banner93

Doğal çevrenin korunması amacı ile 1972 yılında İsveç’in Stockholm kentinde Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı toplanmıştır. Bu toplantıda çevre sorunları ele alınmış, Çevre kirlenmesine karşı üye ülkeler ortak çözüm yolları aramışlardır. Birleşmiş Milletler Çevre Konferansında 5 Haziran gününün Dünya Çevre Günü olması kararlaştırılmış, her yıl Birleşmiş Milletler’e üye ülkelerde 5 Haziran Dünya Çevre Günü olarak değerlendirilmiştir. 5 Haziran Dünya Çevre Günü; çevre değerlerinin korunması, çevresel kalitenin iyileştirilmesi, çevre bilincinin geliştirilmesi ve aktif katılım sağlanmasını amaçlayan ulusal ve küresel bir gündür. Bugün tüm dünyada olduğu gibi Ülkemizde de başta Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olmak üzere sivil toplum örgütleri, gençlik grupları, sanayi ve ticaret odaları ve üniversitelerce çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır.

Bir ilişkiler sistemi olan çevrenin bozulması ve çevre sorunlarının ortaya çıkması genellikle insan kaynaklı etkenlerin doğal dengeyi bozmasıyla başlamıştır. İnsan yaşamı çeşitli dengeler üzerine kurulmuştur. İnsanın çevresiyle oluşturduğu doğal dengeyi oluşturan zincirin halkalarında oluşan kopmalar, zincirin tümünü etkileyip bu dengenin bozulmasına neden olmakta ve çevre sorunlarını oluşturmaktadır. 1 litre atık yağın 1 milyon litre suyu kirlettiğini biliyoruz. 2023 yılına kadar atıkların geri dönüşümünden 5 milyar gelir hedeflenmektedir.

Gelişen toplumlar ve gelişmekte olan toplumlar sanayileşme ve yeni teknolojilerin kullanımıyla birlikte çevreye büyük zararlar verdiler, geçtiğimiz yüzyılda büyük çevre felaketleri yaşadık, 21. yüzyılda başta küresel ısınma olmak üzere daha büyük felaketler kapımızı çalmaya devam ediyor. Hızlı nüfus artışı ve hızlı kentleşmenin yaşandığı ülkemizden insanlarımızın yüzde 77’si şehirlerde yaşamaktadır. Bir taraftan hızlı, düzensiz ve plansız kentleşmenin getirdiği sorunlar, diğer taraftan hava kirliliği, gürültü ve trafik gibi olumsuzluklar insanların hem beden hem ruh sağlığını olumsuz etkileyen faktörlerdir. Ülkemizde bugün ortaya çıkan çevre sorunlarının ana nedenlerinden birisi bilgi edinme ve bilinçlenmede karşılaşılan eksikliklerdir. Çevre bilincine sahip olmayan bir insan, yaşadığı dünyayı kendisinden sonra başkasının da kullanacağını idrak edemez. Hâlbuki çevre bize geçmişten kalan bir miras değil, geliştirilmesi ve gelecek nesillere devredilmesi gereken bir emanettir.

Sahip olduğumuz değerlerin önemini onları kaybetmeden önce bilmeliyiz. Bu topraklarda mutlu bir şekilde yaşayabilmemizin en önemli koşulu çevrenin ve doğal hayatın korunmasıdır. Havası, suyu, toprağı kirlenmiş ve çölleşmiş bir ülkede başka alanlarda ne kadar büyük başarılara imza atmış olursak olalım sağlıklı ve mutlu yaşamamız mümkün değildir. Birbirinden muhteşem doğal güzellikleri bünyesinde barındıran ülkemize sahip çıkmazsak, çevreyi kirletme pahasına yaşamımızı sürdürürsek, gelecekte kaçınılmaz olarak büyük yıkımlarla karşı karşıya kalırız. Tabiat sevgisi ve çevre hassasiyeti daima kültürümüzün önemli bir parçası olmuştur. ”Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur.” atasözümüz emekle, sevgiyle yaşanılan yerin bir cennet köşesine çevrilebileceğini en iyi şekilde anlatır.

 “Yaşanabilir çevre ve marka şehirler” vizyonunu benimsemiş olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız tarafından ülke genelinde başlatılan “kentsel dönüşüm” çalışmalarıyla marka şehirler oluşturmaya başlanmıştır.

Şahsımın TBMM Çevre Komisyon Üyeliğimin bana vermiş olduğu görev bilinciyle; Çevrenin öneminin bir kez daha yüksek sesle dile getirildiği bu günde daha güzel bir dünya için, daha temiz bir çevrede  yaşamak için, daha sağlıklı nesiller yetiştirmek için hep birlikte el ele verelim diyorum. Bu vesileyle çevre hassasiyetimizin artacağı bir gelecek dilekleriyle, hepinize saygılar sunarım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.