istihdam yaratmak için harekete geçmeleri gerektiğinden bahsediyor.

Neden yeni normal?

  • Çoğu şirketin operasyonlarında ciddi yavaşlamalar var.

  • Hızla artan likidite ve borç ödeme gücündeki zorluklar,  pek çok endüstriyi derinden sarsıyor.
  • Sağlık krizi, büyük bir ödeme krizine dönüşüyor.

  • Kişisel gelirlerde son yüzyılın en büyük çöküntüyü yaşamak üzereyiz.

  • 1929’daki Büyük Buhran’da yaşanan gelir kaybından çok daha büyük bir gelir kaybı yaşanması bekleniyor.


Peki,  “yeni normal” dönem neler getirecek ve bizler buna hazır mıyız?

  • Firmaların daha kapsamlı direnç planlarına ihtiyacı var.

  • Likidite ve borç ödeme gücü gibi kısa vadeli konularda nakit yönetimi konusu, firmalar için büyük önem taşıyor. Yani bu sürecin doğru şekilde yönetilmesi firmaların hayatta kalıp kalamayacaklarını belirleyecek.

  • Şirketler, tüm iş sistemlerini gözden geçirerek üretime tekrar geçmek üzere aksiyonlarını planlamaları şart.

Özetle şu görülüyor artık, bu büyük şok, hem müşterilerde hem çalışanlarda ve herkeste davranış değişikliklerine yol açacağı kesin.

Bu değişikliklerin ne olacağına dair hızlı şekilde çalışmalara başlanması gerekiyor.

Mesela bu değişimler neler olabilir?

  • Yaşama alışkanlıklarında alışverişi derinden etkileyecek ölçüde değişimler geliyor.
  • Çalışma yöntemlerinde keza aynı şekilde.
  • Teknolojiyi kullanma biçiminin yaşama olan etkileri konusunda ise yeni bir pencere açmakta fayda var.    
  • Çevrimiçi dünyada temassız ticaretin tüketicide yaratacağı alışveriş tercihleri birçok firmayı tarihe gömecek. Ama aynı zamanda birçok şirketlerin performanslarını artırmalarını sağlayacak fırsatları da beraberinde getirecek. Çünkü bu süreç firmalar için spontane bir AR-GE süreci oldu ve her şeyi gözden geçirme fırsatı buldular.

  • İş gücünün çalışamadığı bu dönem, insansız teknolojiye adaptasyon çalışmalarını yani 4.0 ve 5.0 sürecini de hızlandırılacak.

  • İş dünyası için “yeni normal”e uyum politikaları ve regülâsyonlar öngörmeliyiz. Bu da bazı sektörler için ayrıca sıkıntılar oluşturabilir. Mesela hizmet sektörü açısından sosyal mesafe konusu gibi.

Kavrama ve öngörme yetenekleri güçlü olan şirketler, bu değişimleri yeniden tasarlayarak çok daha güçlü büyüme ve gelişim fırsatları yakalayabileceklerdir.

Sonuç olarak

Finans ve ekonomi sisteminin yöneticileri, bu salgının etkilerinde olduğu gibi ani ve şiddetli oluşan küresel krizlere dayanacak şekilde sistemi güçlendirmek zorundadırlar…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.