banner93


Küresel ekonomiye damgasını vuran ülkeler ve üretim merkezleri açısından bir analiz yaptığımız zaman ileri endüstriyel gelişim ve global ticarette aldıkları mesafenin yaptıkları teknolojik dijital devrim ve Ar-Ge tabanlı geliştirdikleri yenilikçi ürünlere dayandığı gerçeğini görmekteyiz. 

Bu teorik zemin üzerinde Türkiye açısından bir değerlendirme yaparsak, dünya inovasyon liginde yer almanın yolu, inovasyon ve teknoloji tabanlı kalkınma stratejisidir. Bunun içinde milli inovasyon stratejisinin bir an evvel inşası gerekmektedir. Hiç kuşkusuz ki, üretimi dijital teknoloji ile desteklemek ve katma değeri yüksek ürün üretmek, uluslararası rekabet ve sürdürülebilir büyüme için elzemdir. Bilim ve teknoloji çağında, Türkiye’nin hali hazırda kazanmış olduğu sanayileşme tecrübesi ve birikiminin daha ileri bir noktaya taşınması, firmalarımızın ve Türkiye’nin yeni global inovasyon ekonomi modeline adaptasyonu dolayısıyla yenilikçi ürün için Ar-Ge tabanlı gelişiminin sağlanması, kendi teknolojisini üretebilmesi ve aynı zamanda değişen global pazar koşullarını fırsata dönüştürme kapasitesini geliştirmesi ve toplam ihracatımız içinde yüksek katma değerli ürünlerin sayısını artırması için inovasyon, Ar-Ge, tasarım ve markalaşmaya yapılacak yatırımların desteklenmesi konusunda yeni bir milli inovasyon stratejisi ve vizyonu üzerinde mesafe almak gerekmektedir. 

Sürdürülebilir kalkınma ve büyümede inovasyonun, girişimciliğin ve teknoloji üretiminin itici güç olarak ön plana çıktığının farkındayız. Bu itibarla, Türkiye’de bilimin, genç ve dinamik nüfusunun ve mevcut işgücünün artan yenilikçi kapasitesi ve potansiyelini, endüstrinin birçok sektöründe yaratılan değer zincirinin bilişim ve ICT tabanlı gelişimini tamamlaması ve birçok sektörde gelişmiş ülkeler karşısında rekabet avantajı yakalayabilmesi amacıyla Türkiye’nin inovasyon altyapısının gelişmesi, inovasyon kültürünü, iklimini ve ekosistemini daha fazla yerleştirmek üzere devletin, üniversitelerin ve her şeyden önemlisi Türk iş dünyasının bir inovasyon ve Ar-Ge seferberliğini ve işbirliğini başlatması gereklidir.

İşte bu çerçevede atılan adımların en önemlileri arasında Türkiye’nin Bilişim Vadisini kurma projesi,  teknoloji geliştirme bölgelerinin yaygınlaşması ve ihtisaslaşması, özel sektörün daha fazla Ar-Ge yatırımı yapması ve Ar-Ge merkezlerini açması, üniversitelerin teknoloji transfer ofisleri kurması ve kuluçka merkezi ve proje pazarlarına odaklanması önemli gelişmeler olarak sıralanabilir.  Ancak bu çabaların daha da verimli taraflar arası ortaklıklar ve rekabet öncesi işbirliği platformları örneğin sektörel inovasyon merkezleri, prototip atölyeler, test laboratuarı ile zenginleştirilmesi ve mutlak suretle devlet ve özel sektör destekli eko-sistem ve risk sermayesi ile güçlendirilmesi gerekmektedir.

Bilimin teknolojiye, teknolojini ürüne dönüşeceği bu tür Ar-Ge ve inovasyon için işbirliği platformları, merkezleri, vadileri veya üsleri sayesinde Türkiye’nin her yerinde  bilim, endüstri ve devlet ortaklığı perçinlenecek ve dijital teknoloji üretimi için uygun iklim oluşturulacak  ve nihayet bölgesel ve sektörel kümelenme çalışmaları yapılabilecektir.

Endüstrinin, bilimin, girişimcilerin ve risk sermayesinin finans gücünün, fikir üretiminin, akıl ve alın terinin buluşacağı bu işbirliği platformlarında inovasyon, ileri mühendislik, dijital teknoloji ve bilişim tabanlı büyümek isteyen tüm farklı sektör temsilcileri yerlerini alacaklardır. Kuluçka merkezleri, uluslararası inovasyon ve teknoloji transfer merkezleri, teknoloji transfer ofisleri ve prototip atölyeleri ile donatılacak ve milli bir inovasyon politikası ve stratejisi ile yönetilecek ve Türkiye çapında yaygınlaştırılacak bilim, inovasyon ve teknoloji bölgeleri veya merkezleri ile Türkiye ve Türk firmaları, dünya inovasyon liginde yer alabilecektir.



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.