26 Nisan 2017 Çarşamba

VERİ MADENCİLİĞİ (DATA MİNİNG)

02 Mart 2017, 07:15
VERİ MADENCİLİĞİ (DATA MİNİNG)
Prof. Dr. Ali Rıza BÜYÜKUSLU
 

Dijital teknolojilerin inanılması güç ve baş döndürücü yükselişinin ve aynı zamanda ekonomiyi ve toplumsal dokuyu derinden etkilemesinin ortaya çıkardığı global dünyanın en önemli gündem maddelerinden biriside ‘VERİ MADENCİLİĞİ’ (Data mining) dir. 

Kişisel verilerin doğrudan ya da tıpkı madencilikte olduğu gibi maden üzerinde kazıma yapmak gibi bilgi ve veri toplamak suretiyle başta reklam sektörü ve pazarlama stratejisi olarak kullanmak üzere yapılan veri analizleri sonucunda tüketici davranışlarının manipülasyonunu, başka bir ifade ile tüketici eğilimlerini yönlendirmeyi amaçlamaktadırlar. Söz konusu veri toplama işleminin yani veri madenciliğinin kişisel yaşama ait bilgilere yani kişinin özel alanına dokunması nedeniyle etik boyutu oldukça tartışmalıdır. Madencinin alın teri için kirlettiği ellerinin veri toplama açısından veri madenciliği olarak tanımlanmasının ironik olarak karşılığı bu işi yapanların ellerini kirletmiş olduğu anlamına da gelmektedir.    

Kişisel verilerin veya bilgilerin mahremiyetine saldırı, kişisel özgürlük alanlarına müdahale veya kurumsal firmalar arasındaki ticari ilişkilerde elde edilen bilgilerin haksız rekabet unsuru olarak kullanılması durumunda konu kişisel özgürlük alanına müdahalenin ötesinde kamusal alan ve özel sektör arasındaki ilişkiler açısından da sıkıntılı sonuçlar doğurabilmektedir. 

Öncelikle bireylerin özel yaşamına ait bilgilerin diğer taraftan kurumların ve şirketlerin kurumsal özel bilgilerinin ve kurumsal hafızasına ait verilerinin kapitalist üretim, pazarlama ve satış stratejilerinde kullanılmasının boyutlarının tüketici davranışlarını yönlendirme ötesinde zaman içinde kontrol etme noktasına gelmesinin insanoğlunun özgürleşme ve liberal ekonomi içinde özgürce karar verme ve tercih yapabilme hakkına yönelik bir tehdit olarak da algılanabilmektedir. Dolayısıyla, söz konusu bireysel yaşam kod ve şifrelerine müdahale sonucu oluşacak risk ve tehditlerin veri madenciliği faaliyeti sonucunda rahatlıkla yapılabileceği görülmektedir.

Bilindiği üzere bugün dünyayı bireysel ve kurumsal mahremiyetin korunması açısından en çok tehdit eden konulardan birisi de siber saldırı ve bundan korunmak için siber güvenliktir. Bu bağlamda, veri madenciliğini siber saldırının daha soft bir versiyonu olarak da kabul edenler vardır. Burada ki, en önemli fark, veri madenciliği yasal olarak bu işi profesyonel yapan şirketler veya kişiler tarafından gerçekleştirilmektedir. Teknoloji firmaları, organizasyonlar veya kurulan sosyal network’ler bilgi toplama ve bilgileri bir araya getirmek suretiyle ‘büyük veriler’ e  yani ‘big data’ ya ulaşabilmektedir.

Hangi ölçekte olursa olsun toplanan verilerin ürün, mal ve hizmetlerin satın alınmasında hatta sosyal yaşama ait kültürel ve eğlence tüketiminin dahi manipüle ya da kontrol edilebilmesinin mümkün olduğu bu dijital teknolojik sistemden, başka bir izah ile, ‘veri madenciliği’nden korunmak nerdeyse imkansız görünmektedir.

Bu itibarla, ‘Veri Madenciliği’nin çok net şekilde kullandığı üç mekanizma ya da mecra vardır. 
1.Arama motorları (Google.. vs)
2.Bilgisayarlar, internet, akıllı telofonlar, uygulamalar (Bedava görüşme yaptığımızı zannettiğimiz aplikasyonlar, WhatsApp, Face time, Iphone vs)
3. Banka kredi kartları

Tüm bu mekanizmalar üzerinden tespit edilen harcama bilgileriniz, arama motoru üzerinden aradığınız bilgiden anlaşılan tatil talebiniz veya e-ticaret için internette yaptığınız araştırmalar sonucunda tespit edilen eğilimlerinizin verilerinin toplanması ve bilgi analizi neticesinde akıllı telefonunuza gelen mesajlar ya da reklamlar sistemin nasıl etkili işlediği noktasında fikir vermektedir.

Yukarıda sayılan söz konusu bu üç hayatımızın vazgeçilmez dijital teknolojileri hiç kuşkusuz ki ürün tercihlerimizi yönlendirebilecek, alışkanlıklarımızı değiştirebilecek ve daha alternatifli seçeneklerle bizleri buluşturabilecek güçtedir. 

İlk etapta bu verilerin kapitalist iş dünyasının pazarlama boyutuyla kullandığını dolayısıyla burada bir kötü niyet aranmaması gerektiğini söyleyebiliriz. Yani kişisel verilerin reklam ya da pazarlama politikası oluşturma, alışveriş ya da ticaret gibi iyi niyetli ve masum amaçlar açısından kullanıldığını varsayarsak, burada durumu abartmamış olabiliriz. Nihai nokta da kimse tüketiciyi silah zoruyla kendi malını almaya zorlamadığı sürece bir problem görünmüyor. Sonuçta tüm baskı, taktik ve teşviklere karşı bireyin iradesini kullanma ve satın almama hakkı vardır.

Ancak aynı mecra ve mekanizmalardan beslenerek, elde edilen verilerin milletin ve ülkenin aleyhine veya güvenliğine zarar verici biçimde kötü niyetli insanların, şantajcıların, hırsızların, dolandırıcıların, teröristlerin  vatandaşın veya kurumların özel bilgilerini kötü amaçları için kullanmak üzere yaptıkları veri madenciliğine dikkat edilmesi gerekiyor. Bu kötü niyetli insanları veya amacı kötü kurumsal yapıların tamamını tırnak içinde eli kirli ‘Madenci’ olarak kabul etmek çok da yanıltıcı bir tanımlama olmayacaktır.    

Büyük toplulukları ve kitlesel hareketleri kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak isteyen kötü niyetli insanlar, istihbarat servisleri ve casuslar toplanan büyük verileri veya bilgileri olumsuz yönde kullanabilirler. Diğer taraftan, bireysel verilerin siyasi arenada, seçimlerde ve referandumlarda politika sahasında kullanıldığı gözlemlenmiştir. ABD’de Trump’ın başarısında ve İngiltere de Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden ayrılması öncesinde yapılan referandumda ayrılma yanlılarının yaşlı nüfusu ikna etmekte arama motorları ve sosyal network’ler üzerinden yaptıkları bilgi toplama ve bilgiyi kullanma yönündeki çalışmalarının çok etkili olduğu düşünülmektedir. 

Son ve kişisel olarak söylemek isterim ki;  çok meşakkatli ve saygın bir iş yapan maden emekçilerini korumak adına bu veri toplama sürecini ve bu işten para kazanma organizasyonunu veri madenciliği yerine ‘Veri Avcılığı’ olarak tanımlamayı tercih ederim. Bu işin profesyonel saç ayağının hızla büyüdüğünü ve konuya ilişkin şirketlerin doğrudan ya da dolaylı iş modellerinin yada dijital teknoloji yatırımlarının veriyi ve bilgiyi nakit’e, paraya daha doğrusu bir servete dönüştürmeyi hedeflediği çok net ve açıktır. Söz konusu yeni iş alanını küresel oyunculara bırakmak ve izleyici olmak yerine ve aynı zamanda maddi ve manevi zararlarından etkilenmemek için konuya ilişkin yerli ve milli oyuncuların devreye girmesini ve Türkiye’de de teknoloji firmalarının data center yani veri merkezi kurma projelerinin yanı sıra veri avcılığı (data hunters) yapacak teknoloji firmalarını kurmaları yada start-up’ ları desteklemeleri gerekir. 


Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    YAZARLAR Tümü
    banner74
    banner75
    E-GAZETE
    • Sanayi Gazetesi, Haberleri, OSB, teknopark, ar-ge, portali, rehberi - 24 Nisan 2017 Manşeti
    • Sanayi Gazetesi, Haberleri, OSB, teknopark, ar-ge, portali, rehberi - 20 Nisan 2017 Manşeti
    ARŞİV
    banner82